Garment Tech İstanbul Fuarı’nda Sektör Temsilcilerinden Dijitalleşme, İnovasyon ve Umut Vurgusu
Garment Tech İstanbul Fuarı, konfeksiyon ve hazır giyim teknolojileri sektörünü bir araya getirdi. Açılış töreninin ardından konuşan sektör temsilcileri, Türkiye’nin tekstil ve konfeksiyon makineleri alanındaki rekabet gücüne, üretimin sürdürülebilirliğine ve istihdamın korunmasına yönelik önemli mesajlar verdi.
İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Garment Tech İstanbul Konfeksiyon, Nakış Makineleri Yan Sanayi ve Yedek Parça Fuarı, konfeksiyon ve hazır giyim sektörünün geleceğine yön verecek teknolojilerin sergilendiği önemli bir buluşma noktası oldu. Açılış töreninin ardından fuarda değerlendirmelerde bulunan sektörün önde gelen temsilcileri, ekonomik zorluklara rağmen fuarın sunduğu fırsatlara dikkat çekerek, inovasyon, dijitalleşme ve uluslararası iş birliklerinin önemini vurguladılar. İşte o açıklamalardan satır başları:
“Fuarlar, Kriz Dönemlerinde En Etkin Ticaret Aracıdır”
Yapılan açıklamalarda, fuarcılığın ekonomik kriz dönemlerinde daha da kritik hale geldiği vurgulandı. TÜYAP Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal, Garment Tech İstanbul Fuarı’nın bu işlevi başarıyla üstlendiğini belirterek şu sözlere yer verdi: “Dünyada bilinen en etkili pazarlama aracı fuarlardır ve bugüne kadar daha iyisinin bulunmadığı söylenir. Garment Tech İstanbul Fuarı da doğru hedef kitleye ulaşmak açısından büyük bir fırsat. Ziyaretçi ve katılımcı beklentilerinin dengeli bir şekilde karşılandığı bir ortam yaratmak, fuarın başarısını belirleyecek.”
“İstanbul, Fuarcılığın Yeni Merkezlerinden Biri Oluyor”
İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Laleli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (LASİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca, fuarın lokasyonunun sektöre sunduğu avantajlara dikkat çekti: “Dünyanın içinde bulunduğu krizi hepimiz görüyoruz. Ama bu, Türk fuarcılığı açısından bir fırsata dönüşebilir. Makine fuarlarında ciddi bir büyüme gözlemliyoruz. İstanbul gibi Asya ve Avrupa’nın kesişim noktasında bulunan bir şehirde düzenlenen Garment Tech İstanbul Fuarı, sektörün yenilenmesi ve teknolojik atılım yapması açısından kritik önem taşıyor. Sektörün geleceği açısından bu tür fuarların sunduğu fırsatlar, sürdürülebilirlik ve rekabet gücü bakımından kritik bir rol oynuyor. Dolayısıyla, Garment Tech İstanbul Fuarı’nın sektöre kazandıracağı yenilikler ve teknolojiler, sektörümüzün varlığını sürdürebilmesi açısından büyük değer taşıyor. İstanbul Ticaret Odası olarak hem bu fuara hem de sektöre destek vermeye ve sonuna kadar da yanlarında olmaya devam edeceğiz.”
“Hazır Giyim, İstihdam Kaybı Riskiyle Karşı Karşıya”
Ekonomik veriler ışığında hazır giyim sektörüne dair kaygılarını dile getiren Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, 2025 yılına ilişkin çarpıcı öngörülerde bulundu. Narbay, sektörün 2024 yılını %6,9’luk kayıpla 17,9 milyar dolar ihracatla kapattığını belirterek 2025’in ilk beş ayında da 465 milyon dolarlık bir düşüş yaşandığını vurguladı.
“İlk 5 ayda ihracat 7,4 milyar dolardan 6,9 milyar dolara geriledi. Bu trendin sürmesi halinde yıl sonunda toplam kayıp 1 milyar doları bulabilir.” diyen Narbay, TGSD’nin açıkladığı 10 maddelik öneri paketinin dikkate alınmaması halinde, kaybın daha da büyüyeceğine dikkat çekti.
Narbay, ithalat verilerinin de endişe verici olduğunun altını çizdi. İlk dört ayda hazır giyim ithalatında 400 milyon dolarlık bir artış yaşandığını belirten Narbay, bu rakamın yıl sonunda 1 milyar dolara ulaşabileceğini ifade etti. Narbay; “1 milyar dolarlık ithalat artışı ve 1 milyar dolarlık ihracat kaybı birleştiğinde, sektör toplamda 2 milyar dolarlık üretim kaybıyla karşı karşıya kalabilir.” dedi.
