ITM 2018 Fuarı, Türk Tekstil Makineleri Sektörünün Dünyayla Entegrasyonunda Önemli Bir Rol Oynayacaktır

Haber 725 kez okundu.
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle son günlerde yaptığı açıklamalarla tekstil sektörünün parlak geleceğine dikkat çekti...

ITM 2018 Fuarı, Türk Tekstil Makineleri Sektörünün Dünyayla Entegrasyonunda Önemli Bir Rol Oynayacaktır
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle
2016’nın ardından, İTHİB Başkanı İsmail Gülle’nin tabiriyle “Atılım yılı olarak ilan ettiğimiz 2017 yılında” birbirinden güzel yatırım ve ihracat haberleri geliyor. Sektörün nabzının tutmak, yeni yatırımların ve ihracat oranlarının neler olabileceğini öğrenmek ve ITM 2018’in öneminin altını çizmek için İTHİB Başkanı İsmail Gülle ile bir röportaj yaptık. 2017 ve 2018’in tekstil sektörü için çok hareketli ve verimli geçeceğini söyleyen Gülle 3 milyar dolarlık yatırım olacağını söylüyor.

  • Zorlu virajların ardından ümitli yılların başlangıcındayız; sizin de 2018 yılına dair 3 Milyar Dolarlık tekstil yatırımı iddianız var. Bunu ne tür dinamiklere bağlıyorsunuz?

    Türkiye’de Tekstil ve Hammaddeleri sektörü, 1980`li yıllardan itibaren ekonominin ve imalat sanayinin en önemli itici gücü olmuştur. Dünya ekonomisindeki konjoktürel dalgalanmalara rağmen Türkiye tekstil sektöründeki yatırımlarını arttırmaya ve Ar-Ge çalışmalarına bütçe ayırmaya devam etmiştir. Türkiye’nin lokomotifi konumundaki tekstil ve hammaddeleri sektörümüz, ekonomimizin 2017 yılında vermiş olduğu olumlu sinyallerle daha fazla istihdam yaratmaya ve katma değerli ürünlerde daha fazla söz sahibi olmaya devam edecektir. 

    Tekstil ve Hammaddeleri sektörümüzün makineden kimya sektörüne, tarımdan boyahanelere tamamlayıcı bir nitelik taşıması sektörün dinamik yapısını ortaya koymaktadır. Ülkemizin bulunduğu coğrafi konum ve güçlü üretim alt yapımız; sektörümüzün dışarıdan gelen taleplere karşı çabuk yanıt verebilmesini ve kaliteyi en hızlı servis edebilen ülke olmamızı sağlamaktadır. 

    Ülke olarak karşı karşıya kaldığımız tüm olumsuzluklara rağmen, ihracatçısını her anlamda destekleyen ve ihracatçısının sorunlarına doğru çözümler bularak önünü açan hükümetimizin de önemli destekleriyle, 2016 yılında sektörümüz tüm dünyada ticaret hacmi daralırken ihracatını korumayı başarmış, 2017 yılına da çok iyi bir başlangıç yapmıştır. 

    Sektörümüz ile düzenli ve sık aralıklarla bir araya geliyor, sorunlarımıza hep birlikte çözüm üretiyor, sektörümüz hakkında fikir alışverişinde bulunuyoruz. İhracatçımız, sanayicimiz ülkesine güveniyor, yatırımlarına devam ediyor. Sektörümüz firmalarının büyümeye, gelişmeye Ar-Ge ve teknoloji yatırımları yapmaya teşvik edildiği bu ortamda inanıyorum ki ülkemizin bu güzel ekonomik atmosferi ile birlikte 2017 ve 2018 yılları ihracatta çok önemli değerler yakaladığımız, ülkemizde yatırımların daha da canlanacağı yıllar olacaktır. 

  • Tekstil ülkemizin en önemli ve lokomotif sektörlerinden, inişli çıkışlı grafikler sergilemiş olsak da geleceğe dair ümitlerimiz devam ediyor. Bu noktada Türk üreticisine düşen en önemli görevler nelerdir?

