“Ocak Ayından Bu Yana Bütün Fuarlara Çok Yoğun İlgi Var”
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ocak ayından bu yana bütün fuarlara çok yoğun ilgi olduğunu ve siparişler alındığını söyledi. Bolat, “Prestijli fuar desteğinden yararlanmak istenmez, ‘başka bir fuarda bu hakkı kullanmak istiyorum’ denirse de 393 bin liraya kadar yine Ticaret Bakanlığı desteği var.” dedi.
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) öncülüğünde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen Texhibition İstanbul Fuarı’nda Türkiye’nin ekonomik ve sektörel gücü bir kez daha gözler önüne serildi. T.C. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç fuarda yaptıkları konuşmalarla tekstil sektörünün ve Türkiye ekonomisinin istikrar ve büyüme mesajlarını paylaştı.
Bolat, Türkiye’nin batıda Fas’tan doğuda Çin’e kadar olan coğrafyada en gelişmiş sanayi ülkesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Biz sanayimizle geçen yıl 273,4 milyar dolar ihracat yaptık ve bu ihracatın yüzde 93’ü sanayi ürünleriydi. Yine hizmetler sektöründe 122,6 milyar dolar ihracat yaptık. Toplamda 400 milyar dolara yaklaşmıştık. Bu yıl içinde 410 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı hedefimizi gerçekleştirmek için sizlerle birlikte çok büyük gayret ve çalışmanın içindeyiz. Geçen yıl bütçemizin yüzde 60’ını Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçılarımıza desteklerde kullandık.
Bu çok önemli bir oran ve hükümet olarak KOBİ’ler için başta tekstil, hazır giyim, ayakkabı, mobilya sektörlerinde istihdamı korumak kaydıyla kişi başına 2 bin 500 lira destek verdik. Yüzde 2’lik Merkez Bankasına verilecek döviz değişiminde primi yüzde 3’e çıkardık. Bütün bu sektörlerdeki büyük ölçekli işletmeler de dahil olmak üzere, 2 bin 500 lira çalışan başına desteği 3 bin 500 liraya çıkardık. Geçen hafta hükümetimiz 100 milyar liralık KGF kredi paketini hazırladı. Piyasa şartlarından çok iyi oranlarda, firma başına 50 milyon lira üst limitli olarak bu destek 36 ay vadeli şekilde sizlerin istifadesine sunuldu.”
Fuara katılım desteğindeki üst limit rakamını 2026 yılı için 1 milyon 293 bin liraya yükseltmiş olduklarını aktaran Bolat, bunun faydasını gördüklerini, bu yıl fuarların çok canlı başladığını ifade etti.
Ticaret Bakanı Bolat, ocak ayından bu yana bütün fuarlara çok yoğun ilgi olduğunu ve siparişler alındığını bildirdi. Bolat, “Prestijli fuar desteğinden yararlanmak istenmez, ‘başka bir fuarda bu hakkı kullanmak istiyorum’ denirse de 393 bin liraya kadar yine Ticaret Bakanlığı desteği var.” şeklinde konuştu.
Fuar organizatörü yurt dışında, yurt içinde tanıtım yapsın, buraya alıcıları davet etsin diye organizasyonun tanıtım giderlerine de yüzde 50’ye kadar destek verdiklerini belirten Bolat, bu rakamın da yurt dışı tanıtımlarda 7,5 milyon lira üst limite, yurt içi tanıtımlarda da yaklaşık 2,5 milyon lira üst limite kadar geçerli olduğunu aktardı.
Bölgede büyük bir ateş çemberinin tam ortasında Türkiye’nin bulunduğunu ifade eden Bolat, “Son birkaç yıla baktığımızda kuzeyimizde, güneyimizde, doğumuzda ve batımızda maalesef çatışmaların, bölgesel savaşların, krizlerin yoğun bir şekilde olduğunu görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
“Hazır Giyim ve Tekstilde Anadolu’yu Üretim Üssü Haline Getireceğiz”
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de özellikle hazır giyim ve tekstilde Anadolu’yu üretim üssü, İstanbul’u da fuar merkezi haline getireceklerini vurguladı.
Her sektörde fuar olduğunu belirten Gültepe, “Fuarlar önemli. Fuarlar sadece ticaret yapılan noktalar değil, aynı zamanda ülkeyi tanıtma açısından da çok daha önemli organizasyonlardır. Türkiye’yi tanıtma noktasında, Türkiye’yi bilmeyenleri bile buraya getiriyoruz.” diye konuştu.
Başka yerlerde bombaların atıldığı bir ortamda aynı şekilde çalışmalarına devam edeceklerini belirten Gültepe, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz biliyoruz ki Türkiye’nin orta vadede dünyanın ilk 10 ihracatçı ülkesi arasına girebilmesi için üretimi ve ihracatı daha fazla büyütmemiz gerekiyor. Büyüme rakamları açıklandı. Türkiye, 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdü. Ancak burada küçük bir nokta var. Büyüme ağırlıklı olarak tüketimden, hane halkı harcamalarından kaynaklandı. Biz istiyoruz ki net ihracat, büyümeye mutlaka en az yüzde 50 oranında katkı versin. Eğer bu şekilde olursa ülkemiz çok daha güvenli, daha sürdürülebilir ve daha güçlü bir ekonomi yapısına kavuşur. 2026 yılı ve sonrasında bu büyümede ihracatçılarımızın da büyük bir katkısı olacağına inanıyoruz.”
“Tekstilden Vazgeçme Gibi Bir Lüksümüz Olmamalı, Olmaz”
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “Tekstil bizim göz bebeğimiz bir sektördür. Bundan sonra tekstili feda etme veya tekstilden vazgeçme gibi bir lüksümüz olmamalı, olamaz.” dedi.
Bu fuarla bunu çok daha hızlı ve etkili bir şekilde yapma imkânı bulacaklarını belirten Avdagiç, şunları kaydetti: “Şu anda bölgemiz çok zor şartlar içinde. Etrafımızda çok sayıda devletin karıştığı bir savaş var. Fakat bütün bunlara rağmen biz, Türkiye olarak güçlü ekonomik temellere sahip olduğumuzu bir kez daha hem kendimiz görmüş olduk hem de bütün dünyaya göstermiş olduk. Felaket tellallarına inat, sağlam makro dengelerle ülkemiz ayakta ve istikrarlı bir şekilde yürüyüşüne devam ediyor. Türkiye, son 20 yılda savunma sanayisinde elde ettiği başarıyla askerî gücüyle, köklü diplomasi geleneğiyle ve sağlam ekonomisiyle adil ve barışı tesis etmeyi önceleyen bir duruş sergiliyor bu dönemde.”
Avdagiç, “Tekstil bizim göz bebeğimiz bir sektördür. Bundan sonra tekstili feda etme veya tekstilden vazgeçme gibi bir lüksümüz olmamalı, olamaz. Burada çok ciddi bir yatırımımız var. Çok ciddi bir birikimimiz var.” diye konuştu.
Bu konuda müşteri beklentilerini hem maliyet anlamında hem de ürün anlamında dikkate alarak gerekli uyarlamaları yapıp, küresel rekabetin gerekliliklerini yerine getirerek pazar paylarını koruyacaklarını kaydeden Avdagiç, en önemli ihracat pazarının Avrupa Birliği ülkeleri olduğunu, Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi, vize serbestisi, Avrupa Yeşil Mutabakatı’ndan dijitalleşmeye kadar her konunun tekstil sektörünü doğrudan etkilediğini vurguladı.