TGSD’nin geçmiş modellemelerine göre her 1 milyar dolarlık üretim kaybı yaklaşık 31.500 kişilik istihdam kaybı anlamına geliyor. Bu hesapla, 2026’ya kadar 63 bin kişinin işini kaybedebileceği öngörülüyor. Narbay, bu kaybın 20 bininin şimdiden yaşandığını, kalan dönemde önerilerin dikkate alınmaması halinde 43 bin kişilik ek bir istihdam kaybı daha yaşanabileceğini söyledi.
Narbay, Garment Tech İstanbul Fuarı’nın sunduğu olanaklara da dikkat çekti. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve markalaşma hedeflerinin önemine değinen Narbay, fuarın sektöre yeni bir yön çizme potansiyeline sahip olduğunu belirterek, “Garment Tech İstanbul Fuarı, verimlilik artışı ve dijitalleşme açısından çok değerli bir platform. Sektörün odağını yeniden netleştirmesi için büyük bir fırsat.” ifadelerini kullandı.
“Makine Altyapısında Güçlü Olan Kazanır”
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Dr. Ümit Özüren, Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektöründe sahip olduğu dikey entegrasyon avantajına dikkat çekti. Yerli makine üretiminin önemini vurgulayan Özüren, şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye, Çin ile birlikte dikey entegrasyonunu tamamlamış nadir ülkelerden biri. Bu değer zincirinin kritik halkalarından biri de tekstil makineleridir. Yerli makine üretimi, üretim maliyetlerini düşürürken aynı zamanda teknolojik yetkinliğimizi de artıracaktır. Makine altyapısında güçlü olan, rekabet avantajını da elinde tutar.”
Garment Tech İstanbul Fuarı’nın İstanbul’da düzenlenmesini stratejik bir karar olarak değerlendiren Özüren, kentin kültürel ve coğrafi avantajlarının altını çizdi: “İstanbul, hem kültürel hem coğrafi olarak dünyanın en önemli buluşma noktalarından biri. Buradan dört saatlik bir uçuşla dünyanın üçte birine erişmek mümkün. Bu da uluslararası ziyaretçi çeşitliliği açısından fuara büyük katkı sağlıyor.”
Özüren, İstanbul’un fuar merkezi olarak küresel ölçekte taşıdığı öneme de şu sözlerle işaret etti: “Coğrafya kaderdir ve bizim kaderimiz çok değerli bir coğrafyada yer almak. İstanbul, tarihsel mirası, kültürel zenginliği ve ulaşım kolaylığıyla global sektörleri buluşturan nadir şehirlerden biri. Bu sayede Garment Tech İstanbul Fuarı’na çok çeşitli ülkelerden ziyaretçi bekliyoruz. Şimdiden gelen talepler, bu çeşitliliği net şekilde yansıtıyor. Bu durum da sektörümüz açısından umut verici.”
“Tekstil Asla Ölmez, Yeter ki Yeniden Yapılanalım”
Tekstil Makina ve Aksesuar Sanayicileri Derneği (TEMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Nalbant, Garment Tech İstanbul Fuarı’nın önemine dikkat çekerek, zorlu ekonomik dönemlerin aynı zamanda yatırım açısından da fırsatlar sunduğunu vurguladı:
“Böyle zor zamanlarda yatırım yapan sanayici her zaman kazanmıştır. Bugün geldiğimiz noktada teknolojinin ulaştığı seviyeyi görmek bile yatırım kararlarını şekillendirmeye yeterli. Fuarlar bu anlamda çok kritik çünkü sanayicinin vizyonunu tazeliyor.”
Fuarın sadece alım satım değil, vizyon geliştirme açısından da değerli olduğunu vurgulayan Nalbant, makine satın alma niyeti olmasa bile firmaların fuara katılarak teknolojiyi yerinde görmelerinin önemine değindi: “Bugün stantlara bakıldığında, getirilen makineler ve otomasyon sistemleri gerçekten üst düzey. Sadece görmek bile gelecek yatırımlar için bir hazırlık yapma fırsatı sunuyor.”
Türkiye’nin tekstil sektörü dışında dünyada rekabet edebileceği çok az sayıda sektör olduğuna dikkat çeken Nalbant, sektörün artık yüksek katma değerli bir dönüşüm sürecine girmesi gerektiğini söyledi: “Tekstil ölmez. Zaman zaman krize girer ama her seferinde kabuk değiştirerek, güçlenerek çıkar. Şu anda da yeniden yapılanmaya ihtiyacımız var. Moda, marka ve teknik tekstiller alanında üretim modellerimizi dönüştürmeliyiz. Katma değerli ürünlerle küresel rekabette güçlü kalabiliriz.”
