Derhan Tekstil, 30 Milyon Metrelik Üretim Gücüyle Global Pazarlara Açılıyor
Röportaj: Dilek HAYIRLI
10 milyon metre dokuma ve 20 milyon metre boyama kapasitesiyle üretimini sürdüren Derhan Tekstil, dijitalleşme, yapay zekâ, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik ekseninde dokuma teknolojilerini geleceğin ihtiyaçlarına göre şekillendiriyor. Entegre tesisinde iplik hazırlık, dokuma, boyahane ve apre süreçlerini bir arada yürüten Derhan Tekstil; üretiminin %60 ihraç ediyor.
1956 yılında dokuma kumaş üretimi amacıyla kurulan Serbest Tekstil’den bayrağı devralarak faaliyetlerine devam eden Derhan Tekstil, tekstil sektöründeki deneyimini modern üretim altyapısı ve teknoloji yatırımlarıyla ileriye taşıyor. Bursa Barakfakih Sanayi Bölgesi’nde 20.000 metrekare kapalı üretim alanına sahip entegre tesisinde iplik hazırlık, dokuma, boyahane ve apre süreçlerini bir arada yürüten Derhan Tekstil; yıllık 10 milyon metre dokuma ve 20 milyon metre boyama kapasitesiyle üretiminin %60’ını ihraç ediyor.
Derhan Tekstil Dokuma İşletmelerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İsmail Korkmaz ile Tekstil Teknoloji dergimiz için bir röportaj gerçekleştirdik. Röportajda; şirketin üretim yapısını ve teknoloji yatırımlarını, dokuma makinelerindeki gelişmeleri, küçük parti-yüksek çeşitlilik eğiliminin üretime etkilerini, akıllı fabrika vizyonunu ve sürdürülebilirlik çalışmalarını konuştuk.
Öncelikle Derhan Tekstil’in kuruluş hikâyesinden ve bugün ulaştığı noktadan bahsedebilir misiniz? Üretim hacmi, personel sayısı, ihracat hacmi hakkında bilgi verebilir misiniz?
1956 yılında dokuma kumaş üretmek amacıyla M. Lütfi Serbest tarafından kurulan Serbest Tekstil, 80’li yılların sonlarında yeni neslin yönetimi devralmasıyla yükselen grafiğine kurumsallaşmayı da ekleyerek tekstil sektöründe taşıdığı bayrağı Derhan Tekstil’e devretti. Bugün itibarıyla 10 milyon metre dokuma ve 20 milyon metre boyama kapasitesine ulaşan Derhan Tekstil, toplam üretiminin %60’ını ihraç ediyor ve toplamda 350 personeli ile ülkemiz sanayisinin daha ileri noktalara taşınması için çalışmalarını sürdürüyor.
Derhan Tekstil bugün hangi ürün gruplarıyla faaliyet gösteriyor? Üretim portföyünüzde öne çıkan kumaş türleri ve ürün grupları hangileri?
Derhan Tekstil, Bursa’nın Barakfakih Sanayi Bölgesi’ndeki 20.000 m² kapalı üretim alanına sahip modern fabrikasında bay ve bayan dış giyim üretiminde Türkiye’nin öncü firmaları arasında yer alıyor. İplik hazırlık, dokuma, boyahane ve apre departmanlarıyla entegre bir yapıya sahip olan tesisimizde; tekstil sektöründe öncelikli olarak tercih edilen pamuk, viskon, polyester, polyamid, Tencel, keten ve modal elyaflarının zengin karışımlarıyla, düz boya kendi tesislerinde dokunan yüksek kaliteli ve yenilikçi kumaşlar üretiliyor.
Başlıca ihracat pazarlarınız hangileri ve bu pazarlarda Derhan Tekstil’i öne çıkaran unsurlar neler? İhracat pazarlarından gelen talepler, ürün geliştirme süreçlerinizi nasıl şekillendiriyor?
