Tachyon, Pluvia Markası ile Çevre Dostu Üretimler Gerçekleştiriyor

Yaklaşık 10 yıldır tekstil sektörüne yönelik üretimler gerçekleştirmesine rağmen tecrübeleri uzun yıllara dayanan bazı firmalardan daha ileride bir noktada bulunan Tachyon, Pluvia markası ile düşük su ve enerji tüketimine sahip tekstil terbiye makineleri üretmeye devam ediyor.

Tachyon, Pluvia Markası ile Çevre Dostu Üretimler Gerçekleştiriyor

Tachyon Kurucu Ortağı Zafer Serttaş

Çevre dostu üretimleri ve sorumluluk sahibi olan duyarlı yapısı ile Tachyon firması, Pluvia markası adı altındaki tasarımlarında; düşük su, enerji ve kimyasal tüketimini ana konular olarak ele alıyor. Dergimizin bu ayki sayısına özel Tachyon firmasının kurucu ortağı Zafer Serttaş ile bir röportaj gerçekleştirdik. Serttaş, “Enerji maliyetlerini düşürmek isteyen, kuraklık tehlikesinin artık derinden hissedildiği bu dönemlerde, su gibi sonsuz olmayan bir kaynağın daha dikkatli kullanılmasının, sonraki kuşaklara borcumuz olduğunu düşünen herkesi, Pluvia ile tanışmaya davet ediyoruz.” dedi.

Kurulduğunuz tarihten bu zamana kadar geçen süredeki faaliyetlerinizi ve başarınızın sırrını bizimle paylaşabilir misiniz?

Bu konuda aslında Pluvia öncesindeki geçmişimiz çok önemli yer tutuyor. Ortaklar olarak sektörde uzun süre tekstil işletmelerinin enerji verimliliği ve enerji geri dönüşüm sistemleri konusunda profesyonel olarak çalıştık. Buradan edindiğimiz tecrübe ile işletmelerin en fazla gereksiz su ve enerji tüketiminin yıkamalarda olduğu halde bu konuda yeterli çalışmalarının olmaması bizi, kontinü yıkama makineleri üretimine yönlendirdi. Bu geçmişe sahip olarak 2013 yılında ışıktan daha hızlı parçacık anlamına gelen Tachyon’u kurduk ve şelale anlamına gelen Pluvia markasını ortaya çıkardık. Tekstil terbiye makineleri için Ar-Ge firması olarak çalışmalarımıza başladık ve kendimize bugüne kadar üretilmiş en düşük su ve enerji tüketimli makineleri üretmeyi hedefledik.

Bugün geldiğimiz noktada hedeflediğimiz başarıyı yakalamış olmanın haklı gururu içindeyiz. Boya sonrası için diskontinü sistemlerde yapılan yıkamaları kontinü olarak yapabilen ve tüketimleri en az yüzde 40 düşürürken haslık sonuçlarını yükselten Pluvia Circum Dye halat yıkama makinemizden sonra reaktif ve dispers her türlü baskı sonrasında en iyi sonucu veren Pluvia Circum Print makinemizi geliştirdik. En hassas kumaşların bile yıkamasını yapabilen Pluvia Maxime Drum tamburlu yıkama makinemizi, özellikle hassas dokuma kumaş üretimi yapan firmalar tercih ediyor. Ram önü veya bağımsız olarak kullanılabilen Pluvia Maxime J-Box açık en yıkama makinemiz de son zamanlarda farklı ihtiyaçlara çözüm sunabilmesi nedeniyle tercih ediliyor. 2020 yılında ise daha çok Pura Bleaching adını verdiğimiz kontinü kasar hattımız üzerinde Ar-Ge’den uygulamaya geçmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Klasik kontinü kasar hatlarına göre yüzde 50 daha az yer kaplayan ve tabii ki her Pluvia’nın ortak özelliği olan düşük tüketim ve yüksek kaliteyi sağlayan Pura Bleaching şu anda başarı ile çalışıyor.

