Nazar Tekstil, İhracat Performansıyla Türkiye’nin Başarılı Firmaları Arasında
1993 yılında Kahramanmaraş’ta kurulan Nazar Tekstil, yüzde 100 ring compact pamuk ipliği üretimiyle çalışmalarına devam ediyor. Firmanın, günlük 32 ton, yıllık ise 11 bin 350 ton iplik üretim kapasitesi bulunuyor.
Geçmişi çırçırcılık ve pamuk ticaretine dayanan, pamuk üretiminde uzmanlaşmış olan Nazar Tekstil, bu birikimini iplik üretimine taşımak isteyerek 1993 yılında open-end iplik yatırımı yaptı. Ne 6/1 den Ne 20/1’e kadar çeşitli numaralarda yüzde 100 pamuk ipliği üreten Nazar Tekstil, kendini open-end iplik üretiminde uzmanlaştırarak uluslararası pazarda yerini bu şekilde sağlamlaştırdı.
Firmanın, 2015 yılında faaliyete başlayan Ring Kompakt işletmesi, 32 bin 500 metrekarelik kapalı alanı ile Türkiye’nin tek çatı altındaki en büyük kompakt ring işletmesini oluşturuyor. Tesiste, Ne 24/1 den Ne 60/1’e kadar çeşitli numaralarda yüzde 100 pamuk ipliği üretiliyor.
Tekstil Teknoloji dergimizin bu ayki sayısına özel olarak işlediğimiz ‘İplik Teknolojileri’ dosyasında Nazar Tekstil firmasının Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Balduk ile bir röportaj gerçekleştirdik. Siz okurlarımıza sunarız.

Nazar Tekstil’in Türk ve dünya pazarındaki hâkimiyetinizden bahsedebilir misiniz? Başlıca hangi ülkelere ihracat gerçekleştiriyorsunuz?
Yurt içinde en yüksek miktarlı satış yaptığımız müşterimiz, Nike firmasının yetkili ana tedarikçisidir. Yurt dışında satış yaptığımız müşterilerimiz; Portekiz, İtalya, Polonya, Macaristan, İsviçre, Fransa, Danimarka, Almanya ve Macaristan’da bulunuyor. Üyesi olduğumuz İTHİB’in hazırlamış olduğu Ocak-Eylül dönemi, tekstil ve hammaddeleri sektörü dış ticaret performansı sunumunda görülebileceği üzere, 1 Ocak- 21 Eylül 2020 tarihleri arasında, 1 milyar 12 milyon dolar tutarında ihracat yapıldı. Nazar Tekstil’in aynı dönemdeki ihracat geliri yaklaşık 3 milyon dolar civarında gerçekleşti. Diğer bir ifade ile ülkemizdeki firmaların gerçekleştirmiş olduğu 1000 birimlik ihracatın, 3 birimini Nazar Tekstil olarak gerçekleştirmiş bulunuyoruz.
ISO ikinci 500 listesinde 2018 yılında 228. sırada yer aldık. 2019 yılı listesinde ise 257. sırada yer aldık. Oeko-tex, GOTS(Global Organic Textile Standard), USTERIZED, BCI ve COTTON USA, Rieter Com4 Compact sertifikalarına sahibiz. ICA (International Cotton Association) üyesiyiz.
Fabrikanızın günlük iplik üretim kapasitesi ne kadardır? Daha çok hangi sektörlere yönelik üretim gerçekleştiriyorsunuz?
Nazar Tekstil’de yüzde 100 ring compact pamuk ipliği üretiyoruz. İplik üretim kapasitemiz; günlük 32 ton, yıllık ise 11 bin 350 ton’dur. İplik üretim sürecinden sonra oluşan penye teleflerimizi güvenlik kağıdı olarak adlandırılan; banknot, vize kağıdı, pasaport kağıdı gibi ürünleri üreten ihracat müşterilerimize ve hijyenik pamuk üretimi yapan müşterilerimize satıyoruz. Penye telefi üretim kapasitemiz; günlük 7 ton, yıllık ise 2 bin 500 ton’dur.

Firma olarak doğal ve çevreci üretime yönelik ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?
Tamamına sahip olduğumuz ve hisse ortaklığımızın olduğu yenilenebilir enerji üretim tesisleri sayesinde, elektrik sistemine 2019 yılında 83 bin 465 mwh temiz enerji verdik. Nazar Tekstil, 2019 yılında 45 bin 595 mwh elektrik tüketimi gerçekleştirdi. Rakamları basite indirgersek 2019 yılında tükettiğimiz 100 birim elektrik için sisteme 183 birim temiz enerji vermiş olduk.
İşletmemizin çatısında 2.2 mw kurulu güce sahip güneş enerjisi sayesinde yılda ortalama olarak 2 bin 900 mwh üretim yapıyoruz ki bu tekstil işletmemizin yıllık enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 6’sına tekabül ediyor. Bu santral, 2016 yılının Temmuz ayında devreye alınmıştı ve o tarihte Türkiye’de tek çatı üzerine kurulu en yüksek kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali olma özelliğini taşıyordu.
İşletmemizde sıfır atık prensibini uyguluyoruz. Çıkan her türlü atıkları değerlendiriyoruz. Üzerinde çalıştığımız yeni proje ile yağmur sularını toplayıp biriktirip sonrasında arıtma işlemine tabi tutarak işletmenin içilebilir su dışındaki sarfiyatlarından doğan ihtiyaçlarını karşılamayı planlıyoruz. Bu proje tamamlandığında toplanan yağmur suları, çatımızda bulunan güneş panellerinin yıkanma işlemlerinde de kullanılabilecek. Sürdürülebilir bir doğaya önem veriyoruz. Atıklarımızı doğru yönetmeye çalışıyoruz.

