“ITM 2026’yı Armas Makina İçin Önemli Bir Vitrin Olarak Görüyoruz”
Röportaj: Tuğba KARADEMİR
Armas Makina, parti boyama teknolojilerindeki uzmanlığını yeni nesil KnitMaster HT Jigger ailesiyle bir adım ileri taşıyor. Genel Müdür Yardımcısı Emre Abdullahoğlu, verimlilik, sürdürülebilirlik ve kurumsallaşma odağında şekillenen ürün stratejilerini ve ITM 2026 beklentilerini Tekstil Teknoloji Dergisi’ne anlattı.
Tekstil terbiye süreçlerinde kalite, verimlilik ve sürdürülebilirlik artık birbirinden ayrı düşünülemiyor. Özellikle parti boyama teknolojilerinde proses stabilitesi ve kaynak yönetimi, yatırım kararlarının merkezinde yer alıyor. Bu alanda uzmanlaşan Armas Makina, HT Jigger teknolojilerindeki deneyimini yeni nesil KnitMaster serisiyle pekiştirirken, kurumsal dönüşümünü de eş zamanlı olarak sürdürüyor. Armas Makina Genel Müdür Yardımcısı Emre Abdullahoğlu ile; ürün geliştirme vizyonlarından 2025 değerlendirmelerine, dijitalleşme yaklaşımından ITM 2026 hedeflerine uzanan kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik.
Armas Makina’nın tekstil makineleri sektörü içindeki ana ürün gruplarını ve hizmet yelpazesini nasıl tanımlarsınız? Özellikle hangi makine tiplerinde uzmanlaştınız ve bu makineler hangi üretim ihtiyaçlarına hitap ediyor?
Armas Makina olarak tekstil terbiye süreçlerinde, özellikle parti boyama (batch dyeing) tarafında konumlanan ve odağını net biçimde tanımlamış bir makine üreticisiyiz. Ana ürün grubumuzu HT Jigger makineleri oluşturuyor. Jigger teknolojisi; kumaşın kontrollü sarımı/ açılması, banyo yönetimi ve proses stabilitesi gibi parametrelerin doğru yönetilmesini gerektiren, kalite ve tekrarlanabilirlik açısından kritik bir alandır. Biz de bu ihtiyaçlara, stabil kaliteyi korurken su–enerji tüketimini düşüren ve verimliliği yükselten çözümlerle cevap veriyoruz.
Hizmet tarafında ise işi “makine teslimatı” ile sınırlamıyoruz. Devreye alma, operatör eğitimi, bakım planlama, yedek parça ve teknik servis süreçleri bizim için ürünün ayrılmaz bir parçası. Bugün Armas Makina’nın özellikle önem verdiği konu, bu süreçlerin tamamını kurumsal standartlarla yönetilebilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir hale getirmek. Müşterinin sahada karşılaşabileceği her durumda aynı hız, aynı kalite ve aynı iletişim standardını sunmayı hedefliyoruz.
“Knitmaster HT Jigger, Armas Makina’nın Yeni Dönem Ürün Anlayışını Temsil Eden Bir Platform”
Firmanız yakın zamanda KnitMaster HT Jigger XL gibi yeni ürünler geliştirdi. Bu ve benzeri inovatif makinelerinizden ve bu makinelerin sektöre getirdiği yeniliklerden bahseder misiniz?
Yeni ürünümüz Armas KnitMaster HT Jigger (XL), bizim açımızdan yalnızca yeni bir model değil; Armas Makina’nın yeni dönem ürün anlayışını temsil eden bir platform. Bu makineyle sektörde önemli bir ihtiyaca cevap verdik: örgü kumaşların da jigger prosesiyle verimli ve güvenli şekilde boyanabilmesi. Örgü kumaşlar daha hassas bir yapıya sahip olduğu için, proses stabilitesi ve kumaşın proses boyunca korunması çok daha kritik hale geliyor. KnitMaster’ı geliştirirken bu hassasiyeti tasarımın merkezine aldık.
KnitMaster serisinin öne çıkan taraflarından biri de su ve enerji tasarrufu odağı. Bugün işletmelerin rekabet gücünü belirleyen en temel kalemlerden biri “birim üretim başına tüketim” değerleri. KnitMaster’ı kurgularken hedefimiz, müşteriye sadece iyi bir boyama sonucu değil; aynı zamanda daha düşük tüketimle daha yüksek proses verimi sunmaktı. XL tarafında da işletmelerin ihtiyaçlarına göre ölçeklenebilir bir yapı ile verimliliği büyütmeyi amaçlıyoruz.