Üretimlerinizde esas aldığınız özellikler nelerdir? Çevresel üretime yönelik ne tür çalışmalarda bulunuyorsunuz?

Çevre dostu üretim artık sadece hükümetlerin veya büyük firmaların dayatması ile yayılan veya maliyet düşürerek rekabette avantaj sağlayan bir konu olmaktan öte hepimizin dünyaya ve insanlığa karşı bir görevi haline geldi. Bu nedenle biz tasarımlarımızda düşük su, enerji ve kimyasal tüketimini ilk başlık olarak ele alıyoruz. Makinelerimizin sahada kullanıldıkları proseslerde tüketim değerlerinin, teorik minimum değerlere ulaşması ve hatta müşterilerimiz ile birlikte geliştirdiğimiz yeni prosesler ile daha da düşük hale gelmesi bizi sevindiriyor.  Yıkama işlemlerinde en önemli husus, suyu ne kadar verimli kullandığınızdır. Diğer tüm tüketimler su ile doğru orantılıdır. Buhar tüketiminiz, suyu istenilen sıcaklığa çıkarmak içindir. Kimyasal miktarı, su miktarına bağlı olarak değişir. Bu nedenle biz, suyu verimli kullanmaya öncelik veriyoruz. Bütün makinelerimizde sadece kumaşın suyla temas süresini artırmakla yetinmiyor, her kabinde 60 m3/h su debisiyle suyun, kumaşın içinden defalarca geçmesini sağlayan patentli tasarıma sahip düzeler ve su kolonları kullanıyoruz. Bu sayede yalnızca diskontinü yöntemlere göre değil, diğer kontinü makinelere göre de suyu, çok daha verimli kullanıyor ve tüm tüketimleri azaltmayı başarıyoruz. Bizim açımızdan zaman da önemli bir kaynaktır ve verimli kullanılması bizim hedeflerimiz arasındadır. Boyama sonrası yıkamaların önerdiğimiz gibi Pluvia Circum Dye ile tamamlanması sayesinde, tüm işletme kapasitesinde yüzde 30’a varan oranlarda artış sağlanıyor.

Pluvia markanızdan, üretimlerindeki yeniliklerinden, neden tercih edilmesi gerektiğinden bahsedebilir misiniz?

Her şeyden önce bir mühendislik firması olduğumuz için, tüm makinelerimizin tasarımı bize aittir ve patentlidir. Ar-Ge sonu olmayan bir süreçtir. Biz de bu doğrultuda sürekli yeni tasarımlar ve geliştirmeler üzerine çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tekstil sektörü için konuşacak olursak artık maliyet-fiyat dengeleri o kadar ince bir çizgiye geldi ki süreklilik sağlamak için maliyetleri düşürmekten başka bir yol kalmadı. Burada en önemli kalem olarak da tabii ki enerji maliyetleri öne çıkıyor. Pluvia olarak bizim tüm tasarımlarımızın amacı da maksimum kaliteyi minimum tüketimle gerçekleştirmektir. Şu anda sahada aldığımız sonuçlar da gerçekten bu tasarım çalışmalarının karşılığını fazlasıyla aldığımızı gösteriyor. Sonuç olarak enerji maliyetlerini düşürmek isteyen, kuraklık tehlikesinin artık derinden hissedildiği bu dönemlerde, su gibi sonsuz olmayan bir kaynağın daha dikkatli kullanılmasının, sonraki kuşaklara borcumuz olduğunu düşünen herkesi Pluvia ile tanışmaya davet ediyoruz.

Tachyon’un yurt içi ve yurt dışı pazarlarındaki hâkimiyetinden bahsedebilir misiniz? Yurt dışı ağınız ve bayilikleriniz hakkında bilgiler verebilir misiniz? En çok hangi ülkelere ihracat gerçekleştiriyorsunuz?

