“Türk Üreticiler, Verimliliği Artıran ve Çevresel Etkiyi Azaltan Dokuma Çözümlerine Yatırım Yapmak İstiyor”
Röportaj: Dilek HAYIRLI
2025 yılının küresel zorluklarına rağmen inovasyondan vazgeçmeyen Picanol, dokuma sektörüne yön veren teknolojileriyle öne çıkıyor. Türkiye’nin Picanol için kilit pazar olmaya devam ettiğini belirten Picanol Global Satış Müdürü Kurt Lamkowski, “Ekonomik zorluklar yaşanırken, Türk üreticiler verimliliği artıran ve çevresel etkiyi azaltan gelişmiş dokuma çözümlerine yatırım yapmak istiyor.” diyor.
Küresel tekstil endüstrisi 2025 yılında dalgalı bir dönemden geçerken, dokuma makineleri alanında yenilikçiliğiyle öne çıkan Picanol, güçlü Ar-Ge altyapısı, dijital çözümleri ve sürdürülebilir üretim vizyonuyla sektörün geleceğini şekillendirmeye devam ediyor.
Picanol Global Satış Müdürü Kurt Lamkowski, Tekstil Teknoloji dergisine verdiği röportajda, şirketin zorluklara rağmen büyüme ve inovasyona olan bağlılığını, Türkiye pazarına bakışını ve dokuma endüstrisini 2030’a taşıyacak teknolojik dönüşümünü anlattı.
Picanol’un 2025 yılındaki genel performansını nasıl tanımlarsınız? Dokuma makineleriniz için hangi bölgeler veya pazar segmentleri en güçlü büyümeyi gösterdi?
2025 yılı, talep hacmi açısından dünya çapında hissedilen zorlu bir yıl oldu. Ancak bu zorluklara rağmen, yenilikçi teknolojilerimize ve güçlü pazar varlığımıza yatırım yapmaya devam ediyoruz. Spesifik üretim hacimleri veya satış rakamlarını paylaşmasak da büyüme ve inovasyona olan bağlılığımızı vurgulamak isteriz.
“İnovasyon, Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşmeye Odaklanıyoruz”
Küresel ekonomik dalgalanmalar veya tekstil pazarındaki değişimler 2025 satış sonuçlarınızı etkiledi mi? Etkilediyse, Picanol dayanıklılığını ve rekabet gücünü korumak için stratejisini nasıl uyarladı?
Küresel ekonomik dalgalanmalar tekstil sektörüne zorluklar yaratıyor. Bu zorlukların üstesinden gelmek için inovasyona, sürdürülebilirliğe ve dijitalleşmeye odaklanıyoruz. Böylece makinelerimizin ve çözümlerimizin dış belirsizliklere rağmen müşterilerimiz için güncel ve değerli kalmasını sağlıyoruz. Ayrıca yeni platformlar ve teknolojiler geliştirmeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl Supermax rapier dokuma makinesini, bu yıl ise yeni nesil OmniPlus-i Connect hava jetli dokuma makinesini piyasaya sürdük; her iki modelde müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Ayrıca dijital platformumuz PicConnect’e sürekli olarak yeni özellikler ekleyerek müşterilerimizin verimliliklerini artırmalarına yardımcı oluyoruz.
Akıllı tekstillerin ve yüksek performanslı kumaşların yükselişiyle birlikte, Picanol makinelerini gelişmiş tekstil uygulamalarının gelişen ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde nasıl uyarlıyor?
Bizim başarımız da müşterilerimizin başarısı da çalışanlarımızın özverisi ve uzmanlığına dayanıyor. Tekstil makineleri pazarında öncü bir kuruluş olarak, şirket içi Ar-Ge ekibimiz kilit bir rol oynuyor. Ancak yalnızca kendi içimizde değil; müşterilerimiz, üniversiteler, araştırma kurumları, tedarikçiler ve kumaş değer zincirinin diğer aşamalarındaki firmalarla da uzun yıllara dayanan iş birliklerimiz var. Bu ortak çalışmalar, tüm tekstil sektörünün yararına pek çok teknolojik ilerlemeye yol açtı. Picanol güçlü iş birlikleri kurarak tekstil üretiminde nelerin mümkün olduğunu yeniden tanımlamaya ve yeniliğin ön saflarında kalmaya devam ediyor.
Son nesil makinelerinizin önceki modellere kıyasla hava tüketimini, atığı veya enerji kullanımını nasıl azalttığına dair ölçülebilir örnekler paylaşabilir misiniz?

2025 Omniplus-i Connect
Tarihimiz çığır açan teknolojik gelişmelerle doludur. Dört tasarım prensibimiz: İçten Sürdürülebilirlik, Veri Odaklılık, Akıllı Performans ve Sezgisel Kontrol, her yeni geliştirmemizin temelini oluşturuyor. Örneğin, Ecofill özelliği sol taraf atığını tamamen ortadan kaldırırken, ERGO özelliği sağ taraf atkı atığını minimuma indiriyor. SUMO tahrik sistemi ise hâlâ piyasadaki en enerji verimli ana tahrik çözümüdür. Enerji tasarrufuna dair somut bir örnek vermek gerekirse: Yakın zamanda piyasaya sürülen yeni nesil OmniPlus-i Connect hava jetli dokuma makinesi, EcoBoost sayesinde dokuma makinesi başına 1,5 kW’a kadar enerji tasarrufu sağlıyor. Bu, işletme maliyetlerini ve çevresel etkiyi azaltmayı hedefleyen fabrikalar için gerçek bir oyun değiştirici olduğunu gösteriyor.
