“Erhardt+Leimer, 2026’nın İlk Üç Çeyreğinde Dirençli Bir Performans Ortaya Koydu”
Röportaj: Dilek HAYIRLI
Erhardt+Leimer İtalya Satış Müdürü Pezzotta Gabriele, Türkiye’nin güçlü tekstil altyapısıyla stratejik önemini koruduğunu belirterek Türk üreticilerin verimlilik, kalite ve proses kontrolünü geliştiren teknolojilere yönelik ilgisinin arttığını söyledi.
Küresel tekstil sektöründe rekabetin yanı sıra verimlilik, kalite ve dijitalleşme odaklı dönüşüm de hız kazanıyor. Bu dönüşümün önemli pazarlarından biri olan Türkiye, gelişmiş üretim altyapısı ve ihracat gücüyle Erhardt+Leimer’in küresel faaliyetlerinde stratejik bir konum taşıyor. Erhardt+Leimer İtalya Satış Müdürü Pezzotta Gabriele, 2026 yılının ilk üç çeyreğini ve sektördeki teknoloji yatırımlarını değerlendirirken Türkiye’den gelen talebin özellikle verimlilik, malzeme israfının azaltılması, proses stabilitesi ve kalite kontrolüne yönelik çözümlerde yoğunlaştığına dikkat çekiyor. Gabriele; Elcount gibi kamera tabanlı ölçüm ve proses kontrol sistemlerinin yanı sıra yapay zekâ destekli teknolojilerin, Türk tekstil üreticilerinin uluslararası rekabet gücünü artırmada giderek daha önemli bir rol üstlendiğini ifade ediyor.
2026 yılının ilk üç çeyreği Erhardt+Leimer açısından nasıl geçti?
Zorlu piyasa koşullarına ve küresel tekstil sektörünün bazı bölümlerinde devam eden belirsizliklere rağmen Erhardt+Leimer, 2026’nın ilk üç çeyreğinde dirençli bir performans ortaya koydu. Bazı bölgelerde ekonomik faktörler nedeniyle yatırım kararları ertelenirken müşteriler, proses stabilitesini, operasyonel verimliliği ve ürün kalitesini artıran teknolojilere öncelik vermeye devam etti. Uluslararası faaliyetlerimiz, başarımızın temel taşlarından biri olmayı sürdürüyor. Geniş küresel varlığımız ve dünya genelindeki müşterilerimizle yakın iş birliğimiz, bölgesel pazar ihtiyaçlarına etkin şekilde yanıt vermemizi sağlarken tekstil üretiminin küresel ölçekte devam eden modernizasyonu ve dijitalleşmesinden de faydalanmamıza olanak tanıyor.
Erhardt+Leimer’in küresel satışlarında 2026 yılında hangi bölgeler ve pazarlar öne çıktı? Avrupa, Asya, Türkiye ve diğer gelişmekte olan pazarlardaki talep dinamiklerinde nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz?
Asya, 2026 yılı boyunca verimlilik artışı, kalite güvencesi ve üretimin modernizasyonuna yönelik devam eden yatırımların desteğiyle önemli bir büyüme motoru olmayı sürdürdü. Bölge genelindeki tekstil üreticileri, rekabet güçlerini artırmak amacıyla tesislerini modernize etme ve gelişmiş otomasyon çözümlerini uygulamaya yönelik güçlü bir kararlılık gösterdi. Avrupa’da yatırım faaliyetleri daha hedefli bir nitelik taşıdı. Şirketler ağırlıklı olarak operasyonel verimliliği artırmayı, enerji tüketimini azaltmayı ve dijital dönüşüm girişimlerini hızlandırmayı amaçlayan projelere odaklandı. Türkiye, küresel tekstil sektörü içerisindeki stratejik önemini korumaya devam etti. Güçlü üretim altyapısı, esnekliği ve Avrupalı müşterilere yakınlığı, Türkiye’nin önemli bir tekstil üretim merkezi ve uluslararası markalar için kilit bir iş ortağı konumunu güçlendiriyor. Bu yerleşik pazarların ötesinde, gelişmekte olan tekstil bölgelerinden gelen ilginin de arttığını gözlemledik. Üreticiler; iş gücüyle ilgili zorlukların üstesinden gelmek, verimliliği artırmak ve giderek daha yüksek kalite standartlarını karşılamak amacıyla otomasyon, proses izleme ve akıllı kalite kontrol çözümlerini aktif olarak değerlendiriyor.
