“Türkiye, İngiliz Tekstil Teknolojileri İçin Doğal Bir Pazar”
Röportaj: Dilek Hayırlı
BTMA CEO’su Jason Kent, Türkiye’nin güçlü ve entegre tekstil altyapısının İngiliz tekstil makineleri ve teknoloji üreticileri için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, verimlilik, otomasyon, kalite, proses kontrolü ve kaynakların daha etkin kullanımına yönelik yatırımların iki ülke arasındaki iş birliğini daha da güçlendireceğini söyledi.
İngiliz Tekstil Makineleri Birliği (BTMA) CEO’su Jason Kent, küresel tekstil makineleri sektöründeki dönüşümü ve İngiliz üreticilerin yeni nesil teknolojilerle geliştirdiği çözümleri değerlendirdi. Türkiye’nin İngiliz tekstil makineleri ve teknoloji tedarikçileri için uzun süredir önemli bir pazar olduğunu vurgulayan Kent, ülkenin elyaf, iplik ve kumaştan boyama-terbiye, hazır giyim, ev tekstili ve teknik tekstillere kadar uzanan güçlü ve entegre üretim yapısının önemli fırsatlar yarattığını ifade etti. Türk üreticilerin Avrupa’nın başlıca tüketici pazarlarına yakınlığının önemli bir rekabet avantajı olduğunu belirten Kent, bu avantajın korunması için verimlilik, otomasyon, kalite ve enerji, su ve hammadde kullanımının azaltılmasına yönelik teknoloji yatırımlarının kritik önem taşıdığını dile getirdi.
“BTMA Üyeleri Yılın İlk Yarısında Oldukça Aktif Bir Performans Sergiledi”
Küresel belirsizlikler ve dalgalanan talep ile karakterize edilen bir dönemde, İngiliz tekstil makineleri sektörünün 2026’nın ilk yarısındaki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cygnet Texkimp, havacılık sektöründe kullanılan otomatik elyaf yerleştirme (AFP) ve otomatik bant serim (ATL) gibi gelişmiş süreçlere önemli ölçüde katkı sağlayan yeni bir teknoloji geliştirdi.
Üyelerimiz yılın ilk yarısında oldukça aktif bir performans sergiledi. Paris’teki JEC World, Frankfurt’taki Techtextil ve elbette Türkiye’deki ITM gibi önemli etkinliklerde yeni teknolojilerini tanıttılar. İngiliz tekstil makineleri sektörü bugün, birçoğu belirli teknoloji alanlarında dünya lideri konumunda olan, son derece uzmanlaşmış KOBİ’lerden oluşuyor. Bu nedenle bu şirketlerin pazarları, genel tekstil makineleri yatırım döngülerinden ziyade müşterilerin verimlilik, kalite, otomasyon ve kaynak verimliliği alanlarındaki belirli zorluklara çözüm arayışları tarafından yönlendiriliyor. Teknik elyaf ve kumaş üretiminde giderek daha fazla otomatikleşen sistemlere yönelik yatırımların devam ettiğini görüyoruz. Bunun yanı sıra proses kontrol sistemlerine yapay zekâ ve makine öğreniminin entegre edilmesi ve malzeme testlerinde sürekli ilerlemeler yaşanıyor. Teknik tekstiller ve kompozitler de üyelerimiz için yüksek katma değerli uygulamalarda önemli fırsatlar sunuyor.
İngiliz tekstil makineleri üreticileri ileri teknoloji ve yüksek kalite konusunda güçlü bir küresel itibara sahip. Bugün bu rekabet gücünü belirleyen temel faktörler nelerdir?
BTMA üyelerinin birçoğu test, ölçüm ve makine kontrolü alanlarında lider konumlara sahip. Bu şirketler, kendi bünyelerinde veya giderek daha fazla ortak projeler yoluyla yeni teknolojiler geliştirmeye devam ediyor. Son dönemdeki gelişmelerin birçoğu, daha önce mümkün olanın ötesine geçiyor.

James Heal’in geliştirme ekibi bu klasik cihaza yeni bir bakış açısıyla yaklaştı ve sonuç, yeni Martindale Motion oldu.
Bu gelişmeler arasında Roaches International tarafından kısa süre önce piyasaya sunulan Sentire kumaş tuşe test cihazı, VeriVide’ın genişleyen UltraView görsel LED renk değerlendirme cihazları serisi ve Shelton Vision’ın yapay zekâ destekli WebSpector otomatik kumaş kontrol sistemi yer alıyor. WebSpector artık kamuflaj gibi karmaşık desenleri tanıyabiliyor ve bunlara uyum sağlayabiliyor.