    Tüm sektörlerde olduğu gibi tekstil sektörü de 2016 yılında yaşanan olumsuz gelişmelerden etkilendi fakat sektörümüz tüm olumsuzluklara rağmen 2016 yılında 2015 yılında gerçekleştirdiği ihracat hacmini korumayı başardı. Tekstil sektörünün bugünkü konumunu daha da güçlendirerek sürdürebilmesi için, teknoloji çağını iyi takip edebilmesi, bilgi yoğunluğu ve katma değeri yüksek ürünlere yönelmesi gerekmektedir. Bunun için de sektörümüzün AR-GE çalışmalarına önem vermesi, bu çalışmalar için kaynak ayırması, tasarım ve inovasyona odaklanması gerekmektedir. Ar-Ge ve teknolojiye yatırım yapan firmalarımız bir adım önde yoluna devam etmektedir. Dolayısıyla rekabetçiliğin çok yoğun yaşandığı günümüzde firmalarımızın küresel sistemden kopmamak için altyapılarını günün şartlarına uyarlaması, Ar-Ge ve nitelikli işgücüne yatırım yapmaları gerekmektedir. Sektörümüz, her alanda öncü olduğu gibi sanayi 4.0’da da öncü olarak 2016 yılında önemli atılımlar gerçekleştirdi. Türkiye’nin tekstil sektöründeki ilk AR-GE-inovasyon merkezi olan İTA İstanbul’u diğer tekstil ihracatçı birlikleri ve Alman RWTH Aachen Üniversitesi Tekstil Teknoloji Enstitüsü iş birliğiyle açtık. Sektör olarak katma değerli ürün üretme yolundaki bütün çalışmalarda varız. Firmalarımızın da bu anlayıştan hareketle üretim alt yapılarını sanayi 4.0’a uyumlaştırması, sürekli gelişen teknolojiye ayak uydurmaları gerekmektedir. Sektör Firmalarımızın Ar-Ge, inovasyon ve nitelikli işgücü alanında gelişim göstermeyi ilke edinmesi ile sektörümüz hedeflediğimiz seviyelere ulaşmış olacaktır. 

  • İhracat Mart ayında son 17 ayın zirvesine çıktı. Önümüzdeki aylarda da ivme yukarı doğru tırmanacağa benziyor. İhracatta 2017 yılı sonu için öngörünüz nedir?

    İhracat ailesi olarak 2017 yılı için çok iyi hazırlanarak atılım yılı ilan ettik. 2016 yılında yaşanan olumsuz gelişmelere şikâyet etmek ve ümitsizliğe kapılmak yerine ihracatçılar olarak kendimize yeni yol haritaları, yeni hedefler ve stratejiler belirledik. 2017 yılında da yılın ilk ayından beri yaptığımız çalışmaların meyvelerini almaktayız. 2017 yılının Ocak - Nisan döneminde Türkiye’nin genel ihracatı %6,7 oranında artarak yaklaşık 50 milyar dolar değerinde gerçekleşti. Bu dönemde sanayi ürünleri ihracatımız %11 oranında artarak 39 milyar dolar değerinde gerçekleşti. Tekstil ve hammaddeleri ihracatımızın da 2017 yılı başından beri artması oldukça sevindiricidir. Mart ayında 930 milyon dolar ihracat ile 17 ayın zirvesine yerleşen ihracatımız, Ocak – Nisan döneminde 3.3 milyar dolar değerinde gerçekleşerek Türkiye geneli ihracattan %6,6 pay almıştır. Gerçekleşen ihracat rakamlarına bakıldığında, 2017 sonunda sektörümüz ihracatının %10 - 12 oranında yükseleceğini öngörüyoruz. Rusya ile normalleşme süreci hızlandıkça ihracat kayıplarımızın da azalmasını ve bu durumun ihracat rakamlarımıza ayrıca olumlu yansımasını bekliyoruz. Petrol ve emtia fiyatlarındaki düşüşün son bulması, petrol ihracatçısı ülkelerin toparlanacak olması ve reform paketleri gibi gelişmelerle ihracatımız artmaya devam edecek.

  • Türk sanayicisi olarak yeni yatırımlara nasıl bir yaklaşımımız var? Tekstil üreticisi yatırım yaparken hangi referansları baz alıyor?

