Denizlili Tekstil İhracatçıları Sürdürülebilir Geleceğe Birlikte Yol Alıyor
Güney Ege Kalkınma Ajansı 2024 Yılı Teknik Destek kapsamında; Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB)’nin tekstil ve konfeksiyon sektörüne yönelik yürüttüğü ‘Sürdürülebilir Geleceğe Denizli Tekstili Birlikte Yol Alıyor’ projesi TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) iş birliği ile DENİB hizmet binasında gerçekleştirildi.
‘Sürdürülebilir Geleceğe Denizli Tekstili Birlikte Yol Alıyor’ projesi eğitim programıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu şunları söyledi: “Tekstil-konfeksiyon sektörünün ülkemiz ve ilimizdeki önemli konumuna değinmek istiyorum. Türkiye genelinde; tekstil-konfeksiyon sektörü, otomotiv ve kimyevi maddeler sektörlerinden sonra üçüncü sırada yer alıyor. Yine ülke genelinde, ihracat birim değeri 1,50 dolarken tekstil-konfeksiyon sektöründe 8 dolar seviyesinde. Denizli genelinde ise; tekstil-konfeksiyon, lokomotif sektör olarak lider konumunu sürdürüyor. İlimizin ihracat birim değeri 2,15 dolarken tekstil-konfeksiyon sektöründe bu değer 9,6 dolar seviyesinde. Kısaca, tekstil-konfeksiyon sektörü katma değerli ihracatıyla ön sıralardaki yerine koruyor. İhracat rakamlarını değerlendirdiğimizde ise; 2024 yılı Ocak-Eylül döneminde Türkiye geneli tekstil-konfeksiyon ihracatı %6,3 azalışla 20 milyar 630 milyon dolar oldu. Denizli’de ise aynı dönemde %2,3 azalışla 1 milyar 053 milyon dolar olarak gerçekleşti.”
“Yeşil Dönüşüm Tekstil ve Konfeksiyon Sektörleri İçin Bir Tercih Değil Zorunluluk”
GEKA ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Memişoğlu şunları söyledi: “GEKA 2024 yılı teknik destek programı kapsamında bu sene belirlenen temalar; Dijital ve Yeşil Dönüşüm, Ekonominin Çeşitlendirilmesi ve Kadın Girişimciliği ve Kadın İstihdamı olarak belirlendi. Yeşil dönüşümün tekstil ve konfeksiyon sektörleri için bir tercih değil zorunluluk olması, ayrıca, bu sektörlerde kadın çalışan oranının da yüksek olması programda yer almak istememizin diğer sebebi oldu. Tekstil-konfeksiyon sektörü, herkesin günlük hayatında kullanılıyor. Kıyafetler, mobilyalar, koruyucu ekipmanlar, medikal giysiler gibi oldukça geniş bir yelpazede sektör ürünleri ile karşılaşıyoruz. Tekstil ürünlerine yönelik artan su ve enerji ihtiyacı, çevre üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Gıda, inşaat ve ulaşımdan sonra çevresel etkisi yüksek olan dördüncü sektör olarak sıralanıyor. Su ve kaynak tüketimi açısından da üst sıralarda yer alıyor. Projemizde genel olarak ele almak istediğimiz konular sürdürülebilirlik ana ekseninde, döngüsellik, su, kaynak ve enerji verimliliği, atık yönetimi, karbon ayak izi ölçümleme gibi konular oldu.”
Eğitim 5 Gün Sürdü
DENİB’te gerçekleşen eğitimin 5 gün sürdüğünü hatırlatan Memişoğlu, “Toplamda 5 gün süren eğitim programının ilk kısmı Tekstil/Konfeksiyon Sektöründe Sürdürülebilirlik, Yaşam Döngüsü Analizi ve Döngüsel İş Modelleri ile Tekstil/Konfeksiyon Sektöründe Enerji Verimliliği, Yönetimi ve İyi Uygulama Örnekleri başlıklarıyla 23-24 Ekim 2024 tarihlerinde tamamlandı. Eğitim projesinin ikinci kısmı ise Tekstil/Konfeksiyon İşletmelerinde Su, Atık Yönetimi ve Endüstriyel Simbiyoz, Yenilenebilir Enerji ve Karbon Azaltım Sertifikaları ile Karbon Ayak İzi Ölçümleme ve Raporlama başlıklarıyla Kasım ayı içerisinde 3 gün olarak planlanıyor.” dedi.





