Tekstil İhracatında Temmuz Hareketliliği
Türkiye tekstil ve hammaddeleri sektörü, 2026 yılının ilk yedi ayında küresel pazarlardaki zorlu koşullara rağmen ihracat performansını korurken, özellikle teknik tekstiller, iplik ve dokuma kumaş gruplarında yaşanan artışlar dikkat çekti. Temmuz ayında ise sektör ihracatı bir önceki aya göre %8,9 yükselerek 1 milyar 38 milyon dolara ulaştı.
Türkiye tekstil ve hammaddeleri sektörü, 2026 yılının ilk yedi ayında küresel ticarette yaşanan belirsizlikler, maliyet baskıları ve rekabet koşullarına rağmen ihracat faaliyetlerini sürdürdü. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) tarafından hazırlanan 2026 Ocak–Temmuz dönemi ihracat değerlendirmesine göre; sektörün aylık ihracatı temmuz ayında 1 milyar 38 milyon dolar seviyesine yükseldi. Haziran ayında 953 milyon dolar olan ihracatın temmuz ayında %8,9 artış göstermesi, yılın ikinci yarısına ilişkin beklentileri destekleyen önemli bir gelişme olarak öne çıktı.
Temmuz Ayında İhracat Arttı
Tekstil ve hammaddeleri sektörünün aylık ihracat performansı 2026 yılı boyunca dalgalı bir seyir izledi. Ocak ayında 907 milyon dolar seviyesinde gerçekleşen sektör ihracatı, şubat ayında 1 milyar 005 milyon dolara yükselirken, mart ayında 924 milyon dolara geriledi. Nisan ayında 1 milyar 31 milyon dolara ulaşan ihracat, mayıs ayında 832 milyon dolar seviyesine indi. Haziran ayında ise 953 milyon dolara yükselen ihracat, temmuz ayında 1 milyar 38 milyon dolara ulaştı.
Temmuz ayındaki bu yükseliş, aylık bazda %8,9’luk artış anlamına gelirken, sektörün yıl içerisinde yaşadığı dalgalanmalara rağmen ihracat kapasitesini koruduğunu ortaya koydu.
Teknik Tekstiller İhracatta Etkisini Artırıyor
Ürün grupları incelendiğinde teknik tekstiller, Türkiye tekstil sektörünün yüksek katma değerli ihracat alanlarından biri olma konumunu güçlendirmeye devam ediyor. 2026 yılının temmuz ayında teknik tekstil ihracatı, bir önceki yılın aynı ayına göre %7,9 artış göstererek 215 milyon dolara ulaştı. Ocak–Temmuz döneminde ise teknik tekstil ihracatı %1,8 artışla 1 milyar 390 milyon dolar seviyesine çıktı.
Bu performans, teknik tekstillerin yalnızca geleneksel tekstil ürünlerine alternatif bir alan olmadığını, aynı zamanda sektörün ihracat değerini ve rekabetçiliğini destekleyen stratejik bir üretim alanı haline geldiğini gösteriyor. Otomotivden medikale, inşaattan tarıma, filtrasyondan hijyen ürünlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip teknik tekstiller, Türkiye’nin küresel pazarlardaki konumunu güçlendirme açısından da önem taşıyor.
İplik ve Dokuma Kumaş İhracatında Artış
Ocak–Temmuz döneminde teknik tekstillerin yanı sıra dokuma kumaş ve iplik ihracatında da artış kaydedildi. Dokuma kumaş ihracatı %2,8 artışla 1 milyar 373 milyon dolara, iplik ihracatı ise %2,2 yükselişle 1 milyar 319 milyon dolara ulaştı. Özellikle iplik ve dokuma kumaş, Türkiye’nin tekstil değer zincirindeki güçlü üretim altyapısının temel göstergeleri arasında yer alıyor. Bu ürün gruplarındaki ihracat artışı, küresel pazarlardaki yoğun fiyat rekabetine rağmen Türk üreticilerin tedarik kabiliyeti, ürün çeşitliliği ve hızlı teslimat avantajlarını koruduğuna işaret ediyor.
Ev Tekstili İhracatında Gerileme
Sektörün tüm ürün gruplarında aynı yönlü bir performans görülmedi. Ocak–Temmuz döneminde ev tekstili ihracatı %10,1 gerileyerek 853 milyon dolar olurken, örme kumaş ihracatı %2,3 artışla 721 milyon dolara yükseldi. Elyaf ihracatı ise %2,9 artış göstererek 376 milyon dolara ulaştı. Bu tablo, tekstil sektöründeki ihracat performansının ürün grupları arasında farklılaştığını ortaya koyuyor. Özellikle daha yüksek katma değer ve teknik uzmanlık gerektiren alanlarda yaşanan artışlar, sektörün değişen küresel talebe uyum sağlama sürecinin önemli göstergelerinden biri olarak değerlendirilebilir.
