Deri ve Deri Mamulleri Sektörü 2026 Hedeflerini Açıkladı
Yüksek faiz ve enflasyonun ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını vurgulayan İDMİB Başkanı Güven Karaca, deri sektöründe artan maliyetler nedeniyle dünya pazarlarında fiyat tutturmanın zorlaştığını belirterek, “Bugün sadece ürünümüzü değil, faiz ve enflasyonu da ihraç etmeye çalışıyoruz.” dedi.
Yüksek faiz ve enflasyon baskısının ihracatçının rekabet gücünü ciddi şekilde zayıflattığını vurgulayan İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca, “Bugün ihracatçılar olarak yalnızca ürünlerimizi değil, faiz ve enflasyonu da ihraç etmeye çalışıyoruz. Ürünlerimiz dünya pazarlarında talep görse de yüksek maliyetler nedeniyle rekabet etmekte zorlanıyoruz.” dedi. Üretim maliyetlerinin rakip ülkelere kıyasla daha hızlı artmasının, sektörün dış pazarlarda fiyat tutturmasını güçleştirdiğini ve ihracatta kayıplara yol açtığını ifade eden Karaca, “Dolar yılbaşından yıl sonuna kadar TL karşısında %21,4 değer kazanırken enflasyon %30,9 olarak gerçekleşti. Bu da bizim rakibimiz olan Asya ülkeleri hatta Avrupa ülkelerinden daha pahalı kalmamıza sebep olarak rekabetçiliğimizi düşürdü.” diye konuştu.
Türkiye ihracatı 2025 yılını %4,5 artışla 273,4 milyar dolarlık ihracatla kapattı. 2025 yılı ihracat performansında 26 sektörün 18’i pozitif, 8 sektör ise eksi ihracat performansı sergiledi. İhracatta kilogram başına ortalama birim fiyat ise 1,54 dolar olarak gerçekleşti. Deri ve deri mamulleri sektörünün ihracatı ise %5,3 düşüşle 1,44 milyar dolar oldu. İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca’nın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda sektörün 2025 yılı değerlendirildi ve 2026 yılı hedefleri açıklandı.
“En Değerli Dördüncü Sektör”
Güven Karaca, ihracatta yaşanan durumla ilgili şu ifadeleri kullandı. “Hedef pazarları oluşturan ülkelerdeki yüksek enflasyon ve yüksek faiz oranları tüketim alışkanlıklarını değiştirdi. Pazarlarımızın daraldığı, zorlu geçen 2025 yılında %5,3’lük düşüş yaşandı. Ancak sektörümüzün ihracatta kilogram başına ortalama birim fiyatı 13,9 dolar olarak gerçekleşti. Bu veriyle sektörümüz mücevher, savunma ve havacılık sanayi, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinin ardından en değerli dördüncü sektör oldu. Alt ürün grup bazında da ayakkabı ihracatı %11,7 düşüş ile 774,8 milyon dolar, saraciye ihracatı %3,1 artış ile 247,4 milyon dolar, deri ve kürk konfeksiyon ihracatı %17,2 artış ile 226,6 milyon dolar, mamûl deri ve kürk ihracatı %9 düşüş ile 195 milyon dolar olarak gerçekleşti.” dedi.
“Sektörümüz 1 Milyar Dolar Ticaret Açığı Verdi”
2021 yılını 566 milyon dolar dış ticaret fazlası ile kapatan sektörün, 2022 yılında 241 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğinin altını çizen Güven Karaca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sonraki yıllarda denge negatif yönde değişti ve 2023 yılında 551 milyon dolar dış ticaret açığı verir duruma geldi. 2024 yılını ise 1,1 milyar doların üzerinde bir dış ticaret açığı ile kapattık. 2025 yılında ise Ocak–Kasım dönemi verilerine göre de 1 milyar dolar üzerinde dış ticaret açığı gerçekleşti. Sektörümüz 2025 yılında yüksek üretim maliyetleri sebebiyle dış pazarlarda ihracat kaybı yaşadı. Ülkemizin gururu olan yerel markalarımızın da ithalatı tercih etmesi, sektörümüzdeki firmalarımızın kâr edememesi ve satış hedeflerini tutturamaması sonucu üretim kapasitelerimiz de düştü.”

