Yılın İkinci Yarısından Sonra Tekstil Şirketlerinin Yatırıma İstekli Olacağını Umuyoruz
Röportaj: Dilek Hayırlı
Brückner Textile Technologies Pazarlama Departmanı Başkanı Verena Ruckh, “2024 kolay bir yıl değildi. Ancak birçok küresel zorluğa rağmen olumlu itici güçler oluşturabildik ve ürünlerimizi optimize edip daha da geliştirebildik. Tekstil şirketlerinin yatırım yapmaya giderek daha istekli olacağını umuyoruz, ancak bunun yılın ikinci yarısında gerçekleşeceğini öngörüyoruz.” dedi.

2024 yılı, küresel ölçekte yaşanan ekonomik belirsizlikler, jeopolitik krizler ve daralan yatırım iştahı nedeniyle tekstil makineleri sektörü açısından son derece zorlu geçti. Sipariş adetlerindeki düşüş, finansman erişimindeki güçlükler ve uzun vadeli planlamayı sekteye uğratan iptaller, sektör genelinde belirleyici faktörler oldu. Ancak Brückner Textile Technologies, bu türden makro zorluklara rağmen ürün portföyünü optimize ederek ve ileri teknoloji çözümlerini geliştirerek istikrarlı bir mühendislik yaklaşımı sergiledi. Şirketin Pazarlama Departmanı Başkanı Verena Ruckh ile gerçekleştirdiğimiz bu röportajda; Brückner’in özellikle halı ve zemin kaplamaları üretiminde sunduğu yüksek verimli hat çözümlerini, CO2-nötr üretim hedefi doğrultusunda geliştirdiği sürdürülebilir teknolojileri ve 2025 yılına dair stratejik beklentilerini ele aldık. Ruckh, sektörün ikinci yarıdan itibaren yatırımlara yeniden yönelmesini beklediklerini belirtirken çevreci üretim teknolojilerinin rekabet gücünü artırmadaki rolüne de dikkat çekti.
Öncelikle şirketiniz için 2024 yılı nasıl geçti? Önemli dönüm noktalarınız ve başarılarınız neler oldu? Üretim hacminizi, ihracat rakamlarınızı, istihdam rakamlarınızı ve ihracat pazarlarınızı değerlendirebilir misiniz?
2024 bizim için kolay bir yıl olmadı ve muhtemelen diğer birçok tekstil makinesi üreticisiyle aynı deneyimi paylaştık. Çok düşük sayıda gelen siparişimiz vardı ve bunun üstüne jeopolitik durum, Ukrayna’daki savaş ve artık dövizleri olmadığı için büyük yatırımları finanse edemeyen bazı ülkeler geldi. Bazı müşteriler siparişlerini birkaç kez erteledi veya hatta tamamen iptal etti, bu da bizim için uzun vadeli planlamayı neredeyse imkânsız hale getirdi. Yine de iş gücümüzü koruyabildiğimizi ve ürünlerimizin daha da geliştirilmesine odaklanabildiğimizi gururla söyleyebiliriz. İhracat pazarları açısından oldukça iyi bir konumdayız ve herhangi bir tek pazara bağımlı değiliz. Çok geniş ürün yelpazemiz, çok sayıda müşteriye hizmet vermemizi sağlıyor.
Brückner olarak halı ve zemin kaplamaları için sunduğunuz hatları diğer üreticilerden ayıran özellikler nelerdir? Bu hatlar hangi üretim süreçlerinde en verimli sonuçları sağlıyor? Somut örneklerle açıklayabilir misiniz?
Halı endüstrisi için geniş bir sistem yelpazesi sunuyoruz. 75 yılı aşkın süredir, çok çeşitli zemin kaplamalarının kaplanması, kurutulması ve terbiyesi için komple hatlar tedarik ediyoruz. Bizi güçlü kılan şey; bir yandan teknik danışmanlık sağlama konusundaki uzmanlığımızdır. Müşterilerimize sadece bir makine tedarik etmiyoruz; ayrıca kapsamlı danışmanlık sağlıyor ve ihtiyaçlarına tam olarak uyarlanmış bir çözüm bulmak için onlarla birlikte çalışıyoruz. İşletme personelini eğitiyoruz, satış öncesi ve sonrasında teknoloji transferi sağlıyoruz. Yani yapıcı değişim için her zaman hazırız.
Son yıllarda, tufting ve dokuma halıların terbiyesi için geniş bir ekipman yelpazesinin yanı sıra iğneleme ile oluşan keçe için termofüzyon fırınları ve suni çim için zemin kaplama hatları tedariği sağladık. Geniş yelpazedeki kurutma sistemleri ve terbiye teknolojileri, müşterilerimize sunabileceğimiz bir diğer avantaj. Her işlem için doğru üniteyi tedarik ediyoruz. İster sulu ortamlar için tam banyo emdirme, ister lateks ve akrilat macunlarının tek taraflı tam yüzey veya nokta uygulaması, ister destek sağlamlaştırma için çeşitli silindir ve bıçak sistemleri kullanılarak köpük veya macun uygulaması, ikincil bir destek için laminasyon yapıştırıcısının uygulanması ve ikincil zeminin ıslak laminasyonu için laminasyon üniteleri olsun, her teknoloji için doğru çözüme sahibiz.