    Aslında bütün dünyada yatırımcıların bir ülkeye yatırım yapmak için aradığı kriterler ortaktı. Karar verme sürecinde ilk önce ülkenin hukuki altyapısı ve finansman transferine ilişkin mevzuat araştırılır. Daha sonra ise girdi maliyetleri, lojistik kabiliyetler ve diğer unsurlar dikkate alınır. Türk yatırımcısı açısından da bu kriterlerin geçerli olduğunu söyleyebiliriz. 

    Ülkemiz hem yerli hem de yabancı yatırımcılara dünyanın en üst standartlarında yasal güvenceler sağlamakta, esneklik ve fonksiyonellik noktasında ise dünyada nerdeyse eşi benzeri görülmemiş kolaylıkları sunmaktadır. Yatırımcılara yönelik olarak sunulan destekler son dönemde çok daha kapsamlı bir noktaya getirildi. 

    Diğer taraftan hükümetimizin ihracatçıya büyük kolaylıklar sağladığı EXİMBANK ve Kredi Garanti Fonu destekleri, sektörün finansmana erişim noktasında tam da ihtiyacı olan destek kalemlerinin başında gelmektedir. Aynı zamanda Doğu ve Güneydoğu’da bulunan 23 ilde teröre karşı panzehir niteliğinde olacak ve yüz binlerce kişinin istihdamına büyük katkı sağlayacak Cazibe Merkezleri Destekleri de doğu ve batı arasındaki refah farkını aza indirecek ve 2017 yılının yatırım yılı olmasına büyük katkı sağlayacaktır. İnanıyorum ki nitelikli üretici sertifikası uygulamasına geçilmesi ve nitelikli üreticilerin bu alanlarda desteklenmesinin sektörde olumlu etkileri görülecektir. 

  • Çok önemli bir konu olan teknik tekstiller desek bize neler aktarırsınız? Algılanmasından üretimine, ihracatından güncel hayattaki kullanımına neler söylemek istersiniz?

    Teknik tekstil; sektörümüzün estetik ve dekoratif özelliklerinden ziyade, öncelikle teknik performansları ve fonksiyonel özellikleri için üretilen tekstil malzemeleri ve ürün özelliklerine sahip bir alandır. Bu ürünler özel olarak tasarlanan, herhangi bir üründe veya proses dahilinde veya yalnız başına belirli bir özelliği yerine getirmek amacıyla kullanılan malzemelerdir. Teknik tekstiller pahalı, katma değeri yüksek ürünlerdir. Kimyasallara, hava şartlarına, mikro organizmalara dayanıklı, yüksek mukavemet, yanmazlık gibi üstün performans özelliklerine sahiptirler.

    Teknik tekstillerin kullanıldığı 150 kadar nihai ürün bulunmaktadır. Bunlar; konveyör (taşıyıcı) bantlar, tıbbi eldivenler, balistik (kurşun geçirmez) kumaşlar, akustik izolasyon malzemeleri, roketler, otomobillerdeki hava yastıkları, anti-statik tekstiller, suni çimen, tentelik kumaşlar, bandaj malzemeleri, aleve dayanıklı battaniye ve yastıklar, filtreler, yanmaz yapı malzemeleri, kimyasal koruyucu giysiler, tek kullanımlık koruyucu giysiler gibi çok geniş bir alanı kapsamaktadır.  Türkiye, sahip olduğu üretim alt yapısı ve teknik donanımı ile teknik tekstil alanındaki bütün ürünleri üretebilmekte ve ihracat gerçekleştirebilmektedir. 

    İhracat rakamlarımıza bakıldığında ise 2016 yılını 1,5 milyar dolar değerinde ihracat ile kapatan teknik tekstiller ürün grubunda 2017 yılı Ocak – Nisan döneminde yaklaşık 490 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleşmiştir. 2017 yılı Ocak – Nisan döneminde ürün grupları bazında teknik tekstil ihracatımız incelendiğinde, yaklaşık %30 ‘luk payı ile en önemli ürün grubu olan dokusuz yüzey (nonwoven) ihracatımızın %1,8 oranında artarak yaklaşık 145 milyon dolar değerinde gerçekleştiği görülmektedir. Yaklaşık %22’lik payı ve 106 milyon dolar değerinde gerçekleşen ihracatı ile ikinci önemli ürün grubu ise teknik tekstilden mamul ambalaj için torba ve çuval ürün grubudur.

