“Garment Tech İstanbul Fuarı, Teknolojilerin ve Stratejik İş Birliklerinin Paylaşıldığı Bir Platform”
Röportak: Tuğba KARADEMİR
Moda ve hazır giyim teknolojilerinin nabzını tutan Garment Tech İstanbul Fuarı, sektör profesyonellerini bir araya getirerek hem yenilikçi teknolojileri hem de mevcut ekonomik koşullara yönelik çözüm arayışlarını gündeme taşıdı.
Moda ve hazır giyim teknolojilerinin en güncel gelişmelerinin sergilendiği Garment Tech İstanbul Fuarı, sektördeki profesyonelleri bir araya getirdi. Fuarın odağında yalnızca ileri teknolojiler değil, aynı zamanda sektörün karşı karşıya olduğu ekonomik zorluklara karşı geliştirilen stratejik çözümler vardı. Sektörün öncü firmalarından Glengo Lectra Teknoloji Genel Müdürü Aykut Vural ile Lectra Baş Müşteri Sorumlusu Javier Garcia’nın fuarda yaptığı açıklamalar, teknolojinin sektörün dönüşümünde oynayacağı kritik rolü gözler önüne serdi. Garment Tech İstanbul Fuarı, bu yönüyle yalnızca bir ürün tanıtım alanı değil, aynı zamanda tekstil ve hazır giyim sektörüne yön verecek fikirlerin, teknolojilerin ve stratejik iş birliklerinin paylaşıldığı önemli bir platform haline geldi.
“Sanayi 4.0 Entegrasyonu ile Artık Kumaş İsrafı Tarihe Karışıyor”
Glengo Lectra Genel Müdürü Aykut Vural, fuarın üç yıl aradan sonra yeniden yapılmasının sektör adına büyük bir fırsat olduğunu belirtti. Vural, bu süreçte teknolojik olarak önemli sıçramalar yaşandığını vurgulayarak şu açıklamalarda bulundu: “Garment Tech İstanbul Fuarı’nda üç yılda geliştirilen en son teknolojileri sektörle buluşturma fırsatı yakaladık. Özellikle bu dönemde Sanayi 4.0 uygulamalarına odaklandık. Artık tüm sistemler birbiriyle dijital olarak konuşabiliyor, veri paylaşabiliyor. Bu entegrasyon, üretim süreçlerinin daha verimli ve kontrol edilebilir hale gelmesini sağladı.”
Vural, özellikle konfeksiyon üretiminde en önemli maliyet kalemlerinin işçilik ve kumaş olduğunu hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti: “Yeni çözümlerimizle bu iki ana gider kalemini minimize etmeye çalışıyoruz. Özellikle geliştirdiğimiz Zero Buffer kesim teknolojisi, neredeyse sıfır kumaş israfıyla çalışabiliyor. Geçmişte %5 ila %7 oranında kumaş fireleri normal kabul edilirdi. Şimdi bu israfı ortadan kaldırıyoruz. Ayrıca makinelerimiz artık daha az işçilik gerektiriyor; bu da hem verimliliği artırıyor hem de üreticilere ciddi maliyet avantajı sağlıyor.”
“Yeni Teknolojilere Yatırım, Gerilemeyi Durdurabilir”
Türkiye’de yaşanan ekonomik zorluklara da değinen Vural, fuarın bu açıdan da kritik bir rol oynadığını belirtti: “Hepimizin bildiği gibi kur baskısı, artan üretim maliyetleri ve azalan ihracat siparişleri nedeniyle Türk konfeksiyon sektörü zor bir dönemden geçiyor. İş gücünde de ciddi azalmalar var. Ancak bu fuarda sergilenen ileri teknolojiler, işletmeler için adeta bir çıkış kapısı niteliğinde. Eski teknolojiler artık sürdürülebilir değil. Bu yüzden üreticilerimizin daha az maliyetle, daha yüksek kaliteyle üretim yapabilecekleri sistemlere yönelmeleri şart. Yeni teknolojilere yapılacak stratejik yatırımlar, yaşanan gerilemeyi yavaşlatabilir, hatta tersine çevirebilir.”
