Spor Ayakkabılarda İnovasyonun Adı: Sandviç Kumaşlar
Sandviç kumaşlar, performans, konfor ve tasarımı bir araya getirerek spor ayakkabıların geleceğini şekillendiriyor. Karl Mayer’in yeni Tekstil İnovasyon Merkezi ise ileri çözgülü örme teknolojileri, uzmanlık ve inovasyonu aynı platformda buluşturarak yeni nesil ayakkabı tekstillerinin geliştirilmesine öncülük ediyor.
İnovatif sandviç kumaşlar spor ayakkabı pazarını nasıl dönüştürüyor ve Karl Mayer’in yeni Tekstil İnovasyon Merkezi, performans odaklı ayakkabıların yeni neslinin geliştirilmesinde neden itici bir güç olmaya hazırlanıyor? Spor ayakkabı pazarı istikrarlı bir büyüme vadediyor. 2030 yılına kadar dünya genelinde yıllık yaklaşık %15 oranında büyümesi ve yaklaşık 462 milyar ABD doları hacme ulaşması bekleniyor. Bu büyümenin temel itici güçleri arasında tekstil inovasyonları yer alıyor. İleri çözgülü örme kumaşların ve ayakkabılara yönelik yeni tekstil konseptlerinin geliştirilmesi, Karl Mayer’in Tekstil İnovasyon Merkezi’nde Kıdemli Tekstil Geliştirme Uzmanı Michael Kieren’in odaklandığı başlıca çalışma alanlarından biri.
Tekstil sektöründe deneyimli bir profesyonel olan Kieren, 20 yılı aşkın süredir sandviç kumaşlar üzerine yoğun bir şekilde çalışıyor. Çok yönlü tasarım olanakları sayesinde bu tekstiller, ayakkabı sektöründe kendine sağlam bir yer edinmiş durumda. Kieren, Textile News editörü Ulrike Schlenker ile gerçekleştirdiği röportajda sandviç kumaşların ayakkabı dünyasını nasıl dönüştürdüğünü, pazara yön veren trendleri ve Tekstil İnovasyon Merkezi’nin bu süreçteki rolünü anlatıyor.
US: Öncelikle geçmişe dönelim. Spor ve athleisure ayakkabı pazarındaki beklentiler son 10 yılda nasıl değişti?
MK: Stil açısından yaşanan değişim özellikle dikkat çekici. Spor ayakkabılar artık çok daha renkli ve tasarım odaklı. Çözgülü örme makinesinde doğrudan karmaşık desenler oluşturabilme ve farklı malzemeleri bir araya getirebilme imkânı, tasarım seçeneklerinin kapsamını büyük ölçüde genişletti.
Bununla birlikte, işlevsellik de giderek daha fazla ön plana çıktı. Nefes alabilirlik, her harekette ayağın güvenli şekilde kavranması ve yüksek yükler sırasında hedeflenen desteğin sağlanması günümüzde kritik önem taşıyor. Ancak bu performans özellikleri artık giderek daha az görünür hale geliyor. Modern spor ayakkabılar, teknik özelliklerini açıkça sergilemeden performans ve tasarımı bir arada sunuyor.
Sürdürülebilirlik konusu da son yıllarda önem kazandı. Üreticiler, çevre dostu ürünlere yönelik artan talebe; geri dönüştürülmüş malzemeler kullanarak ve geri dönüştürülebilir, tek malzemeli çözümler geliştirerek yanıt veriyor.
Pazar hacmi açısından spor ayakkabı sektörü, modadaki türler arası geçişten de faydalanıyor. Günümüzde bir takım elbiseyle sneaker giymek, küçük siyah bir elbiseyle spor ayakkabı kullanmak kadar kabul edilebilir hale geldi. Bu değişim, spor ayakkabıların kalitesinin önemli ölçüde yükselmesi ve toplumun kıyafet kurallarına ilişkin bakış açısının, pandeminin başlamasından bu yana, hatta daha öncesinden itibaren köklü biçimde değişmesi sayesinde mümkün oldu.
US: Bu trendler ne kadar kalıcı? Önümüzdeki beş yıl için beklentileriniz neler?
MK: Daha fazla renk ve daha karmaşık desenlere yönelik trendin devam edeceğini düşünüyoruz. Bu nedenle, mümkün olanların sınırlarını önemli ölçüde genişleten yeni bir çift iğne yataklı raşel örgü makinesi olan RDJ 7/3’ü geliştirdik. Öne çıkan yeni özellikler arasında, neredeyse mükemmel şekilde yuvarlak ve daha büyük deliklere sahip file tasarımları ile çok daha çeşitli kontur ve varyasyonlarla, doğrudan makine üzerinde gerçekleştirilebilen entegre desenler ve fonksiyonel bölgeler bulunuyor.
Buna ek olarak, geniş renk seçenekleri, çok çeşitli tasarım uygulamalarında etkileyici çok renkli efektlerin oluşturulmasına olanak sağlıyor.
