Robot ve İnsan Entegrasyonuyla Endüstri 5.0 Çağı: Vega Akıllı Eldiven
Röportaj: Özge Çağıl Sütcü
Türkiye’nin öncü IILOT (Endüstriyel Nesnelerin İnterneti) firmalarından olan Thread in Motion (TIM), yeni geliştirdiği akıllı eldivenleri Vega ve Vega X ile Endüstri 5.0 dönemini başlattı. Bu yeni akıllı eldivenler, insan kaynaklı hataları minimuma indirerek çalışma sürelerinde yarı yarıya azalma sağlıyor.
2016 yılında iletken ipliklerle yola çıkan TIM; giyilebilir teknoloji ürünleri, tamamlayıcı akıllı yazılım çözümleriyle günden güne ülke sınırlarını aşarak 35 ülkede 30’u aşkın global müşteriye hizmet veriyor. Vega, Vega X ve CONWO ürünleriyle %100 yerli bir firma olan TIM, ürünlerinin yazılım, donanım ve tasarım aşamalarını Türk mühendislerle birlikte gerçekleştiriyor.
Thead in Motion, düzenlediği bir basın toplantısıyla yeni ürünü Vega’nın lansmanını gerçekleştirdi. Kısa bir sunumla konuşmasına başlayan Thread in Motion CEO ve Kurucu Ortağı Kadir Demircioğlu; “Mümkün olanın ötesine geçmeye hazır mısınız?” mottosu ile çıktıkları bu yolda geçen beş yıllık Ar-Ge çalışmalarını ve akıllı eldivenlerin ortaya çıkış sürecini bizimle paylaştı.
Demircioğlu: “İnsanla robotun entegrasyonunu bir araya getirdik”
Kuruluş hikâyelerini anlatan Demircioğlu; “Annemle birlikte özel günler için kostüm hazırlayan bir tekstil firması kurduk. Katıldığımız yarışmalardan, kostümlerimiz yeterli inovasyona sahip olmadığı gerekçesiyle elendik. Daha sonra Mercedes-Benz tarafından start-up’lara yönelik düzenlenen bir yarışmada giyilebilir teknolojiler alanındaki projemle birincilik kazandım. TIM Chief Technology Officer (CTO) Rahim Öner ile tanışıp yeni bir teknoloji devrimi yaratan akıllı eldivenlerimizde insanla robotun entegrasyonunu bir araya getirdik.” dedi.
İnsan merkezli yaklaşımın önemine vurgu yapan Demircioğlu, Endüstri 5.0’e geçiş süreçlerini anlattı: “Devrim yaratan teknolojiler, hayatımızın her alanında var olmaya devam ediyor. Endüstriyel tesislerde bu düzende değişiyor ve gelişiyor. Endüstri 4.0 su ve buhar gücüyle başlayan, elektriğin endüstriyel hayata entegre olmasına kadar gelen bir süreçti. Bu süreçte şüphesiz ki veri toplamak önemli bir detay ama bu veriler makinelerden alınabiliyordu; hataların kaynağı olan insanlardan değil. Bu yöntemlerle endüstrinin kalbinden; insandan veri almayı başaramadık ve yeni bir kavramla karşı karşıya kaldık: Endüstri 5.0. Bu kavram, endüstriyel tesislerde insan ile robotun koreografik çalışması anlamına geliyor.

“Hataların çıkış noktası da tam olarak burası: eller”
Otomasyonu ve insan emeğinin değiştirilmesini vurgulayan önceki aşamaların aksine, Endüstri 5.0, üretim süreçlerini iyileştirmek için hem insanların hem de makinelerin güçlü yönlerinden yararlanmayı amaçlıyor. Örneğin, makineler tekrarlayan ve tehlikeli görevleri yerine getirebilirken insanlar üretimi optimize etmek için gerekli olan yaratıcılığı ve problem çözme becerilerini sağlayabiliyor. Bu iş birliği hem tüketicilere hem de firmalara fayda sağlayan daha verimli ve etkili bir üretim süreciyle sonuçlanıyor. Çünkü operasyonlarda on hatadan dokuzu insan eliyle yapılıyor. İnsanı dijitalleştirmek ve bu konuda ne yapacağımızı bilmek için akıllı eldivenlerimizi geliştirdik. Otomotiv, havacılık, üretim, lojistik gibi pek çok sektörü analiz ettik. En önemli noktanın eller olduğunu gördük. Bütün işler insan eliyle gerçekleştiriliyor. Hatanın kaynağının çıkış noktası da tam olarak burası: eller…”
%100 Türk bir firma olarak Türk mühendisler tarafından geliştirildi
Çalışanların giydiği kıyafetlere farklı teknolojiler entegre edip onların sağlığı ve güvenliği için bir ürün geliştirerek endüstriyel tesislerde daha verimli, izlenebilir bir ortam kurmaya karar verdiklerini belirten Kadir Demircioğlu; “Otomotivden lojistiğe pek çok farklı dünya markasının ülkemizde üretim yapabiliyor olması, bizim ürün ve teknolojilerimizi burada geliştirmemiz için çok büyük bir avantaj. Ayrıca, Türkiye’nin mühendislik ve üretim alanındaki bilgisi, deneyimi Thread in Motion’ı kurduğumuz günden itibaren hızla ilerleyebilmesine olanak sağladı. %100 Türk firma olarak Türk mühendisler tarafından geliştirilen teknolojimizi, bugün 6 farklı sektörde, 35 ülkede, global şirketler de dâhil olmak üzere 200’den fazla müşteriye sunuyoruz. Geliştirdiğimiz giyilebilir teknoloji ürünleriyle otomotiv, perakende, lojistik, üretim ve e-ticaret gibi sektörlere özel operasyonel verimliliği artıran çözümler geliştiriyoruz.” dedi.
