“Türkiye ve Hindistan’daki Müşterilerimiz I3P Platformumuza Yatırım Yapmaya Devam Etti”
Röportaj: Dilek Hayırlı
Terrot Genel Müdürü Martin Vorsatz, 2025 yılında küresel ölçekte yatırım kararlarının daha temkinli hale geldiğini, ancak Türkiye ve Hindistan’ın özellikle Double Jersey ve Interlock segmentlerinde güçlü talebiyle öne çıkarak şirketin büyüme stratejisinde kilit rol oynamaya devam ettiğini belirtti.

Yuvarlak örme teknolojilerinde kalite, verimlilik ve dijitalleşme odaklı dönüşüm hız kesmeden devam ediyor. Üreticiler, değişen pazar beklentilerine yanıt verebilmek için daha esnek, daha hassas ve daha yüksek performans sunan makine çözümlerine yatırım yaparken, teknoloji sağlayıcılarının rolü her zamankinden daha kritik hale geliyor. Terrot Genel Müdürü Martin Vorsatz, Tekstil Teknoloji dergimize verdiği özel röportajda, 2025 yılının sektör açısından nasıl şekillendiğini, Türkiye ve Hindistan’ın neden stratejik önemini koruduğunu ve yuvarlak örme teknolojilerinde verimlilik, dijitalleşme ve mühendislik odağında geliştirdikleri yeni nesil çözümleri anlattı.
“Double Jersey ve Interlock Uygulamalarında Türkiye ile Hindistan’daki Talep Güçlü Seyrini Korudu”
2025 yılı, küresel tekstil makineleri endüstrisi için zorlu bir dönem oldu. Terrot, sipariş girişleri, kilit pazarlar ve müşteri yatırım eğilimleri açısından bu dönemi nasıl değerlendiriyor?
2025 yılı karma dinamiklerin yaşandığı bir yıl oldu. ABD’nin gümrük tarifesi politikalarına ilişkin belirsizlikler, sıkı finansman koşulları ve 2023–2024 dönemindeki dalgalanmaların ardından müşterilerin kapasite artırımlarında daha temkinli davranmaları nedeniyle bazı bölgelerde sipariş alımları yavaşladı.
Bununla birlikte, özellikle Double Jersey ve Interlock uygulamalarında Türkiye ve Hindistan’daki talep güçlü seyrini korudu. Bu pazarlardaki müşteriler, I3P platformumuz gibi yüksek verimlilik sunan çözümlere yatırım yapmaya devam etti. Her iki ülke de sektör genelindeki zorluklara rağmen güçlü sipariş potansiyeli ve istikrarlı talep dinamikleriyle stratejik öncelik pazarlarımız arasında yer almaya devam etti.
Yuvarlak örme makineleri pazarında rekabet giderek yoğunlaşıyor. Terrot’u bugün rakiplerinden ayıran teknolojik ve mühendislik açısından güçlü yönleri nelerdir?
Müşterilerimiz sürekli olarak daha fazla değer sağlayan farklılaştırılmış çözümler arıyorlar. Bizim rolümüz, onlarla yakın iş birliği içinde çalışarak teknolojileri geliştirmek ve yeni fikirleri pratik uygulamalara dönüştürmek olan gerçek bir çözüm ortağı olmak. Yaptığımız her şey, en yüksek kalite standartlarına olan tavizsiz bağlılığımızla destekleniyor.
Süprem ve Double Jersey makinelerinizde son dönemde öne çıkan gelişmeler nelerdir? Bu yenilikler, kullanıcılar için verimlilik, kumaş kalitesi ve proses stabilitesine nasıl katkı sağlıyor?
Son yıllarda Terrot, hem süprem hem de Double Jersey platformlarında hassasiyet, verimlilik ve kumaş kalitesine odaklanan önemli ilerlemeler kaydetti. En yeni Süprem (tek plaka) modelimiz olan S296-1, son derece hassas iğne ve platin kontrolü sunuyor ve daha yüksek çalışma hızları için tasarlandı. Bu sayede, zorlu üretim koşullarında dahi üstün proses stabilitesi, güvenilir yüksek hız performansı ve sürekli olarak temiz kumaş yüzeyi elde ediliyor.
