‘besafe® Maskeleri Kalitesiyle Tüm Dünyada İlgi Görüyor

Güney Biomedikal Sağlık Ürünleri A.Ş. tarafından üretilen ‘besafe®' Surgical Face Mask, HEPA filtre klima ve havalandırma sistemiyle tamamen insan sağlığını korumaya yönelik olarak hijyenik ortamda üretiliyor. Uluslararası pek çok akreditasyon ve kalite belgesine sahip olan ‘besafe® cerrahi maskeleri başta Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor.

‘besafe® Maskeleri Kalitesiyle Tüm Dünyada İlgi Görüyor

Güney Biomedikal Sağlık Ürünleri A.Ş. tarafından üretilen ‘besafe®’ Surgical Face Mask, HEPA filtre klima ve havalandırma sistemiyle tamamen insan sağlığını korumaya yönelik olarak hijyenik ortamda üretiliyor. Uluslararası pek çok akreditasyon ve kalite belgesine sahip olan ‘besafe® cerrahi maskeleri başta Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor.

Aralık 2019’da Çin’de ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkileyen koronavirüs salgını binlerce insanın hayatını kaybetmesine, milyonlarca insanın ise hastalanmasına neden oldu. Koronavirüs salgını ortaya çıktığı andan itibaren gerek Dünya Sağlık Örgütü gerekse Sağlık Bakanlığı’nın oluşturduğu Bilim Kurulu üyeleri virüsle mücadelenin en etkili silahının maske, mesafe ve dezenfektan olduğunu açıkladı. Neredeyse tüm dünyada kullanımı zorunlu hale gelen maskenin koruyuculuğu, yapılan bilimsel deneylerle de kanıtlandı. Bilim adamlarının açıklamalarına göre; kaliteli ve hijyenik maske kullanımı virüslere karşı yüzde 90-95 oranında koruma sağlıyor.

Maskeye atfedilen önem akıllara ‘Kullandığımız maskeler ne kadar hijyenik?’ sorusunu getiriyor. Son dönemde kuruyemişçiden, hırdavatçıya, ayakkabıcıdan tatlıcıya tüm dükkanlarda maske satışı yapılmaya başlandığını düşünürsek maskelerde hijyenik üretime dikkat edilmediğini söyleyebiliriz. Ancak uzmanlar merdiven altı olarak tabir edilen yerlerde üretilen maskelerin insan sağlığını korumaktan çok tehlikeye attığı konusunda uyarıyor. Özellikle nerede üretildiği bilinmeyen ve pek çok yerde satılan boyalı, desenli bez maskelerin kanserojen madde içerebileceği belirtiliyor. Uzmanlar, hijyenik ortamlarda ve Avrupa Birliği standartlarına uygun olarak el değmeden üretilen maskelerin kullanılmasını tavsiye ediyor.

Necip Güney: Doğru Maske Filtre Özelliği Olan Kumaştan Üretilendir

Güney Biomedikal Yönetim Kurulu Başkanı Necip Güney, doğru maskenin, filtre özelliği olan spunbond ve meltblown kumaştan üretilmesi gerektiğini söylüyor. Güney Biomedikal olarak ürettikleri ‘besafe®’ Surgical Face Mask’ları genellikle Avrupa Birliği ülkeleri, Amerika ve Kanada’ya ihraç ettiklerini ifade eden Güney, bu ülkelerin ‘nefes alabilirlik’, ‘sıçrama testi, ‘partikül filtrasyon mukavemeti’ ve ‘bakteri filtrasyon mukavemeti’ gibi onlarca test istediğini dile getiriyor.

Maskeninin cerrahi maske ismini alabilmesi için iki testi geçmesi gerektiğini belirten Güney, “Bu testin bir tanesi bakteri filtrasyon mukavemeti (BFE), ikinci test ise partikül filtrasyonu mukavemeti (PFE). Bakteri filtrasyon mukavemeti yüzde 95’in üzerinde olmalı. Partikül filtrasyon mukavemeti de yüzde 98’in üstü olmalı. Bu testleri geçerse biz bu maskeye koruyuculuğu yüksek cerrahi maske diyebiliriz. Aksi takdirde bu ürünü cerrahi maske ismiyle satamazsınız. Bu sadece yüz koruyucu bir maske olur.” diyor.