Performans bölgelerinin ek işlem adımlarına ihtiyaç duyulmadan doğrudan tekstil üretim sürecinde kumaşa entegre edilmesi ve forma yakın üretim giderek daha önemli hale geliyor. Bu yaklaşım, üretimi kolaylaştırıyor ve bazı durumlarda bugün hayal bile edemediğimiz ayakkabı çözümlerinin geliştirilmesine olanak tanıyor. 2D’den 3D’ye geçiş ve tamamen yeni işlevlerin geliştirilmesi burada önemli bir rol oynuyor.
Ayrıca kaba yapılı düz örme kumaşlara yönelik eğilimin tersine döndüğünü ve ince desen yapılarına sahip kumaşların giderek daha fazla ilgi gördüğünü de gözlemliyoruz. Kısa süre önce E 32 incelikte jakar özellikli bir çift iğne yataklı raşel örgü makinesi piyasaya sunduk ve bu makineyle ilk ayakkabı üst yüzlerini ürettik. Bu ürünler müşterilerimiz tarafından son derece olumlu karşılandı.
US: Görünüşe göre spor ayakkabı sektöründe pek çok gelişme yaşanıyor! Çözgülü örme sektörü gelecekteki gelişmeleri nasıl destekleyebilir?
MK: Çözgülü örme teknolojisi, olağanüstü yüksek üretkenliği geniş tasarım seçenekleri ve dikkat çekici ekolojik verimlilik ile bir araya getiriyor. Bu da onu benzersiz bir tekstil üretim teknolojisi haline getiriyor. Çözgülü örme, düz örmeye kıyasla önemli ölçüde daha hızlı. Nitekim Frankfurt’ta düzenlenen son Techtextil fuarında, PLUS konfigürasyonuna sahip üç taraklı yüksek hızlı trikot makinesinin ayakkabı kumaşı üretimindeki kullanımını video aracılığıyla başarıyla sergiledik.
Ayrıca çözgülü örme, örneğin su jeti veya hava jeti dokumaya kıyasla önemli ölçüde daha küçük bir ekolojik ayak izi oluşturuyor.
Bunun yanı sıra çözgülü örme, teknolojik gelişmeler ve dolayısıyla müşterilere sunulabilecek ilave faydalar açısından da büyük bir potansiyel taşıyor. Desensiz spacer kumaşların üretiminde kullanılan ilk basit çift iğne yataklı raschel makinelerinden, günümüzde kablosuz jakar taraklarına sahip modern makinelere kadar yaşanan gelişim; yüksek düzeyde sofistike, entegre ve çok renkli tasarımların üretilebilmesi, bu teknolojinin ne kadar dinamik bir gelişim sürecinden geçtiğini etkileyici biçimde gösteriyor.
Ve bu gelişimin henüz sonuna gelmiş değiliz. Firmamızdaki fikir ve uzmanlık birikimi sayesinde şu anda yeni teknolojik çözümler geliştiriliyor ve gelecekte de tarih yazmaya devam edeceğiz.
US: Karl Mayer’in sunduğu olanaklarla devam edelim. Şirket kısa süre önce Obertshausen’deki merkezinde bir Tekstil İnovasyon Merkezi açtı. Bu yeni geliştirme platformu, ayakkabı sektöründeki müşterileri nasıl destekleyecek ve sektörde inovasyonu nasıl ileriye taşıyacak?
MK: Kısaca TIC olarak adlandırdığımız Tekstil İnovasyon Merkezi, müşterilerimizin, markaların ve diğer iş ortaklarımızın tekstil inovasyonlarını daha hızlı ve başarılı bir şekilde geliştirmelerine ve bunları pazara hazır ürünlere dönüştürmelerine yardımcı oluyor.
Dünya çapında benzersiz olan bu platform; 7.500 m²’lik alanı ve üç ülkedeki merkezleriyle ilhamı, tekstil uzmanlığını, son teknoloji makineleri ve uluslararası ağları bir araya getiriyor.
Müşteriler burada Karl Mayer uzmanlarıyla birlikte yeni fikirler geliştirebiliyor, malzemeleri ve makine çözümlerini test edebiliyor ve gerçek üretim koşullarında prototipler oluşturabiliyor.
Aynı zamanda TIC, tekstil sektörünün tamamı için önemli bir itici güç oluşturuyor. Tekstil değer zincirinin farklı paydaşlarını bir araya getiriyor, bilgi alışverişini teşvik ediyor, geleceğin trendlerini somut hale getiriyor ve iş birliği ile ilham için alan yaratıyor.
Merkezde; güncel trend sergilerinin yer aldığı bir Showroom, yaklaşık 90 yıllık desen geliştirme geçmişine ilişkin bilgiler sunan bir Inspiration Hub, geniş kapsamlı eğitimlerin verildiği Karl Mayer Academy ve çözgülü örme, çözgü hazırlama ve teknik tekstiller için benzersiz bir makine parkuruyla donatılmış geliştirme ve test alanı bulunuyor.
Tekstil dünyasını tüm bu olanakları deneyimlemeye ve yeni uygulamaları, tekstil inovasyonlarını ve geleceğe yönelik iş modellerini birlikte geliştirmeye davet ediyoruz.





