“Trützschler Olarak, ITM 2026’da Tüm İş Birimlerimizden Önemli Yenilikleri Sergileyeceğiz”
Röportaj: Tuğba Karademir
Trützschler, iplikhanelere sunduğu ileri teknoloji makineler, otomasyon sistemleri ve dijital çözümlerle üretimde verimliliği artırıyor, kaliteyi yükseltiyor ve sürdürülebilir üretim süreçlerini destekliyor. Türkiye ve küresel pazarlarda uzun yıllara dayanan deneyimi ve güçlü Ar-Ge yatırımlarıyla, iplik hazırlık süreçlerini daha akıllı, daha hızlı ve daha güvenilir hâle getirerek müşterilerine somut katma değer sunmayı sürdürüyor.
2025 yılı, küresel tekstil makine endüstrisi için zorlu bir yıl olarak kayıtlara geçti. Jeopolitik belirsizlikler ve dalgalı ekonomik koşullar, yeni makine yatırımlarında temkinli davranılmasına yol açtı. Buna karşın Trützschler, Türk iplikhanelerinin dayanıklılığı ve rekabetçi yaklaşımını desteklemeye devam etti. Türkiye Genel Müdürü Christoph Weber, Ar-Ge yatırımları, ileri teknoloji makineler, otomasyon sistemleri ve dijital çözümler aracılığıyla müşterilere sağlanan katma değeri, sürdürülebilir üretim yaklaşımlarını ve ITM 2026’ya hazırlıklarını Tekstil Teknoloji dergimize anlattı.
“Türkiye’deki Müşterilerimiz Rekabetçi Kalmanın Yollarını Bulmaya Devam Ediyor”
2025 yılı Trützschler için nasıl geçti? Küresel ve Türkiye pazarlarındaki performansınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
2025 yılı, küresel tekstil makine endüstrisi için zorlu bir yıl oldu. Jeopolitik belirsizlikler ve dalgalı ekonomik ortam, yeni makinelere yönelik tüketim ve yatırım iştahında çekingenliğe yol açtı. Dünya genelinde birçok iplikhane tam kapasiteyle çalışmıyor ve modernizasyon ile yeni yatırımlarını erteliyor. Özellikle Türkiye’de müşterilerimiz enflasyon ve yüksek kredi maliyetlerinden olumsuz etkilendi.
Tüm bu koşullara rağmen Türkiye pazarı bir kez daha dikkat çekici dayanıklılığını ortaya koydu. Türkiye’deki müşterilerimiz son derece uyumlu bir yapıya sahip ve rekabetçi kalmanın yollarını bulmaya devam ediyor. Biz de Ar-Ge yatırımlarımızı istikrarlı şekilde sürdürerek ve servis ile onarım istasyonlarımız aracılığıyla ileri teknoloji çözümleri güçlü bir yerel hizmet ağıyla sunarak onları destekliyoruz. En ileri teknolojiye sahip Trützschler makineleriyle çalışan birçok lider Türk iplikhanesiyle iş birliği yapmaktan gurur duyuyoruz. En yeni çözümlerimiz olan TC 30i tarak makinesi, IDF 3 entegre cer makinesi ve TCO 21XL penye makinesi, Türkiye’deki tesislerde üstün performans sergiliyor.
Trützschler’in yeni nesil makineleri ve otomasyon çözümleri (örneğin T-CAN ve TC 30i) üretim verimliliğine ve kaliteye nasıl katkı sağlıyor?
Yeni nesil tarak makinesi TC 30i ve otomatik kova taşıma sistemi T-CAN gibi yeni nesil çözümlerimiz, iplikhanelerin verimliliğini artırmalarında ve kaliteyi yükseltmelerinde önemli rol oynuyor.
2024 yılında piyasaya sunulan TC 30i, birçok kilit pazarda performansını kanıtladı. Hammaddeye bağlı olarak müşterilerimiz, iplik kalitesini koruyarak hatta iyileştirerek sentetik elyaflarda %40’a kadar, pamukta ise yaklaşık %20 oranında önemli üretkenlik artışları bildiriyor. Makine ayrıca, sürekli, otomatik ve ideal tarama aralığı ayarı sağlayan, kendini kanıtlamış T-GO otomatik boşluk optimizasyonu sistemiyle donatıldı. Bu akıllı özelliği sunan tek firma Trützschler’dir.