Bildiğiniz üzere pandemi döneminin normalleşme sürecinde tekstil sektörü ihracat açısından büyük bir başarı yakaladı. Tekstil sektörünün bir alt kolu olan ipliğin, bu noktadaki başarısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Pandemi, küresel piyasadaki tüm dengeleri değiştirdi, diyebiliriz. Teknik tekstil ihracatlarımızda kayda değer artışların olduğunu istatistiklerden görebiliyoruz. İTHİB’in hazırlamış olduğu Ocak-Eylül dönemi, tekstil ve hammaddeleri sektörü dış ticaret performansı sunumunda görülebileceği üzere teknik tekstil ihracatı, 1 Ocak-20 Eylül tarihleri arasında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 52,8 artış gösterdi. İplik üretimi ise maalesef, yine aynı tarih aralığına göre yüzde 23,1 düşüş gösterdi. Nazar Tekstil’de dokuma kumaş üreticilerinin ve örme kumaş üreticilerinin kullanabildikleri pamuk ipliklerini üretebiliyoruz. Şunu açıkça ifade edebilirim ki bu günlerde, örme ipliklerine olan talep, dokuma ipliklerine göre çok daha fazladır. Bu durumun sebebi, büyük ihtimalle bu süreçte tüketicilerin; pantolon, gömlek yerine, rahat giyim için kullanılan t-shirt, eşofman, pijama gibi ürünleri tercih etmelerinden kaynaklanıyordur, diye düşünüyoruz.
Pandemi sürecinde beklenilen ikinci dalgaya yönelik firmanızın bir risk planı bulunuyor mu? Bu konuda ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Bu süreçte, geçen sene kurduğumuz uzaktan çalışma altyapımızın çok doğru bir yatırım olduğuna karar verdik. Yazışmaları, dosya paylaşımlarını, görüntülü toplantılarımızı organize ettiğimiz uygulama sayesinde, departmanlarımız arasındaki koordinasyonu sağlayabiliyoruz. Fabrikamızda bulunan fiziki sunucularımıza şirket dışında olsak bile özel VPN bağlantısı sayesinde erişebiliyoruz. Fiziki sunucularımızdaki verileri, olası bir riske karşı bulut sunucularında yedekliyoruz. İşletmemiz içerisinde kurulu olan IP kameralar sayesinde, şirketimizi uzaktan izleme imkânımız bulunuyor. Yine çevrimiçi raporlama sistemimiz sayesinde, şirketimize ait önemli verilere, dosyanın herhangi biri tarafından iletilmesini beklemeden anlık olarak ulaşabiliyoruz. Siber saldırıları önlemek adına, sunucu altyapımızı güncellemiş bulunuyoruz. İplik işletmemizdeki elektrik panolarında, enerji analizörleri bulunuyor. Üretim hatlarımızın anlık olarak enerji tüketim değerlerini ölçümlüyoruz. Mühendislerimiz, bu değerlerdeki sapmaları sürekli kontrol ediyorlar ve makinelerdeki sapmaları görüyorlar. Böylece gerekli tedbirleri hızlıca alabiliyorlar.
Firmanız adına 2020 yılının ilk yarısını nasıl değerlendiriyorsunuz? 2021 yılına dair beklentilerinizden ve gelecek projelerinizden bahsedebilir misiniz?
2018 yılı ciromuz, 282 milyon TL’ydi. 2018 yılı ilk 6 aylık ciromuz, 126 milyon TL’yken 2019 yılında ilk 6 aylık ciromuz yaklaşık 122 milyon TL’ydi. Geçen yılın aynı dönemine göre, 2020 yılındaki ciromuz ise 110 milyon TL olarak gerçekleşti. Yaklaşık yüzde 10’luk azalıştaki en büyük iki etken, pandemi süreci ve 2019 yılının Kasım ayında Open-End iplik üretim tesisimizin kapanmasıdır.
2018 yılının ilk 6 ayında ihracatımızın cirodaki payı yüzde 26’yken 2019 yılının ilk 6 ayında, ihracatımızın cirodaki payı yüzde 23 oldu. 2020 yılının aynı döneminde ise pandemi sebebiyle ve Open-End tesisimizin kapanması sebebiyle yüzde 17’ye geriledi.
2021 yılında pandemi sürecinin tamamen ortadan kalkmasını ümit ediyoruz. Yüzde 100 hissedar olduğumuz Kayseri’de bulunan 12 MW kurulu güce sahip rüzgâr enerji santralimizin sahasında, 5.5 MWp’lik Hibrit Ges projemiz bulunuyor. Gerekli yasal izinler alındıktan ve finansman modeli ayarlandıktan sonra 2021 yılının Nisan ayında projeye başlamayı planlıyoruz. Projenin yaklaşık finansman hariç maliyetinin, 2 milyon 600 bin dolar civarında olmasını bekliyoruz. Bunun haricinde, girişim sermayesi yaratmak gibi bir düşüncemiz bulunuyor. Değerlenme potansiyeli yüksek olan sektörleri ve firmaları tespit edip melek yatırımcı olarak tohum yatırımı yapma düşüncemiz bulunuyor.
Röportaj: Kübra KARACA






