“Türkiye, Dünyanın En Önemli İplik Üretim Merkezlerinden Biri”
Röportaj: Tuğba Karademir
Rieter, Barmag satın alımıyla stratejik dönüşümünü hızlandırarak doğal ve sentetik elyaflarda küresel gücünü artırıyor. Şirket, otomasyon ve dijitalleşme odaklı yenilikleriyle iplik üretiminde verimlilik ve sürdürülebilirlik dengesini yeniden tanımlıyor.
Küresel tekstil endüstrisinin dönüşüm sürecinde Rieter, stratejik yatırımlar ve ileri teknoloji çözümleriyle konumunu daha da güçlendiriyor. 2026 yılında tamamlanan Barmag satın alımıyla sentetik elyaf alanına güçlü bir giriş yapan şirket, otomasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla iplik üretiminin geleceğini şekillendirmeyi hedefliyor. Rieter Group CEO’su Thomas Oetterli ile gerçekleştirdiğimiz bu özel röportajda, şirketin küresel stratejilerini, Türk pazarına bakışını ve ITM 2026’da sergilenecek yeniliklerini konuştuk.
2025 yılı Rieter için nasıl geçti?
Rieter, 2 Şubat 2026 tarihinde Barmag’ın satın alımını başarıyla tamamladı ve şirketin yeniden konumlandırılmasında önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Barmag, Rieter Grubu’na “Sentetik Elyaf Bölümü” olarak entegre edildi. Bu stratejik ve dönüştürücü satın alım sayesinde, kısa elyaf işinin ötesinde temel işimizi hedefli şekilde genişletiyoruz. Bu, Rieter’i doğal ve sentetik elyaflar için tüm değer zincirinde küresel piyasa lideri konumuna getiriyor. Ayrıca, tam sistem tedarikçisi olarak Rieter, otomasyon ve dijitalleşme alanlarındaki teknolojik liderliğini de daha da güçlendiriyor.
“Otomasyon Dijitalleşme Olmadan Mümkün Değil”
Rieter, tüm iplik eğirme sürecinde entegre çözümler sunmasıyla biliniyor. Son bir yıl içinde iplik eğirme sistemlerinizdeki en önemli teknolojik gelişmeler veya ürün iyileştirmeleri neler oldu?
İplikçilik endüstrisinin en acil sorunlarından biri kalifiye iş gücü eksikliği. Bu nedenle Rieter’in Vision 2027 stratejisi, iplikçiler için kritik öneme sahip: bu vizyon, ihtiyaçları doğrudan ele alan ve fabrika verimliliğini artıran teknolojiler etrafında tasarlanmış tamamen otomatik bir iplik fabrikası sunuyor. Müşterilerimiz, sürücüsüz taşıma sistemleri ve otomatik paketleme çözümleri gibi otomasyon modülleri sayesinde bugün bile verimliliklerini artırabiliyor ve manuel iş yükünü önemli ölçüde azaltabiliyor. 2027’ye kadar Rieter, her 10.000 iğ için yalnızca üç kalifiye operatörle vardiya başına 1,9 ton iplik üretilebilmesini hedefliyor.
Otomasyon dijitalleşme olmadan mümkün değil. Bu nedenle dijital fabrika yönetim sistemi Essential’i daha da geliştirilerek dijitalleşmedeki liderliğimizi güçlendirdik. Essential, müşterilere üretim, kalite ve enerji verileri hakkında gerçek zamanlı şeffaflık sunuyor. Bu sayede müşterilerimiz daha hızlı, veri temelli kararlar alabiliyor ve iplik fabrikaları içindeki ve fabrikalar arası süreçleri optimize edebiliyor.
Bir diğer önemli yenilik alanı, artan düzenlemeler ve AB’nin sürdürülebilir tekstil tüketimi yasaları gibi çevresel gereklilikler doğrultusunda giderek artan döngüsel çözümler talebini karşılayan geri dönüşüm teknolojileri. Rieter, kısa ve değişken geri dönüştürülmüş liflerle bile yüksek geri dönüşüm oranı elde ederken iplik kalitesinden ödün vermeden stabil süreçler sağlanmasını mümkün kılan ileri düzey lif hazırlama, tarama ve taraklama teknolojileri geliştirdi. Bu, AB yasalarına uyum sağlamak ve tüketicilerin giderek sürdürülebilir ürün talep etmesi açısından iplikçilere destek oluyor.
Hava jetli iplik eğirme teknolojisi, üreticilerden güçlü ilgi görüyor. J 70 hava jetli iplik makinesine pazar nasıl tepki verdi ve bu teknoloji verimlilik, iplik kalitesi ve enerji verimliliği açısından hangi avantajları sunuyor?