“Türk Makineleri Artık Avrupa’yı Geçti”
Konfeksiyon Otomasyon ve Makine İmalatçıları Derneği (KOMİD) Yönetim Kurulu Derneği Başkanı Haluk Akın, Garment Tech İstanbul Fuarı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Türk konfeksiyon makine sektörünün ulaştığı noktayı güçlü ifadelerle vurguladı. Türk makinelerinin artık sadece Avrupa standartlarına ulaşmadığını, bu standartları aştığını belirten Akın, şöyle konuştu: “Artık Avrupa ayarında makineler üretiyoruz demiyorum; çünkü o eşiği geçtik. KOMİD üyeleri olarak dünyanın en iyi konfeksiyon makinelerini yapan gruplar arasında yer alıyoruz. Bu bir iddia değil, fiili bir gerçek. Kesim makinelerimiz, preslerimiz, otomatlarımız dünya standartlarının üzerinde.”
Küresel ekonomik zorlukların yaşandığı bir dönemde dahi sektöre moral ve vizyon kazandıran bir organizasyona imza atmanın önemine değinen Akın, fuarın katılım düzeyine ve kalitesine de dikkat çekti: “Küresel ölçekte birçok ülkenin fuarlara katılımı azalmış olsa da, beklentimizin üzerinde bir ilgiyle karşılaştık. Ekonomik koşulların zor olduğu bir dönemde böylesi bir fuarı başarıyla gerçekleştirmek, sektörün hâlâ diri, üretken ve güçlü olduğunun göstergesidir.”
Akın, sektörün içinde bulunduğu zorlu sürece rağmen umutlu olduklarını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Evet, sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Ancak bu sadece bizim değil, pek çok sektörün yaşadığı bir durum. Şuna inanıyoruz: İnsanlar giyinmeye devam ettiği sürece tekstil sektörü yaşayacak. Tekstil sektörü oldukça biz de varız ve üretmeye devam edeceğiz.”
“Üretmeye Devam Edenlere Altın Madalya Takmak Gerekir”
İstanbul Nakış Sanayicileri Derneği (İNSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Özbilge, Garment Tech İstanbul Fuarı kapsamında yaptığı değerlendirmede, ekonomik zorluklara rağmen üretime devam eden tekstilcileri takdir etti. Finansmana erişimin giderek zorlaştığı bir dönemde, üretimden vazgeçmeyen sektör temsilcilerine övgü dolu sözlerle seslendi: “Türkiye’de şu an hazır giyim ve tekstil üretimi yapan sanayicilere gerçekten altın madalya takmak gerekir. Bu kadar zor finansal koşullarda, tüm engellere rağmen üretimi sürdüren fedakâr tekstilci kardeşlerimize şükran borçluyuz.”
Sektörün sürdürülebilir büyümesi için nitelikli iş gücünün önemine dikkat çeken Özbilge, uzun vadeli başarı için insan kaynağının eğitilmesi gerektiğini söyledi: “Eğer insan kaynağımızı iyi eğitebilir, aynı zamanda nicelik olarak da artırabilirsek, bu sektörden uzun yıllar ekmek yeriz. Mısır gibi alternatif üretim merkezleri zaman zaman gündeme gelse de ben bunun geçici olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin bu sektördeki yeri çok daha sağlam.”
“Kalite, Türk Tekstiline Uluslararası Bağlantılar Kurduracak”
Konfeksiyon Makineleri Fuarı Danışma Kurulu adına konuşan Kaya Aşçı, “Kaliteli ürünlerimizi bu fuar aracılığıyla dünyaya sunma imkânı elde ediyoruz. Son günlerde sektör içinde oluşan birlik, beraberlik ve olumlu hava, yurt dışından gelen taleplere de yansıdı. İptal edilen rezervasyonların geri döndüğünü ve yeni taleplerin arttığını gözlemliyoruz.” dedi.
Aşçı, geçmiş yıllarda sektöre dair kurulan hayallerin bugün karşılık bulduğunu belirterek, Türkiye’nin kaliteli üretim gücünün altını çizdi: “Yıllardır kurduğumuz hayallerin, planladığımız hedeflerin tam zamanında gerçekleştiğini görmek memnuniyet verici. Türkiye’nin konfeksiyon ve tekstil makineleri alanındaki kalitesi, bu fuarla birlikte uluslararası vitrine taşınıyor. Bu hem üreticilerimiz hem ihracatımız açısından çok büyük bir avantaj.”
Aşçı, yakın geçmişte yaşanan belirsizliklerin yurt dışındaki iş ortaklarının kafasında bazı soru işaretleri yarattığını ancak son dönemde bu algının değişmeye başladığını vurguladı: “Bazı bireysel hareketler ya da siyasi söylemler ne yazık ki dışarıda olumsuz bir algı yaratmıştı. Ancak son dönemde verilen barışçıl mesajlar ve sektör içindeki dayanışma sayesinde bu algı kırılıyor. Uluslararası iş ortaklarımızdan olumlu geri dönüşler alıyoruz. Bu da sektörün yeniden toparlanacağına dair güçlü bir sinyal.”