Otomatik kova taşıma sistemimiz T-CAN, tekstil endüstrisinde artan işçilik maliyetleri ve iş gücü yetersizliğine yanıt olarak geliştirildi. T-CAN, AGV’leri (otonom yönlendirmeli araçlar) akıllı bir yazılım arayüzüyle birleştirerek şerit kovalarının tarak makineleri, cer makinelerinin birinci ve ikinci pasajları arasında tam olarak olması gereken yere taşınmasını sağlıyor. Böylece manuel müdahale ve taşıma en aza indiriliyor, güvenilir malzeme akışı sayesinde tutarlı kalite sağlanıyor ve molalar ya da gece vardiyalarında dahi kesintisiz üretim destekleniyor.
Sonuç olarak işletmeler daha düşük işçilik maliyetleri, daha yüksek makine verimliliği ve istikrarlı şerit kalitesi elde ediyor. Bu çözümler özellikle yüksek kalite standartları ve rekabet baskısı altında faaliyet gösteren Türk iplikhaneleri için stratejik önem taşıyor.
Trützschler’in dijital dönüşüm vizyonu nedir? IoT, veri analitiği ve yapay zekâ tabanlı çözümler üretim süreçlerinizi nasıl optimize ediyor?
Trützschler’de dijitalleşmeyi, daha akıllı ve daha verimli tekstil üretimi için kilit bir etkinleştirici olarak görüyoruz. Temel eğilimlerden biri, yapay zekâ ile desteklenen makinelerin artan otomasyonudur. Bunu ürünlerimizde izleme sistemleri ve akıllı uygulamalar aracılığıyla halihazırda uyguluyoruz. Otomatik kova taşıma sistemimiz T-CAN, dijitalleşme ve otomasyonun süreçleri basitleştirmek ve personel ihtiyacını azaltmak için nasıl el ele gittiğinin bir örneği.
MyMill, iplikhane optimizasyonu için merkezi dijital yeniliğimiz. Bulut tabanlı bir platform olarak müşterilerin iplikhane operasyonlarını izlemelerine ve optimize etmelerine olanak tanıyor. MyMill, vardiya verileri ve makine performansının dahili kıyaslamasını destekliyor, makine durum güncellemeleri sağlıyor ve şeffaf analizler ile önceden tanımlanmış raporlar aracılığıyla kullanıcıların hızlı ve veri odaklı kararlar almasına yardımcı oluyor. Bu güçlü özellikler, raporlama görevleri gibi günlük rutinleri sadeleştirmeye yardımcı olur, akıllı bildirimlerle kullanıcıların süreci kontrol altında tutmasını sağlıyor ve ne zaman aksiyon alınması gerektiğini görünür kılıyor.
“Trützschler’de Sürdürülebilirlik; Verimli Geri Dönüşümü Mümkün Kılmak Anlamına Geliyor”
Trützschler için sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi ne anlama geliyor? Özellikle “Online Fiber Recovery System” ve diğer geri dönüşüm girişimleriyle hangi somut etkileri hedefliyorsunuz?
Trützschler için sürdürülebilirlik ve döngüsellik, müşterilerimiz için gerçek ve ölçülebilir değer yaratmakla yakından bağlantılı. Daha düşük enerji tüketimi yoluyla, hammadde tüketimini azaltmaya, gereksiz elyaf kaybını önlemeye ve operasyonel maliyetleri düşürmeye yardımcı olan çözümlere odaklanıyoruz.
Daha sürdürülebilir elyaf işleme için geliştirdiğimiz teknolojik çözümler; kanıtlanmış WASTECONTROL sistemi, TC 30i tarak makinemizin gelişmiş atık emiş konsepti veya Online Fiber Recovery Line, yabancı maddelerin uzaklaştırılmasını ve neredeyse hiç iyi elyafın israf edilmemesini sağlıyor. Gereksiz elyaf kaybının önlenmesi sayesinde işletmeler değerli hammaddelerinin daha büyük kısmını kullanabiliyor ve kârlılıklarını koruyabiliyor.
Enerji verimliliği bir diğer önemli konu. CL-X, saatte 2.000 kg’a kadar kapasiteyle çalışırken mevcut referans değerlere kıyasla %30’dan fazla daha az enerji tüketiyor ve daha önce pamuğun etkin temizliği için iki makine gerekirken CL-X artık bu görevi tek başına yerine getiriyor. TC 30i de önemli katkı sağlıyor: müşteri uygulamalarında kilogram başına enerji tüketimini azaltırken %40’a kadar daha yüksek üretkenlik sağlıyor.
TRUECYCLED ile tekstil atıklarının geri dönüşümü için komple bir çözüm sunuyoruz. Bütüncül yaklaşımımız ve tüm proses boyunca sahip olduğumuz uzmanlık sayesinde üreticiler gereksiz elyaf kısalmasını önleyebiliyor ve mümkün olan en iyi kalite sonuçlarına ulaşabiliyor. Bu şekilde daha sürdürülebilir bir tekstil zincirine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.
