“ITM Fuarı Yenilikleri Takip Etmek İsteyenler İçin Önemli Fırsatlar Sunuyor

İTHİB (İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz; “Dünya tekstil sektörünün lider markalarını buluşturan bir etkinlik olması sebebiyle ITM 2020 Fuarı’nın büyük kazanımlarla sonuçlanacağını umuyoruz.” dedi.

“ITM Fuarı Yenilikleri Takip Etmek İsteyenler İçin Önemli Fırsatlar Sunuyor

İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz; “Dünya tekstil sektörünün lider markalarını buluşturan bir etkinlik olması sebebiyle ITM 2020 Fuarı’nın büyük kazanımlarla sonuçlanacağını umuyoruz.” dedi.

Geçtiğimiz yıl tekstil sektöründe Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorlarının kırılmasının ardından bu yıl da ihracatta artışın sürmesi bekleniyor. 2019 yılı için belirlenen hedef pazarlar arasında Afrika’nın yanı sıra Güney Amerika ve Uzak Doğu Asya pazarları da yer alıyor.

2018 yılında 794 milyon dolar değerinde gerçekleşen tekstil ve hammaddeleri ihracatının 600 milyon dolardan fazlasını tek başına ABD oluşturuyor. İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz, Amerika kıtasına yönelik ihracatımızda pazar çeşitliliğini arttırabilmemizin sürdürülebilir ihracat açısından çok önemli olduğunu belirtiyor.

İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz ile ITM News için bir röportaj gerçekleştirdik. Tekstil sektörünün 2019 ihracat hedeflerini anlatan Öksüz, ITM 2020 Fuarıyla ilgili de önemli açıklamalarda bulundu. Öksüz, ITM gibi büyük ölçekli fuarların sektörün nabzını tutmak ve yenilikleri takip etmek isteyen tüm profesyoneller için önemli ticari fırsatlar sunduğunu vurguladı.

TEKSTİL SEKTÖRÜ HER GEÇEN GÜN DAHA FAZLA ÜRETİM YAPIYOR

Tekstil sektörü, en büyük katma değeri sağlayan ve ülkenin cari açığının kapatılmasında öncü sektörlerden birisi olarak Türkiye ekonomisi, sanayisi ve ihracatı için büyük önem taşıyor. Bu sektörün yatırımları ve ihracatının seyri hakkında beklentileriniz ve tahminlerinizi açıklar mısınız?

2018 yılında tekstil ve hammaddeleri sektörümüzün ihracatı 10,5 milyar dolar değerinde gerçekleşti. Cumhuriyet tarihimizin ihracat rekorunun kırıldığı 2018 yılında olduğu gibi yakaladığımız ihracat artışının 2019 yılında da artarak devam edeceğini öngörüyoruz.

2019’un ilk çeyreğinde tekstil ve hammaddeleri sektörü geçen yılın aynı dönemine kıyasla biraz azalsa da bu gidişat tersine dönmeye başladı. Özellikle miktar bazında ihracatımız sürekli artış kaydediyor. Bu da demek oluyor ki sektörümüz her gün bir öncekinden daha fazla üretiyor. Mevcut konjonktürde ihracatımız gerek kurlardaki hareketlilik nedeniyle gerek küresel ölçekte yaşanan hadiseler nedeniyle bir miktar azalmış gibi görünse de her yıl dış ticaret fazlası veren sektörümüzün 2019 yılını da bir önceki yıldan daha yukarıda bir ihracat değeri ile kapatacağını öngörüyoruz.

İTHİB olarak 2019 yılında %10 ihracat artışı gerçekleştireceğinizi açıkladınız. Bu doğrultuda, uyguladığınız eylem planınız hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Öncelikli hedefimiz ülkemizin ihracatı için önemli bir konumda olan sektörümüzün ihracat artışı trendini korumasını ve artırmasını sağlamak. Ancak gerek iç piyasada gerekse global ölçekte yaşanan gelişmelerden etkilenen bir sektör olduğumuz için sürekli kendimizi yeniliyor ve yeni yollar arıyoruz.

