“ITM 2026 Sektörün Üzerindeki Ölü Toprağını Attı”
Konfeksiyon Otomasyon Makine İmalatçıları Derneği (KOMİD) Başkanı Haluk Akın, ITM 2026 Fuarı’nın beklentilerin üzerinde bir ilgiyle tamamlandığını belirterek, fuarın sektör açısından moral ve motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Hindistan, Pakistan ve İran başta olmak üzere birçok ülkeden ziyaretçinin fuara yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Akın, Türk makine üreticilerinin önemli satışlar gerçekleştirdiğini ve sektörde uzun süredir hissedilen durgunluğun yerini yeniden umut ve hareketliliğe bıraktığını vurguladı.
Türk makine üreticilerinin fuar süresince önemli satışlara imza attığını ifade eden Akın, uzun süredir hissedilen durgunluğun yerini yeniden umut ve hareketliliğe bıraktığını dile getirdi. Türkiye’nin tekstil makineleri alanındaki üretim gücünün her geçen yıl daha da arttığını belirten Akın, özellikle yapay zekâ, otomasyon ve yazılım tabanlı çözümlerde Türk üreticilerinin dünya ile rekabet edebilecek seviyeye ulaştığını söyledi. ITM 2026’nın sektör için adeta bir “can suyu” olduğunu belirten Akın, fuarın hem mevcut ihracat pazarlarını güçlendirdiğini hem de yeni ticari iş birliklerinin önünü açtığını ifade etti.
Tüm sektörlerde olduğu gibi tekstil ve hazır giyim sektörü de son yıllarda ekonomik dalgalanmalar, artan maliyetler ve küresel belirsizliklerle karşı karşıya. Bu zorlu süreçte ITM 2026 Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı sektör için sizce ne kadar önemli?
Beklediğimizin çok üstünde bir ilgi gördük. Hindistan, Pakistan ve İran’dan misafirlerimiz geldi. Evet, olumsuz bir ortamdayız ancak bu olumsuz ortamın fuarı çok fazla etkilemediğini görüyoruz. Bu da bizim için memnuniyet verici.
Fuar süresince çok ciddi satışlar yapan Türk makineci arkadaşlarımızı duyduk ve bu bizi çok memnun etti. Bizim yurt dışına satış konusunda bir problemimiz yok. Bu fuar uzun yıllardır yapılan ve kendini kanıtlamış uluslararası bir fuar. Öncesinde olumsuz bir ortamdan, kötü şartlardan bahsediliyordu ve çok negatif yorumlar yapılıyordu. Ancak bugün görüyoruz ki bu değerlendirmelerin büyük bölümü boşa çıktı. Gayet başarılı ve bizi memnun eden bir fuarı tamamladık.
Tekstil ve konfeksiyon makineleri sektörü açısından bugün hangi ihracat pazarları ön plana çıkıyor?
Herkesin dilinde Mısır var ama sadece Mısır değil. Artık birçok bölgede konfeksiyon üretimi yapılmaya başlandı. Hindistan önemli bir pazar, Bangladeş önemli bir pazar, Pakistan önemli bir pazar. Hatta İspanya bile yeniden pazar olmaya başladı. Portekiz tekrar yükselişe geçti. Bugün Portekizli ziyaretçilerimiz de var. Olumsuz bir görüntü yok. Elbette dünyada ekonomik bir kriz ve belirsizlik söz konusu. Ancak bunların çok uzun süre devam edeceğini düşünmüyoruz, daha doğrusu arzu etmiyoruz. Karamsarlık bizim doğamızda yok. Türk makinecileri olarak her zaman mücadele ettik, daha önce de benzer sıkıntılar yaşadık. Şu anda döviz baskısı bizi yoruyor ancak önümüzdeki dönemde bunun da dengeleneceğini düşünüyoruz ve yolumuza devam edeceğiz.
