Bangladeş Giyim Endüstrisi 2029/30’da 100 Milyar Dolar İhracat Hedefine Ulaşabilir mi?
Dünyanın ikinci büyük giyim ihracatçısı konumundaki Bangladeş, 30 Haziran 2025’te sona eren 2024/25 mali yılında 39,35 milyar ABD doları tutarında ihracat gerçekleştirdi. Sektör, 2029/30 yılı için 100 milyar ABD doları gibi iddialı bir hedef koymuş durumda. Ancak Textiles Intelligence tarafından yayımlanan 51 sayfalık “Bangladeş’te Tekstil ve Giyim Endüstrisinin Görünümü, 2025” başlıklı rapor, bu hedefe ulaşmanın ciddi zorluklarla dolu olduğuna işaret ediyor.
Pek çok kişi bu hedefi gerçekçi bulmuyor; zira 2018/19 ile 2024/25 yılları arasında ihracat yalnızca yıllık ortalama %2,4 oranında arttı. Kabul etmek gerekir ki, bu yavaş büyüme büyük ölçüde COVID-19 pandemisi ve Ukrayna savaşı gibi ülkenin kontrolü dışında gelişen makroekonomik faktörlerin sonucunda ortaya çıktı. Büyüme aynı zamanda içsel sorunlardan da olumsuz etkilendi. Bunlar arasında; zayıflayan ekonomi, değer kaybeden para birimi, yüksek enflasyon, Ağustos 2024’te hükümetin çöküşü sonrası yaşanan siyasi kargaşa ve yetersiz altyapı özellikle verimsiz ulaşım yolları ve liman hizmetleri sayılabilir.
Bangladeş giyim sanayisinin bir başka zayıf noktası da hammadde bağımlılığı. Ülkenin tekstil endüstrisi giyim sanayisinin ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Pamuk ve kumaşın büyük bölümü ithal ediliyor. Bu durum hem fiyat hem de daha uzun teslim süreleri bakımından sektör için büyük bir maliyet doğuruyor. Ayrıca, taka’nın değer kaybetmesi ithalatı daha pahalı hale getiriyor ve üreticilerin zaten dar olan kâr marjları üzerinde ek baskı oluşturuyor.
Ayrıca sektör, ihracat pazarlarında çeşitlilikten yoksun. Giyim endüstrisi sınırlı sayıda ihracat pazarına sahip, özellikle AB ve ABD’ye aşırı derecede bağımlı durumda, bu nedenle bu pazarlarda uygulanabilecek ticaret kısıtlamalarına karşı hassasiyet gösteriliyor. Nitekim ABD, Başkan Trump döneminde Bangladeş’ten yapılan giyim ithalatına %20 oranında “karşılıklı” gümrük vergisi uygulamaya başladı.
Üstelik Bangladeş, Kasım 2026’da mevcut az gelişmiş ülke (EAGÜ) statüsünden orta gelirli ülke statüsüne geçecek. Bunun sonucunda, Bangladeş’ten AB başta olmak üzere birçok büyük pazara yapılan giyim ithalatı ek gümrük vergilerine tabi olacak. Bu durumun Bangladeş’in giyim ihracatı üzerinde olumsuz bir etki yaratması bekleniyor.
Kabul etmek gerekir ki, Bangladeş giyim ihracatları büyük olasılıkla diğer düzenlemeler kapsamında bu pazarlara tercihli oranlarda girmeye hak kazanacak. Ancak bunun için daha katı menşe kurallarına uyması gerekecek.
Tüm bu risklere rağmen, Bangladeş giyim sanayisi açısından umut verici gelişmeler de var. Hükümet, ülkenin toplam ihracatının %80’inden fazlasını oluşturan tekstil ve giyim endüstrisinin gelişimini teşvik etmeye istekli ve bu amaçla Asya’daki en liberal yabancı yatırımcı rejimlerinden birini sunuyor. Ayrıca, ülke bir dizi ihracat işleme bölgesine sahip ve hâlihazırda ek faydalar sağlanan birçok ekonomik bölge inşa ediliyor.
Aynı zamanda, Gap, H&M, Levi’s ve Zara gibi birçok büyük giyim markasının güçlü yatırım desteği var. Bu, ülkede bina güvenliğini artırmak amacıyla yürütülen çalışmalarla da kendini gösteriyor. Ayrıca, son yıllarda modern “yeşil” üretim tesislerinin kurulmasına yönelik çok sayıda yatırım yapıldı. Öyle ki, Bangladeş dünyada en fazla LEED (Enerji ve Çevre Tasarımında Liderlik) sertifikalı fabrikaya sahip ülke konumunda bulunuyor.
Ayrıca Bangladeş giyim endüstrisinin önemli ölçüde genişleme fırsatları da bulunuyor. Bunların başında daha yüksek katma değerli ürün ihracatına yönelme ve büyük ölçüde bakir olan sentetik elyaf (MMF) giyim pazarına açılma fırsatı geliyor. Hâlihazırda Bangladeşli giyim üreticileri ağırlıklı olarak pamuklu giyim ürünleri üretiyor. Oysa pamuklu giyim ürünleri küresel giyim pazarının yalnızca %25’ini oluştururken, sentetik elyaf giyim ürünleri yaklaşık %70’lik paya sahip.