    Sektörümüz; geliştirdiği uzun dönemli stratejilerle teknoloji düzeyini yükselterek “teknik tekstiller” ve “çok işlevli, akıllı tekstiller” olarak tanımlanan “know-how” ve yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesine ve dünya pazarlarına sürümüne yönelmektedir.  Tekstil terbiyesinde enerji tasarrufu sağlayan / çevre-dostu teknolojilerin kullanılması hedeflenirken, diğer taraftan Tekstil terbiyesinde kullanılan kimyasalların çevrede yarattığı etkiler nedeniyle dünyada, daha az zararlı terbiye yöntemleri (biyolojik terbiye yöntemleri, plazma ve iyon implantasyonu ve ultrasonik terbiye yöntemleri) geliştirilmekte, firmalarımıza da bu yöntemlerin kullanılması teşvik edilmektedir.

  • 14-17 Nisan 2018 tarihlerinde yapılacak olan ve önümüzdeki yılın en önemli tekstil teknoloji buluşması niteliğindeki ITM 2018 Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı’nın tekstil yatırımlarına ve ihracata katkısı nasıl olur? Görüşlerinizi rica edebilir miyiz?

    Atılım yılı olarak ilan ettiğimiz 2017 yılında, devlet destekleri ile birlikte atılım ve yatırım yılı olarak çok önemli gelişmeler kaydedileceğine inanıyorum. Bu atılımların gerçekleştirmesinde tekstil makineleri tedariki de çok önemli bir süreçtir. Bu sebeple ITM 2018 Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı, gerek dünyadaki teknolojileri sektör ile Türkiye’de buluşturacak olması dolayısıyla gerekse Türk makine sektörünü tanıtmada öncü bir nitelik taşımaktadır. Bu önemli fuarın hem sektörümüze hem de ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.




<< Geri

ITM 2018 Fuarı, Türk Tekstil Makineleri Sektörünün Dünyayla Entegrasyonunda Önemli Bir Rol Oynayacaktır

Haber 726 kez okundu.
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle son günlerde yaptığı açıklamalarla tekstil sektörünün parlak geleceğine dikkat çekti...
ITM 2018 Fuarı, Türk Tekstil Makineleri Sektörünün Dünyayla Entegrasyonunda Önemli Bir Rol Oynayacaktır
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle

2016’nın ardından, İTHİB Başkanı İsmail Gülle’nin tabiriyle “Atılım yılı olarak ilan ettiğimiz 2017 yılında” birbirinden güzel yatırım ve ihracat haberleri geliyor. Sektörün nabzının tutmak, yeni yatırımların ve ihracat oranlarının neler olabileceğini öğrenmek ve ITM 2018’in öneminin altını çizmek için İTHİB Başkanı İsmail Gülle ile bir röportaj yaptık. 2017 ve 2018’in tekstil sektörü için çok hareketli ve verimli geçeceğini söyleyen Gülle 3 milyar dolarlık yatırım olacağını söylüyor.

  • Zorlu virajların ardından ümitli yılların başlangıcındayız; sizin de 2018 yılına dair 3 Milyar Dolarlık tekstil yatırımı iddianız var. Bunu ne tür dinamiklere bağlıyorsunuz?

    Türkiye’de Tekstil ve Hammaddeleri sektörü, 1980`li yıllardan itibaren ekonominin ve imalat sanayinin en önemli itici gücü olmuştur. Dünya ekonomisindeki konjoktürel dalgalanmalara rağmen Türkiye tekstil sektöründeki yatırımlarını arttırmaya ve Ar-Ge çalışmalarına bütçe ayırmaya devam etmiştir. Türkiye’nin lokomotifi konumundaki tekstil ve hammaddeleri sektörümüz, ekonomimizin 2017 yılında vermiş olduğu olumlu sinyallerle daha fazla istihdam yaratmaya ve katma değerli ürünlerde daha fazla söz sahibi olmaya devam edecektir. 