MEHMETYILMAZ
“Avrupa Ülkelerinden Daha Pahalı Hale Geldik”
Türkiye’de ekonomi politikaları ve dezenflasyon süreci tamamlanıp üretim ve yatırım ortamı iyileştiği noktada, sektörün rekorlar kıran yıllara geri döneceğine yürekten inandıklarına dikkat çeken Güven Karaca, “Para ve sıkılaşma politikaları ile sürdürülen dezenflasyon süreci reel sektörü ve hane halkını derinden etkiledi. Mevcut mücadele sanayide soğuma oluştururken tüketimde beklenen soğuma görülmedi. Sonuçta TÜFE/ÜFE makası açıldı. Maalesef bu tüketim talebi sektörümüz özelindeki ürün gruplarında ithalatla karşılandı. Bu dönemde dolar yılbaşından yıl sonuna kadar TL karşısında %21,6 değer kazanırken enflasyon %30,9 olarak gerçekleşti. Bu da bizim rakibimiz olan Asya ülkeleri hatta Avrupa ülkelerinden daha pahalı kalmamıza sebep olarak rekabetçiliğimizi düşürdü. Bu veriler ışığında bakıldığında ihracatçılar olarak sadece ürünümüzü değil faiz ve enflasyonu da ihraç etmeye çalışıyoruz. Ürünlerimiz talep görse de faiz ve enflasyonu satmakta zorlanıyoruz.” diye konuştu.
“Emek Yoğun Sektörlere Verilecek Destekler Önemli”
Faizlerin çok yüksek olduğu 2025 yılında ciddi bir finansal kaza geçirmeyen sektörün finansal dayanıklılık sınavını geçtiğini vurgulayan Güven Karaca, “7 milli katılım ve onlarca bireysel fuara katılan, Amerika, Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarında B2B’lere devam eden sektörümüz, dünyadan aldığı payı artırarak ihracat için yollarda olmaya devam edecek. 2026’nın ilk günlerine girerken; İthalatta korunma önlemlerini ve emek yoğun sektörlere verilecek olan destekleri olumlu değerlendiriyoruz. Ekonomik etkisi az olsa da psikolojik etkilerinin yüksek olacağını düşünüyoruz. Dezenflasyon sürecinin başladığını görüyor, bu sürecin kalıcı olacağını umuyor, paralel olarak da faiz oranlarının geri gelerek üretim ve yatırımda finansmana ulaşım maliyetinin düşmesini önemsiyoruz.” dedi.
“Üretilen 4 Deri Ceketten 1’i ABD’ye Gidiyor”
Dünyanın en büyük deri ve kürk ithalatçısı Amerika’ya, üretilen her 4 deri ceketten birinin ihraç edildiğini dile getiren Güven Karaca, deri ve deri mamulleri sektörünün ana pazarları hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Karaca, şunları söyledi: “AB ülkeleri sektörümüzün toplam ihracatımızda %40,7’lik payla birinci sırada. Orta Doğu ülkeleri %12 payla ikinci sırada, eski Doğu Bloku ülkeleri %11,7’lik payla üçüncü sırada, Amerika ülkeleri %8,4’lük payla dördüncü sırada, Afrika ülkeleri de %7,6’lık payla beşinci sırada yer alıyor. En çok ihracat yapılan ülkelere bakıldığında da Almanya %8,2’lik payla ilk sırada, İtalya %7,2’lik payla ikinci sırada, Irak %7,1’lik payla üçüncü sırada, ABD %6,8’lik payla dördüncü sırada bulunuyor.”






