SASA, Türkiye’nin En Büyük PTA Tesisini Tamamladı
SASA, Adana’da stratejik öneme sahip dev yatırımlarını tamamladı. Şirket, Türkiye’nin en büyük PTA tesisini ve yıllık 330 bin ton kapasiteli yeni cips üretim tesisini ticari üretime geçirdi. Bu yatırımlar hem ithalatı azaltacak hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacak.
Erdemoğlu Holding bünyesinde faaliyet gösteren SASA; polyester, elyaf, filament iplik, polyester bazlı polimerler, özel polimerler ve ara ürünlerde dünyanın önde gelen üreticileri arasında yer alıyor. Şirket, Türkiye’nin cari açığını azaltacak ve istihdam yaratacak yatırımlara öncelik vermeyi sürdürüyor.
SASA, Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada; Adana’daki yerleşkesi içinde, 1,72 milyar dolar yatırım bedeliyle inşa edilen ve yıllık 1 milyon 750 bin ton üretim kapasitesine sahip Saflaştırılmış Tereftalik Asit (PTA) Tesisi’nin tamamlandığını duyurdu. Şirket, bu tesisin stratejik bir yatırım niteliği taşıdığını belirtti.
Açıklamada, 150’den fazla firmanın katkısıyla ve 40 milyon adam-saatlik çalışma süresiyle yürütülen inşaat, mekanik montaj, devreye alma süreçleri ile deneme üretimlerinin tamamlandığı; tesisin 3 Mart 2025 tarihi itibarıyla ticari üretime geçtiği bildirildi. Üretilecek ham maddenin büyük ölçüde SASA’nın mevcut üretim kapasitesinde kullanılacağı ifade edilirken yatırımın uzun vadede şirketin gelirlerine ve kârlılığına olumlu etkide bulunacağı vurgulandı.
SASA, bununla birlikte Adana yerleşkesinde MTR teknolojisine sahip Tekstil Cipsi, Şişe Cipsi ve Pet Cipsi Üretim Tesisi’ni de yaklaşık 230 milyon ABD doları yatırımla tamamladığını ve bu tesisin 30 Nisan itibarıyla ticari üretime başladığını açıkladı. Yıllık 330.000 ton kapasiteli tesisin, SASA’nın cirosuna yıllık yaklaşık 350 milyon ABD doları katkı sağlaması bekleniyor. Şirketin bu yatırımlarla ihracat oranlarını uzun vadede %50 seviyesine çıkarmayı hedeflediği biliniyor.
SASA’nın 2025 yılının ikinci yarısında devreye alması planlanan bir diğer önemli yatırım ise Türkiye’nin ilk Low-Melt Elyaf Üretim Tesisi olacak. Hijyen, mobilya, tekstil ve sağlık sektörlerinde kullanılan nonwoven ürünlerdeki tamamen dışa bağımlı olan hammadde ihtiyacının yerli üretimle karşılanması hedefleniyor. Şirket, bu yatırımıyla hem iç pazarda tedarik gücünü artırmayı hem de katma değeri yüksek ürünlerle küresel rekabette avantaj sağlamayı amaçlıyor.