BTMA şirketlerinin çoğunun en önemli güçlü yönlerinden biri, endüstriyel ortamlarda onlarca yıl boyunca edindikleri bilgi birikimi. Örneğin Martindale test cihazı, 1940’larda ilk kez kullanılmaya başlanmasından bu yana aşınma ve boncuklanma testlerinde bir sektör standardı hâline geldiği için tekstil üreticileri tarafından iyi biliniyor.
James Heal’in geliştirme ekibi şimdi bu klasik cihaza yeni bir bakış açısıyla yaklaştı ve sonuç, dokuz istasyonlu, yeniden tasarlanmış yeni Martindale Motion cihazı oldu. Bu cihaz, her istasyonun bağımsız olarak çalıştırılmasına olanak tanıyor ve farklı tekstil testlerinin aynı anda gerçekleştirilmesine imkân sağlıyor.
Küresel ihracat pazarları şu anda önemli bir dönüşüm geçiriyor. Geleneksel pazarların ötesinde, İngiliz tekstil makineleri üreticileri için hangi yeni bölgeler stratejik önem kazanıyor?

Roaches International’ın Sentire kumaş tuşe test cihazı.
Bölgesel açıdan Birleşik Krallık perspektifinden bakıldığında, yakın dönemdeki önemli gelişmelerden biri, mayıs ayında başlattığımız Birleşik Krallık-Hindistan Tekstil Makineleri Koalisyonu oldu. Temmuz 2025’te imzalanan Birleşik Krallık-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması’nın tedarik, rekabet gücü ve uzun vadeli ticaret dinamikleri üzerinde etkileri bulunuyor. Anlaşmanın temelinde, giyim ve ev tekstillerinin büyük çoğunluğunda uygulanan gümrük vergilerinin kaldırılması veya azaltılması yer alıyor. Hindistan’ın Birleşik Krallık’a ihracatında yaklaşık %8-12 oranındaki vergilerin fiilen ortadan kaldırılması, Hintli üreticilere dünyanın en değerli tüketici pazarlarından birinde önemli ölçüde daha iyi bir fiyat rekabeti gücü kazandırıyor.
Makine ve teknoloji tedarikçileri açısından önemli sonuç ise Hintli tekstil üreticilerinin verimlilik, kalite ve kapasiteyi artırırken giderek daha yüksek uluslararası standartları karşılamak için ihtiyaç duyacağı yatırımlar olacak.
Birleşik Krallık-Hindistan Tekstil Makineleri Koalisyonu, iki sektör arasındaki bağları güçlendirmek ve İngiliz uzman teknolojilerinin bu gelişimi destekleyebileceği alanları belirlemek amacıyla kuruldu. Hindistan hâlihazırda çok büyük bir tekstil üretim altyapısına sahip. Ülke modernleşmeye ve daha yüksek katma değerli üretime geçmeye devam ederken, daha derin bir iş birliği için önemli fırsatlar görüyoruz.
“Birleşik Krallık-Türkiye Serbest Ticaret Anlaşması Konusunda Olukça Umutluyuz”
Bugün Türkiye-İngiltere iş birliğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Önümüzdeki dönemde daha fazla iş birliği için hangi alanlarda yeni fırsatlar görüyorsunuz?
Birleşik Krallık-Türkiye Serbest Ticaret Anlaşması, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılmasının ardından iki ülke arasındaki tercihli ticaret düzenlemelerini elbette korudu. Anlaşma imzalandığında İngiliz hükümeti, tercihli düzenlemelerden yararlanan ticaret kalemleri arasında Türkiye’ye gerçekleştirilen 1 milyar sterlinin üzerindeki İngiliz makine ihracatını özellikle vurgulamıştı. Aynı zamanda Türkiye, Birleşik Krallık’ın önemli tekstil ve hazır giyim tedarikçilerinden biri.

Shelton Vision’ın yapay zekâ destekli WebSpector otomatik kumaş kontrol sistemi.
İki hükümet şu anda ilişkiyi daha da genişletmeyi ve derinleştirmeyi amaçlayan geliştirilmiş bir Serbest Ticaret Anlaşması üzerinde müzakere yürütüyor. Görüşmeler; mal ticaretinde pazara erişim, yatırım, dijital ticaret, kamu alımları ve sürdürülebilirlik gibi alanları kapsıyor. Bu sürecin sonucu konusunda oldukça umutluyuz.
