“2025, Daha Az Ama Daha Bilinçli Yatırımların Yapıldığı Bir Yıl Oldu”
Röportaj: Dilek Hayırlı
West Global Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Erzinli, 2025 yılının tekstil boya ve terbiye sektöründe daha temkinli ancak daha bilinçli yatırımların öne çıktığı bir dönem olduğunu vurguluyor. Enerji ve su verimliliğini merkeze alan Ar-Ge çalışmaları, düşük flotte teknolojileri ve sahaya dayalı proses optimizasyonlarıyla West Global, hem Türkiye’de hem de ihracat pazarlarında sürdürülebilir büyümesini güçlendiriyor.
Tekstil boya ve terbiye sektöründe rekabetin giderek teknoloji, verimlilik ve sürdürülebilirlik eksenine kaydığı bir dönemde, West Global sahadan beslenen mühendislik yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Erzinli ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; 2025 yılının yatırım eğilimlerinden ihracat pazarlarındaki beklentilere, düşük flotte ile çalışan yeni nesil boya sistemlerinden ITM 2026 vizyonuna kadar pek çok başlığı ele aldık. Erzinli, West Global’in “hızlı değil doğru büyüme” stratejisiyle sektörde nasıl konumlandığını net bir çerçeveyle ortaya koyuyor.
“Bangladeş, Hindistan, Mısır ve Orta Asya Gibi Pazarlarda Boya ve Terbiye Yatırımları Devam Etti”
2025 yılı firmanız açısından nasıl geçti? Hem Türkiye’de hem de ihracat pazarlarında tekstil boya ve terbiye sektöründe gözlemlediğiniz talep eğilimleri, müşteri beklentileri ve yatırım iştahı hakkında genel bir değerlendirme yapabilir misiniz?

2025 yılı, West Global açısından hem dengeli ilerlediğimiz hem de doğru pozisyon aldığımız bir dönem oldu. Türkiye pazarında yatırımlar daha temkinli şekilde ilerlerken, firmaların özellikle enerji verimliliği, su tasarrufu ve proses optimizasyonu gibi başlıklara odaklandığını net şekilde gözlemledik. Yatırımlar tamamen durmadı; ancak geri dönüşü net, uzun vadeli fayda sağlayacak projeler ön plana çıktı. İhracat pazarlarında ise; tablo daha hareketliydi. Bangladeş, Hindistan, Mısır ve Orta Asya gibi pazarlarda boya ve terbiye yatırımları devam etti. Bu pazarlarda müşteri beklentileri yalnızca makine fiyatı üzerinden değil; proses stabilitesi, sürdürülebilir performans ve satış sonrası destek gibi unsurlar üzerinden şekillendi. Genel olarak 2025, daha az ama daha bilinçli yatırımların yapıldığı bir yıl oldu.
Şirketiniz 2022’den bu yana yeni yönetim yapısı ve yatırımlarla hızlı bir büyüme sergiliyor. Bu dönüşümün üretim kalitesine, organizasyon yapınıza ve global rekabet gücünüze nasıl bir etkisi oldu?
West Global markasıyla yola çıkarken temel hedefimiz, yıllara dayanan sektör tecrübemizi daha dinamik ve çevik bir yapı altında birleştirmekti. Bugün ekibimizin tamamı sahayı bilen, pazarı tanıyan ve sektörün içinden gelen kişilerden oluşuyor. Bu yapı, üretimden satışa kadar tüm süreçlerde daha hızlı karar alabilen ve müşteriye daha etkin cevap verebilen bir organizasyon oluşturmamızı sağladı. “Hikayemiz eski, markamız yeni” yaklaşımı, yalnızca bir söylem değil; iş yapış biçimimizi de özetliyor. Tecrübemizi korurken, yeni süreçlere ve pazarlara daha esnek ve güçlü bir şekilde adapte olabiliyoruz. Bu duruş hem yurt içinde hem de ihracat pazarlarında güvenilir bir marka algısı oluşturmamıza katkı sağladı.
West Global, boya ve terbiye teknolojilerinde kalite ve bilgi birikimiyle öne çıkan bir firma. Ar-Ge ekibinizin son yıllarda yaptığı çalışmalar, makine tasarım ve performansına nasıl yansıyor? Özellikle 2025 yılında öne çıkan geliştirme projeleriniz neler oldu?

