Türk Tekstil Makineleri Sektörünün 2021 Değerlendirmesi ve Yeni Yıl Tahminleri
Adil NALBANT
TEMSAD – Tekstil Makine ve Aksesuar Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Pandemi süreci tüm dünya için yeni tecrübeler ortaya çıkarttı. Bu süreçte dünyada ve ülkemizde, hemen hemen tüm sektörlerde birçok sıkıntı yaşandı. Bunlar arasında: hammadde tedarikinde yaşanan sıkıntıları, lojistik süreçlerinin aksamasını ve artan gümrük fiyatlarını, uzaktan erişimle iş yapma süreçlerine adaptasyonu, kapanma süreçlerinin getirdiği satış ve pazarlama stratejilerindeki değişimi vb. sayabiliriz.
Bu süreçte, Türk tekstil makine sektörümüz faaliyetlerine yoğun bir şekilde devam etmiş ve hem yurt içi hem de kısıtlı imkânlar ölçüsünde yurt dışı çalışmalarını aralıksız sürdürmüştür. Biz de TEMSAD olarak üyelerimizin doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak, yeni destek mekanizmalarının anlatılmasını ve uzaktan erişimli yeni programlar oluşturulmasını temin etmek gibi konular üzerinde hizmetler sunduk. Özellikle, hedef pazarlarımızda faaliyetlerimizin sürdürülmesi amacıyla, üyelerimizle birlikte Sanal Ticaret Heyetleri programlarına katılım sağladık.
Global ticaret dengelerinin sarsıldığı bu dönemde, özellikle ülkemiz lehine kırılan tedarik zincirlerinin bir neticesi olarak Uzakdoğu’dan ülkemize doğru yönelen tekstil ve hazır giyim siparişleri oldukça yüksek seviyelerde seyretti. AB ülkelerine lojistik olarak yakınlığımız ve tekstil hammaddeleri ve hazır giyim ürünlerindeki köklü tecrübelerimiz, bu süreçte ülkemizi ön plana çıkarttı ve tekstil sektöründe yatırımların artmasına sebep oldu. Teknik tekstil ürünlerinde, medikal ürünlerde ve maske kumaşlarında da ülkemizin yüksek üretim kapasitesi bir diğer avantaj olarak karşımıza çıktı. Bu avantajlar ve tekstil-hazır giyim sektörlerindeki hareketlilik, Türk tekstil makine üreticilerimize de oldukça olumlu yansıdı. Pandemi sürecinde yurt dışı aksiyonlarının ve seyahatlerin kısıtlandığı dönemlerde, yurt içindeki tekstil dernekleri ile yeni iş birliği anlaşmaları yapılması da sektörümüzün yurt içi etkinliğinin arttırılması konusuna önemli katkılar sundu. İş birliği yaptığımız yeni kurum ve kuruşlar ile düzenlediğimiz webinarlarda, yurt içi tekstil piyasanın nabzı tutularak yeni ihtiyaçlara ilişkin görüş alışverişlerinde bulunuldu.
![]()
Üyelerimizin bir kısmı yeni yatırımlara imza attı
Yurt içinde tekstilin hemen her alanında artan yatırımları olduğunu, özellikle iplik, örme kumaş ve teknik tekstil yatırımlarının yoğun olarak gerçekleştiğini gözlemlemekteyiz. Bunun neticesinde tekstil makine üreticilerimiz de özellikle boyama, apreleme, baskı makineleri ve tüm makinelerin yedek parçaları alanında yurt içinde yoğun çalışmalar gerçekleştirdiler. TEMSAD çatısı altındaki 216 üye firmamızın, ülkemizin tekstil makine ve aksamları alanında %90’ı temsil ettiği gerçeğinden hareketle; 2020 ve 2021 yılları içerisinde sektörümüzün geliştiği ve olumlu neticeler aldığı bir dönem olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.
Ayrıca yine bu dönemde üyelerimizin bir kısmı yeni yatırımlara imza attı ve kapasite artırımlarına da gitti. Hem kapasite gücünü arttıran hem de teknolojisini yenileyen ve güçlendiren üreticilerimiz, sektörümüzün her geçen gün büyüyen ve gelişen bir yapıda olduğunu da ortaya çıkartmıştır.
Belirli ürünlerde yurt içi siparişlerinin yoğun olmasına karşılık, yurt dışından ikame edilen bazı makineler için artan tekstil yatırımlarına paralel olarak termin süreleri 2,5 yıla kadar çıkmıştır. Özellikle iplik ve triko alanlarında makine temininde ciddi sıkıntılar yaşanmıştır. Bununla birlikte tekstilde ve tekstil makinelerinde artan kapasitelere paralel olarak, yıllardır üzerinde durulan kalifiye eleman ihtiyacı ve finansal destek unsurları da yine görülür biçimde bu süreçte karşımıza çıkmıştır.