    Tekstil ve Hammaddeleri sektörümüzün makineden kimya sektörüne, tarımdan boyahanelere tamamlayıcı bir nitelik taşıması sektörün dinamik yapısını ortaya koymaktadır. Ülkemizin bulunduğu coğrafi konum ve güçlü üretim alt yapımız; sektörümüzün dışarıdan gelen taleplere karşı çabuk yanıt verebilmesini ve kaliteyi en hızlı servis edebilen ülke olmamızı sağlamaktadır. 

    Ülke olarak karşı karşıya kaldığımız tüm olumsuzluklara rağmen, ihracatçısını her anlamda destekleyen ve ihracatçısının sorunlarına doğru çözümler bularak önünü açan hükümetimizin de önemli destekleriyle, 2016 yılında sektörümüz tüm dünyada ticaret hacmi daralırken ihracatını korumayı başarmış, 2017 yılına da çok iyi bir başlangıç yapmıştır. 

    Sektörümüz ile düzenli ve sık aralıklarla bir araya geliyor, sorunlarımıza hep birlikte çözüm üretiyor, sektörümüz hakkında fikir alışverişinde bulunuyoruz. İhracatçımız, sanayicimiz ülkesine güveniyor, yatırımlarına devam ediyor. Sektörümüz firmalarının büyümeye, gelişmeye Ar-Ge ve teknoloji yatırımları yapmaya teşvik edildiği bu ortamda inanıyorum ki ülkemizin bu güzel ekonomik atmosferi ile birlikte 2017 ve 2018 yılları ihracatta çok önemli değerler yakaladığımız, ülkemizde yatırımların daha da canlanacağı yıllar olacaktır. 

  • Tekstil ülkemizin en önemli ve lokomotif sektörlerinden, inişli çıkışlı grafikler sergilemiş olsak da geleceğe dair ümitlerimiz devam ediyor. Bu noktada Türk üreticisine düşen en önemli görevler nelerdir?

    Tüm sektörlerde olduğu gibi tekstil sektörü de 2016 yılında yaşanan olumsuz gelişmelerden etkilendi fakat sektörümüz tüm olumsuzluklara rağmen 2016 yılında 2015 yılında gerçekleştirdiği ihracat hacmini korumayı başardı. Tekstil sektörünün bugünkü konumunu daha da güçlendirerek sürdürebilmesi için, teknoloji çağını iyi takip edebilmesi, bilgi yoğunluğu ve katma değeri yüksek ürünlere yönelmesi gerekmektedir. Bunun için de sektörümüzün AR-GE çalışmalarına önem vermesi, bu çalışmalar için kaynak ayırması, tasarım ve inovasyona odaklanması gerekmektedir. Ar-Ge ve teknolojiye yatırım yapan firmalarımız bir adım önde yoluna devam etmektedir. Dolayısıyla rekabetçiliğin çok yoğun yaşandığı günümüzde firmalarımızın küresel sistemden kopmamak için altyapılarını günün şartlarına uyarlaması, Ar-Ge ve nitelikli işgücüne yatırım yapmaları gerekmektedir. Sektörümüz, her alanda öncü olduğu gibi sanayi 4.0’da da öncü olarak 2016 yılında önemli atılımlar gerçekleştirdi. Türkiye’nin tekstil sektöründeki ilk AR-GE-inovasyon merkezi olan İTA İstanbul’u diğer tekstil ihracatçı birlikleri ve Alman RWTH Aachen Üniversitesi Tekstil Teknoloji Enstitüsü iş birliğiyle açtık. Sektör olarak katma değerli ürün üretme yolundaki bütün çalışmalarda varız. Firmalarımızın da bu anlayıştan hareketle üretim alt yapılarını sanayi 4.0’a uyumlaştırması, sürekli gelişen teknolojiye ayak uydurmaları gerekmektedir. Sektör Firmalarımızın Ar-Ge, inovasyon ve nitelikli işgücü alanında gelişim göstermeyi ilke edinmesi ile sektörümüz hedeflediğimiz seviyelere ulaşmış olacaktır. 