“İstanbul, Stratejik Bir Buluşma Noktası”
Fuarın İstanbul’da yapılmasının uluslararası boyutunu da değerlendiren Vural, şunları söyledi:
“İstanbul, tarih boyunca Doğu ile Batı’yı birleştiren, ticaretin ve kültürün kesişim noktası olmuş bir şehir. Bugün de aynı rolü sürdürüyor. Böyle bir şehirde bu düzeyde bir teknoloji fuarının yapılması hem yerli üreticiler hem de uluslararası ziyaretçiler açısından çok büyük avantaj. İstanbul’un seçilmiş olması bu fuarın başarısını artıran önemli faktörlerden biri.”
“Moda Endüstrisinin Dijital Dönüşümünü Valia Fashion ile Hızlandırıyoruz”
Garment Tech İstanbul Fuarı’nın uluslararası ayağında ise dikkatler Lectra Baş Müşteri Sorumlusu Javier Garcia’nın açıklamalarına çevrildi. Garcia, Türkiye’de ilk kez tanıtılan yeni nesil çözüm Valia Fashion’ın modada dijital dönüşüm açısından dönüm noktası olduğunu belirtti:
“Bugün burada tanıttığımız Valia Fashion, moda sektöründeki kesim süreçlerini dijitalleştirerek devrim yaratıyor. Bu sistem; loT, bulut teknolojisi, yapay zekâ gibi Endüstri 4.0 teknolojilerini entegre biçimde kullanıyor. Bu sayede daha hızlı üretim, daha az hata ve daha düşük maliyet mümkün hale geliyor. Artık insan odaklı manuel süreçler yerini akıllı ve otomatik sistemlere bırakıyor.”
“Lectra 4.0 ile 2030’a Kadar Sektörün Dijital Lideri Olmayı Hedefliyoruz”
Garcia, şirketin 2017 yılında başlattığı Lectra 4.0 dijitalleşme stratejisini de şu sözlerle anlattı: “Lectra olarak 2017’den bu yana Endüstri 4.0 teknolojilerine büyük yatırımlar yapıyoruz. Amacımız, 2030 yılına kadar moda, otomotiv ve mobilya gibi faaliyet gösterdiğimiz tüm sektörlerde dijital dönüşümün lider oyuncusu olmak. Moda sektörüne özel geliştirdiğimiz çözümler arasında Kubix Link (PLM) ve Textile Genesis büyük ilgi görüyor. Her biri, sürdürülebilirlik ve şeffaflık ilkelerine dayalı, sektörün ihtiyaçlarına özel olarak tasarlandı.”
Ayrıca 2024 yılının finansal açıdan rekorlarla kapatıldığını belirten Garcia; “2024’ü 527 milyon Euro ciro ve 91 milyon Euro’nun üzerinde FAVÖK ile kapattık. Bu rakamlar, bir önceki yıla göre sırasıyla %10 ve %15 büyüme anlamına geliyor. Üstelik dünya genelinde ekonomik belirsizliklerin hâkim olduğu bir ortamda bu başarıyı elde ettik.” dedi.
2025 yılı içinse temkinli ancak umutlu olduklarını belirten Garcia, sözlerini şöyle tamamladı: “Yeni yılda piyasalar öngörülemeyen pek çok değişkene açık. Ancak Lectra olarak güçlü finansal yapımız, yüksek oranda tekrarlayan gelir modelimiz ve yeni çözümlerimizle müşterilerimizin her koşulda yanında olacağız. Amacımız yalnızca gelir artırmak değil; aynı zamanda moda endüstrisinin değişen koşullara uyum sağlamasına ve dijitalleşerek güçlenmesine destek olmak.”