“Maske 80-90 Gramlık Olmalı”

Necip Güney, doğru maskenin özelliklerini şöyle anlatıyor. “Doğru maske nefes aldığınızda şişmesi gerekiyor. Doğru maskenin içerisinde filtre özelliği olan kumaş olmalı. Dolayısıyla, maskenin kalınlığına dikkat edin, maskeyi açıp ortasında filtre özelliğini sağlayan kumaş var mı yok mu mutlaka bakın. Ayrıca doğru maskenin gramajı da önemli. İhracat gerçekleştirdiğimiz bir çok ülke 80-90 gr kumaş kullanılan maskeleri talep ediyor. Maske gramajında dünya standardı budur, 50- 60 gramlık maskelerin kullanılmaması gerekiyor. Maskede polyester ağırlıklı kumaş da kullanılmamalı. Çünkü bunun koruyuculuğu yoktur ve anti-alerjen özelliği olmadığı için alerji yapabilir.”

Öte yandan maske ihracatı yaptıkları ülke sayısını her geçen artırdıklarını dile getiren Necip Güney, Güney Biomedikal Sağlık Hizmetleri A.Ş.’nin Amerika’da bir şube açtığı müjdesini verdi.

Prof.Dr. Recep Demirhan: Solunum Yolu Virüsleri Cerrahi Maskeden Geçmez

Cerrahi maskelerin koruyuculuğu ile ilgili bilgi veren Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Başhekimi Prof.Dr. Recep Demirhan, “Solunum yolu enfeksiyonları damlacıklarla bulaşır. Cerrahi maskelerin gözenekleri bu damlacıkların geçmemesi için yeterlidir. Koronavirüs veya grip gibi solunum yolu virüsleri cerrahi maskelerden geçemez. Bu nedenle hem koronavirüslü kişinin etrafına virüs yaymaması hem de sağlıklı kişilerin korona virüsten korunmak için maske kullanımı son derece önemlidir.” diyor.

Prof. Dr. Ayhan Olcay: Kalitesiz Maskeler Nedeniyle Birçok Kişi Enfekte Oldu

Prof. Dr. Ayhan Olcay, “Çalıştığım hastanenin Covid-19 servisinde görev yapan ve yeterli korunan hemşirelerden sadece bir kişinin Covid-19’a yakalanmış olması kişisel koruyucu ekipmanların ne kadar önemli olduğunun en iyi göstergesidir. Özel sektörde üretilen maskelerin koruyucu vasıflarıyla ilgili kamuoyu ile de paylaşılan bir gözlemimi üzülerek belirtmek isterim. Üretilen birçok maskede kâr etme hırsı ile kaliteli kumaş kullanılmamış bu nedenle birçok insan enfekte olmuştur. Kamu ve özel sektör olarak buradaki suistimaller ile ilgili özeleştirimizi yapıp bu alandaki kâr etme hırsının insan sağlığını tehlikeye attığını ve tekrarlanmaması için her şeyi yapmamız gerektiği konusunda mutabık olmalıyız.” ifadelerini kullanıyor.

Prof.Dr. Recep Demirhan: Aşı Olsak Bile Maske Kullanmaya Devam Edeceğiz

Henüz kesin bir tedavisi bulunmayan koronavirüs salgınında tüm dünya umudunu aşılara bağladı. Virüse karşı koruyuculuğu ispatlanan aşılar pek çok ülkede insanlara vurulmaya başladı. Ancak uzmanlar, aşı olsak bile maske kullanımı, sosyal mesafe ve el hijyenine dikkat etmemiz gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor.

Demirhan aşı olsak ile tedbirlere uymamız gerektiğini şu sözlerle açıklıyor: “Aşı olan kişi de rahat olmamalı. Çünkü koruyuculuğun oranı tam olarak bilinmiyor. Koruyuculuk yüzde 80-90 oranında olsa bile, yüzde 10 oranında bulaşıcılık söz konusu olabilir. Bu aşıdan beklenen “bulaştırıcılığın önlenmesi” dir. Aşı olsak dahi maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymaya devam etmeliyiz.”

Prof.Dr. Ayhan Olcay: Elimizde Etkili Bir Aşı Olsa Bile 1-2 Yıl Daha Tedbirlere Uyacağız

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Olcay da, toplumda hastalığın aşı olduktan sonra tamamen biteceği şeklinde bir beklenti oluştuğunu belirterek, “Bugün elimizde etkili bir aşı olsa da 1-2 yıl daha hayatımızda maske, yakın temastan kaçınma ve el hijyeni gibi tedbirleri uygulamamız gerekecek diye düşünüyorum.” diye konuşuyor.

COMMENTS