Rakamlarla Sektörel Değerlendirmeler
Yurtiçinde tekstil ve hazır giyim alanlarında alınan yatırım teşvik belgelerinin değerlerine baktığımız zaman; 2020 yılsonunda toplamda 23,3 milyar TL’lık yatırım teşvik belgesi alınmakla birlikte, 2021 yılının Ocak-Eylül döneminde bu rakamın 21,7 milyar TL olarak gerçekleştiği görülür. Tekstil sektöründe %90’lara ulaşan kapasite kullanım oranı ve yeni yatırım iştahı hem yurtiçi yatırım rakamlarına da hem de ihracat rakamlarına yansımaktadır. 346 milyar $’lık küresel tekstil ve hammaddeleri ihracatından ülkemizin 2020 yılı itibariyle aldığı pay, 9,7 milyar $ ihracat ile % 2,8’dir. Böylelikle ülkemiz dünyanın en büyük 5. tekstil ihracatçısı ülkesi konumuna yükselmiştir. 2021 yılsonu itibariyle de yaklaşık 12,7 milyar $ ihracatın gerçekleştirilmesiyle birlikte yeni bir rekora imza atılması ön görülmektedir.
Türk tekstil makine sektörümüz ise 2020 yılını 752 milyon $ ihracatla % 5,9’lük bir düşüş ile tamamlamıştı. Buna karşılık pandemi etkisine rağmen 1,8 milyar $’lık ithalat gerçekleştirilerek %50’lik bir ithalat artışı yaşandı. 2021 yılının Ocak-Kasım dönemine baktığımızda, ihracat pazarlarımızdaki pazar gücümüzü her geçen gün arttırdığımızı görüyoruz. Bu dönemde 864 milyon $ ihracat gerçekleştirerek, 2020 yılının Ocak-Kasım döneminde 656 milyon $ olan ihracatımızı %31,8 oranında arttırdığımızı görmekteyiz. En büyük ihracat pazarlarımızın; Özbekistan, Pakistan, Bangladeş, Mısır, İran, Rusya ve Hindistan olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca ihracatımızın yaklaşık %75’ini boyama ve apreleme makineleri oluşturmaktadır.
Dünyada en fazla iplik, dokuma ve örme makineleri satın alan ülke Türkiye
Yılsonunda 1 milyar $ ihracat hedefimize oldukça yakın bir ihracat rakamına yakalamış olacağımız görülmektedir. Normal şartlarda 2023 yılı hedefimiz olan 1 milyar $ ihracatın bu yılsonunda yaklaşılması, sektörümüz açısından gurur verici bir durumdur.
Buna karşılık yine 2021’ in Ocak- Ekim dönemindeki ithalat rakamları da, yurtiçindeki yatırımlara paralel olarak zirve noktalardadır. Bu dönemde 1,9 milyar $ ithalat gerçekleştirilmiş olup, 2020 yılının Ocak-Ekim dönemindeki 1,3 milyar $ ithalat miktarına karşılık %45,1 artış kaydedilmiştir. Malumunuz üzere 2020 yıl sonu itibariyle gerçekleşen 1,8 milyar $ ithalatımızı global karşılaştırmalarda ürün bazında incelediğimizde, dünyada en fazla iplik, dokuma ve örme makineleri satın alan ülkenin Türkiye olduğu anlaşılmaktadır. Aynı şekilde bu yıl da benzer bir tablonun oluşması beklenmektedir.
İthalatın gerçekleştirildiği ülkelere baktığımız zaman, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılda Çin 1. sırada yer almaktadır. Hemen her alt ürün grubunda alımın yapıldığı Çin’in arkasından sırasıyla Almanya, İtalya, Belçika ve Japonya gelmektedir. Geçtiğimiz yıla göre ithalat gerçekleştirilen bölgeler içerisinde bu yıl Hindistan dikkat çekmektedir. İthalat bölgelerimiz sıralamasında Japonya’dan hemen sonra 6. sıraya yükselen Hindistan’dan özellikle iplik makinelerinin yoğun olarak ithalatının gerçekleştiği gözlemlenmektedir.
Bu tabloya göre, 2021 yılsonu itibariyle ihracatın yaklaşık %30 artış ile 1 milyar $ civarında gerçekleşmesi ve ithalatın da yaklaşık %33 artış ile 2,4 milyar $ olarak gerçekleşmesi tahmin edilmektedir. Bu rakamlara göre küresel tekstil makine ihracat sıralamamızın (2020 yılsonunda 9. sırada yer almaktaydık) birkaç basamak yukarıya taşınması söz konusu olabilecektir. Bunun yanı sıra ithalat sıralamamızın ise (2020 yılsonunda 3. sırada yer almaktaydık) yine ilk 3 içerisinde yer alacağını tahmin etmekteyiz.
