“Türkiye ile İş Birliğimiz Teknik Tekstil Üretimi Teknolojilerinde Derinleşecek”
Röportaj: Dilek HAYIRLI
Avrupa tekstil makineleri sektöründe siparişler istikrar arayışındayken, Türkiye güçlü sanayi altyapısı, lojistik avantajı ve yüksek katma değerli üretim vizyonuyla Alman üreticiler için stratejik konumunu koruyor. VDMA Almanya Tekstil Makineleri Birliği Genel Müdürü Dr. Harald Weber; otomasyon, dijitalleşme ve teknik tekstiller alanında Türkiye ile iş birliğinin daha da derinleşeceğini vurguluyor.
Küresel belirsizlikler, ticaret politikalarındaki dalgalanmalar ve yatırım kararlarını zorlaştıran ekonomik koşullar, Avrupa tekstil makineleri sektörünü son yıllarda temkinli bir sürece taşıdı. Ancak Almanya merkezli VDMA Tekstil Makineleri Birliği’ne göre, düşüş trendi yerini istikrara bırakmaya başlıyor. Bu tabloda Türkiye, yalnızca güçlü tekstil üretim kapasitesiyle değil; Avrupa’ya yakınlığı, lojistik güvenilirliği ve yüksek değerli üretime yönelen sanayi vizyonuyla da öne çıkıyor. VDMA Almanya Tekstil Makineleri Birliği Genel Müdürü Dr. Harald Weber, Alman makine üreticileri ile Türk tekstil sanayisi arasındaki köklü iş birliğinin özellikle otomasyon, dijitalleşme ve teknik tekstil teknolojileri alanlarında yeni bir ivme kazanacağını ifade ediyor.
VDMA’nın küresel makine ve tesis mühendisliği sektöründeki rolünü nasıl tanımlarsınız? Dernek, üyeleri adına politika yapıcılar, sektör ve uluslararası paydaşlar nezdinde hangi kritik sorumlulukları üstleniyor?
VDMA Tekstil Makineleri, iplik üretiminden tekstil kumaşlarının üretimine ve terbiyesine kadar tekstil malzemelerinin üretimi için yaklaşık 140 makine, ekipman, bileşen, aksesuar ve yazılım üreticisini temsil ediyor. Bunlar, Almanya’daki toplam sektör hacminin yaklaşık %90’ını oluşturuyor. Üyelerimizin yaklaşık %13’ü Avusturya, Fransa, Hollanda, İtalya, Portekiz, İsviçre, İsveç ve Büyük Britanya’dan geliyor. Tüm üyeler, toplamda 3.500 üyesi olan VDMA’nın bünyesine entegre edildi.
VDMA, sektörün ihtiyaçlarını ve pozisyonlarını küresel platformlarda dile getirerek sektörün güçlü sesi olarak hareket ediyor. Buna ek olarak dernek, üye şirketleri birbirleriyle, politika yapıcılarla, sektör paydaşlarıyla ve uluslararası ortaklarla bir araya getirerek bilgi alışverişini kolaylaştırıyor. Tekstil makinelerinin ihracat payının diğer birçok sektörü geride bırakması nedeniyle, ihracat faaliyetlerini desteklemek önemli bir odak noktası oldu. Bu faaliyetler arasında örneğin, dünyanın dört bir yanındaki önemli pazarlara iş delegasyonu gezileri düzenlemek ve genellikle ortak pavyonlar ve hükümet destekli girişimler aracılığıyla büyük ticaret fuarlarına (örneğin, ITMA, ITMA Asia, Techtextil) katılımı kolaylaştırmak yer alıyor.
“VDMA Ekonomistleri 2026’da Ciroda Düşüş Trendinin Duracağını Öngörüyor”
2025 yılında Alman ve Avrupa makine mühendisliği sektörünü nasıl değerlendirirsiniz? Siparişler, ihracat ve yatırım iştahı açısından önemli gelişmeler nelerdi?
Avrupa tekstil makineleri şirketlerinin ekonomik durumu kötü kalmaya devam etti. 2022’den bu yana sipariş alımında önemli düşüşlerin ardından, 2025 yılı da sektör için sipariş hacminde bir düşüş getirdi, ancak bu önceki yıllara göre daha ılımlıydı. Alman tekstil makineleri imalat sektöründeki sipariş alımı istikrar kazanıyor gibi görünüyor. VDMA ekonomistleri 2026 yılı için ciroda sıfır büyüme öngörüyor. En azından düşüş trendi durduruldu.
2026 ve sonrasına bakıldığında, sektör için başlıca fırsatlar ve riskler nelerdir? Küresel belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve ticaret politikaları VDMA üyelerinin stratejilerini nasıl etkiliyor?
2026 ve sonraki yıllara bakıldığında, Alman tekstil makineleri sektörü karmaşık bir tabloyla karşı karşıya. Sektör, birkaç yıldır azalan sipariş alımından toparlanıyor ve istikrar görünüyor olsa da küresel belirsizlikler stratejik ortamı şekillendirmeye devam ediyor. ABD’nin istikrarsız gümrük politikası, yatırım kararlarını zorlaştıran küresel bir belirsizlik durumuna katkıda bulunuyor. Ancak uluslararası ticarette şüpheli yöntemler kullanan sadece ABD değil. Çin, Hindistan ve Türkiye gibi diğer tekstil üreten ülkelere ucuz polyester elyaf ve kumaş ihraç ederek pazarları dolduruyor ve bu da bu ülkelerdeki yatırımları engelliyor. Küresel belirsizlikler göz önüne alındığında, şirketler tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirme sürecindeler.