Başlıca ihracat pazarımız; başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere İspanya, Fransa, İngiltere, Almanya ve İtalya’dır. Avrupa Birliği üyesi olmayan Rusya ve Sırbistan gibi Avrupa ülkelerine de ihracat gerçekleştiriyoruz. Bunun yanında özellikle Kuzey Afrika ülkeleri olan Fas, Tunus ve Mısır’a da ihracat yapıyoruz.
Üretim tesisinizde kullandığınız dokuma makineleri ve yardımcı teknolojileri seçerken hangi kriterleri göz önünde bulunduruyorsunuz?
Tesisimizde yapay zekâ ve dijitalleşme modellerinin ön plana çıktığı, enerji verimliliğinin artırıldığı makineleri tercih ediyoruz. Ağırlıklı olarak pamuklu üretim üzerine çalıştığımız için, makinelerin üretim kabiliyetlerinin pamuklu dokumaya uygun olmasına dikkat ediyoruz. Çevre dostu bir makine parkuru oluşturmak için de özen gösteriyoruz. Kısa termin süreleri nedeniyle üretim kapasitesi yüksek makine ve ekipmanlar tercih ediyoruz.
Dokuma teknolojilerinde son yıllarda yaşanan gelişmeler, üretim süreçlerini nasıl değiştirdi?
Dokuma teknolojilerinde son yıllarda yaşanan gelişmeler, üretimi geleneksel mekanik bir süreçten tamamen veri odaklı, hızlı ve esnek bir dijital üretim modeline dönüştürdü. Düne kıyasla bugün görülen en büyük fark, insan gücüne ve mekanik ayarlara dayalı sistemlerin yerini gerçek zamanlı yapay zekâ ve tam otomasyona bırakmış olmasıdır. Örnek vermek gerekirse, geçmişte mekanik mekikli veya ilk nesil mekiksiz (rapierli, projektilli) tezgâhlar yaygındı. Atkı atma hızları sınırlıydı ve mekanik aşınma yüksekti. Bugün ise ultra yüksek hızlı hava jetli (air-jet) ve su jetli tezgâhlar standardı belirliyor. Dakikada 2.000 atkı gibi ekstrem hızlara ulaşılıyor ve fire oranları minimuma iniyor.
Bugün otomasyon sayesinde tezgâhlar sensörler ve yapay zekâ destekli kameralarla donatıldı. Makineler iplik gerginliğini otomatik olarak ayarlıyor, atkı veya çözgü koptuğunda kopuşun yerini operatöre ekrandan gösteriyor. Hatta bazı sistemler kumaş hatalarını üretim anında tespit edip süreci durdurarak fireyi sıfıra yaklaştırıyor.
Geçmişte fabrika verimliliği, vardiya sonlarında tutulan manuel raporlarla takip edilirdi. Bugün ise dokuma fabrikaları “dijital ikiz” teknolojisiyle buluttan izleniyor. Bir tezgâhın verimlilik oranı, enerji tüketimi ve arıza riski anlık olarak akıllı telefonlardan takip edilebiliyor.
Günümüzde müşterilerin daha küçük metrajlarda, daha fazla çeşit ve daha kısa termin süreleriyle sipariş vermesi üretim planlamasını nasıl etkiliyor?
Müşterilerin daha küçük metrajlarda, yüksek ürün çeşitliliğiyle ve çok daha kısa teslimat (termin) süreleriyle sipariş vermesi, geleneksel kitlesel üretimi zorlayarak üretim planlamasını daha dinamik, esnek ve teknoloji odaklı bir yapıya dönüştürdü.
Bu yeni eğilimlerin üretim planlamasına etkileri oluyor. Ayar ve hazırlık sürelerinin artması nedeniyle makinelerin sık sık farklı ürün tiplerine veya renklere göre yeniden ayarlanması (setup), duruş sürelerini artırıyor. Sürekli model ve hat değişimi nedeniyle fabrikanın toplam teorik üretim verimliliği düşüyor.
