Çabasan Tekstil Üretirken Doğayı Temizliyor

Çabasan Tekstil ile Türkiye’de sürdürülebilir üretime liderlik yapan BLC Group, üretirken doğayı temizlemeyi başardı. BLC Group Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Balcıoğlu, “2025 yılı itibarıyla AB ülkelerinde zorunlu olacak tekstil atığının ayrıştırılmasına yönelik çalışmalara ülkemizde yıllardır liderlik ediyoruz. Üretirken doğayı temizliyoruz.” diyor.

Çabasan Tekstil Üretirken Doğayı Temizliyor

Yeşil mutabakat çerçevesinde Avrupa ile ticaret yapma şartları yeniden şekillenecek. Yüksek karbon emisyonuna neden olan tekstil ise karbona yönelik düzenlemelerden en çok etkilenecek sektörlerden biri olarak tüm gözleri üzerine çevirdi. Çünkü tekstil petrol sektörünün ardından dünyanın en büyük ikinci kirleticisi. Toplam küresel emisyonların yüzde 7’si tekstil sektöründen kaynaklanıyor. Sadece bir t-shirt ve kot pantolon üretimi için yaklaşık 20 bin litre su tüketiliyor. Bununla birlikte doğa dostu teknolojileri kullanmaya en hazır sektör de döngüsel ekonomiye en uygun sektör olan tekstil sektörü.

Çabasan Tekstil ile Türkiye’de sürdürülebilir üretime liderlik yapan BLC Group, üretirken doğayı temizlemeyi başardı.

HER YIL MİLYONLARCA TON GİYSİ ÇÖPE ATILIYOR 

İhracatının yüzde 40’ının geri dönüştürülmüş ve organik üretimden oluştuğunu ifade eden BLC Group Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Balcıoğlu, “Hızlı moda kavramı giysilerin yaşam süresini neredeyse aylarla ifade edilecek düzeye indirdi. Her yıl çöpe atılan kullanılmış giysilerin oranı milyonlarca ton olarak ifade ediliyor. Tedarik zincirinde şeffaflık, çevreye zarar vermeyen hammadde, çevreci tasarımlar, izlenebilirlik ve sosyal uygunluk prosedürleri tekstilde sürdürülebilir bir gelecek yolculuğunun temel yapı taşlarını oluşturuyor.” diye konuşuyor.

“20 YILDIR VİCDANLI ÜRETİM YAPIYORUZ”

BLC Group, çevre dostu ve yenilikçi teknolojilerle organik ve geri dönüştürülmüş üretim yaparken sektörün sürdürülebilir tekstil üretimi konusunda bilinçlenmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Sürdürülebilir üretime 2000’li yılların başında başladıklarını söyleyen Balcıoğlu, “2000’lerin başında baca filtresi ve atık su biyolojik arıtma tesisi yasal bir zorunluluk değilken biz kendi isteğimizle ve ekstra maliyetlere katlanarak vicdani sorumluluğumuzla bu yatırımları başlattık. Uzun zamandır Avrupa odaklı çalışmamız sürdürülebilir üretim konusundaki algılarımızı hep açık tuttu. Üretimden kaynaklı atıkların yönetimi, enerji verimliliği, otomasyonlu sistemlerle süreç iyileştirmeleri yıllardır ajandamızın en önemli maddeleri. Bu sürece ilk başladığımız zamana göre karbon ayak izimizi yüzde 70’ten fazla azalttık.” diye anlatıyor.

Balcıoğlu, geri dönüşüm ve döngüsel ekonomiye dair Gaziantep Üniversitesi Teknokent ile bir anlaşma imzaladıklarını söylüyor.

 

 

COMMENTS