Bu kapsamda 2019 yılı başında Ticaret Bakanlığımızın desteğiyle 5 farklı alt sektör için Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi (Ur-Ge)’ni hayata geçirmek için başvuruda bulunduk. Şu an halihazırda ev tekstili sektöründe devam eden projemizin yanında konfeksiyon yan sanayi ve teknik tekstil sektörlerinde faaliyet gösteren üye firmalarımız için proje onayımızı aldık ve çalışmalara başladık.

Bunun dışında yurt dışı tanıtım ataklarında bulunuyoruz. Şubat ayında New York Fashion Week’te Türkiye Tanıtım Grubu iş birliği ile Türk kumaşını tüm dünyaya tanıttık, Türk tasarımcılarımızı destekledik.

Genel kapsamlı ticaret heyetleri yerine ‘yeni nesil ticaret heyetleri’ adı verdiğimiz organizasyonları hayata geçiriyoruz. Buna göre, belli bir ülkedeki hedef firmaya nokta atışı yaparak arz ve talebin birebir örtüştüğü heyetlerimizi düzenliyoruz. Bunun yanında özel nitelikli alım heyetlerimizle de yabancı firmaların temsilcilerini ülkemizdeki ihracatçı firmalarımızla buluşturmaya devam ediyoruz.

JAPONYA VE GÜNEY KORE PAZARLARINA YÖNELİK PROJELERİ HAYATA GEÇİRMEYİ HEDEFLİYORUZ

Dünyanın her noktasına ihracat gerçekleştiren tekstil sektörünün, 2018 yılında uzak noktalara yaptığı ihracatlar, tarihinin en yüksek rakamlarına ulaştı. Buna istinaden tekstil sektörü 2018 yılında hangi yeni pazarlara açıldı, 2019 yılında hedefte hangi ülkeler var?

2019 yılı için belirlediğimiz hedef pazarlar arasında Afrika’nın yanında Güney Amerika ve Uzak Doğu Asya yer alıyor. 2018 yılında Amerika kıtasına ihracatımız %6 oranında artarak 794 milyon dolar değerinde gerçekleşti. Ancak bu ihracatın 600 milyon dolardan fazlasını tek başına ABD oluşturuyor. Amerika kıtasına yönelik ihracatımızda da pazar çeşitliliğini arttırabilmemiz sürdürülebilir ihracat açısından çok önemli.

2018 yılında Asya ve Okyanusya ülkelerine tekstil ve hammaddeleri ihracatımız %25,1 oranında artarak 677 milyon dolar değerinde gerçekleşti. Önümüzdeki dönemde Türkiye tekstil ve hammaddeleri sektörümüzün sürdürülebilir ve katma değerli ihracat gerçekleştirebileceği Japonya ve Güney Kore pazarlarına yönelik projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığımızın Japonya ile gerçekleştirmeyi hedeflediği Serbest Ticaret Anlaşmasını oldukça önemsiyoruz.

Teknik tekstil sektörü hakkında değerlendirme yapabilir misiniz? Ülkemizde tekstil üreticilerinin bu alandaki faaliyetlerini yeterli buluyor musunuz? Teknik Tekstil sektörü için hayata geçirilecek olan Ur-Ge Projeniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Günümüzde tekstil mamulleri; otomotiv, gemi inşa, havacılık, makine, elektronik, elektroteknik, tıp, inşaat, tarım gibi çok çeşitli alanlarda kullanılıyor. Ayrıca metal ve plastik malzemeleri ile yer değiştirmesi mümkün görülüyor. Artık tekstil ve konfeksiyon ürünleri, sadece giyinmek için değil, çok çeşitli yerlerde farklı işlevlerde değerlendirilebiliyor.

“Teknik tekstil” adı verilen ürün grubunun temel özelliği işlevsel ürünler olmalarıdır. Yani bu ürün grubu fonksiyonel özellikleri ve her geçen gün artan ürün çeşitliliği ile günlük yaşamda daha fazla yer buluyor. Tarımdan inşaat sektörüne, jeotekstil ürünlerden hijyenik ve tıbbi alanda kullanılan ürünlere, otomotiv tekstillerinden spor tekstillerine ve akıllı tekstillere kadar pek çok alanda tekstil sektörünün inovatif faaliyetler sonucunda ağırlığının arttığını görüyoruz.