Türkiye, İngiliz tekstil makineleri ve teknoloji tedarikçileri için uzun süredir önemli bir pazar. Ancak iki ülkenin sektörleri değiştikçe bu ilişki de önemli ölçüde gelişti.
BTMA şirketleri; proses kontrolü ve otomasyon, test ve kalite güvencesi, renk yönetimi, kurutma ve nem kontrolü, kaplama ve terbiye, uzmanlaşmış elyaf işleme ve giderek daha fazla enerji, su ve hammadde tüketimini azaltmaya yönelik teknolojiler gibi alanlarda özellikle güçlü.
Türkiye, bu teknolojilerin birçoğu için doğal bir pazar oluşturuyor. Ülkenin büyük ve yüksek düzeyde entegre tekstil ve hazır giyim sektörü; elyaf, iplik ve kumaştan boyama ve terbiyeye, hazır giyim ve ev tekstiline, giderek büyüyen teknik tekstil uygulamalarına kadar üretimin neredeyse her aşamasını kapsıyor.
Aynı zamanda Türk üreticiler, Avrupa’nın başlıca tüketici pazarlarına yakın, stratejik açıdan önemli bir konumda bulunuyor. Daha kısa teslim süreleri sunabilmeleri ve yüksek düzeyde entegre üretim yapıları önemli bir rekabet avantajı hâline geldi. Bu avantajı korumak ise verimlilik, otomasyon, kalite ve kaynakları daha verimli kullanan üretime yönelik yatırımların sürdürülmesini gerektiriyor.
Jeopolitik belirsizlikler, artan enerji maliyetleri ve devam eden tedarik zinciri sorunları tekstil makineleri sektörü üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. BTMA üyesi şirketler bu değişen piyasa koşullarına nasıl yanıt veriyor?
Üyelerimiz, onlarca yıl boyunca sürekli değişen piyasa koşullarına karşı özellikle çevik hareket etmeyi öğrendi. “Belirsizlik yeni kesinliktir” şeklinde bir ifade kullanılıyor. Ancak onlarca yıllık geçmişe baktığımızda, durumun aslında her zaman büyük ölçüde böyle olduğunu görüyoruz.
Birçok BTMA şirketinin son derece uzmanlaşmış yapısı, bu açıdan bir avantaj. Bu şirketler genellikle yüksek hacimli, standart makine pazarlarında rekabet etmiyor. Bunun yerine, çok özel üretim gereksinimlerine çözüm sunan teknolojiler tedarik ediyor ve çoğu zaman doğru çözümü geliştirmek için müşterileriyle yakın iş birliği içinde çalışıyor.
Pazarları da son derece uluslararası ve giderek çeşitleniyor. Teknik tekstiller, kompozitler, medikal uygulamalar ve diğer ileri malzemeler, geleneksel tekstil üretiminin yanı sıra yeni fırsatlar yaratıyor. Mevcut üretim ekipmanlarının geliştirilmesi ve iyileştirilmesi de giderek daha önemli hâle geliyor.
Farklı uygulama ve pazarlarda faaliyet gösterirken müşterilerle yakın ilişkilerini koruyabilmeleri, nispeten küçük uzman şirketlerin yatırım öncelikleri değiştiğinde hızlı bir şekilde uyum sağlamasına olanak tanıyor.
Son dönemde Ar-Ge yatırımlarında hangi eğilimleri gözlemliyorsunuz? Temiz üretim teknolojileri ve geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımı alanında hangi projeler öne çıkıyor?
BTMA üyelerinin birçoğu için önemli faaliyet alanlarından biri kompozitler. Havacılık, savunma, yenilenebilir enerji, otomotiv ve medikal sektörleri önemli fırsatlar sunuyor. Bu sektörlerin tamamı, hafifliğin, performansın ve malzeme verimliliğinin kritik olduğu alanlarda yüksek dayanımlı kompozitlerin değerini kabul ediyor.
Burada şirketlerimizin başarısını destekleyen önemli bir faktör, Birleşik Krallık’taki çok sayıdaki üniversite ve araştırma enstitüsü ile sanayi arasındaki güçlü iş birliği. Makine üreticileri, teknolojilerin yanı sıra malzeme geliştirmelerinde de önemli bir rol oynayabiliyor.