Double Jersey tarafında ise I3P 196 ve yüksek incelikte üretim imkânı sunan UCC 572-T E28 gibi makineler hem verimlilik hem de kumaş kalitesinde yeni standartlar belirliyor. Bu makineler, daha karmaşık kumaş yapılarının üretimine, daha ince iplik kullanımına ve hafif, yüksek performanslı kumaşların üretimine olanak tanıyor. Bu özellikler, özellikle spor giyim ve teknik tekstil uygulamaları açısından giderek daha kritik hale geliyor.
Bir diğer önemli gelişme ise Smartex ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında yapay zekâ destekli hata tespit sistemlerinin entegrasyonudur. Kumaşın her santiminin gerçek zamanlı olarak incelenmesi, israfı önemli ölçüde azaltıyor, süreç kontrolünü iyileştiriyor ve tutarlı, yüksek kaliteli çıktı sağlıyor; bu da modern üreticiler için belirleyici bir rekabet avantajı sunuyor.
Büyük çaplı yuvarlak örme makinelerinde yeni yapısal ve platform tabanlı yaklaşımlar sektörde giderek daha fazla dikkat çekiyor. Terrot’un bu alandaki mühendislik vizyonunu ve çözümlerini nasıl tanımlarsınız?
Mühendislik vizyonumuz, büyük çaplı yuvarlak örme sistemleri için tamamen yeniden tasarlanmış bir temel olan T-Frame platformunda hayat buluyor. Evrensel, modüler bir tasarıma sahip olan T-Frame, olağanüstü yapısal stabilite ve ergonomik verimlilik sağlayarak modern örme tesisleri için yeni bir standart belirliyor. Birinci sınıf kaynaklı tübüler çelik profilden üretilen platform, hassas ve yüksek hızlı örme için kritik öneme sahip üstün rijitlik ve titreşim stabilitesi sağlıyor. Standartlaştırılmış çerçevesi, birden fazla makine konfigürasyonuna olanak tanıyarak müşterilerimizin gelişen üretim taleplerine hızla uyum sağlamasına imkânı veriyor. Entegre kablo yönlendirmesi, merkezi operatör ekranı ve optimize edilmiş bileşen yerleşimi ile özenle tasarlanan T-Frame, mekanik karmaşıklığı azaltıyor ve bakımı basitleştiriyor. Geleceğe hazır bir temel olan T-Frame, yeni nesil Terrot makinelerini desteklemek ve uzun vadeli yatırım değerini en üst düzeye çıkarmak için tasarlandı.
Dijitalleşme, otomasyon ve veri odaklı üretim, örme endüstrisinin merkezinde yer alıyor. Terrot, müşterilerinin operasyonel verimliliğini desteklemek için hangi akıllı makine ve proses optimizasyon çözümlerini sunuyor?
Dijitalleşme, mevcut ve gelecekteki makine stratejimizin temel taşlarından biridir. Tüm yeni Terrot Açık En makineleri “Smartex-ready” olarak tasarlandı. Bu sayede Smartex Core ile yapay zekâ destekli hata tespiti ve Smartex Loop ile kumaş rulolarının izlenebilirliği sağlanıyor. Bu çözümler, gerçek zamanlı izleme ve otomatik kalite kontrol imkânı sunarak gereksiz duruş sürelerini önemli ölçüde azaltıyor. Ayrıca makinelerimiz, ERP ve MES sistemleri ile sorunsuz entegrasyon sağlayan OPC-UA tabanlı arayüzlerle donatıldı. Bu sayede müşteriler, makine ve üretim çıktılarının dijital ikizini oluşturarak veri odaklı üretim optimizasyonunu gerçek zamanlı olarak gerçekleştirebiliyor.
Mevcut makine parkurları için sunduğumuz Industry 4.0 ve 5.0 retrofit çözümleri ise eski makinelerin modern elektronik sistemler, gelişmiş kontrol teknolojileri ve akıllı arayüzlerle güncellenmesini sağlamaktadır. Bu yükseltmeler, makine ömrünü uzatırken verimlilik ve hassasiyeti artırıyor.
Sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği, makine yatırımlarında belirleyici faktörler haline geldi. Terrot’un çevresel etkiyi azaltmaya yönelik öncelikleri nelerdir?
Terrot’ta sürdürülebilirlik, akıllı ve dayanıklı makine tasarımıyla başlıyor. Enerji verimli motor ve tahrik sistemlerimiz, makinenin tüm kullanım ömrü boyunca enerji tüketimini minimize ediyor.
2014 yılından bu yana üretim tesisimiz “enerji bilincine sahip şirket” sertifikasına sahip. Üretim süreçlerimizi sürekli olarak gözden geçirerek enerji tüketimini azaltmaya yönelik iyileştirmeler gerçekleştiriyoruz.
Terrot makineleri, uzun ömürlü ve yükseltilebilir şekilde tasarlanıyor. Bu yaklaşım, kısa ömürlü ekipmanlara kıyasla çevresel etkiyi önemli ölçüde azaltıyor. Ayrıca yapay zekâ destekli hata tespit sistemleri sayesinde fire oranları azaltılıyor, hammadde tasarrufu sağlanıyor ve sürdürülebilir üretim destekleniyor.
“ITM 2026’da I3P 196, Bölgenin Kalite, Esneklik ve Verimliliğe Olan Güçlü Talebini Bir Kez Daha Ortaya Koyacak”
Türkiye, yuvarlak örme teknolojileri için güçlü ve rekabetçi bir üretim merkezi konumunda. Terrot, Türkiye pazarının beklentilerini nasıl değerlendiriyor? Bu bölgeye özel bir stratejiniz var mı?
Türkiye, en stratejik pazarlarımızdan biri ve örme kumaş üretiminde küresel bir merkez olmaya devam ediyor. Özellikle Interlock, Double Jersey, ince örgülü kumaşlar ve Açık En çözümleri için müşteri beklentileri oldukça yüksek. ITM 2026’da I3P 196, bölgenin kalite, esneklik ve verimliliğe olan güçlü talebini bir kez daha ortaya koyacak.
Erko ile yakın bir ortaklık sürdürüyoruz; bu da hızlı iletişim, yerel destek ve uzman danışmanlığı sağlıyor. Hem Türkiye hem de Hindistan, Double Jersey uygulamaları için en hızlı büyüyen bölgeler arasında yer alıyor ve biz de çözümlerimizi gelişen sektör trendlerine uyacak şekilde uyarlamaya devam ediyoruz.
2026’ya ve orta vadeli döneme bakıldığında, Terrot’un stratejik öncelikleri nelerdir? Yeni makine konseptleri, teknolojik yatırımlar ve küresel pazar konumlandırması açısından, sektör Terrot’tan ne gibi gelişmeler bekleyebilir?
Birincil stratejik odağımız, yeni nesil yuvarlak örme makinelerinin yapısal temelini oluşturacak olan T-Frame platformunun küresel olarak yaygınlaştırılmasıdır. Bu platform, tüm önemli makine sınıflarında gelişmiş esneklik, performans ve kullanıcı güvenliği sağlamak üzere tasarlandı. Buna paralel olarak, özellikle UCC serisinde yüksek hassasiyetli teknolojiye, gelişmiş transfer sistemlerine ve genişletilmiş desenleme yeteneklerine yatırım yapıyoruz. Bu yenilikler, yüksek performanslı fonksiyonel kumaşların ve hassas mühendislik ürünü spor giyim ürünlerinin üretimini mümkün kılıyor. Dijital entegrasyon, stratejimizin temel direklerinden biri olmaya devam ediyor. Yapay zekâ ortaklıklarını derinleştiriyor, MES ve ERP bağlantı standartlarını güçlendiriyor ve mevcut makine filolarını modernize etmek için yenileme programlarını genişletiyoruz.
Son olarak, ana şirketimiz Santoni’nin küresel ekosisteminden yararlanarak Türkiye, Hindistan ve Güneydoğu Asya gibi stratejik öneme sahip pazarlardaki varlığımızı güçlendiriyoruz. Bu uyum, sürdürülebilir, uzun vadeli büyümeyi garanti altına alıyor ve inovasyon ile yuvarlak örme mükemmelliği için birleşik bir platform sağlıyor.





