Türk Şirketi, Nanolif Yapılı Maske Üreten Makine Geliştirdi

Doç. Dr. Ali Kılıç
İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent şirketlerinden Areka Filtrasyon Genel Müdürü ve Medikal Tekstiller Ar-Ge Merkezi (Mediteks) Koordinatörü Doç. Dr. Ali Kılıç, nano teknolojiyle kumaş üretimi yapan makineler geliştirdiklerini ifade ederek, “Günlük en az 30 bin FFP3 standardında koruyucu maske üretim kapasiteli 150 cm eninde Nanolif Üretim Makinesi’nin imalatı devam ediyor. Haziran ayında seri üretime geçilmiş olacak.” dedi.
İstanbul Teknik Üniversitesi ARI Teknokent şirketlerinden Areka Filtrasyon Genel Müdürü ve Medikal Tekstiller Ar-Ge Merkezi (Mediteks) Koordinatörü Doç. Dr. Ali Kılıç, medikal tekstiller alanında yaptığı çalışmaları anlatarak maskelerde kullanılan ham maddelerin testleri hakkında bilgi verdi.
Kılıç, İTÜ Çekirdek Big Bang’te üçüncülük ödülü alan projeleriyle patent aldıklarını belirterek “Öğrencilerimle yazdığımız proje Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklendi ve patentini de aldığımız yenilikçi lif üretim sistemleri üzerine Areka Filtrasyon şirketi kuruldu. Ürettiğimiz bilgilerin somut katma değer sağlayan ürünlere dönüştüğü bir şirket yapısı kurmayı hedefledik. İlk nanolif filtre üretim makinemizi, Hong Kong’a gönderdik. Daha sonrasında birçok farklı ülkeye ihracatla birlikte ülkemizde de geliştirdiğimiz sistemlerin satışını gerçekleştirdik.” ifadelerini kullandı.
“30 Kat Daha Etkili Teknoloji Geliştirdik”
Kılıç, inovatif tekstil malzemesi üreten makineler geliştirerek bunların seri üretimini yaptıklarını ifade etti. Müşterilerinin yüzde 60’ını; İngiltere, Çekya, Filipinler ve Suudi Arabistan gibi ülkelerdeki alıcıların oluşturduğunu söyleyen Kılıç, nanolif üretiminde elektrospinning işleminin çok yaygın olduğunu belirterek, bu sisteme nazaran 30 kat daha etkili olan çözeltiden üfleme teknolojisini geliştirdiklerini kaydetti.
Kılıç, “Sistem elektrostatik kuvvetler yerine yüksek basınçlı havanın çekim kuvvetlerinden yararlanıyor. Bu sayede üretim hızı artıyor.” ifadelerini kullandı.
“Haziran Ayında Seri Üretime Geçilmiş Olacak”
Kılıç, sözlerine şöyle devam etti:
“Günlük en az 30 bin EN149 standardına uygun koruyucu maske üretim kapasiteli 150 cm eninde ‘Nanolif Üretim Makinesi’nin imalatı, Endüstriyel Boyutta Nanolif Üretimi İçin Çözeltiden Üfleme Sistemi’nin Tasarımı, Simülasyonu ve İmalatı’ isimli projemiz TÜBİTAK kapsamında devam ediyor. Haziran ayında seri üretime geçilmiş olacak. Haziran ayında işleme alacağımız bu yeni sistemlerle firmalarımıza, kurumlarımıza, standartlar konusunda hiçbir soru işareti bulunmayan nanolif yapılı maske üretebilecek makinelerimizi yerli imkânlarla geliştirmiş olacağız. Geliştirdiğimiz diğer makinelerde olduğu gibi nanolif üretim makinesine de yurt dışından bol talep geleceğini düşünüyoruz.”
Maske Testlerini MediTeks Yapıyor
Kılıç, özellikle sağlık çalışanlarının, kritik ortamlarda çalışan vatandaşların takmaları zorunlu olan koruyucu maskeler üzerine testleri, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle kurulan Medikal Tekstiller Ar-Ge Merkezi (MediTeks) olarak kendilerinin yaptığını söyledi.
Kılıç, maske üretimlerinin testlerine ilişkin şu bilgileri verdi:
“Ülkemizde maske üretip tedarikçi olmak için önemli bir seferberlik var. Dolayısıyla devlet kurumları, firmalar İTÜ’den bu maskelerin testini talep etmekte. Son üç ayda sanırım 500’e yakın numuneyi test ettik. Bu testler neticesinde pek çok firmanın gönderdiği numunelerden standartlara uygun olanları, olmayanları raporlamaktayız. Bunun neticesinde bu firmalar Ar-Ge çalışmalarını bu doğrultuda ilerlettiler.
Enfeksiyonların Önüne Geçen Anti Bakteriyel ve Sıvı Geçirmeyen Kumaş
Doktorların önlükleri, hastane çalışanlarının kıyafetleri ve sedye kumaşı gibi alanlarda inovasyon kültürünü kullanarak yenilikçi ürünler geliştirdiklerini belirten Kılıç, “Anti bakteriyel ve itici yapıda ürünler yapıyoruz. Bu ürünlerde hastane enfeksiyonunu da tetikleyen belli problemler vardı. Bu malzeme, hem kanı ve idrarı itiyor (özellikle önlüklerde ve sedye kumaşlarında) hem de anti bakteriyel özelliği sebebiyle hastane enfeksiyonunun önüne geçiyor.” bilgilerini verdi.
Hastane enfeksiyonlarını azaltan kaplama malzemeleri üzerinde de çalıştıklarını aktaran Kılıç, sağlık merkezlerinin iç mekânlarında kullanılan kompozit malzemeleriyle hastane enfeksiyonlarını azalttıklarını söyledi.
“600-700 Bar Gibi Basınçlara Dayanabilen Kaplama Malzemesi”
Kılıç, İTÜ bünyesinde farklı kompozit (kaplama) ürünler geliştirdiklerini ifade ederek LPG yakıt tanklarını kaplayan güvenli bir malzeme üretiminde başarılı olduklarını söyledi. Kılıç şunları kaydetti:
“Bir takım kompozit malzemeler üretiyoruz. Bu kompozitler, ülkemizde üretilen fiber glas ve fiber karbon malzemelerden yapılıyor. Bu ürünleri kaplamada kullanırsak 600-700 bar gibi basınçlara dayanabiliyor. Dolayısıyla şu anda popüler konulardan hidrojen depolama; LPG, CNG gibi gazların depolanması alanında kullanılıyor.”