Avrupa Pazarı Güçlü Konumunu Koruyor
Türkiye tekstil ihracatında Avrupa ülkeleri önemli bir pazar ağırlığı taşımaya devam ediyor. Ocak–Temmuz döneminde Almanya’ya gerçekleştirilen tekstil ihracatı 367 milyon dolar, İtalya’ya yapılan ihracat 398 milyon dolar, İspanya’ya yapılan ihracat ise 354 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
ABD de Türkiye’nin önemli tekstil ihracat pazarları arasında yer aldı. Yılın ilk yedi ayında ABD’ye yapılan ihracat 491 milyon dolar seviyesine ulaşırken, Mısır’a ihracat 500 milyon dolar olarak gerçekleşti. İran’a ihracat 278 milyon dolar, İngiltere’ye ihracat 250 milyon dolar, Fas’a ihracat 217 milyon dolar ve Portekiz’e ihracat 175 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. Çin’e yapılan ihracat ise 169 milyon dolar oldu.
Ülke bazındaki rakamlar, Türkiye’nin tekstil ihracatında Avrupa’nın yanı sıra ABD, Kuzey Afrika ve Orta Doğu pazarlarının da önemli bir rol üstlendiğini gösteriyor. Özellikle Mısır ve ABD gibi pazarlarda gerçekleşen yüksek ihracat değerleri, sektörün geleneksel Avrupa pazarlarının yanında farklı coğrafyalardaki varlığını da sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
İhracat Pazarlarında Farklılaşma
Temmuz ayı verileri ülke bazında değerlendirildiğinde de farklı yönlü hareketler dikkat çekiyor. Temmuz ayında Mısır’a tekstil ihracatı bir önceki yılın aynı ayına göre %9,7 artarak 82 milyon dolara yükselirken, ABD’ye ihracat %6,4 gerileyerek 66 milyon dolar oldu.
İtalya’ya ihracat %1,6 gerilerken Almanya’ya ihracat %31,5 artış gösterdi. İran’a yapılan ihracat %10,4 yükselirken, İngiltere’ye ihracat %4,4, İspanya’ya ihracat %10,3 ve Fas’a ihracat %5,9 geriledi. Portekiz’e ihracatta ise %46 gibi dikkat çekici bir artış kaydedildi. Çin’e yapılan ihracat da %7,3 yükseldi.
Bu farklılaşma, Türk tekstil sektörünün ihracat pazarlarını çeşitlendirme ihtiyacını bir kez daha gündeme getirirken, firmaların değişen talep koşullarına ve bölgesel fırsatlara göre esnek hareket etmelerinin önemini ortaya koyuyor.
İstihdamda Toparlanma Sinyalleri
Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin toplam istihdamı da sektördeki gelişmeler açısından yakından takip edilen göstergeler arasında bulunuyor. Raporda yer alan verilere göre; tekstil sektöründe istihdam 2026 döneminde yaklaşık 344 bin kişi, konfeksiyon sektöründe ise yaklaşık 494 bin kişi seviyesinde gerçekleşirken iki sektörün toplam istihdamı yaklaşık 838 bin kişi olarak kaydedildi.
Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin toplam istihdamının 1 milyon kişinin üzerinde seyrettiği dönemlerin ardından yaşanan gerileme, sektörün karşı karşıya olduğu maliyet ve rekabet baskılarının istihdam üzerindeki etkisini gösterirken, üretim ve ihracattaki toparlanmanın istihdam açısından da önem taşıdığı görülüyor.
Yılın İkinci Yarısı İçin Kritik Dönem
2026’nın ilk yedi ayına ilişkin veriler, Türkiye tekstil ve hammaddeleri sektörünün zorlu küresel koşullar altında farklı ürün grupları ve pazarlar arasında dengeli bir performans ortaya koymaya çalıştığını gösteriyor. Temmuz ayında ihracatın 1 milyar doların üzerine çıkması, teknik tekstiller, iplik ve dokuma kumaş gibi temel ürün gruplarında kaydedilen artışlar ve kapasite kullanımındaki yükseliş, sektörün güçlü üretim altyapısını koruduğuna işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde Türkiye tekstil sektörünün ihracat performansında yüksek katma değerli üretim, teknik tekstiller, ürün ve pazar çeşitliliği, sürdürülebilir üretim teknolojileri ve verimlilik odaklı yatırımların belirleyici olması bekleniyor. Temmuz ayında yakalanan ihracat ivmesinin yılın kalan aylarına taşınması ise sektörün 2026 performansı açısından kritik önem taşıyor.





