“IGM Fuarı Gibi Önemli Sektörel Fuarların Ülke Ekonomisine Çok Ciddi Anlamda Katkı Sağladığını Düşünüyorum”
Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, hem istihdam hem de ihracat gelirleriyle Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri arasında yer alıyor. 18 bin ihracatçı, 39 bine yakın imalatçı işletmenin olduğu sektör, sadece üretimde çalışan 657 bin kişi ile ülke istihdamında öncelikli sektörler arasında bulunuyor. Perakende ve tekstil sektörüyle birlikte toplam istihdamı 2 milyonu aşıyor.
Tekstil ve konfeksiyonun üretim değeri olarak toplam sanayi içindeki payı yüzde 6,4 iken imalat sanayi içindeki payı ise yüzde 13,7 olarak hesaplanıyor.
Ayrıca sektör; 10 bin dolarlık yatırımla 15 kişiye istihdam sağlayarak hızlı ve yaygın istihdam kabiliyetine sahip olduğunu gösteriyor. Bu nedenle hazır giyim ve konfeksiyon sektörü ülkemizin 81 vilayetinde üretip 200 ülkeye ihracat yapıyor.
Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün 1 Ocak – 20 Ekim 2021 döneminde ihracatı yüzde 21,1 oranında artışla 16,1 milyar dolara yükseldi. Mevcut gidişatla hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün 2021 yılı genelinde 20 milyar dolarlık ihracat yapması bekleniyor. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, 2022 ihracatında %10 artış hedefi öngörüyor.
İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe ile IGM News gazetemiz için bir röportaj gerçekleştirdik. Gültepe, “Türkiye’de düzenlenen uluslararası kapsamlı markalaşmış fuarlar ve IGM 2022 fuarı ülke ekonomisine ve ihracatına büyük katkı sunuyor.” dedi.
“Önümüzdeki Süreçte Anadolu’ya Büyük Ölçekli Yatırımlar Yapılacak”
Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü son dönemde yatırımları ile gündemde. Hazır giyim üreticileri kurdukları dev fabrikalarla Anadolu’yu üretim üssü haline getirdi. Sizin Türkiye’nin dört bir yanına yapılan yatırımlarla ilgili görüşleriniz nelerdir?
Biz İHKİB olarak hazırladığımız sektörel vizyon belgesinde ve çalışma programımızda İstanbul’un moda merkezi, Anadolu’nun ise üretim üssü olarak değerlendirilmesini sektörel bir vizyon olarak ortaya koyduk ve sektörümüzün bu vizyonu benimsemesine yönelik faaliyetler gösterdik.
Son dönemde yurt dışı müşterilerden ülkemize yükselen bir ilgi söz konusu. Özellikle ABD gibi büyük pazarlarda, Çin’e alternatif tedarikçi arayışlarında Türkiye önemli seçenekler arasında yer alıyor. Bunun için yatırımlarımızı artırma ve kapasitelerimizi geliştirme ihtiyacındayız.
Sektörümüzün yatırım teşvik sistemini kullanabilmesi, sektörümüz tarafından Anadolu’nun üretim üssü olarak belirlenmesi hayati öneme sahip. Bu perspektiften hareketle, yatırım teşvik sistemini masaya yatırarak teşviklerin sektörümüzdeki firmalara ne kadar hizmet ettiğini, eksiklikleri ve geliştirme önerileriyle ortaya koyan bir çalışmamız da oldu. Bu çalışma ile tespit ettiğimiz sorunları ve çözüm önerilerimizi ilgili kamu mercileri ile de birebir paylaştık.
Bugün gelinen noktada, sektörümüzde İstanbul’un operasyonel süreçlerde merkez olarak benimsendiği, Anadolu’nun ise özellikle büyük ölçekli yatırımlar için tercih edilmeye başlandığı günlerdeyiz.
Örneğin, Güneydoğu’da çevresine göre küçük bir şehir olan Batman, yatırım teşvik sisteminin hayata geçtiği 2012 yılından bugüne kadar yapılan toplam 13,5 milyar TL değerindeki yatırımın yaklaşık 1,5 milyar TL ile %11’inin yapıldığı ve sektörümüzün en fazla yatırım yaptığı şehir olarak dikkat çekiyor.
Mardin, Diyarbakır, Urfa, Malatya, Anadolu’da sektörümüz tarafından yatırım yapılan diğer önemli şehirler. Geçtiğimiz yıl pandemiye rağmen yeni yatırımlara devam ettik. Maske ve koruyucu giysi ürünleri yeni yatırım kalemleri olarak ortaya çıktı. Anadolu şehirleri başta olmak üzere bu ürünlerde 3 milyar TL’nin üzerinde yatırımlar yapıldı.
