“ITM, Yeniliklerimizi Sektörle Buluşturduğumuz En Önemli Platformlardan Biri”
Tekstil teknolojileri alanında dünyanın önde gelen markalarının temsilciliğini yürüten ve kendi geliştirdiği çözümlerle sektöre değer katan Tetaş Şirketler Grubu, ITM 2026 Fuarı’nda yeni nesil teknolojileriyle yer aldı. Triko, çorap, konfeksiyon ve otomasyon alanındaki çözümlerini sektör profesyonelleriyle buluşturan Tetaş; Shima Seiki, Lonati, Tajima ve Pegasus markalarının yanı sıra kendi geliştirdiği Tesan markalı teknolojilerini de sergiledi.
Tetaş Genel Müdürü Sezgin Bingöl, ITM 2026’nın sektör açısından yalnızca bir fuar değil, aynı zamanda yeni teknolojilerin, üretim modellerinin ve geleceğe yönelik çözümlerin değerlendirildiği önemli bir platform olduğunu belirtti.
Uzun bir hazırlık süreciyle fuara katıldıklarını ifade eden Bingöl, ITM’nin şirket için yeniliklerin sektöre aktarıldığı, müşteriler ve üreticilerle doğrudan temas kurulan önemli organizasyonlardan biri olduğunu söyledi.
Son dönemde tekstil sektörünün Türkiye’de ve dünyada önemli bir dönüşüm yaşadığını dile getiren Bingöl, sektörün mevcut zorlukları aşabilmesi için yalnızca sorunlara odaklanmak yerine yeni çözüm yolları geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
Triko, Çorap ve Konfeksiyonda Yeni Nesil Teknolojiler
ITM 2026’da özellikle triko sektörüne yönelik yeni nesil teknolojilerin yoğun ilgi gördüğünü belirten Bingöl, Shima Seiki makineleriyle hem rekabetçi üretim sağlayan modelleri hem de ileri teknolojiye sahip üst segment çözümleri ziyaretçilerle buluşturduklarını ifade etti.
Çorap sektöründe Lonati markalı makinelerin yanı sıra yüksek katma değerli üretime olanak sağlayan teknolojilerin öne çıktığını belirten Bingöl, farklı üretici profillerinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek geniş bir ürün gamı sunduklarını aktardı.
Tetaş bünyesinde geliştirilen Tesan markalı serim makineleri ve kesimhane çözümlerinin de fuarda dikkat çeken teknolojiler arasında yer aldığını ifade eden Bingöl, özellikle yapay zekâ destekli sistemlerin üretim süreçlerinde sağladığı avantajlara dikkat çekti.
Bingöl, yapay zekânın yalnızca bir teknoloji etiketi olarak görülmemesi gerektiğini, asıl önemli noktanın üretim süreçlerini iyileştiren, verimliliği artıran ve rekabet avantajı sağlayan çözümler geliştirmek olduğunu vurguladı.
Şirketin depo otomasyonu ve robot teknolojileri üzerine geliştirdiği çözümlerle üretim ve lojistik süreçlerini daha verimli hale getirmeyi hedeflediğini belirten Bingöl, çorap sektörüne yönelik üç boyutlu tasarımları doğrudan makine diline çevirebilen yazılım çözümleri geliştirdiklerini de aktardı.
Dijital Akademi ile Sektörün Bilgi Birikimine Katkı Sağlıyor
Teknolojik gelişmelerin yanında bilgi paylaşımının da sektörün dönüşümünde kritik rol oynadığını ifade eden Bingöl, Tetaş’ın geliştirdiği Dijital Akademi projesinin bu kapsamda önemli bir adım olduğunu söyledi.
Triko, konfeksiyon ve nakış alanındaki çözümlerin farklı dillerde anlatıldığı bu platform sayesinde, sektörde deneyimi olmayan kişilerin dahi temel seviyeden başlayarak kendilerini geliştirebileceği bir eğitim altyapısı oluşturduklarını belirtti.
İstanbul, Bölgesel Tekstil Pazarı İçin Önemli Bir Merkez
ITM 2026’nın İstanbul’un uluslararası konumu sayesinde farklı pazarlardan ziyaretçileri bir araya getirdiğini belirten Bingöl, fuarın bölgesel etkisine de dikkat çekti.
Türkiye’nin coğrafi avantajı nedeniyle Orta Doğu ülkeleri, Rusya ve Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere farklı bölgelerden çok sayıda ziyaretçinin fuara geldiğini ifade eden Bingöl, ITM’nin yalnızca Türkiye pazarı için değil, çevre ülkeler açısından da önemli bir buluşma noktası olduğunu söyledi.
Bingöl, bu dönemde ITM’nin öneminin ticari bağlantıların ötesine geçtiğini, sektörün içinde bulunduğu zorluklardan çıkış yollarının ve yeni teknolojik çözümlerin konuşulduğu bir platform haline geldiğini belirtti.
“Türkiye Kendi Hikâyesini Yazmak Zorunda”
Türk tekstil sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bingöl, Türkiye’nin sahip olduğu bilgi birikimi, üretim altyapısı ve yatırım gücüyle önemli avantajlara sahip olduğunu ifade etti.
Sektörün mevcut sorunlarının yalnızca maliyet, kur veya finansman başlıkları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bingöl, kalıcı çözümün katma değerli üretim, tasarım ve markalaşmadan geçtiğini söyledi.
“Türkiye kendi hikâyesini yazmak zorunda.” diyen Bingöl, daha düşük maliyetli ülkelere yönelmenin tek başına yeterli bir çözüm olmadığını vurguladı.
Türkiye’nin tekstilde güçlü bir geçmişe sahip olduğunu belirten Bingöl, sektörün geleceği için tasarım, eğitim ve teknoloji yatırımlarının ön plana çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Meslek liselerinden üniversitelere kadar güçlü bir eğitim altyapısı oluşturulmasının önemine dikkat çeken Bingöl, Türkiye’nin dünya çapında markalar çıkarabilecek potansiyele sahip olduğunu ve sektörün geleceğinin bu vizyon doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.