İletken iplik teknolojisi ile ergonomik tasarım
TIM’in geliştirdiği akıllı eldivenler Vega ve Vega-X ürünleri ile müşterilerinin %50 zaman kazanımı sağlayacaklarını ifade eden Demircioğlu, özellikleri ve kullanım alanlarından bahsetti: “İletken iplik teknolojisi ile ergonomik tasarıma sahip yeni ürünleri; görüntü işleme teknolojisi ile hatayı minimuma indiriyor, tak-çalıştır (plug&play) özelliği ve uzun batarya ömrü sayesinde kolay ve uzun süreli kullanım sunuyor. Bluetooth ve WiFi/LoRa bağlantıları sayesinde bir tesisteki tüm cihazlarla gerçek zamanlı iletişim, görsel, işitsel ve dokunsal geri bildirim sağlıyor. Akıllı eldivenler, lojistik, havacılık ve otomotiv gibi çok çeşitli sektörde ürünlerin paketlenmesi, montajı, teslimatı, sınıflandırılması gibi insan eliyle yapılan işleri kolaylaştırıyor ve hatalar sırasında titreşim yoluyla uyarı veriyor.”
Demircioğlu: “Vizyonumuz: Büyük Veri firması olmak”
Giyilebilir teknolojilerin yanı sıra, bu teknolojilerle entegre çalışan veri analiz platformu olan CONWO ile öngörüsel tahminleme metodu ve algoritmalar kullandıklarını aktaran Demircioğlu, bu sayede süreçlerin daha sağlıklı ve sorunsuz ilerlemesi adına karar verici mekanizmalara yol gösterdiğini belirterek şunları ekledi: “Akıllı eldivenlerimiz operasyonel verileri depolarken geliştirdiğimiz yazılım platformu bu verileri analiz ederek ilgili tüm süreçlerin optimizasyonuna olanak sağlıyor. TIM olarak vizyonumuz da bu farklı alanlardaki veri akışlarını kullanarak, bir Büyük Veri (Big Data) firması konumuna gelmek.”
“Teknolojilerimizi, müşterilerin talep ve ihtiyaçlarına göre geliştiriyoruz”
Gelecek vizyonuna odaklanarak TIM’in “Mümkün olanın ötesine geçmeye hazır mısınız?” sloganıyla işletmelere ve endüstriyel ortaklarına mevcut teknolojinin ötesinde bir gelecek sunmaya devam edeceğini belirten Kadir Demircioğlu; “Katma değerli teknolojik ürünlerimizle sağladığımız ekonomik faydayı artırmak için yenilerini geliştirmeye devam ediyoruz. Bugün geldiğimiz noktada her zaman olduğu gibi Türkiye’deki müşterilerimizin destekleriyle yolumuza devam ediyoruz. Teknolojilerimizi, onların talep ve ihtiyaçlarına göre geliştiririz. Bu doğrultuda henüz çok genç bir firma olmamıza rağmen Türkiye’de ve uluslararası platformda elde ettiğimiz başarılarla önemli bir ivme kazanıyoruz.” Bugüne kadar önde gelen yatırımcılardan aldığı toplam yatırım miktarının, TIM’in güvenilirliğini ve büyüme potansiyelini işaret eden bir gösterge olduğunu ifade etti. Demircioğlu ayrıca, TIM’in yerli ve yabancı iş birlikleriyle firma değerlemesini artırarak Türkiye’nin Unicorn’larından biri olmayı hedeflediklerini de ifade etti.
