“2026 Bizim İçin Yeni Pazarlara Açılma Vizyonumuzu İleriye Taşıyacağımız Bir Yıl Olacak”
Röportaj: Dilek Hayırlı
1990’ların ortasında mütevazı bir atölyede başlayan Elteksmak yolculuğu, bugün tekstil terbiye makineleri alanında dünya pazarlarına uzanan güçlü bir markaya dönüştü. Sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve kullanıcı odaklı otomasyon yaklaşımıyla Elteksmak, ITM 2026’da sektör profesyonelleriyle çok özel bir buluşmaya hazırlanıyor.
Tekstil sektöründe artan sürdürülebilirlik baskısı, yükselen enerji maliyetleri ve dijitalleşme ihtiyacı, makine üreticilerinin rolünü her zamankinden daha stratejik bir noktaya taşıyor. 1994/1995 yıllarında sektöre adım atan Elteksmak, tekstil terbiye sürecinin özellikle kurutma ve fikse aşamalarına odaklanan uzmanlığıyla, bugün hem Türkiye’de hem de global pazarlarda güvenilir bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor. Elteksmak Yönetim Kurulu Üyesi ve Ticari Koordinatörü Emrah Poslu ile gerçekleştirdiğimiz bu röportajda; firmanın kuruluş hikâyesinden Ar-Ge ve üretim altyapısına, ihracat stratejisinden sürdürülebilirlik yaklaşımına ve ITM 2026 hazırlıklarına kadar uzanan kapsamlı bir değerlendirme sunuluyor.
Elteksmak’ın 1994/1995 yılında kuruluşundan bugüne uzanan serüvenini nasıl özetlersiniz? Başlangıç noktanız, ilk hedefleriniz ve bugün geldiğiniz nokta hakkında kısaca bilgi verir misiniz?
O yıllarda aslında çok mütevazı bir başlangıç yaptık. En büyük hedefimiz, bugün de olduğu gibi, tekstil sektörüne güvenilir ve yenilikçi çözümler kazandırmaktı. Küçük bir ekiple ve büyük bir heyecanla yola çıktık. Yıllar içinde bu heyecan hiç azalmadı, hatta kazandığımız tecrübelerle çok daha da büyüdü.
Bugün geldiğimiz noktada Elteksmak, Türkiye’nin ötesine taşan, uluslararası pazarlarda da bilinen bir marka haline geldi. Ar-Ge’ye yaptığımız yatırımlar, müşterilerimizle kurduğumuz yakın ilişkiler ve sürekli gelişim anlayışımız sayesinde, sektörde öncü bir konuma ulaştık.
Kısacası, küçük bir atölyeden başlayan yolculuğumuz, bugün dünya çapında söz sahibi bir şirkete dönüştü. Bizim için en değerli olan şey ise, bu yolculuk boyunca ilk günkü tutkuyu ve samimiyeti koruyabilmiş olmamız.
“Ürettiğimiz Tüm Makineler Üreticilerin Üretim Süreçlerini Daha Verimli Hale Getirmesine Yardımcı Oluyor”
Şirket olarak uzmanlaştığınız başlıca ürün gruplarını tanımlar mısınız? Bu makineler hangi üretim ihtiyaçlarına hitap ediyor?
Bizim uzmanlık alanımız tekstil terbiye sürecinin kurutma bölümü makineleri. Mesela kontüni tumbler makineleri kumaşa yumuşaklık, hacim, temizlik, vb birçok özellik kazandırıyor, her tip kumaşta üretim ve son kullanıcı bazında konforu artırıyor. Ram makineleri ise mamul öncesi kumaşın ölçüleri, çekmezliği, kumaşın yapısal kalitesi gibi birçok parametreyi belirleyen kritik bir aşamaya hizmet ediyor. Bantlı kurutma makineleri özellikle örgü kumaşların ıslak işlemler sonrası homojen şekilde kurumasını ve boyutsal deformasyonu minimize etmeyi sağlıyor. Fikse makineleri baskı desenlerinin kalıcı olmasını ve renklerin canlılığını garanti ediyor. Bunlarla beraber halı sektörüne yönelik laminasyon ve kontüni yıkama seçeneklerimiz de mevcut ve Türkiye’de ve Dünya’da bu konuda uzmanlaşmış en büyük firmayız. Ürettiğimiz tüm makineler üreticilerin hem kaliteyi yükseltmesine hem de üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine yardımcı oluyor.
Elteksmak makinelerini “enerji verimliliği”, “çevre dostu tasarım” ve “kullanıcı odaklı otomasyon & kontrol sistemleri” ile üretmeye büyük önem veriyor. Bu yaklaşım sizin için ne ifade ediyor ve bu ilkelere dayalı makine geliştirme süreciniz nasıl işliyor?
