Asteks 2022 Yılındaki Pazar Başarısını, 2023 Yılında Daha da İleriye Taşıyacak
Gelişmiş apron, manşon ve manşon rektefiye makineleri uzmanı olan Asteks, 2022 yılını başarılı bir tablo ile tamamladı. Geniş ürün portföyü ve hızlı servisi ile Türkiye pazarındaki gücünü pekiştiren Asteks, bölgesel sıkıntıların yaşanmasına rağmen ihracat pazarlarında da ciddi büyüme elde etti. Son yıllarda yoğun Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirdiği akıllı ve teknik çözümlerle iplik üreticilerinin vazgeçilmez partnerlerinden biri haline gelen firma, 2023 yılına ilişkin güçlü bir pazar beklentisine sahip.
Tekstil Teknoloji dergimize 2022 yılına ilişkin pazar değerlendirmelerinde bulunan Asteks Pazarlama ve Satış Müdürü Sabri İlknur, yurt içi ve yurt dışı pazarlarda hedeflenen ciroların elde edildiğini ve bütün pazarlama süreçlerinin büyüme trendine uygun bir şekilde planlandığını söyledi. İlknur; “2020 yılında başlayan pandemi sonrasında bütün sektörlerde olduğu gibi tekstil endüstrisinde de ciddi bir dönüşüm yaşandı. Asteks olarak bu yeni ‘normal’ koşullarında çalışmalarımıza başarıyla devam ettik ve bu şartlara hızla uyum sağlayarak pazarla bağımızı hiç koparmadık. Bu sayede ne 2020 ne de 2021 bizler için kayıp yılları olmadı. 2022 yılında ise, bölgemizde gelişen siyasal, sosyal ve ekonomik sıkıntılara rağmen aldığımız önlemler sayesinde performansımızı daha da ileriye taşıdık. Asteks olarak yurt içi pazarda payımızı daha da arttırdığımızı memnuniyetle söylemek isterim. Türk tekstil endüstrisinin en önemli apron, manşon ve rektefiye makineleri üreticisi haline gelmek aynı zamanda bize duyulan güveni gösteriyor” dedi.

Bölgesel krizler yurt dışı pazarlarındaki süreçlerimizi engellemedi
Asteks’in cirosunda yurt dışı pazarların payının her yıl daha da arttığına dikkat çeken Sabri İlknur, birçok farklı tekstil pazarına ulaşmanın kendilerine avantaj sağladığını kaydetti. 2022 yılının ilk çeyreğinde başlayan Rusya-Ukrayna fiili çatışmasına birçok endüstri ve firmanın hazırlıksız yakalandığına değinen İlknur, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak biz satış yaptığımız pazarlardaki satış ve pazarlama birimlerimiz ve bayilerimizle gücümüzü korumayı başardık. Özellikle Özbekistan gibi Orta Asya ile Bangladeş ve Pakistan gibi Asya pazarlarındaki aktivitelerimiz artış gösterdi. Hatta, yurt içi pazarda döviz kurundaki dalgalanma ve artan maliyetler nedeniyle görülen geçici daralma döneminde ihracatın payı daha da arttı. Orta ve uzun vadede üretimimizin büyük bölümünün mevcut ve yeni pazarlara gideceğini şimdiden söyleyebiliriz.”
2022 yılında iplik üreticilerinden gelen talepler doğrultusunda kapasitelerini artırdıklarını açıklayan İlknur, iplikçilerin fiyat açısından daha rekabetçi ve yüksek kaliteli ürünler istediklerini aktardı. %100 yerli bir marka olarak Asteks’in küresel pazarda rekabetçi ürünleri pazarla buluşturduğunu anlatan İlknur; “Artan ham madde fiyatlarındaki dalgalanmalar da bizlerin üretim süreçlerini etkiliyor ancak, bunun kalitemize olumsuz yansımaması için gerekli adımları attık. Bu sayede tekstilcilerin bu dönemde ihtiyaç duyduğu fiyat-performans odaklı, kaliteli ve uzun ömürlü apron ve manşonlarımızı en hızlı şekilde sunmaya devam ettik” diye konuştu.