Sürdürülebilirlik, Brückner tarafından geliştirilen ürünlerin odak noktasını oluşturuyor. Halı üretiminde CO2-nötr bir üretim süreci yaratmak sektörde nasıl bir dönüşüm başlatabilir?
CO2-nötr üretim, tekstil endüstrisinde uzun zamandır tartışılıyor ve talep ediliyor, tıpkı tekstil zincirindeki son ürünlerin geri dönüştürülebilirliği gibi. Halı üreticileri de artık kendilerine CO2-nötr olma ve geri dönüştürülebilir zemin kaplamaları üretme gibi iddialı bir hedef koydular. Yaklaşık iki yıl önce, tam olarak bu hedefi takip eden bir Hollandalı müşteriye bir halı terbiye hattı tedarik edebildik. Teslim edilen sistem, bir ram makinesi ve tamamen yeşil elektrikle çalışan bir Duo-Therm ısıl fikse fırınını kapsıyor. Bu, müşteriye tufting halılarının ilk kez CO2-nötr üretimi seçeneğini sunuyor. Fan tahrikleri, egzoz hava fanları veya kumaş taşıma tahrikleri gibi tüm elektrik tüketicileri enerji tasarruflu motorlarla donatıldı. Yatay bilyalı rulman zinciri, düşük yuvarlanma sürtünmesi nedeniyle en düşük tahrik gücünü de garanti ediyor. Bu, halı endüstrisinde daha yeşil bir geleceğe doğru önemli bir adımı oluşturuyor. Müşterilerimizin gelecekte rekabetçi kalabilmeleri için onları destekleyen bu alanda çözümler sunmaktan büyük gurur duyuyoruz.
Brückner’in Duo-Therm kurutucuları özellikle zemin kaplamaları için büyük bir yenilik. Bu kurutucunun enerji verimliliği açısından avantajları neler ve halı üreticileri bu sistemi nasıl daha verimli kullanabilir?
Sürdürülebilir ve verimli ürünlerin geliştirilmesi Brückner için temel bir odak noktasıdır. Buradaki temel amaç; CO2 ayak izini en aza indirmek ve kaynak kullanımını azaltmaktır. Duo-Therm kurutucusu da son yıllarda temel olarak daha da geliştirildi ve optimize edildi. Üst ve alt hava arasında sıcaklık ayrımı gerektiren tüm termal işlem süreçleri için mükemmel bir şekilde uygun. Bu kurutucu, tüm Brückner makinelerinde olduğu gibi farklı ortamlarla ısıtılabiliyor: doğrudan veya dolaylı gaz ısıtma, termal yağ ısıtma, düşük veya yüksek basınç tasarımında buhar ısıtma, elektrikli ısıtma veya hibrit versiyonları mevcut. Daha önce de belirtildiği gibi, yakın zamanda yeşil elektrikle çalışan ve böylece geri dönüştürülebilir zemin kaplamalarının CO2 nötr üretimini sağlayan tamamen elektrikle ısıtılan bir Duo-Therm kurutucu teslim ettik.
Brückner’de sürdürülebilirliği göz önünde bulundurarak yeni teknolojiler geliştirirken hangi yenilikçi çözümler üzerinde çalışıyorsunuz? Sektörün gelecekte hangi teknolojilere daha fazla odaklanmasını bekliyorsunuz?
Sistemlerimiz için ısıtma seçenekleri müşterilerimiz açısından son derece önemli. Terbiye çok enerji yoğun bir sektör, bu nedenle enerji tasarrufu sağlayan çözümler geliştirmeliyiz. İlk hibrit ısıtma sistemleri halihazırda başarıyla çalışıyor, ayrıca tamamen elektrikle çalışan fırınlar ve kurutucular da teslim ettik. Özellikle de bu sistemler yeşil elektrik veya hidrojenle çalıştırılabiliyorsa, bu kesinlikle gelecekteki teknoloji demektir. Hibrit çözümlerimiz müşterilere enerji kaynağı seçiminde esneklik sunuyor. Bir diğer ilginç çözüm ise kurutucuların ısı pompası kullanılarak elektrikle ısıtılması. Bu geniş ürün yelpazesiyle; fosil hammaddelere olan bağımlılık azaldığı ve buna bağlı olarak CO2 ayak izi en aza indirildiği için gelecek için belirleyici avantajlar sunuyoruz.
Son olarak 2024 yılı tüm dünyada yaşanan ekonomik krizin gölgesinde kaldı. 2025 yılında tekstil makineleri sektörü için beklentileriniz neler? Yeni ürün geliştirme, yatırım veya yeni tesis kurulumu gibi projeleriniz var mı?
Daha önce de belirttiğimiz gibi; 2024 kolay bir yıl değildi. Ancak birçok küresel zorluğa rağmen olumlu itici güçler oluşturabildik ve ürünlerimizi optimize edip daha da geliştirebildik. Şu anda 2025 yılını değerlendirmek zor, çünkü ne yazık ki hâlâ birçok belirsizlik var. Temel olarak, tekstil şirketlerinin yatırım yapmaya giderek daha istekli olacağını umuyoruz, ancak bunun yılın ikinci yarısında gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Odak noktamız çevre dostu teknolojilerin ve enerji açısından verimli tesis mühendisliğinin geliştirilmesi olmaya devam ediyor. Yenilikçi güç ve rekabet gücü söz konusu olduğunda bunların müşterilerimiz için her zamankinden daha çok, temel konular olduğuna inanıyoruz.