“2025, Armas Makina İçin Ürün ve Organizasyonu Aynı Anda Geliştirdiğimiz Bir Yıl Oldu”
2025 yılı sizin açınızdan nasıl geçti? Üretim, satış, Ar-Ge ve ihracat bağlamında yılı nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle yeni makinelerin piyasaya sunulması, müşteri taleplerindeki değişim ya da pazar tepkileri açısından memnuniyet düzeyi nedir?
2025 yılı, Armas Makina açısından “ürün ve organizasyon” tarafında aynı anda ilerlediğimiz bir yıl oldu. Üretimde daha öngörülebilir planlama, daha standart kalite yaklaşımı ve teslimat disiplinini güçlendirmek için içeride ciddi bir yapı kurduk. Ar-Ge tarafında ise odağımız netti: sahada gerçek karşılığı olan, müşterinin üretim metriklerine dokunan çözümler üretmek ve bunu özellikle örgü kumaş gibi hassas proses alanlarında somut hale getirmek.
Müşteri tarafında taleplerin olgunlaştığını görüyoruz. Bugün sadece “makinenin çalışması” değil; kullanım kolaylığı, proses tekrarlanabilirliği, su/enerji tüketimi, servis hızı ve destek kalitesi satın alma kararında belirleyici. KnitMaster serisine gelen ilgi, bu dönüşümün net bir göstergesi. Sahadan gelen geri bildirimleri hızlı şekilde ürüne ve sürece geri beslemek, bizim kurumsal çalışma anlayışımızın temel parçası. Genel olarak 2025’i; doğru ürünü doğru fayda diliyle konumlandırdığımız ve kurumsal altyapımızı güçlendirdiğimiz bir yıl olarak değerlendiriyoruz.
“Su ve Enerji Tasarrufu Artık Bir Avantaj Değil, Yatırım Kararının Ön Şartı.”
2025’te tekstil makineleri sektöründe gözlemlediğiniz öne çıkan trendler neler oldu? Armas Makina bu trendlere nasıl yanıt verdi? Aynı zamanda bu dönemde karşılaştığınız başlıca zorluklar nelerdi?
2025’te öne çıkan trendler çok net: sürdürülebilirlik, tüketim yönetimi ve proses standardizasyonu. Su ve enerji tüketimi artık “avantaj” değil, çoğu işletme için yatırım kararının ön şartı. Bunun yanında kaliteyi operatöre daha az bağımlı hale getiren, tekrarlanabilirliği artıran çözümler de ciddi şekilde değer görüyor.
Armas Makina bu trendlere iki yönden yanıt verdi: Ürün tarafında KnitMaster ile birlikte özellikle örgü kumaş proseslerine odaklanıp verimlilik ve stabilite hedefini tasarımın merkezine yerleştirdik. Organizasyon tarafında ise kurumsallaşma adımlarımızı hızlandırarak; dokümantasyon, servis standardı, geri bildirim yönetimi ve müşteri iletişimini daha sistematik bir yapıya taşıyoruz.
Zorluk tarafında ise maliyet baskısı, yatırım kararlarının daha temkinli hale gelmesi ve planlama hassasiyetinin artması öne çıktı. Bu koşullarda fark yaratan şey, müşteriye “bugün” fayda sağlayan değerleri net şekilde ortaya koyabilmek ve bunu sürdürülebilir bir hizmet yapısıyla desteklemek oldu.
“Verimlilik, Knitmaster’ta Sonradan Eklenen Bir Özellik Değil; Tasarımın Başlangıç Kriteri”
Dijitalleşme, otomasyon ve Endüstri 4.0 yaklaşımları, Armas Makina’nın üretim süreci ve makine/servis tasarımı üzerinde nasıl bir etki yarattı? Bu kapsamda geliştirdiğiniz makinelerde (örneğin otomatik kontrol, enerji/su verimliliği, kullanım kolaylığı vb.) ne tür iyileştirmeler yaptınız?
Dijitalleşmeye yaklaşımımız pratik: sahada ölçülebilir fayda üretmeyen hiçbir şey “gerçek inovasyon” değil. Bu yüzden otomasyon ve kontrol tarafındaki gelişmeleri üç hedefle ele alıyoruz: proses stabilitesi, tüketim verimliliği ve kullanım kolaylığı. Dijitalleşmeye yaklaşımımız praitk: sahada ölçülebilir fayda
Yeni nesil makinelerimizde prosesin daha tekrarlanabilir yönetilmesi, operatörün yükünü azaltırken kaliteyi daha stabil hale getiriyor. Stabil proses, fireyi azaltır; bu da işletmenin toplam maliyetine doğrudan etki eder. Su ve enerji verimliliği tarafında ise özellikle KnitMaster gibi ürünlerde, verimlilik hedefini sonradan eklenen bir özellik değil, tasarımın başlangıç kriteri olarak konumlandırdık.