Türkiye 2017 yılında 1,54 milyar dolar teknik tekstil ihracatı gerçekleştirirken 2018 yılında %13 artış ile 1,75 milyar dolar değerinde teknik tekstil ihracatı gerçekleştirdi. Bu alanda yükselen bir ihracat grafiğimiz var. Ancak günden güne değişen ihtiyaçları karşılamak durumunda olan sektörümüz için bunlar yeterli değil. Dolayısıyla bu alanda üretim kapasitemizi artırıp kendimizi geliştirmemiz gerekiyor.

Bu ihtiyaçlardan yola çıkarak Ticaret Bakanlığımız tarafından desteklenen Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (Ur-Ge) Projemize yenisini ekledik. Şu an 13 firmamız ile teknik tekstil sektörüne yönelik projemiz için Bakanlığımızdan onay aldık. İnanıyoruz ki projemiz kapsamında hayata geçireceğimiz eğitim, danışmanlık organizasyonları ve yurt dışı pazarlama faaliyetleriyle firmalarımızın üretim ve ihracat kapasitelerini artırmayı sağlayarak ülkemize katkıda bulunmaya devam edeceğiz.

Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle e-ihracat seferberliği başlatıldı. E-ihracat seferberliğinin tekstil firmalarına ne tür kazanımları olacak? Dijital dönüşüm için firmalara ne tür sorumluluklar düşüyor?

Günümüzde artık pek çok süreç dijital ortama taşınmış durumda. Bu tarz değişimlerden ilk etkilenen sektörlerden biri olduğumuz için dijital dönüşümden de kendimizi soyutlamamız olanaksız. Artık geleneksel anlamda satış ve pazarlama teknikleri elektronik ortama taşınmış durumda. Bakanlığımızın bu kapsamda firmalarımıza sağladığı destek, dış dünyaya ve yeni pazarlara açılıp yeni müşterilere erişebilme noktalarında çok kıymetli bir imkân sunuyor.

Bizler de sektör olarak dijital dönüşüme oldukça önem veriyoruz. Sektörümüzde faaliyet gösteren belli sayıda firmaya, firma başına sağlanacak 1 milyon TL tutarında bir destek ile orta vadede 2 milyar dolara yakın bir ihracat geliri elde edebilmenin mümkün olduğunu savunuyoruz. Çünkü sektörümüzün yeni ufuklara yelken açması, yeni hikâyeler yazabilmesinin yolu değişen ve günden güne gelişen dünyaya uyum sağlamaktan geçiyor. Üretim sürecini otomasyon süreçlerine entegre edip verimliliği artırabilmek temel hedefimiz. Bu doğrultuda, sektörümüzün kabiliyeti ve devlerimizin destekleriyle yeni başarılara ulaşacağımıza inancımız tam.

ITM 2020 FUARININ BÜYÜK KAZANIMLARLA SONUÇLANACAĞINI UMUYORUM

2-6 Haziran 2020’de düzenlenecek olan ITM 2020 ve eş zamanlı düzenlenen HIGHTEX 2020 fuarlarının tekstil sektörüne katkıları sizce neler olacak? Özellikle, dünya genelinde yüzlerce katılımcısı, on binlerce ziyaretçisiyle global bir buluşma noktası haline gelen ITM Fuarlarını değerlendirir misiniz?

Hepimizin bildiği gibi ITM gibi büyük ölçekli fuarlar sektörün nabzını tutmak ve yenilikleri takip etmek isteyen tüm profesyoneller için önemli ticari fırsatlar sunuyor. Böyle bir etkinliğe ülkemizin ev sahipliği yapması da çok önemli çünkü Doğu ve Batı dünyası arasında kurduğumuz stratejik köprü konumunu açıkça görebiliyoruz.

Dünya tekstil sektörünün lider markalarını buluşturan bir etkinlik olması sebebiyle de büyük kazanımlarla sonuçlanacağını umuyoruz.

COMMENTS