Dijitalleşme, otomasyon ve Endüstri 4.0, VDMA’nın stratejik gündeminde hangi rolü oynuyor? Üye şirketlerin dijital dönüşümünü hızlandırmak için hangi somut adımlar atılıyor?
Dijitalleşme ve otomasyon, son yılların en önemli inovasyon temaları oldu ve sektörün karşı karşıya olduğu birçok yapısal zorluğa (artan maliyet baskısı, kalite talepleri, sürdürülebilirlik yükümlülükleri ve işgücü kıtlığı dâhil) çözümler sundu. Sonraki adımlar için somut bir örnek, Dijital Ürün Pasaportu’dur (DPP). Sektör, 2027 ortalarından itibaren uygulanması beklenen AB Dijital Ürün Pasaportu gerekliliklerine hazırlanıyor. VDMA bu geçişi şu yollarla destekliyor: Uzman panel tartışmaları, düzenleyici rehberlik, Küresel Tekstil Şeması (GTS) gibi ortaklarla iş birliği. DPP doğrudan yalnızca tekstil üreticilerini etkilese de akıllı ve verimli makineler gerekliliklerin yerine getirilmesine yardımcı oluyor.
VDMA’nın sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği konusundaki öncelikleri nelerdir? Dernek, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve iklim hedefleriyle uyumlu olarak sektörü nasıl yönlendiriyor?
VDMA Tekstil Makineleri, sürdürülebilirliği hem ekolojik bir görev hem de stratejik bir ekonomik fırsat olarak konumlandırıyor. VDMA üyesi şirketler, örneğin tekstil üretim atıklarının ve tekstillerin geri dönüşümü için teknolojiler sağlayarak kolaylaştırıcı bir rol oynuyor. Geri dönüşüm konusunun yanı sıra, VDMA üyelerinin makineleri, elyaf işlemeden nihai ürünlere kadar tüm tekstil değer zinciri boyunca yüksek enerji ve kaynak verimliliği sağlıyor. Bu sayede sadece sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılmakla kalmıyor, aynı zamanda tekstil üreten işletmelerin rekabet gücü de artırılıyor.
Nitelikli iş gücü ve yetenek eksikliği, sektörde giderek artan bir sorun haline geliyor. VDMA bu sorunu eğitim, genç yetenekleri çekme programları ve yetkinlik geliştirme girişimleriyle nasıl ele alıyor?
VDMA Tekstil Makineleri Walter Reiners Vakfı, her yıl lisans, yüksek lisans, diploma ve proje tezleri gibi kategorilerde genç mühendislere ödüller veriyor. Bu ödüller, öğrencilerin tekstil makineleri mühendisliği veya tekstil teknolojisi alanında uzmanlaşmaları için güçlü bir teşvik görevi görüyor. Vakfın en etkili faaliyetlerinden biri de örneğin önde gelen ITMA fuarına veya üye şirketlere yapılan üniversite gezilerine sağladığı mali desteklerdir. Bu geziler, öğrencilere uygulamalı deneyim, mühendislerle doğrudan temas ve en son teknolojiye sahip makineler hakkında bilgi vererek akademik öğrenme ile endüstriyel gerçeklik arasındaki boşluğu kapatıyor.
“VDMA Üyeleri, ITM 2026 Fuarı’nda Yeni İş Bağlantıları Kurmayı Dört Gözle Bekliyor”
VDMA, Türkiye pazarının mevcut potansiyelini nasıl değerlendiriyor ve önümüzdeki yıllarda Alman makine üreticileri ile Türk sanayisi arasındaki iş birliğinin hangi alanlarda derinleşmesini bekliyor?
VDMA bünyesindeki tekstil makine şirketleri, Türk tekstil endüstrisiyle on yıllardır süregelen yakın ve güvenilir iş birliğine sahip. Türkiye’nin güçlü sanayi tabanı ve Avrupa’ya olan yakınlığı, özellikle teslimat süreleri, lojistik güvenilirliği ve genel maliyet verimliliği açısından önemli avantajlar sunuyor. Bu faktörler, ülkeyi Alman makine üreticileri için cazip bir ortak haline getiriyor. Önümüzdeki yıllarda, Alman tekstil makine üreticileri ile Türk tekstil endüstrisi arasındaki iş birliğinin özellikle otomasyon ve dijitalleşme alanlarında örneğin; yüksek değerli tekstil ve teknik tekstil üretimi teknolojilerinde derinleşmesi bekleniyor. Çok sayıda VDMA üyesi, Haziran ayında İstanbul’da düzenlenecek ITM fuarında yer alacak ve mevcut iş bağlantılarını güçlendirmeyi ve yeni bağlantılar kurmayı dört gözle bekliyor.