Çok sayıda farklı ham madde (iplik, elyaflar, kimyasallar, boyalar) için hassas bir tedarik zinciri takibi gerekiyor. Çeşitlilik arttıkça kalite kontrol süreçleri zorlaşıyor ve operasyonel hata payı artıyor. Haftalık veya aylık sabit planlar yerine, günlük hatta anlık değişebilen dinamik çizelgeleme zorunlu hâle geliyor. Bu durumlardan dolayı firmamız stok çeşitlendirmesi yapıyor.
Enerji, hammadde kullanımı, fire, atık ve su tüketimi açısından Derhan Tekstil’in öncelikleri nelerdir?
Dokuma prosesinde sürdürülebilirlik açısından en fazla iyileştirme potansiyeli; haşıl hazırlama, iplik hazırlama (çözgü) ve dokuma tezgâhlarının optimizasyonu aşamalarında görülüyor. Bursa merkezli entegre bir kumaş üreticisi olan firmamız, küresel moda markalarına üretim yaparken döngüsel ekonomi kurallarına ve yeşil enerji standartlarına öncelik veriyor.
Haşıl aşaması: Kimyasal kullanımının ve su tüketiminin en yoğun olduğu süreçtir. Biyobozunur haşıl maddelerinin seçimi ve haşılın geri kazanımı, en yüksek çevresel iyileştirme potansiyelini taşıyor. Bu nedenle haşıl aşaması, üzerinde çalıştığımız konuların başında geliyor. Yine aynı şekilde iplik ve çözgü hazırlamada doğru tansiyon ayarları ve iplik seçimi önceliklerimizden bir tanesi. Bu durum, doğrudan fire oranlarını kalıcı olarak düşürüyor. Dokuma tezgâhları yüksek elektrik tüketimine sahip makineler olduğundan, yeni nesil dokuma tezgâhları alınmak suretiyle enerji tasarrufu sağlanıyor. Ayrıca yeşil enerji yatırımları çerçevesinde firmamız Balıkesir ilinde rüzgâr enerjisi santrali kurdu.
Tekstil sektöründe “akıllı fabrika” kavramı giderek daha fazla konuşuluyor. Sizce bir dokuma işletmesini gerçekten akıllı bir fabrika yapan temel unsur nedir?
Bir dokuma işletmesini gerçekten “akıllı fabrika” yapan temel unsur, toplanan verilerin insan müdahalesi olmadan otonom kararlara ve anlık üretim aksiyonlarına dönüşebilmesidir. Sadece makine verilerinin toplanması kesinlikle yeterli olmaz.
Dokuma işletmesini “akıllı” yapan temel unsurlar, bize göre 5 temel aşamadan oluşuyor.
- Otonom Optimizasyon:Saniyede binlerce vuruş yapan dokuma tezgâhının, iplik gerginliğini ve atkı sıklığını kumaş hatasını önleyecek şekilde kendi kendine ayarlamasıdır.
- Kestirimci Bakım:Makinelerin arıza yapmasını beklemeden, motor sıcaklığı veya tarak titreşimindeki sapmalardan arıza zamanını tahmin edip duruşları engellemesidir.
- Yapay Zekâ Destekli Kalite Kontrol:Optik sensörlerin ve kameraların, kumaş üzerindeki atkı/çözgü kopuklarını veya yağ lekelerini dokuma anında tespit edip üretimi durdurması ya da düzeltmesidir.
- Dikey ve Yatay Entegrasyon:Sipariş sisteminden (ERP) gelen veriyle, dokuma tezgâhındaki üretimin ve iplik deposundaki (lojistik) stok yönetiminin tamamen senkronize çalışmasıdır.
- Dinamik Planlama:Çözgü leventlerinin durumuna, iplik tedarik hızına ve anlık makine verimliliklerine göre üretim planının yapay zekâ tarafından saniyeler içinde yeniden şekillendirilmesidir.
Türkiye’nin yüksek maliyetli üretim ülkeleriyle rekabet edebilmesi için sizce dokuma sektörünün en güçlü kozu nedir?