Önümüzdeki Süreç için Beklentiler ve Öne Çıkan Gündemler
Makine sektörü özelinde değerlendirecek olursak, dünyada pandemi sürecini en güçlü dönüşle atlatan sektör makine imalat sanayisi olmuştur. İmalatımızın bu alanda rekabetçi olduğu ve küresel rakiplerimize göre daha yüksek üretim rakamlarına ulaştığımızı söyleyebiliriz. Bu yılsonu itibariyle makinede toplamda %30’luk bir üretim artışının kaydedilmesi beklenmektedir. Birçok sektörde kapasite yatırımlarının artması ile birlikte dijital dönüşüm süreçlerinin de hız kazandığını görmekteyiz. Bu açıdan Türk Makine sanayisinde olduğu gibi tekstil makine sanayimizin de önümüzdeki süreci çok verimli geçireceğine inanıyoruz.
Pandemi sonrası devam eden tedarik zincirlerinin kırılması, lojistik maliyetlerindeki artışlar, hammadde temininde yaşanan zorluklar ve enerji sorunları gibi konular bir süre daha gündemimizde olacaktır. Gelişmiş ülkeler bu sorunlarla mücadeleye devam etmekle birlikte, özellikle AB için Türkiye her geçen gün daha önemli bir ülke haline gelmektedir. Lojistik yakınlık ve özellikle tekstildeki tecrübelerimize olan güvenleri, bu dönemde ülkemizi önemli bir tedarik üssü haline getirmiştir. Ayrıca Çin’in kuşak yol projesi kapsamında İpek Yolunun tekrar canlanması ile birlikte, üretim bölgelerinden tüketim bölgelerine taşınması gereken ürünler için lojistik bir merkez olacağımız gerçeğini de göz önünde bulundurmamız gerekmektedir. Bu çerçevede tehditler ve fırsatlar birlikte değerlendirilip, artan makine talebiyle paralel olarak, ülkemizde üretimi olmayan tekstil makinelerinin üretilmesi için de uygun bir dönem içerisinde olduğumuzu ifade edebiliriz.
‘Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Eylem Planı’
Ayrıca AB Yeşil Mutabakatı konusunun da, küresel ticarette önemli bir belirleyici olacağını düşünmekteyiz. Söz konusu mutabakatla ilgili ülkemizde ilk dönüşüm faaliyetlerini tekstil sektörü başlatmıştır. Atık yaratan ve yüksek karbon emisyonuna sebebiyet veren sektörlerden birisi olan tekstil sektörü, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) öncülüğünde ‘Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Eylem Planı’ çalışması ile bu alanda ülkemizde ilk adımı atan sektör olmuştur.
Tüketilen suyunun geri kazandırılması ve tasarrufu, enerji sarfiyatının azaltılması (yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması), organik hammadde kullanımının artması (Organik pamuk, kenevir vs.) , pet şişeden veya çeşitli tekstil atıklarından geri dönüştürülmüş tekstil ürünlerinin elde edilmesi gibi ana başlıklar üzerinden ülkemiz tekstil sanayisi, sürdürülebilir üretimler için dönüşüm halindedir. Bu kapsamda Avrupalı büyük markalar, ülkemizdeki tedarikçilerini bu konular üzerinden denetime başlamışlardır. Hızlı tüketilen kullan-at modasının yerini, çevre hassasiyetiyle üretilmiş, kaliteli ve uzun ömürlü ürünlerin almasıyla; üretimde çevresel hassasiyetlerin gözetilmesinin, ürün maliyetlerinden önce gelmeye başladığı bir dönemin yaşandığı görülmektedir.
Bu çerçevede ülkemiz tekstil makine sanayisi de, sürece hızlı bir uyum içerisindedir. Düşük enerji tüketen, kullanılan suyu minimize eden (%50- 80 oranında azaltan) ve çevre dostu makineler konusunda yoğun Ar-Ge faaliyetleri yürütülmektedir. Gerek filtreleme sistemleri, gerekse su tüketimini minimize eden makineler konusunda dünyada iddialı bir noktada olduğumuzu rahatlıkla ifade edebiliriz.
