SER Mekatronik, Kendisine Özgü Çizgisiyle Yola Devam Ediyor
SER Mekatronik, ilk olarak 2008 yılında Serteks firmasının tekstil makinelerini servis etme amacıyla kuruldu. 2017 yılından itibaren SER Mekatronik, makine imal eden bir firma haline geldi. Firma şu an da tamamen kendisine özgü bir çizgisiyle çalışmalarını sürdürüyor.
Bu yılın, ilk sayısına özel olarak işlediğimiz ‘Türk Tekstil Makine Endüstrisi’ adlı dosyamız için SER Mekatronik Genel Müdürü Murat Sevilmiş ile bir röportaj gerçekleştirdik. Sevilmiş, SER Mekatronik firmasının, son yıllarda gerçekleştirmiş olduğu faaliyetlerinden bahsetti.
Makinelerinizdeki üretim ve tedarik aşaması nasıl ilerliyor?
Bir sene önce montaj fabrikası olarak faaliyet gösteriyorduk. Şu an mekanik ve tasarım otomasyon ekiplerimiz bulunuyor. Buradaki arkadaşlarımızın çalıştığı tüm projeler, dışarıdaki tedarikçilere dağıtılıyor. Oradan gelen malzemelerin boyama işlemi fabrikamızda yapılıyor. Daha sonra mekanik olarak birleştiriliyor. Sonrasında yazılım ve elektrik panosu takılıyor. Yazılım yapılan makineler müşterilerimize teslim ediliyor.
Son zamanlarda makinelerinizde ne tür yenilikler gerçekleştirdiniz?
Son bir yıldır, geçmiş tecrübelerimizle beraber farklı bir dokunuş olması amacıyla tasarımlarımızı, makinelere yansıttık. Finisaj bölümümüzde komple yenileme yaptık. Şardon, tıraş, açık en sanfor, tüp sanfor gibi makinelerimizin hepsini, SER Mekatronik dokunuşlarıyla müşterilerimize sunuyoruz. Makinelerimizi, hem teknolojik hem mekanik yeniliklerle donatıyoruz. Ar-Ge merkezinin bize kazandırmış olduğu tüm ekipmanlar, ekibimizle birlikte aynı şekilde devam ediyor ve yeni tasarımlar da bu şekilde ortaya çıkıyor.
Üretimlerinizde öncelikli hedefleriniz nelerdir?
Aynı tip makinede daha fazla üretim alabilme amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Daha fazla üretim yapılırken daha az enerji harcanmasını sağlıyoruz. Finisaj makinelerinde elektrik, açık en sanfor makinelerinde hem elektrik hem buhar, ram makinelerinde ise elektrik ve doğal gaz olarak müşterilerimize daha fazla üretim, daha az enerji tüketimini yansıtmaya çalışıyoruz. Ayrıca tüm makinelerimizin uzaktan izlenebilirliğini, cep telefonu ve tablet gibi teknolojik aletler ile makine bakımlarının yapılabilmesini sağlamayı da hedefliyoruz. ITM Fuarı’nda da üzerinde çalıştığımız bu yazılımları tanıtmayı umut ediyoruz.
Yeni yatırımlarınızdan bahsedebilir misiniz?
Talaşlı imalat makinelerinin yatırımlarına başladık. Şu an, universal tezgâhlarımızı tamamlamış vaziyetteyiz. Yüksek kaliteye, uygun fiyata sahip olması ve tamamen tedarik sürecini kısaltması amacıyla bu üretimleri, kendi bünyemiz altında gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Fabrikamızdan çıkan makinelerin hepsini kendi bünyemizde yapabilmeyi hedefliyoruz.
Yurt içi ve yurt dışı pazarlarındaki hâkimiyetinizden bahsedebilir misiniz?
Genel olarak ekibimiz, yıllardır beraber çalıştığımız arkadaşlarımızdan oluşuyor. Eski kadromuzla birlikte, yurt içinde ve yurt dışında hizmet etmeye devam ediyoruz. Az zamanda da çok hızlı bir şekilde yol aldık ve büyüdük. Yurt içinde şu an iyi bir noktadayız. Yaptığımız görüşmeler, ilişkide bulunduğumuz pazarlar, kendimize olan güvenimizi daha da arttırıyor. Şu an Amerika’da devam eden ram montajımız var. Avrupa’da sonuçlanmak üzere görüşmelerimiz bulunuyor. Bangladeş, Pakistan ve Hindistan, iyi bildiğimiz pazarları oluşturuyor. Buralarda da başarılı olacağımıza inanıyoruz.
Kısa sürede sahip olduğunuz makine çeşitliliği ve üretim hacmi açısından, 2020 yılı sizin için pandemiye rağmen iyi geçmiş gibi görünüyor. Siz, bu durumu neye bağlıyorsunuz?
Bizim en büyük özelliğimiz, müşterilerimizin yanında olmamızdır. Müşteriyle beraber hareket ediyor, isteklerini yerine getirmeye çalışıyoruz. Bizi bu noktaya getiren müşterilerimizin bize olan güvenidir. Bu güven ile çalışmalarımız, engellere takılmadan olumlu bir biçimde ilerliyor.
Röportaj: Z. Seda DEMİRDELEN
Düzenleme: Kübra KARACA