Kısacası: Trützschler’de sürdürülebilirlik; kaynak tasarrufu sağlamak, atığı azaltmak ve verimli geri dönüşümü mümkün kılmak anlamına geliyor ve tüm bunlar müşterilerimiz için ekonomik olarak da değer yaratacak çözümlerle gerçekleştiriliyor.
“Türkiye’yi Güçlü ve Geleceğe Dönük Bir Tekstil Üssü Olarak Görmeye Devam Ediyoruz”
Trützschler’in küresel büyüme stratejisinde Türkiye pazarı nasıl konumlanıyor? Yerel üreticilerin talepleri, servis ve destek süreçlerine yönelik özel bir yaklaşımınız var mı?
Türkiye, Trützschler için kilit pazarlardan biri olmaya devam ediyor. Ülke büyük Avrupa pazarlarına coğrafi yakınlık, güçlü yerli pamuk üretimi ve modern, iyi gelişmiş bir tekstil üretim altyapısı ile önemli stratejik avantajlar sunuyor. Türkiye ayrıca yüksek kaliteli tekstil ürünleri ve tekstil şirketlerinin güçlü uzmanlığıyla tanınıyor. Bu güçlü yönleri sayesinde Türkiye’yi güçlü ve geleceğe dönük bir tekstil üssü olarak görmeye devam ediyoruz.
Türkiye’deki ve dünya genelindeki müşterilerimizle uzun vadeli iş birliğimiz; güvene, güçlü ortaklıklara ve yerel varlığa sürekli yatırıma dayanıyor ve her zaman müşteri geri bildirimleri ile talepler tarafından yönlendiriliyor. Artan müşteri beklentilerini aşmak ve mümkün olan en iyi hizmeti sunmak amacıyla performansımızı düzenli olarak değerlendiriyoruz.
Yerel servis ve teknik uzmanlık bu pazarda kritik bir rol oynuyor. Onarım atölyesi, depo ve laboratuvarı içeren Uşak’taki servis tesisimiz buna güçlü bir örnek. Bu tesis, 800’den fazla tarak makinemizin kurulu olduğu Ege Bölgesi’ne çok daha hızlı destek sunmamızı sağlıyor. Tüm yaşam döngüsü boyunca müşterilere eşlik eden özel yerel servis ekibimiz sayesinde her aşamada güvenilir ve hızlı destek sağlıyoruz.
Trützschler ITM 2026’ya nasıl hazırlanıyor? Fuarda Türkiye’den ve bölgeden müşterilere hangi yenilikleri ve mesajları sunmayı planlıyorsunuz?
ITM 2026’da Trützschler, tüm iş birimlerimizden önemli yenilikleri sergileyecek: Eğirme, Taraklama ve Nonwovens. Ana odak noktalarından biri, TC 30i ve IDF 3 ile doğrudan eğirme konsepti olacak. IDF 3, yüksek üretim hızlarında çok iyi şerit kalitesi sunuyor ve kullanım kolaylığıyla takdir ediliyor. Doğrudan eğirme kurulumlarında TC 30i ve IDF 3’ün oluşturduğu “rüya takım”, yüksek üretkenlik, stabil iplik parametreleri ve yüksek kısa elyaf oranına veya geri dönüştürülmüş malzemeye sahip karışımların verimli işlenmesini mümkün kılıyor. Müşteriler ayrıca kaliteyi düşürmeden iplik hazırlık sürecini kısaltabilme avantajını da değerli buluyor.
Otomasyon bir diğer önemli odak alanı olacak. T-CAN ile Trützschler, iplik hazırlık süreçlerinde artan akıllı ve güvenilir otomasyon ihtiyacına yanıt veriyor. AGV’ler ve akıllı bir yazılım arayüzü aracılığıyla şerit kovalarının taşınmasını otomatikleştiren T-CAN, manuel müdahaleyi azaltıyor, operasyonel maliyetleri düşürüyor ve tutarlı malzeme akışı sağlıyor. Bu sistem, daha akıllı ve daha verimli iplikhanelere doğru atılmış önemli bir adım.
Makine çözümlerinin ötesinde, servis ve dijital çözümler de fuardaki varlığımızda eşit derecede önemli bir rol oynayacak. Yerel servis ve onarım istasyonlarımızla hizmet veren ekiplerimizin ve MyMill gibi dijital araçlarımızın, müşterilerin daha verimli çalışmasına, süreçlerini optimize etmesine ve yatırımlarından maksimum fayda elde etmesine nasıl katkı sağladığını vurgulamak istiyoruz.