Sensör, kamera ve görüntüleme teknolojilerinde küresel rekabet giderek yoğunlaşıyor. Erhardt+Leimer’i rakiplerinden farklılaştıran en önemli unsurlar nelerdir?
Günümüz pazarında inovasyon, yalnızca tek tek bileşenlerle sınırlı değil. Müşteriler; sensörleri, kamera teknolojisini, yazılım zekâsını ve makine kontrolünü kesintisiz ve verimli bir üretim ortamında bir araya getiren entegre çözümler arıyor. Erhardt+Leimer’i farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, teknolojik uzmanlığımız ile güçlü uygulama bilgimizi benzersiz bir şekilde bir araya getirmemizdir. Tekstil sektörünün farklı alanlarında onlarca yıllık deneyime sahip olmamız sayesinde müşterilerimizin proseslerini ayrıntılı şekilde anlıyor ve gerçek üretim zorluklarına özel çözümler sunabiliyoruz. Gücümüz yalnızca gelişmiş donanım ve yazılımlar geliştirmekten değil, aynı zamanda bu teknolojileri güvenilirlik ve performansın kritik önem taşıdığı karmaşık üretim ortamlarına entegre etmekten geliyor.
Bir diğer önemli farklılaştırıcı unsur ise verileri somut proses iyileştirmelerine dönüştürme kabiliyetimizdir. Yüksek performanslı sensörleri ve makine sistemlerini akıllı yazılımlar ve yapay zekâ destekli analizlerle birleştirerek üreticilerin daha yüksek otomasyon seviyelerine, kalite güvencesine ve operasyonel verimliliğe ulaşmalarına yardımcı oluyoruz. Küresel varlığımız ve servis altyapımız da aynı derecede önem taşıyor. Dünya genelindeki yerel ekiplerimiz ve uygulama uzmanlarımız aracılığıyla, tekstil değer zincirinin tamamında uzun yıllara dayanan deneyimle oluşturduğumuz pratik uzmanlığı sunabiliyor; hızlı destek ve müşterilerimizle yakın iş birliği sağlayabiliyoruz.
“Türkiye’de Elcount Gibi Gelişmiş Ölçüm ve Proses Kontrol Teknolojilerine Yönelik Talep Arttı”
Türkiye, Erhardt+Leimer’in tekstil teknolojileri açısından nasıl bir konuma sahip? 2026 yılında Türkiye’den gelen talepte ve yatırım eğilimlerinde ne gibi değişimler oldu?
Türkiye, Erhardt+Leimer için en önemli tekstil pazarlarından biridir. Ülke, gelişmiş bir tekstil sanayisine ve uluslararası pazarlara yüksek kaliteli ürünler ihraç etmeye güçlü bir şekilde odaklanan bir yapıya sahiptir. 2026 yılı boyunca verimliliği artıran, malzeme israfını azaltan ve ürün kalitesini iyileştiren teknolojilere yönelik ilginin devam ettiğini gözlemledik. Ekonomik belirsizlik dönemlerinde dâhi Türk üreticiler, operasyonel açıdan ölçülebilir avantajlar sağlayan çözümlere yatırım yapma konusunda güçlü bir istek ortaya koydu. Dikiş ve iplik yoğunluğunun çevrim içi tespiti ve kontrolü için geliştirdiğimiz kamera tabanlı sistemimiz Elcount gibi gelişmiş ölçüm ve proses kontrol teknolojilerine yönelik talebin de arttığını görüyoruz.
Kalite gereklilikleri giderek daha yüksek standartlara ulaşırken, terbiye prosesi boyunca sürekli izleme ve kumaş özelliklerinde tutarlılık sağlayan çözümler; hem verimliliklerini hem de ürün kalitelerini geliştirmek isteyen tekstil üreticileri için daha önemli hale geliyor. Elcount, müşterilerimizin daha yüksek proses stabilitesi elde etmelerine, değişkenliği azaltmalarına ve giderek daha sıkı hale gelen kalite standartlarına uyum sağlamalarına yardımcı oluyor. Geleceğe baktığımızda yapay zekâ tabanlı sistemler, dijital proses optimizasyonu, kalite izleme ve tamamen otomatik üretim iş akışlarında önemli bir potansiyel görüyoruz. Elcount gibi akıllı ölçüm çözümleri ve yenilikçi kontrol teknolojileriyle bir araya geldiğinde bu gelişmeler, Türk tekstil üreticilerinin uluslararası pazarlardaki rekabet güçlerini daha da artırmalarına yardımcı olacaktır.