“Türk Dokuma Sektörü Dinamik Bir Teknolojik Dönüşümden Geçiyor”
Türkiye, Picanol’ün kilit pazarlarından biri olmaya devam ediyor. Türk dokuma sektörünün teknolojik dönüşümünü nasıl değerlendiriyorsunuz ve Picanol bu süreçte nasıl bir rol oynuyor?
Türkiye, Picanol için son derece önemli bir Pazar olmaya devam ediyor. Türk dokuma sektörünün dinamik bir teknolojik dönüşümden geçtiğini gözlemliyoruz. Sektör, küresel rekabette güçlü kalabilmek için otomasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirliğe giderek daha fazla odaklanıyor. Ekonomik zorluklar yaşanırken, Türk üreticiler verimliliği artıran ve çevresel etkiyi azaltan gelişmiş dokuma çözümlerine yatırım yapmak istiyor. Picanol, bu dönüşüm sürecinde en son teknolojiye sahip dokuma makineleri, dijital araçlar ve yüksek kaliteli hizmetleriyle kilit bir rol üstleniyor.
Picanol, 2025 ve sonrası için büyüme stratejisini desteklemek amacıyla üretim tesislerine, otomasyona veya dijital altyapıya yakın zamanda herhangi bir yatırım yaptı mı?

PicConnect
Picanol’da, son teknolojiye sahip üretim tesislerimize sürekli yatırım yapıyoruz. Sürekli iyileştirme, DNA’mızın bir parçasıdır. Bu yalnızca müşterilerimiz için makineler ve hizmetler geliştirmekle sınırlı değil; aynı zamanda üretim süreçlerimizde de otomasyon ve dijitalleşmeye büyük önem veriyoruz. Son yatırımlarımız arasında; tamamen yenilenmiş bir giriş alanı, bazı süreçlerin robotlaştırılması, otomatik araçlar ve tüm operasyonlarda verimliliği, kaliteyi ve esnekliği optimize etmemizi sağlayan gelişmiş dijital altyapı yer alıyor. Bu girişimler, dünya çapındaki müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarını karşılayan yüksek teknoloji dokuma çözümleri sunmaya devam etmemiz için kilit öneme sahip.
“İnovasyona Yatırım Yaparak Geleceğe Hazırlanıyoruz”
Özellikle otomasyon, üretimin yerele kaydırılması trendleri ve dairesel üretim modelleri ışığında, tekstil makineleri pazarının 2030 yılına kadar nasıl gelişeceğini öngörüyorsunuz? Dokuma endüstrisini bekleyen en büyük teknolojik devrimin ne olduğunu düşünüyorsunuz?
Otomasyon, verimlilik, hassasiyet ve iş gücü bağımlılığının azaltılması ihtiyacıyla ivme kazanmaya devam edecek. Üretimin yerelleştirilmesi trendleri, üreticileri nihai pazarlara daha yakın, uygun maliyetli üretim yapmaya zorlayacak. Döngüsellik ise temel bir ilke haline gelecek; bu da sürdürülebilir süreçleri, enerji optimizasyonunu ve malzeme geri dönüşümünü destekleyen makineleri gerekli kılacak.
Tekstil pazarının, öngörücü bakım, gerçek zamanlı optimizasyon ve kaynak verimliliğinin standart olduğu son derece akıllı ve uyarlanabilir bir sisteme dönüşmeye devam edeceğine inanıyoruz. Picanol olarak, müşterilerimizin bu değişikliklerin önünde kalmasını sağlamak için sürekli olarak inovasyonlara yatırım yaparak bu geleceğe hazırlanıyoruz.
“Tekstil Üretiminde Yeni Bir Çağa Öncülük Etmeye Hazırız”
Geleceğe baktığımızda, Picanol’un küresel konumunu güçlendirmek ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek için en önemli üç stratejik önceliği nelerdir?
Geleceğe baktığımızda vizyonumuz net: Tekstil dokuma makineleri sektöründe inovasyon, sürdürülebilirlik ve mükemmellik yoluyla liderliğimizi sürdürmek. Dünyanın en iyi dokuma makinelerini geliştirme konusundaki kararlılığımız ve yüksek nitelikli servis ekibimizle bu sektörde öncü konumumuzu koruyoruz. Akıllı performans, sürdürülebilirlik, sezgisel kontrol ve verilerden güç alma odaklı yaklaşımımızla, tekstil üretiminin geleceğini yönlendirmeye hazırız. Müşterilerimizin operasyonlarında daha fazla verimlilik, çok yönlülük ve sürdürülebilirlik elde etmelerine yardımcı olmayı amaçlıyoruz. Yarının zorluklarını müşterilerimizle birlikte aşmaya ve tekstil üretiminde yeni bir çağa öncülük etmeye hazırız.