Servis tarafında da kurumsal standartlarımızı güçlendiriyoruz: eğitim, dokümantasyon, bakım planları ve sahadan gelen geri bildirimlerin hızlı değerlendirilmesi… Hedefimiz; makinenin ilk günkü performansını yıllar içinde de koruyan, yönetilebilir ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni kurmak.
“Uluslararası Pazarda Rekabeti Fiyatla Değil, Proses Performansı ve Servis Gücüyle Kuruyoruz”
İhracat faaliyetleriniz ağırlıklı olarak hangi pazarlarda yoğunlaşıyor? Uluslararası pazarda Armas Makina’ya olan talep ve rekabet gücü hakkında nasıl bir değerlendirme yaparsınız? Özellikle yeni ürünlerinizin globaldeki karşılığı nasıl oldu?
İhracatta yaklaşımımız net: kısa vadeli satış yerine, uzun vadeli iş ortaklığı ve sürdürülebilir servis modeli. Tekstil makinelerinde güven, ürün sahada çalışırken oluşuyor; bu nedenle uluslararası pazarlarda yalnızca fiyatla değil, proses performansı, tüketim avantajı ve satış sonrası destek ile rekabet etmeyi önemsiyoruz.
Tekstil üretiminin güçlü olduğu pazarlarda Armas Makina’ya ilgi olduğunu görüyoruz. KnitMaster’ın bu anlamda avantajı çok açık: Örgü kumaş gibi daha hassas bir alanda jigger prosesiyle çalışabilmek ve bunu su–enerji tasarrufu odağıyla birleştirmek, uluslararası ölçekte de güçlü bir değer önerisi sunuyor.
Rekabetin yoğun olduğu doğru; bu yüzden kurumsal altyapı ihracatta belirleyici hale geliyor. Standart süreçler, hızlı geri dönüş, tutarlı dokümantasyon ve servis organizasyonu… Biz büyümeyi bu temel üzerine oturtmak istiyoruz.
“Fuarda Özellikle Armas Knitmaster HT Jigger Ailesini Ön Plana Çıkarmayı Planlıyoruz”
ITM 2026 Fuarı, sektör için büyük önem taşıyor. Fuara yönelik hazırlıklarınız hangi aşamada? Sergilemeyi planladığınız yeni ürünler, prototipler veya öne çıkaracağınız teknolojiler hakkında bilgi verebilir misiniz?
ITM 2026’yı Armas Makina için önemli bir vitrin olarak görüyoruz; fakat bizim için asıl değer, doğru müşterilerle doğru projeleri başlatabileceğimiz bir temas noktası olması. Bu nedenle hazırlıklarımız yalnızca fuar katılımı değil; ürün anlatımı, demo yaklaşımı ve kurumsal sunum dili dahil olmak üzere bütüncül bir çalışma şeklinde ilerliyor.
Fuarda özellikle Armas KnitMaster HT Jigger ailesini ön plana çıkarmayı planlıyoruz. Çünkü bu ürün hem örgü kumaş boyama kabiliyeti ile önemli bir ihtiyaca cevap veriyor, hem de verimlilik tarafında işletmelerin gündemine doğrudan dokunuyor. Ziyaretçilere sadece “makineyi” değil, o makinenin arkasındaki proses mantığını ve verimlilik yaklaşımını net ve anlaşılır biçimde aktarmayı hedefliyoruz.
Önümüzdeki dönemde — özellikle 2026 ve sonrası için — Armas Makina’nın ürün geliştirme, Ar-Ge, pazar genişletme ve yatırım planları nelerdir? Planladığınız yeni makineler, geliştirmeyi düşündüğünüz teknolojiler veya hedef pazarlarda genişleme gibi stratejik adımlarınız var mı?
2026 ve sonrasında stratejimizi dört ana başlıkta yönetiyoruz: ürün geliştirme, Ar-Ge derinliği, pazar genişletme ve kurumsal yatırım. Ürün tarafında KnitMaster’ın açtığı çizgiyi büyütmek istiyoruz: örgü kumaş proseslerinde stabiliteyi artıran, tüketim metriklerini aşağı çeken ve kullanım kolaylığını güçlendiren çözümler.
Ar-Ge’de yaklaşımımız “sadece yeni model çıkarma” değil; sahadan gelen veriyi dinleyerek ürünleri sürekli rafine etmek. Çünkü gerçek fark çoğu zaman; proses stabilitesi, kullanım deneyimi ve servis hızında yapılan küçük ama etkisi büyük iyileştirmelerle oluşuyor.
Pazar genişletmede de seçici ve sürdürülebilir büyüme hedefliyoruz. Doğru iş ortaklıkları/ temsilcilikler, güçlü servis altyapısı ve standardize edilmiş satış sonrası süreçler bizim için kritik. Armas Makina’nın kurumsallaşma süreci de bu büyümeyi taşıyacak omurgayı oluşturuyor.