AI tabanlı sistemlerin klasik sensör ve kamera teknolojilerinden temel farkı nedir ve bu dönüşüm üreticilere ölçülebilir olarak hangi avantajları sağlıyor?
Geleneksel sensörler genellikle sabit parametreler ve önceden tanımlanmış kurallar temelinde çalışır. Buna karşılık yapay zekâ tabanlı sistemler, büyük miktarda gerçek üretim verisinden öğrenebilir ve değişen proses koşullarına uyum sağlayabilir. Tekstil üreticileri açısından bu; karmaşık yapıların daha güvenilir şekilde tespit edilmesi, farklı malzemelerle çalışırken daha yüksek esneklik ve manuel müdahalenin önemli ölçüde azaltılması anlamına gelir. Yapay zekâ, geleneksel yöntemlerle tespit edilmesi zor veya imkânsız olabilecek örüntüleri ve anormallikleri belirleyebilir. Ölçülebilir faydalar arasında daha az malzeme israfı, daha az makine duruşu, daha düşük bakım maliyetleri, artan üretim verimliliği ve daha istikrarlı ürün kalitesi yer alır. Yapay zekâ tabanlı sistemlerin tekstil üretim proseslerine nasıl entegre edilebileceğini anlamak için Elseamtex’in mutlaka denenmesini tavsiye ediyorum.
“Elseamtex SI 1001 İçin Müşterilerimizden Oldukça Olumlu Geri Dönüşler Aldık”
Elseamtex SI 1001 ile dikişlerin yapay zekâ destekli, temassız optik olarak algılanması önemli bir yenilik. Elseamtex SI 1001 ile ilgili ne tür geri bildirimler aldınız?
Ürünümüzün pazara sunulmasından bu yana müşterilerden oldukça olumlu geri dönüşler aldık. Kullanıcılar özellikle temassız dikiş tespiti özelliğini, mevcut üretim hatlarına kolayca entegre edilebilmesini ve zorlu malzemelerde ve baskılı kumaşlarda dahi sağladığı güvenilirliği takdir ediyor. Müşterilerimizden aldığımız en güçlü geri bildirimlerden biri, sistemin proses kesintilerini azaltırken üretim hattının sonraki aşamalarında yer alan hassas ekipmanları korumaya yardımcı olmasıdır. Optik algılama ve yapay zekânın bir arada kullanılması, geleneksel sensör teknolojileriyle daha önce elde edilmesi zor olan dikiş tespit kabiliyetleri sunuyor. Sürekli olarak topladığımız müşteri geri bildirimleri, algoritmalarımızı ve kullanıcı arayüzlerimizi daha da geliştirmemize katkı sağlıyor.
Kamera teknolojilerinde önümüzdeki birkaç yılın belirleyici unsurları sizce daha yüksek çözünürlük, daha hızlı görüntü işleme, AI, edge computing veya farklı teknolojilerin entegrasyonu mu olacak?
Geleceği tek bir teknoloji değil, birden fazla teknolojinin akıllı şekilde bir araya getirilmesi şekillendirecek. Daha yüksek çözünürlük önemini korurken müşteriler; daha yüksek işlem hızlarından, entegre görüntü analizinden ve yapay zekâ destekli karar mekanizmalarından giderek daha fazla fayda sağlıyor. Edge computing, birçok uygulamanın doğrudan makine üzerinde gerçek zamanlı analiz gerektirmesi nedeniyle giderek daha önemli bir rol oynayacak. Bize göre en önemli gelişme; sistemlerin, yapay zekâ algoritmalarının ve makine kontrollerinin, birleşik ve kendi kendini optimize eden üretim ortamları içerisinde giderek daha fazla entegre edilmesi olacak.