Bizim için bu bahsi geçen kavramlar sadece sıradan teknik kriterler olmaktan öte, şirket kültürümüzün bir parçası. Tekstil sektöründe rekabet çok yoğun; üreticiler hem maliyetlerini düşürmek hem de sürdürülebilir çözümlerle ilerlemek zorunda. Biz de makinelerimizi geliştirirken bu üç ilkeyi merkezde tutuyoruz.
Enerji verimliliği, müşterilerimizin üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Daha az enerji tüketen makineler hem işletme giderlerini azaltıyor hem de çevresel sorumluluk açısından fark yaratıyor. Çevre dostu tasarım ise bizim için uzun vadeli bir taahhüt; kullandığımız malzemelerden, proseslerdeki emisyon ve atık yönetimine kadar her aşamada bu hassasiyeti gözetiyoruz. Kullanıcı odaklı otomasyon ve kontrol sistemleri ise işin insan tarafını kolaylaştırıyor. Operatörlerin makineleri daha rahat yönetebilmesi, süreçleri daha şeffaf takip edebilmesi ve hataları minimuma indirmesi için sürekli yeni yazılım ve kontrol çözümleri geliştiriyoruz. Kısacası, makine geliştirme sürecimizde bu üç ilke birbirini tamamlıyor.
“Makinelerimizi Tasarlarken Geleceğin Sürdürülebilirlik Standartlarını Da Dikkate Alıyoruz”
Günümüz tekstil sektöründe artan sürdürülebilirlik, enerji maliyeti ve çevre hassasiyeti taleplerinin ışığında, Elteksmak makineleri bu yeni beklentilere nasıl yanıt veriyor? Özellikle su/enerji tasarrufu, düşük kimyasal kullanım ya da atık azaltımı gibi konularda neler sağlıyorsunuz?
Tekstil sektöründe sürdürülebilirlik en başından beri önemli olmakla beraber günümüzde daha fazla insan tarafından dikkate alınıyor. Enerji maliyetleri yükseliyor, çevre hassasiyeti artıyor ve üreticiler bu konularda somut çözümler bekliyor. Biz de Elteksmak olarak makinelerimizi bu beklentilere uyumlu şekilde geliştiriyoruz.
Enerji tasarruflu çözümler, çevresel hassasiyet, günümüzde bir makine üreticisinin en önemli sınavı diyebiliriz. Kimyasal kullanımını azaltabilecek ve proses hızını artırabilecek özel fular ve dozajlama sistemleri, son teknoloji otomasyon ve kontrol sistemleri, vb. sistemlerle hataları minimuma indirerek müşterilerimizin malzeme kaybını ve yeniden işlem ihtiyacını azaltıyoruz.
Makinelerimizi tasarlarken sadece bugünün üretim ihtiyaçlarını değil geleceğin sürdürülebilirlik standartlarını da dikkate alıyoruz. Bu yaklaşım, müşterilerimizin rekabet gücünü artırırken aynı zamanda çevreye karşı sorumluluklarını yerine getirmelerine yardımcı oluyor.
“İhracat Stratejimiz Her Coğrafyada Türk Malı Kavramını, Hem De Türk Makineciliğini Kalıcı Kılmak Üzerine Kurulu”
Elteksmak makineleri sadece Türkiye’de değil, uluslararası pazarlarda da talep görüyor. Firma olarak ihracat ve yurt dışı satış stratejiniz nasıl şekilleniyor? Hangi coğrafyalar öne çıkıyor ve global pazarda Elteksmak markasına yönelen talebi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hepimizin bildiği üzere Elteksmak’ın hikâyesi artık sadece Türkiye ile sınırlı değil. İhracat stratejimizi oluştururken önceliğimiz, tekstil sektörünün güçlü olduğu bölgelerde güvenilir bir partner olmak.
Asya bizim için her zaman önemli bir pazar; Pakistan, Bangladeş, Özbekistan, İran, Rusya, Hindistan, Endonezya gibi pazarlarda aktif bir şekilde çalışıyoruz. Bunun yanında Mısır, Sudan, Güney Afrika, gibi Afrika kıtasının da çeşitli bölgelerinde çalışmalarımız mevcut. Özellikle Rusya ve Mısır pazarında kendi makine grubumuzda net olarak lider konumdayız. A.B.D. ve Meksika’da çalışmalarımız devam ediyor. Her iki pazarda da çalışan makinelerimiz ile adım adım pazar payımızı yükseltiyoruz.
Bizim ihracat stratejimiz yalnızca satış yapmak üzerine değil; bulunduğumuz her coğrafyada doğru stratejilerle uzun vadeli iş ortaklıkları kurmak ve pazarlarda hem Türk Malı kavramını, hem de Türk Makineciliğini kalıcı kılmak üzerine kurulu.