Pazar, J 70 hava jetli iplik makinesine olumlu yanıt verdi. Müşterilerimiz, 600 m/dak’ya kadar ulaşan eğirme hızlarını, tutarlı iplik kalitesi ve düşük enerji tüketimiyle birleştiren eşsiz verimliliğini değerli buluyor. Bu üstün özellikler, iplikçilerin maliyet baskıları ve sürdürülebilirlik hedefleri gibi iki temel zorluğu aynı anda ele almasına yardımcı oluyor.
J 70 ayrıca yeni olanaklar da sunuyor. Üstün hammadde kullanım verimliliği, karde ipliklerin ekonomik eğirilmesini mümkün kılıyor. Yeni geliştirilen büküm elemanı, üretim hızlarını yeni bir seviyeye taşırken hammadde kullanımını maksimize ediyor. İplik fabrikaları, diğer hammadde uygulamalarında da bu yenilikten faydalanıyor. Ayrıca, sonraki işlem aşamalarında işletmeler mükemmel çalışma özellikleri bildiriyor.
“Türkiye Rieter İçin Son Derece Stratejik Bir Pazar”
Rieter açısından Türk pazarını nasıl değerlendiriyorsunuz ve Türk iplik fabrikaları ile iş birliğini daha da geliştirmek için hangi fırsatları görüyorsunuz?
Türkiye, dünyanın en önemli iplik üretim merkezlerinden biri olarak Rieter için son derece stratejik bir pazar ve uzun vadeli taahhüdümüzde öncelikli bir konumda. Ülke, köklü bir tekstil geleneğini modern ve ihracat odaklı sanayi ile birleştiriyor. Tanınmış uluslararası moda markaları, burada üretilen yüksek kaliteli ürünlere güveniyor. Rieter’in teknoloji portföyü, Türkiye’nin kalite, esneklik, otomasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklarını desteklemek için ideal. 50 yılı aşkın süredir, bu heyecan verici ve dinamik pazarı şekillendirmede rol oynuyoruz.
Türk iplik fabrikaları ileri otomasyon ve dijitalleşmeyi erken benimseyen yapılar ve özellikle enerji verimli iplik sistemleri, geri dönüştürülmüş lif işleme ve uçtan uca otomasyon alanlarında iş birliğimizi derinleştirme potansiyeli görüyoruz. Kapsamlı sistem portföyümüz ve güçlü yerel varlığımızla, Türkiye’nin küresel iplik üretimindeki liderliğini desteklemeye hazırız.
Yaklaşan ITM 2026 Uluslararası Tekstil Makinaları Fuarı, küresel tekstil makinaları endüstrisi için önemli bir buluşma noktası olacak. Rieter ITM 2026’da hangi teknolojileri, sistemleri veya yenilikleri sergileyecek ve iplik fabrikaları için hangi çözümler özellikle öne çıkacak?
ITM 2026, bölgedeki müşterilerin maliyet etkinliğini artırmalarına, esnekliği güçlendirmelerine ve rekabetçiliği yükseltmelerine yardımcı olacak odaklanmış bir portföy sunacağımız Rieter için büyük bir dönüm noktası. Fuar, ayrıca Barmag ile ilk ortak görünümümüzü de işaret edecek.
Rieter, ring ve kompakt iplik eğirme tesisleri için tamamen otomatik iplik fabrikasının adım adım uygulanmasını sağlayan en son otomasyon çözümlerini sergileyecek ve Vision 2027 yolunda ilerlemeyi sürdürecek. Öne çıkan bir ürünümüz, esneklik, güvenilirlik ve eğirme verimliliğinde yeni standartlar belirleyen evrensel kompakt çözüm COMPACT4. Optimum eğirme geometrisi, düşük bakım gereksinimi ve düşük enerji tüketimi ile mükemmel iplik kalitesi ve üstün maliyet etkinliği sunuyor.
Ayrıca, müşteri sahalarında selefine göre %33’e kadar daha yüksek verimlilik ve %30’a kadar enerji tasarrufu sağlayan tarama hazırlık makinesi OMEGAlap E 40’ı öne çıkaracağız. Rotor iplik makinesi R 70, kilogram başına enerji tüketimini segment ortalamasına göre %10’a kadar düşürürken, %7–15 daha yüksek verimlilik ve üstün iplik kalitesi sağlıyor. ITM 2026’daki ek yenilikler arasında C 81 tarak makinesi için yapay zekâ destekli hammadde verimi ve iplik kalitesi ile geri dönüştürülmüş iplik eğirme alanındaki en son inovasyonlar yer alıyor.