  • İhracat Mart ayında son 17 ayın zirvesine çıktı. Önümüzdeki aylarda da ivme yukarı doğru tırmanacağa benziyor. İhracatta 2017 yılı sonu için öngörünüz nedir?

    İhracat ailesi olarak 2017 yılı için çok iyi hazırlanarak atılım yılı ilan ettik. 2016 yılında yaşanan olumsuz gelişmelere şikâyet etmek ve ümitsizliğe kapılmak yerine ihracatçılar olarak kendimize yeni yol haritaları, yeni hedefler ve stratejiler belirledik. 2017 yılında da yılın ilk ayından beri yaptığımız çalışmaların meyvelerini almaktayız. 2017 yılının Ocak - Nisan döneminde Türkiye’nin genel ihracatı %6,7 oranında artarak yaklaşık 50 milyar dolar değerinde gerçekleşti. Bu dönemde sanayi ürünleri ihracatımız %11 oranında artarak 39 milyar dolar değerinde gerçekleşti. Tekstil ve hammaddeleri ihracatımızın da 2017 yılı başından beri artması oldukça sevindiricidir. Mart ayında 930 milyon dolar ihracat ile 17 ayın zirvesine yerleşen ihracatımız, Ocak – Nisan döneminde 3.3 milyar dolar değerinde gerçekleşerek Türkiye geneli ihracattan %6,6 pay almıştır. Gerçekleşen ihracat rakamlarına bakıldığında, 2017 sonunda sektörümüz ihracatının %10 - 12 oranında yükseleceğini öngörüyoruz. Rusya ile normalleşme süreci hızlandıkça ihracat kayıplarımızın da azalmasını ve bu durumun ihracat rakamlarımıza ayrıca olumlu yansımasını bekliyoruz. Petrol ve emtia fiyatlarındaki düşüşün son bulması, petrol ihracatçısı ülkelerin toparlanacak olması ve reform paketleri gibi gelişmelerle ihracatımız artmaya devam edecek.

  • Türk sanayicisi olarak yeni yatırımlara nasıl bir yaklaşımımız var? Tekstil üreticisi yatırım yaparken hangi referansları baz alıyor?

    Aslında bütün dünyada yatırımcıların bir ülkeye yatırım yapmak için aradığı kriterler ortaktı. Karar verme sürecinde ilk önce ülkenin hukuki altyapısı ve finansman transferine ilişkin mevzuat araştırılır. Daha sonra ise girdi maliyetleri, lojistik kabiliyetler ve diğer unsurlar dikkate alınır. Türk yatırımcısı açısından da bu kriterlerin geçerli olduğunu söyleyebiliriz. 

    Ülkemiz hem yerli hem de yabancı yatırımcılara dünyanın en üst standartlarında yasal güvenceler sağlamakta, esneklik ve fonksiyonellik noktasında ise dünyada nerdeyse eşi benzeri görülmemiş kolaylıkları sunmaktadır. Yatırımcılara yönelik olarak sunulan destekler son dönemde çok daha kapsamlı bir noktaya getirildi. 

    Diğer taraftan hükümetimizin ihracatçıya büyük kolaylıklar sağladığı EXİMBANK ve Kredi Garanti Fonu destekleri, sektörün finansmana erişim noktasında tam da ihtiyacı olan destek kalemlerinin başında gelmektedir. Aynı zamanda Doğu ve Güneydoğu’da bulunan 23 ilde teröre karşı panzehir niteliğinde olacak ve yüz binlerce kişinin istihdamına büyük katkı sağlayacak Cazibe Merkezleri Destekleri de doğu ve batı arasındaki refah farkını aza indirecek ve 2017 yılının yatırım yılı olmasına büyük katkı sağlayacaktır. İnanıyorum ki nitelikli üretici sertifikası uygulamasına geçilmesi ve nitelikli üreticilerin bu alanlarda desteklenmesinin sektörde olumlu etkileri görülecektir. 

  • Çok önemli bir konu olan teknik tekstiller desek bize neler aktarırsınız? Algılanmasından üretimine, ihracatından güncel hayattaki kullanımına neler söylemek istersiniz?