“Kendi Tesisimizde Üretim Yapmak Bize Hem Esneklik Hem De Güven Kazandırıyor”
Ar-Ge ve üretim altyapınızdan bahseder misiniz? Tüm mekanik ekipmanlardan yazılım/otomasyon kontrol sistemlerine kadar “kendi tesisinizde üretim” yapmanız size nasıl avantaj sağlıyor? Bu yapı kalite ve servis açısından ne kazandırıyor?
Ar-Ge ve üretim altyapımız bizim en büyük gücümüz. Tüm mekanik akşamlardan, yazılım ve otomasyon kontrol sistemlerine kadar üretimi kendi tesisimizde yapıyoruz ve bize çok önemli avantajlar sağlıyor. Öncelikle tasarım ve üretim sürecini tamamen kontrol edebiliyoruz. Bu sayede makinelerimizi tasarlarken ya da geliştirirken müşteri ihtiyaçlarına hızlı cevap verebiliyor, gerekli değişiklikleri anında uygulayabiliyoruz. Ar-Ge ekibimiz sahadan gelen geri bildirimleri doğrudan üretim hattına aktarabiliyor; bu da sürekli iyileştirme kültürünü canlı tutuyor. Diğer yandan, kaliteyi garanti altına alıyoruz. Kendi tesisimizde üretim yaptığımız için kullanılan malzemeden montaj sürecine kadar her aşamayı denetleyebiliyoruz. Bu yapı, makinelerimizin uzun ömürlü ve güvenilir olmasını sağlıyor. Bunlarla birlikte servis ve destek tarafında da çok daha sistemli çalışabiliyoruz. Makinelerin tüm parçalarını ve yazılımını kendi bünyemizde geliştirdiğimiz için, müşterilerimize çok daha hızlı ve etkin servis sunabiliyoruz. Yedek parça temini, yazılım güncellemeleri veya özel çözümler konusunda bağımsız hareket edebiliyoruz. Kısacası, kendi tesisimizde üretim yapmak bize hem esneklik hem de güven kazandırıyor diyebiliriz.
Sektördeki teknoloji değişimleri — özellikle otomasyon, dijital kontrol sistemleri, Endüstri 4.0 uyumlu hatlar — Elteksmak’ın ürün ve strateji anlayışını nasıl etkiledi? Bu dönüşüme yönelik hangi yenilikler üzerinde çalışıyorsunuz?
Tüm bunlar diğer birçok firma gibi bizim için de yön belirleyici oldu. Biz bu dönüşümü yakından takip ediyoruz ve ürünlerimizi buna göre geliştiriyoruz. Makinelerimizde akıllı kontrol sistemleri kullanıyoruz; operatörler üretim sürecini daha kolay yönetebiliyor, verileri anlık olarak görebiliyor. Ayrıca uzaktan erişim ve veri analizi özellikleriyle müşterilerimiz makinelerini daha verimli kullanabiliyor. Endüstri 4.0 uyumlu hatlar konusunda da çalışmalarımız sürüyor. Makinelerimizin birbirleriyle iletişim kurabilmesi ve üretim sürecinin dijitalleşmesi üzerine yoğunlaşıyoruz. Elteksmak makineleri her geçen gün gelişen altyapısıyla üreticilerin dijitalleşme yolculuğunda güvenilir bir partner haline geliyor.
Müşteri talepleri çeşitlilik gösteriyor; bazı üreticiler ev-tekstil, bazıları havlu bazıları baskılı kumaş, bazıları farklı tipte kumaş üretimi yapıyor. Elteksmak olarak bu çeşitliliğe nasıl yanıt veriyorsunuz? Makineleriniz ne kadar “esnek / modüler / özelleştirilebilir”?
Tekstil sektöründe müşteri talepleri gerçekten de çok farklılık gösteriyor ve pazarda bir yer sahibi olabilmek için tüm taleplere doğru cevaplar vermeniz gerekli. Tecrübelerimizi, bünyemizde çalışan teknologların analizleriyle harmanlıyor, müşterimizin prosesini ve prosesten beklentisini net olarak belirliyoruz. Buna göre makinelerimizde gerekli ne gibi değişiklikler yapmalıyız, ne gibi bir ekipman kullanmalıyız ya da müşterimizin makinemizden ne gibi talepleri olabilir sorularını teknik ekibimizle tartışıyoruz.
