Hazır Giyim Sektörü ‘Yeni Düzenin Pusulası’ ile Yol Haritasını Belirledi
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin (TGSD) “Yeni Düzenin Pusulası” temasıyla düzenlediği ve ITM 2026 Fuarı’nın da sponsorları arasında yer aldığı 18. İstanbul Hazır Giyim Konferansı, sektörün geleceğine yön verecek mesajlara sahne oldu. İki gün süren etkinlikte dijitalleşme, sürdürülebilirlik, markalaşma ve yeşil dönüşüm ana gündem maddelerini oluşturdu.
2008 yılından bu yana aralıksız olarak düzenlenen ve uluslararası takvimde de yer alan İstanbul Hazır Giyim Konferansı, bu yıl 18. kez kapılarını açtı. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından “Yeni Düzenin Pusulası” temasıyla organize edilen konferans 7-8 Ekim tarihleri arasında Çırağan Palace Kempinski’de gerçekleştirildi.
“Krizlerin Bedelini Tek Başımıza Ödeyemeyiz”
Hazır giyim sektörünün kapsayıcılığı en yüksek sivil toplum kuruluşu olan TGSD’nin düzenlediği konferansın açılış konuşmasını yapan TGSD Başkanı Toygar Narbay; dünyanın köklü bir değişim sürecinden geçtiğini söyledi. Narbay, “Küresel finans krizinden bu yana ekonomik, siyasi ve jeopolitik dengeler değişti; korumacılık yükseldi, belirsizlikler arttı. Böyle bir dönemde yönümüzü doğru belirlemek ve dönüşümü yönetmek zorundayız.” dedi. Yüksek faiz ve baskılanan kur politikasının sektörde ciddi kayıplara yol açtığını vurgulayan Narbay, üretimde %22, istihdamda %28 düşüş yaşandığını belirtti. Narbay; “Sebebi olmadığımız bu krizi tek başımıza atlatmamız mümkün değil. Devlet desteği bir tercih değil, zorunluluktur. Ancak biz de üzerimize düşeni yapmalı, yeni hedefler koyarak birlikte hareket etmeliyiz.” diye konuştu.
“2026 Denge, 2027 Yükseliş Yılı Olacak”
Narbay, hazır giyim, tekstil, moda, turizm ve gastronomi gibi güçlü alanların iş birliğiyle “Türkiye Markası”nın oluşturulabileceğini ifade etti. “Bu potansiyeli nitelikli üretim zinciriyle birleştirirsek, küresel rekabette fark yaratabiliriz. Sektörler, kamu ve üniversiteler el ele vererek ortak bir vizyon etrafında birleşmeli.” diyen Narbay; küresel hazır giyim ticaretinde toparlanmanın yaklaştığına vurgu yaptı. Narbay, “2026 dengelenme, 2027 ise yeniden yükseliş yılı olacak. Gerekli destek sağlanırsa Türkiye kayıplarını hızla telafi eder.” yorumunu yaptı. Narbay, sanayisiz bir ekonominin sürdürülebilir olmayacağını vurgulayarak konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Yapay zekâ ve robotik teknolojiler hızla gelişse de her makinenin başında hâlâ bir insan emeği var. Hazır giyim ve tekstil sektörleri 850 bin kişiye istihdam, 27 milyar doları aşkın ihracat sağlıyor. Bu sektörleri feda etmek, geleceğimizi feda etmektir.”
Dr. Ümit Özüren: Birlikte Hareket Ettiğimiz Sürece Yolumuzu Kaybetmeyeceğiz
Konferans kapsamında konuşan TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren ise şunları söyledi; “Türk hazır giyim ve tekstil sektörleri, üretim gücünün ötesinde yarattıkları değer, istihdama katkıları ve topluma sağladıkları faydalarla da önemini ortaya koyuyor. Kumaş ve iplikle başlayan yolculuğumuz aslında geleceği dokuduğumuz bir sürece dönüşüyor. Her üründe emek, alın teri ve yarınlara dair bir umut var. Köklü tecrübemiz, güçlü üretim kapasitemiz, genç nüfusumuz ve yenilikçi ruhumuzla önümüzdeki zorlukları aşmaya, küresel rekabette yerimizi sağlamlaştırmaya hazırız. Birlikte hareket ettiğimiz sürece yolumuzu kaybetmeyeceğiz ve Türk hazır giyim sektörü olarak, yarının dünyasında da kalıcı bir iz bırakacağız.”