Ar-Ge’yi masa başında değil doğrudan sahadan beslenen bir süreç olarak ele alıyoruz. 2025 yılında çalışmalarımızı; enerji ve su kullanımını optimize eden, proses stabilitesini artıran ve farklı kumaş türlerinde daha kontrollü sonuçlar alınmasını sağlayan alanlara yoğunlaştırdık. Bu kapsamda öne çıkan başlıklar; düşük flotte oranlarında daha kontrollü boya penetrasyonu, mekanik ve yazılımsal optimizasyonlarla proses sürelerinin kısaltılması, enerji kullanımını daha verimli hale getiren yapısal yaklaşımlar ve operatör bağımlılığını azaltan kontrol sistemleri oldu. Yapılan bu çalışmalar, makinelerimizin sahadaki performansına doğrudan ve ölçülebilir şekilde yansıdı.
“Westair Sistemimiz Eco-Jet Pro’ya Kıyasla %30–35 Seviyelerinde İlave Su Tasarrufu Sunuyor”
Portföyünüzde yer alan Eco-Jet Pro, Westenter Ram Makinesi, Westdry Serbest Kurutma Makinesi ve Westair Hava ile Boyama Makinesi gibi ürünlerinizin müşterilere sunduğu ölçülebilir avantajlar nelerdir?
Eco-Jet Pro kumaş boyama makinemiz, düşük flotte oranı sayesinde konvansiyonel sistemlere kıyasla %15–20 seviyelerinde su tasarrufu sağlıyor. Aynı zamanda proses sürelerinin kısalmasıyla üretim verimliliğini artırıyor. Westair hava ile boyama sistemimiz ise Eco-Jet Pro’ya kıyasla %30–35 seviyelerinde ilave su tasarrufu sunuyor. Özellikle yenilikçi kumaş gruplarında çok düşük flotte oranlarında stabil ve homojen sonuçlar elde edilmesini sağlıyor.
Westdry serbest kurutma makinelerimiz, kontrollü kumaş hareketi ve dengeli ısı yönetimi sayesinde kaliteyi korurken kurutma süreçlerini optimize ediyor. Westenter ram makinelerimiz ise finisaj aşamasında proses stabilitesi, uniform sonuçlar ve enerji verimliliği açısından önemli avantajlar sunuyor.
Yeni nesil Eco-Jet Pro ve Westair sistemlerinde düşük flotte, düze geometrisi ve proses kontrolü tarafında nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?
Eco-Jet Pro ve Westair sistemlerinde temel önceliğimiz, flottenin kumaş içerisinde hızlı ve kontrollü şekilde sirküle olmasıdır. Düze geometrileri, flottenin kumaş yüzeyine dengeli şekilde temas etmesini sağlayacak biçimde tasarlandı. Westair sisteminde hava–flotte etkileşimi kontrollü olarak yönetiliyor ve bu sayede çok daha düşük flotte oranlarında stabil boya penetrasyonu elde ediliyor. Gelişmiş yazılım ve basınç kontrol sistemleri ise her partide tekrarlanabilir ve tutarlı kalite sunulmasını sağlıyor.
Firmanız çevreye duyarlı üretimi ve enerji verimliliğini önceliklendiriyor. Bu alandaki yaklaşımınızı özetler misiniz?

Çevreye duyarlı üretimi yalnızca bir regülasyon gerekliliği olarak değil, tüm sektör ve dünya için ortak bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu nedenle yeni nesil makinelerimizi tasarlarken düşük flotte ile çalışan sistemlere, optimize edilmiş sirkülasyon yapısına ve yüksek verimli mekanik–elektriksel komponent kullanımına öncelik veriyoruz. Otomasyon ve yazılım güncellemeleriyle proses sürelerini her geçen gün daha da kısaltıyor, operatör bağımlılığını azaltıyoruz. Bu yaklaşım sahada hem çevresel hem de ekonomik açıdan net ve sürdürülebilir bir karşılık buluyor.
“ITM Fuarını, Yolculuğumuzda Önemli Bir Durak Olarak Görüyoruz”
ITM 2026 fuarı yaklaşırken West Global nasıl bir hazırlık süreci yürütüyor? Fuarda tanıtmayı planladığınız yeni ürünler, teknolojik yenilikler veya özel gösterimler hakkında ipuçları verebilir misiniz?
ITM fuarlarını, sektörde yıllardır birlikte yol aldığımız paydaşlarla bir araya geldiğimiz doğal buluşma noktaları olarak görüyoruz. West Global adı yeni olabilir; ancak markanın arkasındaki ekip, tecrübe ve hikâye uzun yıllara dayanıyor. ITM 2026’da ürünlerimizden önce, iş yapış biçimimizi, duruşumuzu ve sahaya bakış açımızı paylaşmayı önemsiyoruz. Bu fuarı, yolculuğumuzda önemli bir durak olarak değerlendiriyoruz.
2026 ve sonrası için global büyüme stratejiniz nasıl şekilleniyor? Yeni pazarlara açılma, distribütörlük ağları veya üretim yatırımları gibi başlıklar gündeminizde mi?
Büyümeyi hızlı değil, doğru ve sürdürülebilir adımlarla ele alıyoruz. Mevcut pazarlarda daha derin ve kalıcı olmayı önceliklendiriyoruz. Yeni pazarlarda ise aceleci davranmıyor; o pazarı gerçekten tanıyan, sahada işin arkasında durabilecek doğru mümessillerle ilerlemeyi tercih ediyoruz. Üretim tarafında da kaliteyi ve esnekliği koruyacak şekilde planlı adımlar atmaya devam ediyoruz.
Önümüzdeki dönemde boya ve terbiye alanındaki hedefleriniz nelerdir?
Boya ve terbiye teknolojilerinde artan rekabet, uzun yıllardır içinde olduğumuz doğal bir sürecin devamıdır. Hem boya hem de terbiye tarafında sahadan gelen ihtiyaçları yakından takip ederek mevcut çizgimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Odağımız; mevcut makineleri daha verimli, daha stabil ve daha kullanıcı dostu hale getirmek. Dijitalleşme ve otomasyon tarafında ise prosesleri sadeleştiren, operatör bağımlılığını azaltan çözümlerle ilerlemeye devam ediyoruz.