ITM 2026’nın Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Kuzey Afrika, Türki Cumhuriyetler ve Asya’dan gelen ziyaretçiler sayesinde bu pazarlara erişim konusunda nasıl bir katkı sağlayacağını düşünüyorsunuz?
Geçmişteki tüm ITM fuarları oldukça başarılıydı. Tüyap ve Teknik Fuarcılık bu işi son derece profesyonel şekilde yürütüyor. Hiçbir zaman kriz var diye tanıtımdan vazgeçmediler veya bütçeleri kısmadılar. Bu nedenle hem Tüyap’a hem de Teknik Fuarcılık’a minnettarız. Yurt dışı tanıtım çalışmalarının sonuç verdiğini fuar boyunca net şekilde gördük. Dünyada bu alanda öne çıkan üç büyük fuardan biri ITM’dir. Hatta bize göre birinci sıradadır. Çünkü Türkiye’de vize serbestliği var. Avrupa’daki benzer fuarlarda ziyaretçiler ciddi vize sorunları yaşıyor. Bizim müşteri kitlemiz Bangladeş’ten, Pakistan’dan ve gelişmekte olan birçok ülkeden geliyor. Bu nedenle ITM’nin avantajı çok büyük.
ITM 2026’nın Türkiye ve dünya genelinde konfeksiyon makineleri sektörüne sağlayacağı katkıları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Biz bunu iki dönemli değerlendiriyoruz. ITM iki yılda bir düzenleniyor ve her organizasyonda önemli sonuçlar alıyoruz. Konfeksiyon makineleri ise biraz daha farklı bir alan. Bu nedenle geçtiğimiz yıl Garment Tech Fuarı kapsamında ayrı bir organizasyon gerçekleştirdik ve önümüzdeki yıl ikincisini yapmayı planlıyoruz. Bir yıl ITM, bir yıl konfeksiyon makineleri fuarı gerçekleştirerek Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyon fuarcılığındaki gücünü korumayı hedefliyoruz. KOMİD olarak bunu güçlü şekilde destekliyoruz. TEMDAD da bizimle birlikte aynı görüşü paylaşıyor. Bu fuarların devam etmemesi için hiçbir sebep yok.
ITM’nin İstanbul’da düzenlenmesi ziyaretçi ve katılımcı profiline nasıl yansıyor?
İstanbul zaten çok önemli bir merkez. Bu fuarın İstanbul’da uzun yıllardır süren bir geçmişi ve sürdürülebilirliği var. Teknik Fuarcılık’ın ve Tekstil Teknoloji dergisinin desteğiyle bu organizasyonları başarıyla sürdürüyoruz. Bugün otel ve yaşam maliyetleri gibi bazı olumsuzluklar olsa da bunların geçici olduğunu düşünüyoruz. İstanbul her zaman üst sıralarda yer alan bir fuar merkezi olmuştur ve gelecekte çok daha ileri noktalara gelecektir.
Dijitalleşme, otomasyon, yapay zekâ destekli üretim sistemleri ve sürdürülebilirlik artık sektörün temel gündem maddeleri arasında. ITM 2026’da öne çıkan teknolojileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türk makineciler olarak dünyada daha önce yapılmamış birçok teknolojik makineyi üretmeye başladık. Hâlâ “Bunları Türkler mi yapıyor?” denmesi açıkçası bizi rahatsız ediyor. Çok başarılı makineler üretiyoruz. Yazılım konusunda da, makinelerde yapay zekâyı kullanma konusunda da Türk makine sektörü çok iyi bir noktaya gidiyor. Önümüzdeki dönemde bu başarının daha da artacağına inanıyorum.
ITM 2026’yı tek bir kelimeyle tanımlamanız gerekse hangi kelimeyi seçerdiniz?
Son dönemde sektörün üzerinde adeta bir ölü toprağı vardı. Özellikle kasım ayından bu yana bunu hissediyorduk. Ancak ITM 2026’da o ölü toprağını attık diyebilirim. Bu fuar bizim için yeni bir can suyu oldu.