Erhardt+Leimer’in inovasyon gündeminde hangi teknolojiler var?
İnovasyon gündemimizin odağında dijitalleşme, akıllı otomasyon ve gelişmiş kontrol teknolojileri bulunuyor. Yapay zekâ, makine teknolojileri ve veri odaklı proses optimizasyonuna yönelik yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Amacımız, müşterilerimize yalnızca sorunları tespit eden değil, aynı zamanda üretim kararlarını aktif şekilde destekleyen sistemler sunmak. Bunun yanı sıra bulut tabanlı hizmetler, kestirimci bakım çözümleri ve makineler, sensörler ile kurumsal düzeydeki üretim yönetim sistemleri arasındaki bağlantının güçlendirilmesi konusunda da önemli fırsatlar görüyoruz.
“Önümüzdeki Dönemde Yapay Zekâ, Akıllı Sensörler ve Yazılım Geliştirmeye Yatırım Yapmaya Devam Edeceğiz”
Erhardt+Leimer’in 2026 yılında Ar-Ge, üretim kapasitesi, yazılım, yapay zekâ, test altyapısı veya insan kaynağı alanlarında gerçekleştirdiği önemli yatırımlar oldu mu?
İnovasyon ve küreselleşme en önemli önceliklerimiz olmaya devam ediyor. 2026 yılı boyunca araştırma ve teknoloji çalışmalarına yatırım yapmayı ve tedarik zincirimizi geliştirmeyi sürdürdük. Ayrıca mühendislik yetkinliklerimizi güçlendirdik ve inovasyon süreçlerini hızlandırmak amacıyla Ar-Ge kaynaklarımızı genişlettik. Ürün geliştirmeye ek olarak, test altyapısına ve dijital mühendislik araçlarına yaptığımız yatırımlar, yeni çözümlerin gerçekçi üretim koşullarında doğrulanmasını sağlıyor. Önümüzdeki dönemde de yapay zekâ, yazılım geliştirme, akıllı sensörler ve gelişmiş sistemler temel yatırım alanlarımız olmaya devam edecek.
Son olarak, Erhardt+Leimer’in önümüzdeki 3-5 yıllık teknoloji vizyonunda tekstil üretim hatlarının nasıl bir yapıya dönüşeceğini öngörüyorsunuz?
Geleceğin tekstil fabrikası, günümüz üretim ortamlarına kıyasla çok daha otonom, bağlantılı ve veri odaklı olacak. Kalite kontrolünün giderek sürekli gerçek zamanlı izlemeye doğru evrilmesini bekliyoruz. Akıllı sistemler sapmaları anında tespit edecek ve proses parametrelerini otomatik olarak ayarlayacak. Yapay zekâ, üretim verilerini somut ve uygulanabilir kararlara dönüştürmede merkezi bir rol oynayacak. Proses yönetimi ve stratejik karar alma başta olmak üzere insan uzmanlığı önemini koruyacak; ancak rutin kontrol ve optimizasyon görevleri giderek daha fazla otomatik hale gelecek. Kalite güvencesinin sürekli, şeffaf ve minimum düzeyde manuel müdahaleyle gerçekleştirildiği üretim ortamlarına doğru istikrarlı biçimde ilerliyoruz. Bu dönüşümü benimseyen üreticiler; daha yüksek verimlilik, daha istikrarlı ürün kalitesi ve daha yüksek operasyonel esneklik elde edecek.
Bununla birlikte odak noktası yalnızca kontrol ve proses yönetimi olmayacak; kalite sorunlarının ortaya çıkmadan önce önlenmesi de giderek daha önemli hale gelecek. Elclean modüler temizleme sistemimiz bu yaklaşımın iyi bir örneğidir. Elclean, toz, elyaf ve diğer kirleticileri doğrudan üretim prosesinden uzaklaştırarak ürün kalitesinin iyileştirilmesine, firelerin azaltılmasına, hassas ekipmanların korunmasına ve daha temiz bir çalışma ortamı oluşturulmasına yardımcı oluyor. Tekstil üretimi giderek daha fazla otomatikleştikçe; proses temizliğini, kalite güvencesini ve operasyonel verimliliği bir arada sunan teknolojiler, fabrikanın genel performansında çok daha önemli bir rol oynayacak.