Mustafa Paşahan: 37 Milyon Euroluk AB Desteğini Dijital ve Yeşil Dönüşümü Hızlandırmak İçin Kullanacağız
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, hazır giyim sektörünün katma değerli üretim yapısı, yüksek istihdam oranı ve ihracat gücüyle Türkiye ekonomisinin stratejik alanlarından biri olduğunu vurguladı. “Sektör olarak kilogram başına 16,4 dolarlık birim değeriyle ihracat yapıyoruz ve imalat sanayisindeki istihdamın %14’ünü sağlıyoruz.” diyen Paşahan; “2022 yılında 21,2 milyar dolarla tarihi bir ihracat rekoruna ulaştık. 2024’te bu rakam 17,9 milyar dolara geriledi. Kaybetmeye alışkın değiliz. Daha çok çalışarak yeniden başaracağız.” ifadelerini kullandı.
İHKİB olarak markalaşma, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında önemli adımlar attıklarını söyleyen Paşahan, Avrupa Birliği iş birlikleriyle 37 milyon Euro hibe desteği almaya hak kazandıklarını açıkladı. Bu fonların dijital ve yeşil dönüşümün hızlandırılması, karbon ayak izinin azaltılması ve markalı üretime geçişin tamamlanması için kullanılacağını belirtti.
Ahmet Öksüz: Konkordato Düzenlemeleri Konusunda Yoğun Bir Çalışma Yapıyoruz
İstanbul Hazır Giyim Konferansı’nda konuşan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, tekstil ve hazır giyim sektörlerinin birbirini tamamlayan iki stratejik alan olduğuna dikkat çekti. “Tekstil altyapısı güçlü olmayan bir ülkede hazır giyim sektörünün gelişmesi mümkün değildir. Biz 78 milyar dolarlık üretim gücümüzü bu birliktelikten alıyoruz” diyen Öksüz, tüm olumsuz üretim koşullarına rağmen ülke ekonomisine değer kazandırmaktan gurur duyduklarını söyledi.
Öksüz, tekstil ve hazır giyim sektörlerinin Türkiye’ye 16,8 milyar dolarlık net döviz fazlası sağladığını hatırlatarak, bu alanların ülke ekonomisi için stratejik önemine vurgu yaptı. “Bugün ABD ve AB ülkeleri tekstil sektörüne milyonlarca dolarlık yatırım yapıyor. Bizim bu sektörden vazgeçmemiz mümkün değil. Ancak finansmana erişim, işçilik ve enerji maliyetleri gibi sorunlar rekabet gücümüzü zorluyor. Bu konulardaki taleplerimizi ilgili bakanlıklarla paylaşıyoruz.” dedi. Konkordato düzenlemeleri konusunda yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirten Öksüz, sektörün yeni dönemin şartlarına uyum sağlamak için kendi yol haritasını belirlemesi gerektiğini ifade etti.