Yüksek hızlı elyaf yerleştirme ve gelişmiş otoklav teknolojileri, üyelerimiz arasındaki mühendislik mükemmeliyetinin derinliğini ve çeşitliliğini ortaya koyuyor. Özellikle teşvik edici olan nokta, bu gelişmelerin verimlilik, malzeme kullanımı ve performans açısından ölçülebilir faydalar sağlayabilmesi. Üstelik bu gelişmeler, Birleşik Krallık’ta uzun vadeli yatırımlara, iş birliğine ve becerilere dayanıyor.
Dijitalleşme, otomasyon, yapay zekâ, IoT ve veri analitiği tekstil makinelerini giderek daha fazla dönüştürüyor. Bu teknolojiler BTMA üyesi şirketler tarafından ne hızla benimseniyor?
Evet, bu süreç zaten gerçekleşiyor. Daha önce Shelton Vision’ın yapay zekâ destekli WebSpector sisteminden bahsettim. Bu sistem, yapay zekânın bugün oynadığı rolü ortaya koyması açısından gerçekten önemli bir örnek.
Düz ve tamamen desenli kumaşlarda en küçük hataları bile endüstriyel hızlarda tespit edip sınıflandırabilme yeteneği önemli bir atılım. Shelton Vision’ın en yeni teknolojisi, %98’in üzerinde hata tespit oranı sağlamak için makine öğrenimini kullanıyor. Deep Learning AI ise hataların sınıflandırılması ve derecelendirilmesinde %100’e varan doğruluk sunuyor.
Buradaki önemli nokta, yapay zekâ ve dijitalleşmenin çok pratik üretim sorunlarını çözebilecekleri alanlarda özel olarak uygulanması. Bu teknolojiler tutarlılığı artırıyor, atıkları azaltıyor, verimliliği yükseltiyor ve üretim süreçlerinden çok daha fazla bilgi elde edilmesini sağlıyor.
Gelecekte bu yeteneklerin ayrı dijital teknolojiler olarak görülmek yerine tekstil makineleri ve proses kontrol sistemlerinin içine giderek daha fazla entegre edileceğini düşünüyorum.
Sürdürülebilirlik, özellikle üreticiler enerji, su ve hammadde tüketimini azaltma yönünde artan bir baskıyla karşı karşıyayken, tekstil makineleri yatırımlarında önemli bir faktör hâline geldi. BTMA üyesi şirketler bu taleplere nasıl yanıt veriyor?
Sürdürülebilirlik, verimlilik ve işletme maliyetlerinden giderek daha fazla ayrı düşünülemez hâle geliyor. Enerji, su, kimyasal madde veya hammadde tüketimini azaltan teknolojiler, üreticilere hem çevresel hem de doğrudan ekonomik faydalar sağlayabiliyor.
Bu durum özellikle kurutma, nem kontrolü, kaplama ve terbiye gibi alanlarda önem taşıyor. Çünkü doğru proses kontrolü, enerji ve malzemelerin gereksiz yere tüketilmesini önleyebiliyor. Gelişmiş test ve kontrol sistemleri de önemli bir rol oynuyor. Üretimin daha erken aşamalarında sorunların tespit edilmesi, önemli miktarda kumaşın, enerjinin ve işlem süresinin boşa harcanmasını önleyebiliyor.
Bir diğer önemli husus, mevcut makinelerin güncellenebilmesi ve geliştirilmesi. Yeni kontrol sistemleri, ölçüm cihazları ve proses teknolojileriyle sermaye ekipmanlarının üretken ömrünü uzatmak, çoğu zaman bir üretim hattının tamamen değiştirilmesini gerektirmeden önemli verimlilik iyileştirmeleri sağlayabiliyor.
İngiliz uzman tedarikçiler için fırsat giderek, üreticilerin kullandıkları her birim enerji, su ve hammaddeden daha fazla değer elde etmelerine yardımcı olmakla ilgili hâle geliyor.
Teknik tekstiller, nonwovenlar, geri dönüştürülmüş elyaflar ve alternatif hammaddeler, makine üreticileri için yeni fırsatlar yaratıyor. Bu gelişmekte olan pazarlardan hangilerinin Birleşik Krallık tekstil makineleri şirketleri için en büyük büyüme potansiyelini sunduğuna inanıyorsunuz?
Ultra yüksek değerli ipliklerin özenle işlenmesinden bitmiş kumaşların ayrıntılı şekilde kontrol edilmesine kadar bu alanlarda oldukça aktifiz.