Özetle, hazır giyim sektöründe Türkiye genelinde 2012-2020 döneminde; toplam 2.227 firma tarafından, 13,2 milyar TL sabit yatırımla yaklaşık 344 bin istihdam potansiyeli sağlandı. Batman, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa, Malatya istihdam açısından yatırımlarda önde gelen iller oldu. 2021 yılı 6 aylık dönemde ise 371 firmamız, 1,75 milyar TL sabit yatırım yaparak, 43 bin istihdam için teşvik müracaatı yaptı. Batman, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa’nın yanı sıra Adıyaman, Bitlis, Ordu, Şırnak da yatırımın yöneldiği iller oldu.
Önümüzdeki dönemde küresel değer zincirindeki gelişmelere ve sektörümüzün rekabetçi özelliklerine bağlı olarak daha fazla yatırıma ihtiyaç duyacağız. Özellikle Anadolu’ya büyük ölçekli yeni yatırımların artarak yapılacağını öngörüyoruz.
Konfeksiyon ve hazır giyim üreticilerinin dünya çapındaki ihracat başarılarında hangi faktörler rol oynuyor?
Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörü alıcıların tüm sipariş taleplerini karşılayabilecek kapasitedeki çevik ve esnek üretim yapısı, çevre ve sosyal standartlara uygunluk, sürdürülebilir üretim yapısı, tasarım odaklı yüksek katma değerli ürün üretimi ve nitelikli iş gücü gibi pek çok alanda rakiplerinden ayrışıyor. Bu özellikleri sayesinde Türkiye, hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe yüksek rekabet gücü doğrultusunda önde gelen tedarikçi ülkelerden biri olarak öne çıkıyor.
Ayrıca kadın dış giyim ürünlerinden çoraba, denim giyim ürünlerinden iç giyim ürünlerine kadar sektörümüz farklı alt ürün grupları bazında da önemli alıcıların taleplerine cevap verebilecek kapasiteye sahip.
Türkiye moda endüstrisinde dünyada 5.sırada yer alıyor. İlk 3’e girmek için İHKİB olarak belirlediğiniz bir yol haritası var mı?
Sektörümüzün dünyadaki güçlü konumunu daha da ileri taşıyabilmek için İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) olarak, stratejik anlamda sektörümüzü yönlendirecek yol haritaları oluşturuyor ve bunları uyguluyoruz.
Sektörel stratejik proje ve çalışmaların önceliklendirilmesi ve planlanması için “Türkiye Hazır Giyim Sektörü Kısa, Orta ve Uzun Vadeli Yol Haritası” başlıklı vizyon belgesi yayımlandı.
Vizyon Belgesi’nde aşağıdaki 6 stratejik başlık belirlenmiştir:
- En dijital tedarik zinciri
- Küresel ilk 100’de 5 Türk markası
- Verimlilikte öncü üretici
- Hızlı moda tasarımı ve katma değerli ürünlerde öncü
- «Made fully in Turkey»
- Perakende değer zincirindeki oyun alanımızı genişletmek
Daha sonra “Dört Dörtlük Çalışma Planı” ile somutlaştırılarak aşağıdaki ana uygulama alanları ve bu alanlarda yapılabilecek eylem planları ortaya konulmuştur.
- Üretimde Yeniden Yapılanma
- Değer Zincirinin Her Aşamasında Büyük Oyuncu Geliştirmek
- Yeni Tasarımcı- Endüstri İş Birliği Modelinin Geliştirilmesi
- Dünya çapında 5 Türk Markası Oluşturmak, Global tanıtım, Algı Yönetimi ve Lobicilik
Belirlenen bu yol haritası çerçevesinde İHKİB tarafından çeşitli projeler yürütülmeye başlandı. Yürütülen bu projelerle birlikte Türk Hazır Giyim ve Konfeksiyon sektörünün ihracat kapasitesinin sürdürülebilir bir şekilde ve yapısal değişikliklerle geliştirilmesi amaçlanıyor.
“Yeni Yatırımlar Yapmamız Elzem”
Türkiye son dönemde tekstilde önemli bir tedarikçi olduğunu tüm dünyaya göstermiş oldu. İhracatçı firmalar yüzde 80-90 kapasite ile çalışıyor. Bu başarının sürdürülebilmesi ve artması adına atılması gereken adımlar nelerdir?