    Teknik tekstil; sektörümüzün estetik ve dekoratif özelliklerinden ziyade, öncelikle teknik performansları ve fonksiyonel özellikleri için üretilen tekstil malzemeleri ve ürün özelliklerine sahip bir alandır. Bu ürünler özel olarak tasarlanan, herhangi bir üründe veya proses dahilinde veya yalnız başına belirli bir özelliği yerine getirmek amacıyla kullanılan malzemelerdir. Teknik tekstiller pahalı, katma değeri yüksek ürünlerdir. Kimyasallara, hava şartlarına, mikro organizmalara dayanıklı, yüksek mukavemet, yanmazlık gibi üstün performans özelliklerine sahiptirler.

    Teknik tekstillerin kullanıldığı 150 kadar nihai ürün bulunmaktadır. Bunlar; konveyör (taşıyıcı) bantlar, tıbbi eldivenler, balistik (kurşun geçirmez) kumaşlar, akustik izolasyon malzemeleri, roketler, otomobillerdeki hava yastıkları, anti-statik tekstiller, suni çimen, tentelik kumaşlar, bandaj malzemeleri, aleve dayanıklı battaniye ve yastıklar, filtreler, yanmaz yapı malzemeleri, kimyasal koruyucu giysiler, tek kullanımlık koruyucu giysiler gibi çok geniş bir alanı kapsamaktadır.  Türkiye, sahip olduğu üretim alt yapısı ve teknik donanımı ile teknik tekstil alanındaki bütün ürünleri üretebilmekte ve ihracat gerçekleştirebilmektedir. 

    İhracat rakamlarımıza bakıldığında ise 2016 yılını 1,5 milyar dolar değerinde ihracat ile kapatan teknik tekstiller ürün grubunda 2017 yılı Ocak – Nisan döneminde yaklaşık 490 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleşmiştir. 2017 yılı Ocak – Nisan döneminde ürün grupları bazında teknik tekstil ihracatımız incelendiğinde, yaklaşık %30 ‘luk payı ile en önemli ürün grubu olan dokusuz yüzey (nonwoven) ihracatımızın %1,8 oranında artarak yaklaşık 145 milyon dolar değerinde gerçekleştiği görülmektedir. Yaklaşık %22’lik payı ve 106 milyon dolar değerinde gerçekleşen ihracatı ile ikinci önemli ürün grubu ise teknik tekstilden mamul ambalaj için torba ve çuval ürün grubudur.

    Sektörümüz; geliştirdiği uzun dönemli stratejilerle teknoloji düzeyini yükselterek “teknik tekstiller” ve “çok işlevli, akıllı tekstiller” olarak tanımlanan “know-how” ve yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesine ve dünya pazarlarına sürümüne yönelmektedir.  Tekstil terbiyesinde enerji tasarrufu sağlayan / çevre-dostu teknolojilerin kullanılması hedeflenirken, diğer taraftan Tekstil terbiyesinde kullanılan kimyasalların çevrede yarattığı etkiler nedeniyle dünyada, daha az zararlı terbiye yöntemleri (biyolojik terbiye yöntemleri, plazma ve iyon implantasyonu ve ultrasonik terbiye yöntemleri) geliştirilmekte, firmalarımıza da bu yöntemlerin kullanılması teşvik edilmektedir.

  • 14-17 Nisan 2018 tarihlerinde yapılacak olan ve önümüzdeki yılın en önemli tekstil teknoloji buluşması niteliğindeki ITM 2018 Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı’nın tekstil yatırımlarına ve ihracata katkısı nasıl olur? Görüşlerinizi rica edebilir miyiz?

    Atılım yılı olarak ilan ettiğimiz 2017 yılında, devlet destekleri ile birlikte atılım ve yatırım yılı olarak çok önemli gelişmeler kaydedileceğine inanıyorum. Bu atılımların gerçekleştirmesinde tekstil makineleri tedariki de çok önemli bir süreçtir. Bu sebeple ITM 2018 Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı, gerek dünyadaki teknolojileri sektör ile Türkiye’de buluşturacak olması dolayısıyla gerekse Türk makine sektörünü tanıtmada öncü bir nitelik taşımaktadır. Bu önemli fuarın hem sektörümüze hem de ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.




<< Geri