Tachyon 2013 yılından başlayarak öncelikli olarak Türkiye iç pazarında kendisini konumlandırdı ve ispatladı. Bu tabii ki yurt dışına açılmadan önce geçilmesi gereken bir adım. Sonrasında Özbekistan ile başlamak üzere dünya tekstil üretiminin yükünü çeken Bangladeş, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerde bayi ağlarımızı oluşturduk, satış ve kurulumlarımızı gerçekleştirdik. Şu bir gerçek ki hangi ülke olursa olsun, ülkedeki ilk makinenin kurulumundan sonra alınan sonuçlar ve müşterinin memnuniyeti sonraki satışları çok hızlandırıyor. Ne mutlu ki bu ülkelerde bugün bu durumdayız. Ayrıca 2020 yılı içerisinde Mısır’a ilk ihracatımızı gerçekleştirdik. Ocak ayında kurulumu tamamlanacak makine ile kendimize yeni bir pazar daha açmış olacağız. 2021 yılı için ise hedeflerimizi; Endonezya, Vietnam, Çin ve Kuzey ve Güney Amerika pazarlarına girmek olarak koyuyoruz ve bunun üzerine çalışacağız.

İçerisinde bulunduğumuz pandemi sürecini, firma olarak nasıl geçiriyorsunuz? Firmanıza yansıması ne şekilde oldu?

Tabii ki ilk etapta her firma gibi biz de belirsizlikten etkilendik. Ancak geçtiğimiz yılın Haziran ayı ile birlikte yeni normal düzene geçilmesi ile dünya tekstil piyasasının durmadığı ve durmayacağı ortaya çıktı. Bu noktada farklı pazarlarda konumlanmış olmanın avantajını yaşadık. İç piyasada haziran ayının sonrasında hızlı bir başlangıç oldu, diyebiliriz. Bursa, Denizli, Tekirdağ gibi farklı bölgelerde başlayan projelerimizi tamamladık ve yeni projelere başladık. Yurt dışında Hindistan’da kötü etkilenen işler, diğer bölgelerin kapasite artış ihtiyacı hissetmesine yol açtı ve biz de bu nedenle Hindistan’da yeniden yapılanırken diğer pazarlara yöneldik, olumlu sonuçlar da aldık.

2021 yılına dair hedefleriniz nelerdir? Gelecek projelerinizden bahsedebilir misiniz?

2021 yılında öncelikle ülkemize ve tüm dünyaya sağlıklı bir yıl diliyoruz. Tüm dünya olarak geçirdiğimiz bu sıkıntılı süreçten daha da güçlü olarak çıkacağımıza inanıyoruz. Pluvia olarak bizim her zaman temel amacımız, marka değerimizi arttırmaktır. Önümüzdeki yıl da bu planımız doğrultusunda; satış rakamlarımızı arttırmak, yeni tasarımlar geliştirmek ve yeni pazarlara giriş yapmak başlıca hedeflerimiz olacak. İhracatımızın, satışlarımızdaki payının da yüzde 70’in üzerine çıkmasını hedefliyoruz. Bunun için 2020 yılında yurt içi ve yurt dışında tüm gerekli hazırlıklarımızı tamamladık.

 ITM 2021 Fuarı’ndan beklentileriniz nelerdir? Fuarda lansmanını yapmayı düşündüğünüz ürünleriniz olacak mı?

ITM sadece Türkiye değil, global olarak tanınırlığı ve katılımcısı en yüksek olan fuarlardan biri. Bizim için de tüm ürünlerimizi, tüm yeniliklerimizi tanıtmak için mükemmel bir fırsat yaratıyor. Pandemi sorunun aşıldığı, seyahat kısıtlamalarının olmadığı zaman yapılacak olan ITM, tekstil sektöründeki tüm gelişmeleri görebilmek için paha biçilmez bir fırsat. Pluvia olarak tüm ürün gamımızla o zamana kadar sonuçlanmış tüm projelerimizle güçlü bir şekilde yerimizi alacağız.

COMMENTS