Hazır giyim ve konfeksiyonda 100 milyar doları aşkın ithalatıyla dünyanın en büyük alıcısı konumundaki ABD pazarında Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörü olarak payımızın artırılması önem taşıyor.
ABD’nin önemli alıcıları arasına girebilmemiz için gerekli olan tüm alt yapı ve üretim imkânlarına sahibiz. Ancak, 2021 yılı Eylül ayı itibariyle %81 olarak hesaplanan sektörel kapasite kullanım oranımız bize, ABD gibi büyük bir pazardaki payımızı artırmamız için kapasite artışına gitmemize işaret ediyor.
Dolayısıyla sektörel anlamda kapasitemizi artırabilmek üzere yeni yatırımlar gerçekleştirmemizin elzem olduğunu düşünüyoruz.
İHKİB olarak konfeksiyon ve hazır giyim üreticilerini ve ihracatçılarını desteklemek, sektörün dünya ihracatından aldığı payı artırmak için projeleriniz nelerdir?
İHKİB olarak hazır giyim ve konfeksiyon üreticilerini ve ihracatını desteklemek ve sektörümüzün dünya ihracatından aldığı payı artırmak için birçok projemiz bulunuyor.
Bu dönemde projelerimizin ana eksenleri sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve bu bağlamda insan kaynaklarının geliştirilmesi üzerine yoğunlaşıyor. Bunların en önemlileri arasında AB fonuyla gerçekleştirilen IPA II ve IPA III projeleri bulunuyor.
IPA II projesi kapsamında sektörün dijital dönüşümünün desteklenmesi ve hızlandırılması hedeflenirken, IPA III projesi kapsamında ise sektörün karbon ayak izinin ölçülmesi ve azaltılması hedefleniyor.
Ayrıca insan kaynakları ve eğitim önemli gelişim alanlarımız. İnsan kaynaklarımızın geleceğe dönük geliştirilmesi amacıyla tekstil mühendisliğini cazip hale getirecek ‘Tercihim Tekstil Mühendisliği’ projesi ile meslek liseleri ve şimdilerde de üniversite düzeyinde yürüttüğümüz inovatif fikir maratonu projesi bunların başlıcaları sayılabilir.
Diğer yandan; başta ana pazarımız AB, dünyanın en büyük hazır giyim pazarı ABD ve Rusya gibi bölgemizdeki potansiyel pazarlarda ülkemizin ve sektörümüzün tanıtımı ve pazar fırsatlarının artırılması amacıyla her türlü mecra, araç, yöntem ve iş birlikleri ile girişimlerimizi sürdürüyoruz.
“Sektörün Yatırım İhtiyaçlarını Şekillendirmek İçin IGM Fuarına İhtiyacı Var”
Türkiye’de düzenlenen uluslararası kapsamlı markalaşmış fuarların, ülke ekonomisine ve ihracatına katkıları nelerdir?
Türkiye’de düzenlenen IGM gibi uluslararası kapsamlı markalaşmış fuarlar ülke ekonomisine ve ihracatına büyük katkı sağlıyor.
Bu tip fuarlar kendi sektörleri içinde önemli paydaşları, alıcıları, satıcıları ve üreticileri bir araya getirerek önemli bir platform teşkil ediyor ve bu paydaşlar arasında ciddi bir sinerji oluşturuyor.
Böyle markalaşmış ve oturmuş fuarlar gerek ülke gerekse sektörel tanıtım için önem taşıyor.
Yurt içinde düzenlenen sektörel ihtisas fuarlarına biz de oldukça önem veriyoruz. Bu amaçla İHKİB olarak bizde İstanbul Fashion Connection (IFCO) markasıyla bu sene ilk defa şubat ayında İstanbul Fuar Merkezi’nde kendi sektörel fuarımızı gerçekleştirmiş olacağız.
8-1 Eylül 2022 tarihinde düzenlenecek olan IGM 2022 Fuarı’nın hazır giyim ve konfeksiyon sektörüne, yatırımlarına ve ihracatına katkılarıyla ilgili düşüncelerinizi sizden dinleyebilir miyiz?
IGM 2022 İstanbul Konfeksiyon Makine, Yedek Parça ve Yan Sanayi Fuarı hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün ihtiyacını dolduruyor ve bu alanda önemli rol oynuyor.
Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün, makineler ve aksamında mevcut gelişmeleri takip etmek ve gerektiğinde yatırım ihtiyacını şekillendirmek açısından IGM 2022 Fuarına ve bu fuarın devamına ihtiyacı var.
Röportaj: Dilek Hayırlı