Türkiye’nin yüksek maliyetli üretim ülkeleriyle rekabet edebilmesi için dokuma sektörünün en güçlü kozu esnek üretim yeteneğine sahip olması. Yüksek maliyetli ülkeler mükemmel kalite ve teknik kapasiteye sahipler ancak küçük montajlarda ve hızlı değişen taleplerde hantal kalıyorlar. Türkiye ise coğrafi yakınlığı ve üretim refleksleri sayesinde bu açığı kapatabiliyor. Sektörün küresel pazarda öne geçmesi için bizim önceliklerimiz belirttiğimiz maddeler üzerinde sıralanıyor.
- Esnek Üretim
- Katma Değerli Ürünler
- Hızlı Teslimat.
- Kalite.
- Teknik Kapasite
Sizce Türk dokuma sektörünün Avrupa’daki rekabet avantajını koruyabilmesi için öncelikle hangi alanlara yatırım yapması gerekiyor?
Türk dokuma sektörünün Avrupa pazarındaki rekabet avantajını koruyabilmesi ve artan maliyet baskılarını aşabilmesi için öncelikle şu stratejik alanlara yatırım yapması gerekiyor:
- Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik
Avrupa Birliği’nin (AB) Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kuralları, temiz üretimi zorunlu kılıyor.
- Yenilenebilir Enerji:Fabrika çatılarına güneş enerjisi yatırımları yapılarak enerji maliyetleri düşürülmeli.
- Geri Dönüşüm:Geri dönüştürülmüş iplik ve organik ham maddelerin kullanım oranı artırılmalı.
- Su ve Atık Yönetimi:Dijital boyama ve az su tüketen ekolojik bitim işlemleri (apre) teknolojilerine geçilmeli.
- Yüksek Katma Değerli ve Teknik Tekstiller
Uzak Doğu’nun ucuz iş gücüyle standart ürünlerde rekabet etmek artık mümkün değil. Bunun yerine;
- Fonksiyonel Kumaşlar:Akıllı, yanmaz, su geçirmeyen, leke tutmayan veya antibakteriyel dokumalara odaklanılmalı.
- Ar-Ge ve İnovasyon:Savunma sanayisi, otomotiv, medikal ve koruyucu giysi sektörlerine yönelik teknik tekstil üretimi artırılmalı.
- Dijitalleşme ve Endüstri 4.0
İşçilik ve zaman maliyetlerini minimuma indirmek için üretim hatları modernize edilmeli.
- Otomasyon:Dokuma tezgâhlarında ve kalite kontrol süreçlerinde yapay zekâ destekli kameralar ve otomasyon sistemleri kullanılmalı.
- Dijital Tedarik Zinciri:Müşteri taleplerine anında yanıt verebilmek için tasarım, numune ve lojistik süreçleri dijitalleştirilmeli.
- Özgün Tasarım ve Markalaşma
Türkiye, fason üretim yapan bir tedarikçi olmaktan çıkıp moda belirleyen bir konuma gelmeli.
- Tasarım Merkezleri:Küresel trendleri takip eden özgün kumaş koleksiyonları geliştirilmeli.
- Coğrafi Yakınlık Avantajı:Avrupa’ya olan lojistik yakınlık, “hızlı moda” (fast fashion) yerine “nitelikli ve hızlı teslimat” (quick response) avantajıyla birleştirilmeli.
Önümüzdeki dönemde Derhan Tekstil’in yatırım planlarında hangi alanlar öncelikli olacak?
Derhan Tekstil olarak sürekli iyileştirme çalışmalarımız kapsamında teknolojimizin %70’ini hâlihazırda yenilemiş bulunuyoruz. Yeşil dönüşüm çerçevesinde yatırımlarımız güneş ve rüzgâr enerjisi alanlarında devam ediyor.
Ayrıca yeni pazar arayışları kapsamında, özellikle Kuzey ve Güney Amerika ülkelerindeki firmalarla daha yakın ticari ilişkiler geliştirmek; Yakın Doğu ve Körfez ülkelerindeki firmalarla ticareti geliştirmek en önemli amaçlarımız arasında yer alıyor.