“Bu konferans, sektörümüzün yeni düzenin rotasında kendine yön bulmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Ayrıca burada yapılan B2B görüşmelerinin de firmalarımıza büyük fayda getireceğine inanıyorum.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Mustafa Gültepe: 2025 Yılını 17 Milyar Dolarlık İhracatla Kapatmayı Öngörüyoruz
Konferansa video mesaj gönderen Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe de hazır giyim ve tekstilin Türkiye için vazgeçilmez iki sektör olduğunu vurgulayarak; “Her iki sektörde de küresel oyuncuyuz ve bu alanlar gelecekte de ekonomimiz için stratejik önemini koruyacak.” dedi. Ancak son iki yıldır uygulanan yüksek faiz – düşük kur politikası nedeniyle sektörün rekabet gücünün zayıfladığını belirten Gültepe, “Fiyat tutturamadığımız için müşteri ve pazar kayıpları yaşadık. Bu yılın ilk dokuz ayında 12,7 milyar dolarlık ihracat yaptık ve yılı yaklaşık 17 milyar dolar civarında kapatmayı öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı. Gültepe, yaşanan zorluklara rağmen sektörün hiçbir zaman karamsarlığa kapılmadığını vurgulayarak, “Bu süreç bizi daha dirençli, daha yenilikçi hale getirdi. Artık daha çevreci üretim yapıyor, dijitalleşmeyle hızımızı artırıyoruz.” yorumunu yaptı.
7-8 Ekim tarihlerinde gerçekleşen iki günlük konferansın ilk gününde, ‘yeni ekonomik dengeler’, ‘yeni pazarlar’, ‘inovasyon’ ve ‘markalaşma’ olmak üzere ‘Yeni Düzenin Pusulası’nı oluşturan dört rota farklı yönleriyle ele alındı. Gün boyu alanında uzman konukların yer aldığı panellerde yeni düzende hazır giyimin rotası, hazır giyim üreticileri için gelecek senaryoları ile finansal araçlar ve güvenceler gibi konuların yanı sıra yapay zekâ ve moda konuları tartışıldı. Geleceğin tedarik zincirlerinden yeni pazar stratejilerine, sorumlu üretimden dijitalleşmeye kadar geniş bir yelpazede görüş alışverişinde bulunuldu.
1.500’ün Üzerinde İkili İş Görüşmesi Yapıldı

Teknik Fuarcılık Başkan Yardımcısı Enes Güney ve Teknik Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Necip Güney
TGSD Başkanları Toygar Narbay ve Dr. Ümit Özüren’in ev sahipliği yaptığı etkinliğin ikinci ve son günü ise her yıl olduğu gibi bu yıl da ‘B2B İkili İş Görüşmeleri’ne ayrıldı. İkili görüşmelerde global alım grupları, Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformları ve yerli üreticiler bir araya geldi. T.C. Ticaret Bakanlığı desteği ile gerçekleştirilen organizasyonda bu yıl 1.500’ün üzerinde görüşmenin yapıldığını söyleyen TGSD Başkanı Toygar Narbay, “Maliyet baskısı rekabetçiliğimizi azaltsa da üretim kalitemiz, tasarım kabiliyetimiz, inovatif yönümüz, lojistik gücümüz ve yakından tedarik avantajımız sayesinde Türkiye hâlâ global alım gruplarının öncelikli tercihlerinden biri olmaya devam ediyor.” dedi. Bu görüşmelere ağırlıklı olarak Avrupa’dan olmak üzere toplam 54 alım grubunun katıldığını belirten Narbay, pazar çeşitliliğini artırmak ve yeni iş birliklerine kapı aralamak amacıyla bu yıl T.C. Ticaret Bakanlığı desteği ile ABD’den 6 alım ofisini de etkinliğe davet ettiklerini, seneye bu sayıyı 20’ye taşımayı hedeflediklerini belirtti.
ITM 2026 Fuarı Sponsorlar Arasında Yer Aldı
18. İstanbul Hazır Giyim Konferansı’nın ana sponsorluğunu Anadolu Sigorta ve Türkiye İş Bankası, tema sponsorluğunu ise Uçak Tekstil üstlendi. Etkinliğe ayrıca bluesign, Control Union, Cotton Council, DHL Express, Eurofins, Galata Taşımacılık, GIZIA, IFCO, Kumaş Tekstil, Nebim, Permess, Polytropon, Power FM, Refabric, SGS, Shein, SML Seamless, Tradewind, ITM 2026 Fuarı’nın organizatörleri Teknik Fuarcılık A.Ş. ve Tüyap Tüm Fuarcılık, Texhibition ve YKK destek verdi.