Türk tekstil makine sektörümüzün 2022 yılı ve sonrası için önü oldukça açık
Türk tekstil makine sektörümüzün 2022 yılı ve sonrası için önünün oldukça açık olduğunu söyleyebiliriz. Küresel marka haline gelmiş güçlü üreticilerimizle, yurtiçinde ve hedef pazarlarımızda kendi teknolojisini ve kalitesini ispatlamış yerli firmalarımızla güçlü bir sektör haline geldik. Uzmanlaştığımız makine gruplarında Avrupalı makinecilere göre hem fiyat hem de kalite avantajı sağlayabilen bir noktaya gelinmiş olması, sektörümüz adına gurur vericidir.
Önümüzdeki süreç, pandemi sonrası dönüşen dünyanın yeni düzeni içerisinde yer alabilen, güçlü kalabilen ve en önemlisi üreten ülkelerin boy göstereceği bir süreç olacaktır. Tedarik ve hammadde maliyetleri, enerji problemleri gibi çok temel sıkıntıların yaşanacağı bu dönemleri, lehimize olacak şekilde atlatabileceğimizi ümit ediyoruz.
Tekstil makine sektörü olarak önümüzde yoğun gündem başlıklarımız var. Bu başlıkları sektörümüzün üretimine, ihracatına ve her açıdan gelişimine katkı sunmak amacıyla gerçekleştirmeye gayret edeceğiz. Bunlardan birisi kalifiye eleman problemidir. Kapasite arttıran ve büyüyen sektörümüzün en temel sorunlarından birisi maalesef budur. Bu problemin çözülmesine katkı sunmak için projeler gerçekleştirmeyi, Meslek Liseleri ve İŞKUR işbirlikleri ile sektörümüze eleman yetiştirmeyi hedeflemekteyiz. Bununla birlikte üniversite – sanayi işbirliklerimizin kapsamını genişleterek, yeni işbirlikleriyle üyelerimizin Ar-Ge yetkinliklerine katkı sunmaya çalışacağız. Ayrıca yerlileşme çalışmaları kapsamında, yeni tür makinelerin üretimi konusunda yatırımları olan girişimcilerimize doğru ve verimli kaynakların sunulması konusunda da bilgilendirme ve yönlendirmelerimiz devam edecektir.
Sektörümüzü ilgilendiren her konuda gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında üye firmalarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Karar verici mercilere sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi sunmaya devam edip, sektörümüzün gelişimi ve ilerlemesi adına gayretlerimizi sürdüreceğiz.
Global Etkinlikler ve ITM 2022 Fuarı
2020 yılındaki yoğun kapanma süreçlerinin 2021 yılının ortası itibariyle bitmesi ve aşılanma süreçlerindeki hız, global ticareti yeniden hareketlendirmiştir. Yurt içi ve yurt dışı etkinliklerin arttığı bu süreçte, sektör firmalarımız hem yurt içindeki talebi karşılamaya yönelik faaliyetlerini arttırmış hem de ihracat pazarlarında gerek sektör fuarlarıyla gerekse bölgesel ziyaretlerle yoğun çalışmalarını sürdürmüşlerdir.
Artan bu fiziki etkinlikler içerisinde, 2020 ve 2021 dönemlerinde Covid-19 etkisi sebebiyle gerçekleştirilemeyen ITM Fuarı, 2022 yılında sektörümüz için oldukça önemli bir buluşma noktası olacaktır. Tüyap, Teknik Fuarcılık ortaklığı ve TEMSAD işbirliği ile 2 yılda 1 gerçekleştirilen ITM Fuarları, sektörümüzün global bir markası olmuş; ülkemizde yerli ve yabancı tekstil makine teknolojilerinin, son kullanıcılarla buluşma noktası haline gelmiştir.
14-18 Haziran 2022 tarihlerinde gerçekleşecek olan ITM 2022 Fuarı, küresel markaların ve alım heyetlerinin, pandemi sonrası yoğun ilgiyle karşılayacakları en büyük sektör organizasyonu olacaktır. ITM 2022 Fuarı’nın, hem üyelerimizin hem de diğer sektör teknolojilerinin yeni nesil makinelerini sergileneceği ve yurt içi-yurt dışı ziyaretçileri açısından büyük ilgi uyandıracak önemli bir etkinlik olacağını düşünüyoruz. Özellikle hem Türk tekstil sanayimizin ivme kazandığı ve yatırımlar yaptığı bu dönemde hem de çevre ülkelerdeki yeni yatırımlar için gerekli teknolojilerin tedarik edilebilmesi ve yatırımlara yön verilebilmesi açısından ITM Fuarı önemli bir buluşma olacaktır.
Gerek üyelerimizin yoğun katılımlarıyla, gerekse yurt içi-yurt dışı işbirliği kuruluşlarımızın alım heyetleriyle birlikte, ITM Fuarında yerimizi alacağız.