Makinelerimiz baştan itibaren esnek ve birçok prosese uyarlanabilir olarak tasarlıyoruz ve aslında bu çeşitliliği avantaja dönüştürüyoruz. Daha önce de belirttiğimiz, halı hatlarındaki global liderliğimizin ana kaynağı aslında bu esneklik. Bu yaklaşım sayesinde, makinelerimiz tek bir ürün grubuna değil, farklı üretim alanlarına hizmet edebiliyor. Yani ev tekstili üreticisi de, havlu üreticisi de, baskılı kumaş üreticisi de, halı ya da denim üreticisi de aynı makineden kendi ihtiyacına uygun performansı alabiliyor.
“Bizim İçin ‘Türk Mühendisliği ve Türk Makineciliği Kavramları Birer Gurur Kaynağı”
Rekabetin globalleştiği bir ortamda, “Türk mühendisliği ve makina üretimi” olarak kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Elteksmak markasını ve “Made in Turkey” etiketini yurt içi ve yurt dışı pazarda nasıl taşıyorsunuz?
Bizim için ‘Türk Mühendisliği ve Türk Makineciliği kavramları birer gurur kaynağı. Elteksmak markasını konumlandırırken, hem yurt içinde hem de yurt dışında bu kimliği öne çıkarmayı görev ediniyoruz. Çünkü biz sadece makine üretmiyoruz; aynı zamanda Türkiye’nin mühendislik gücünü ve üretim kabiliyetini temsil ediyoruz.
Yurt içinde, sektörün ihtiyaçlarını en iyi bilen yerli üreticilerden biri olmanın avantajını kullanıyoruz. Müşterilerimiz, hem teknolojik hem de servis açısından bize kolayca ulaşabiliyor. Bu da güveni pekiştiriyor. Yurt dışında ise ‘Made in Turkey’ etiketini kaliteyle eşleştirmek için çalışıyoruz. 4 kıtada ve farklı pazarlarda makinelerimiz tercih ediliyor. Burada en önemli nokta, Türk mühendisliğini sadece uygun maliyetle değil, aynı zamanda enerji verimliliği, çevre dostu tasarım ve kullanıcı odaklı çözümlerle sunabiliyor olmamız.
2026 yılı için Elteksmak’ın beklenti ve hedefleri nelerdir? Ürün geliştirme, yeni pazar açılımları, sürdürülebilir üretim, kalite standartları veya teknolojik yatırım planlarınız neler?
2026 için hedeflerimizi aslında çok net söyleyebilirim: daha verimli, daha çevreci ve daha kullanıcı dostu makineler üretmek. Ar-Ge tarafında enerji verimliliği, çevre duyarlılığı ve minimum bakım onarım maliyetleri sağlamaya yönelik sistemler geliştirmeye odaklanıyoruz. Yeni pazarlar da gündemimizde. Asya ve Afrika’daki güçlü varlığımızı korurken, Amerika ve Avrupa’da daha fazla yer almak istiyoruz. Bu bölgelerde sürdürülebilir üretime olan ilgi artıyor ve biz de bu ihtiyaca cevap vermek istiyoruz.
Kalite ve servis tarafında ise çıtayı daha da yükseltmeyi hedefliyoruz. Global standartlara uygun sertifikasyon süreçlerini güçlendiriyoruz. Teknoloji yatırımlarında da Endüstri 4.0 uyumlu hatlar, makine öğrenmesi, makinelerin birbiriyle network halinde iletişimde kalabilmesi gibi birçok konuda çalışmalar yürütüyoruz.
2026 bizim için hem yeni pazarlara açılma vizyonumuzu hem de sürdürülebilirlik ve dijitalleşme yatırımlarını hızlandırma stratejimizi bir adım daha ileriye taşıyacağımız bir yıl olacak.”
“ITM 2026’da Hem Yeni Teknolojilerimizi Hem De Geleceğe Dönük Vizyonumuzu Göstermek İstiyoruz”
ITM 2026 Fuarı’na nasıl hazırlanıyorsunuz? Fuarda sergilemeyi planladığınız yeni makineler, modernizasyon çözümleri veya öne çıkarmak istediğiniz teknolojik yenilikler neler olacak? 2026 yılında global ziyaretçilere ELTEKSMAK markasıyla hangi mesajı vermeyi hedefliyorsunuz?
ITM 2026 bizim için çok özel bir buluşma olacak. Fuara hazırlanırken hem yeni makinelerimizi hem de mevcut ürünlerimizde geliştirdiğimiz modernizasyon çözümlerini öne çıkarmayı planlıyoruz. Fuarda vermek istediğimiz mesaj çok net: Elteksmak, sadece makine üreten bir firma değil; teknoloji, kalite ve verimlilik konusunda uzman ve uzun vadeli bir iş ortağı. Kısacası ITM 2026’da, hem yeni teknolojilerimizi hem de geleceğe dönük vizyonumuzu samimi bir şekilde anlatmak ve global ziyaretçilere Elteksmak’ın gücünü göstermek istiyoruz.