Örneğin medikal dikiş ipliklerinin üretimi son derece uzmanlaşmış bir süreç. Bu ürünler doğrudan insan vücuduna yerleştirildiği için üretimin her aşaması güvenlik, sterilite ve güvenilir performans sağlamak amacıyla sıkı bir şekilde kontrol ediliyor. Birleşik Krallık merkezli Fibre Extrusion Technology, bu sektörün ihtiyaç duyduğu hem elyaf seçimi hem de üretim teknolojilerinde dünya lideri konumunda.
Bu arada Cygnet Texkimp, havacılık sektöründe kullanılan otomatik elyaf yerleştirme (AFP) ve otomatik bant serimleme (ATL) gibi gelişmiş süreçlere önemli ölçüde katkı sağlayan yeni bir teknoloji geliştirdi. Bu teknolojiler, geleneksel elle serim yöntemlerine kıyasla malzeme atıklarını önemli ölçüde azaltabiliyor, tekrarlanabilirliği artırabiliyor ve daha yüksek yapısal performans sağlayabiliyor.
Bunlar, İngiliz şirketlerinin giderek daha fazla konumlandığı alanlara iyi örnekler. Bu şirketler genellikle tekstillerin, ileri malzemelerin, hassas mühendisliğin ve otomasyonun kesiştiği noktada faaliyet gösteriyor. Bu alanlarda malzemenin veya nihai ürünün değeri, doğruluk, kontrol ve güvenilirliği özellikle önemli hâle getiriyor.
“Geleceğin Liderleri Komitesini Kurduk”
Küresel tekstil makineleri sektörü için 2026 ve sonrasına ilişkin beklentileriniz neler? BTMA ve İngiliz tekstil makineleri üreticilerine önümüzdeki yıllarda hangi stratejik öncelikler ve hedefler yön verecek?
İngiliz tekstil makineleri sektörünün gücü, giderek daha fazla derin mühendislik bilgisiyle desteklenen uzmanlaşmış, yüksek katma değerli teknolojilerde yatıyor. Önceliğimiz, şirketlerin bu uzmanlıklarını geliştirmeye, uluslararası pazarlara erişmeye ve geleneksel tekstil üretiminden teknik tekstillere, kompozitlere ve ileri malzemelere kadar uzanan alanlardaki yeni fırsatlara yanıt vermeye devam edebilmelerini sağlamak.
Ancak sektörün geleceğini desteklemek için yalnızca ticari açıdan değil, insan kaynağı, beceriler ve liderlik açısından da yeterince çaba gösterdiğimizden emin olmamız gerekiyor. Bu doğrultuda, bu yıl üye şirketlerimizdeki yüksek potansiyelli, kariyerlerinin ortasındaki profesyonellere yönelik Geleceğin Liderleri Komitesi’ni kurduk.
Program; liderlik, yönetişim ve stratejik yetkinlikleri resmî eğitim yoluyla geliştirmek üzere yapılandırıldı. Ayrıca katılımcıların sektör genelindeki zorluklar ve fırsatlar hakkında bilgi edinmelerini sağlıyor. Bunun yanı sıra, kuruluşa yeni bakış açıları ve geleceğe odaklı görüşler sunan bir danışma komitesi olarak da görev yapıyor.
Program, doğrudan üyelerimizin uzmanlıklarından yararlanılarak hazırlandı ve ilk eğitim büyük bir başarıyla tamamlandı.
Şirketlere yönelik bir başka destek çalışmamız olan BTMA Sektörel Staj Burs Programı, üye şirketlerin öğrenci stajyerleri, yeni mezunlar ve çıraklar istihdam etmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. Aynı zamanda tekstil makineleri ve hizmetleri sektörünün gelecekteki yetenek havuzunu güçlendiriyor.
Yeni Curious about Textiles kısa eğitim programımız ise BTMA üyesi şirketlere yeni katılan çalışanları desteklemek ve bu dinamik sektörde çalışan diğer profesyonellere bilgilerini tazeleme fırsatı sunmak amacıyla geliştirildi.
Sonuç olarak, Birleşik Krallık’ın uzmanlaşmış tekstil teknolojilerindeki konumunu koruması; onlarca yıl boyunca birikmiş mühendislik bilgisinin yeni insanlarla, yeni teknolojilerle ve yeni pazarlarla birleştirilmesine bağlı. İngiliz tekstil makineleri sektörünün geleceğini burada görüyoruz.