Tekstil endüstrisi daha sürdürülebilir hale gelirken dijitalleşiyor
Sabri İlknur, son on yılda tekstil endüstrisindeki dönüşümün sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiğini, bu bağlamda ‘dijitalleşme’ ve ‘akıllı fabrika’ konseptlerinin hayata geçmeye başladığını söyledi. Tekstilin doğa üzerindeki etkisinin uzun yıllardır konuşulduğunu ve bu konuda çevreci ve sürdürülebilir çözümlerin de hayata geçmeye başladığını anlatan İlknur, doğal kaynakların kullanımından enerji tasarrufuna, geri dönüşümden ileri dönüşüme kadar birçok başlığın artık nihai tüketiciler için de merak edilen konular haline geldiğini kaydetti.
İlknur şu detayları paylaştı; “Tekstil endüstrisi, yoğun doğal kaynak kullanımı ve enerji tüketiminin yanı sıra oluşturduğu atık ile de hep tartışıldı. Geliştirilen yeni çözümler iklim krizi ile mücadele için daha yeşil bir sektöre dönüşmek adına ilham veriyor. Asteks olarak üretimimizden ürünlerimize kadar bu sürece uyumlu bir gelişme seyrediyoruz. Her yıl atık seviyemizi en aşağıya indirmeye ve akıllı üretim yöntemleriyle daha az miktarda malzeme kullanarak optimum seviyede üretim yapmaya odaklanıyoruz. ÇED İl Uygunluk ve Sıfır Atık Belgesi’ne sahibiz ve bu çerçevede faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Tehlikeli/tehlikesiz atıklar geçici depolama sonrasında lisanslı geri dönüşüm firmalarına teslim ediliyor. Üretimde ise geri dönüşüme uygun sertifikalı kauçuk ham madde ve kimyasallar kullanıyoruz. Üretim aşamasında oluşan kauçuk, fire ve atık tozlar farklı sektörlerde dolgu malzemesi olarak kullanılmak üzere geri dönüşüm sürecine veriliyor. Üretimde ihtiyaç duyduğumuz enerjiyi düşürmek için yatırımlar yapıyor, personelimize enerji tasarrufu konusunda da eğitim veriyoruz. Kısaca kurumsal bir bakış açısıyla daha fazla sürdürülebilirlik için önümüzdeki dönemde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”
“Birbiri ile konuşan makineler, insan müdahalesi olmadan işleyen prosesler tekstil endüstrisinin gerçeğine dönüşüyor” diyen İlknur, yeni dönemde bunun için dayanıklı, kaliteli ve uzun ömürlü ekipmanlara hiç olmadığı kadar daha fazla ihtiyaç duyulacağını savundu. İlknur şunları paylaştı; “Artık Endüstri 4.0 ile karanlıkta, insansız çalışan makineler ile yürütülen süreçler söz konusu. Bu aşama henüz tüm endüstride kullanılmaya başlanmamış olsa da, gidilen noktada bu olacak gibi gözüküyor. Dolayısıyla uzun ömürlü, dayanıklı ve standart özelliklerde parçalar, ekipmanlar gerekiyor. Asteks olarak portföyümüzdeki apron ve manşon çeşitleri ile iplik fabrikalarının maliyetlerini, kalitesini ve üretim süreçlerini kolaylaştırmaya katkı sağlıyoruz. Geç kirlenen, aşınmaya karşı daha uzun süre dayanan, taşlamaya daha az ihtiyaç duyan, taşlama sonrası kalitesi bozulmayan manşonlarımızla hem işletme maliyetleri düşüyor hem de iplik kaliteleri daha stabil olarak kontrol edilebiliyor” dedi.

401-SF&M manşon rektefiye makinesi verimliliği ikiye katlıyor
Asteks bünyesindeki AR-GE departmanı tekstil endüstrisinin artan ve çeşitlenen ihtiyaçları çerçevesinde yenilikler geliştiriyor. Uzman ve yetkin mühendis ekibinin ‘disiplinlerarası’ çalışmayla yürüttüğü projeler hızla meyvesini veriyor. Bu ürünlerinden biri olan 401-SF&M manşon rektefiye makinesi hem Türkiye hem de küresel pazarda büyük ilgi görmeyi başardı.
Bu manşon rektefiye makinesinin iki bağımsız taşlama ünitesine sahip olduğunu belirten Asteks Ar-Ge ve Teknik Destek Mühendisi Mesut Yüksel, modelin geliştirilmesinde işletmelerden gelen verimlilik taleplerinin dikkate alındığını anlattı. Yüksel bu çözüm hakkında şu detayları paylaştı; “İki bağımsız taşlama ünitesi sayesinde iki farklı işlem aynı zamanda gerçekleştirilebiliyor. Bunun yanı sıra, hazne besleme sistemi sayesinde manşonların tek tek dizilmesine gerek kalmadan, manşonlar sisteme otomatik giriyor. Ayrıca, otomatik insansız taşlama özelliği ile, taşlanacak manşonların çap ayrımı otomatik olarak gerçekleştiriliyor, böylece manuel hataların önüne geçiliyor. Ayrıca sentetik ve karışım çalışan işletmelerde ihtiyaç duyulan farklı çap manşonların taşlanması için geliştirdiğimiz ek opsiyenel çözümler de 401-SF&M manşon rektefiye makinesine uygulanabiliyor.
401-SF&M manşon rektefiye makinesi benzersiz tasarımı ve işlem kolaylığı ile iplik üreticilerinin yatırım ve işletme maliyetlerine ciddi avantajlar sağlıyor. Bu nedenle 401-SF&M 2022 yılının en çok satan çözümü, portföyümüzün de amiral gemisi oldu.”
Tekstil endüstrisine değer katan çözümler sunan Asteks, önümüzdeki dönemde bu vizyonla yeni ürünler geliştirerek portföyünü genişletmeyi ve pazar lideri konumunu pekiştirmeyi hedefliyor.