Türkiye’nin öncü IILOT (Endüstriyel Nesnelerin İnterneti) firmalarından olan Thread in Motion (TIM), yeni geliştirdiği akıllı eldivenleri Vega ve Vega X ile Endüstri 5.0 dönemini başlattı. Bu yeni akıllı eldivenler, insan kaynaklı hataları minimuma indirerek çalışma sürelerinde yarı yarıya azalma sağlıyor.
2016 yılında iletken ipliklerle yola çıkan TIM; giyilebilir teknoloji ürünleri, tamamlayıcı akıllı yazılım çözümleriyle günden güne ülke sınırlarını aşarak 35 ülkede 30’u aşkın global müşteriye hizmet veriyor. Vega, Vega X ve CONWO ürünleriyle %100 yerli bir firma olan TIM, ürünlerinin yazılım, donanım ve tasarım aşamalarını Türk mühendislerle birlikte gerçekleştiriyor.
Thead in Motion, düzenlediği bir basın toplantısıyla yeni ürünü Vega’nın lansmanını gerçekleştirdi. Kısa bir sunumla konuşmasına başlayan Thread in Motion CEO ve Kurucu Ortağı Kadir Demircioğlu; “Mümkün olanın ötesine geçmeye hazır mısınız?” mottosu ile çıktıkları bu yolda geçen beş yıllık Ar-Ge çalışmalarını ve akıllı eldivenlerin ortaya çıkış sürecini bizimle paylaştı.
Demircioğlu: “İnsanla robotun entegrasyonunu bir araya getirdik”
Kuruluş hikâyelerini anlatan Demircioğlu; “Annemle birlikte özel günler için kostüm hazırlayan bir tekstil firması kurduk. Katıldığımız yarışmalardan, kostümlerimiz yeterli inovasyona sahip olmadığı gerekçesiyle elendik. Daha sonra Mercedes-Benz tarafından start-up’lara yönelik düzenlenen bir yarışmada giyilebilir teknolojiler alanındaki projemle birincilik kazandım. TIM Chief Technology Officer (CTO) Rahim Öner ile tanışıp yeni bir teknoloji devrimi yaratan akıllı eldivenlerimizde insanla robotun entegrasyonunu bir araya getirdik.” dedi.
İnsan merkezli yaklaşımın önemine vurgu yapan Demircioğlu, Endüstri 5.0’e geçiş süreçlerini anlattı: “Devrim yaratan teknolojiler, hayatımızın her alanında var olmaya devam ediyor. Endüstriyel tesislerde bu düzende değişiyor ve gelişiyor. Endüstri 4.0 su ve buhar gücüyle başlayan, elektriğin endüstriyel hayata entegre olmasına kadar gelen bir süreçti. Bu süreçte şüphesiz ki veri toplamak önemli bir detay ama bu veriler makinelerden alınabiliyordu; hataların kaynağı olan insanlardan değil. Bu yöntemlerle endüstrinin kalbinden; insandan veri almayı başaramadık ve yeni bir kavramla karşı karşıya kaldık: Endüstri 5.0. Bu kavram, endüstriyel tesislerde insan ile robotun koreografik çalışması anlamına geliyor.
“Hataların çıkış noktası da tam olarak burası: eller”
Otomasyonu ve insan emeğinin değiştirilmesini vurgulayan önceki aşamaların aksine, Endüstri 5.0, üretim süreçlerini iyileştirmek için hem insanların hem de makinelerin güçlü yönlerinden yararlanmayı amaçlıyor. Örneğin, makineler tekrarlayan ve tehlikeli görevleri yerine getirebilirken insanlar üretimi optimize etmek için gerekli olan yaratıcılığı ve problem çözme becerilerini sağlayabiliyor. Bu iş birliği hem tüketicilere hem de firmalara fayda sağlayan daha verimli ve etkili bir üretim süreciyle sonuçlanıyor. Çünkü operasyonlarda on hatadan dokuzu insan eliyle yapılıyor. İnsanı dijitalleştirmek ve bu konuda ne yapacağımızı bilmek için akıllı eldivenlerimizi geliştirdik. Otomotiv, havacılık, üretim, lojistik gibi pek çok sektörü analiz ettik. En önemli noktanın eller olduğunu gördük. Bütün işler insan eliyle gerçekleştiriliyor. Hatanın kaynağının çıkış noktası da tam olarak burası: eller…”
%100 Türk bir firma olarak Türk mühendisler tarafından geliştirildi
Çalışanların giydiği kıyafetlere farklı teknolojiler entegre edip onların sağlığı ve güvenliği için bir ürün geliştirerek endüstriyel tesislerde daha verimli, izlenebilir bir ortam kurmaya karar verdiklerini belirten Kadir Demircioğlu; “Otomotivden lojistiğe pek çok farklı dünya markasının ülkemizde üretim yapabiliyor olması, bizim ürün ve teknolojilerimizi burada geliştirmemiz için çok büyük bir avantaj. Ayrıca, Türkiye’nin mühendislik ve üretim alanındaki bilgisi, deneyimi Thread in Motion’ı kurduğumuz günden itibaren hızla ilerleyebilmesine olanak sağladı. %100 Türk firma olarak Türk mühendisler tarafından geliştirilen teknolojimizi, bugün 6 farklı sektörde, 35 ülkede, global şirketler de dâhil olmak üzere 200’den fazla müşteriye sunuyoruz. Geliştirdiğimiz giyilebilir teknoloji ürünleriyle otomotiv, perakende, lojistik, üretim ve e-ticaret gibi sektörlere özel operasyonel verimliliği artıran çözümler geliştiriyoruz.” dedi.
İletken iplik teknolojisi ile ergonomik tasarım
TIM’in geliştirdiği akıllı eldivenler Vega ve Vega-X ürünleri ile müşterilerinin %50 zaman kazanımı sağlayacaklarını ifade eden Demircioğlu, özellikleri ve kullanım alanlarından bahsetti: “İletken iplik teknolojisi ile ergonomik tasarıma sahip yeni ürünleri; görüntü işleme teknolojisi ile hatayı minimuma indiriyor, tak-çalıştır (plug&play) özelliği ve uzun batarya ömrü sayesinde kolay ve uzun süreli kullanım sunuyor. Bluetooth ve WiFi/LoRa bağlantıları sayesinde bir tesisteki tüm cihazlarla gerçek zamanlı iletişim, görsel, işitsel ve dokunsal geri bildirim sağlıyor. Akıllı eldivenler, lojistik, havacılık ve otomotiv gibi çok çeşitli sektörde ürünlerin paketlenmesi, montajı, teslimatı, sınıflandırılması gibi insan eliyle yapılan işleri kolaylaştırıyor ve hatalar sırasında titreşim yoluyla uyarı veriyor.”
Demircioğlu: “Vizyonumuz: Büyük Veri firması olmak”
Giyilebilir teknolojilerin yanı sıra, bu teknolojilerle entegre çalışan veri analiz platformu olan CONWO ile öngörüsel tahminleme metodu ve algoritmalar kullandıklarını aktaran Demircioğlu, bu sayede süreçlerin daha sağlıklı ve sorunsuz ilerlemesi adına karar verici mekanizmalara yol gösterdiğini belirterek şunları ekledi: “Akıllı eldivenlerimiz operasyonel verileri depolarken geliştirdiğimiz yazılım platformu bu verileri analiz ederek ilgili tüm süreçlerin optimizasyonuna olanak sağlıyor. TIM olarak vizyonumuz da bu farklı alanlardaki veri akışlarını kullanarak, bir Büyük Veri (Big Data) firması konumuna gelmek.”
“Teknolojilerimizi, müşterilerin talep ve ihtiyaçlarına göre geliştiriyoruz”
Gelecek vizyonuna odaklanarak TIM’in “Mümkün olanın ötesine geçmeye hazır mısınız?” sloganıyla işletmelere ve endüstriyel ortaklarına mevcut teknolojinin ötesinde bir gelecek sunmaya devam edeceğini belirten Kadir Demircioğlu; “Katma değerli teknolojik ürünlerimizle sağladığımız ekonomik faydayı artırmak için yenilerini geliştirmeye devam ediyoruz. Bugün geldiğimiz noktada her zaman olduğu gibi Türkiye’deki müşterilerimizin destekleriyle yolumuza devam ediyoruz. Teknolojilerimizi, onların talep ve ihtiyaçlarına göre geliştiririz. Bu doğrultuda henüz çok genç bir firma olmamıza rağmen Türkiye’de ve uluslararası platformda elde ettiğimiz başarılarla önemli bir ivme kazanıyoruz.” Bugüne kadar önde gelen yatırımcılardan aldığı toplam yatırım miktarının, TIM’in güvenilirliğini ve büyüme potansiyelini işaret eden bir gösterge olduğunu ifade etti. Demircioğlu ayrıca, TIM’in yerli ve yabancı iş birlikleriyle firma değerlemesini artırarak Türkiye’nin Unicorn’larından biri olmayı hedeflediklerini de ifade etti.





