“Türkiye, Tekstil Endüstrisi İçin Bugün Olduğu Kadar Gelecekte de Önemli Bir Ülke Olmaya Devam Edecek”
Röportaj: Tuğba KARADEMİR
Vandewiele Başkan Yardımcısı Philippe Van de Velde, Türkiye’nin tekstil üretimindeki stratejik konumuna dikkat çekerek, sürdürülebilir ve dijital dönüşüm vizyonlarının merkezinde Türkiye pazarının yer aldığını vurguluyor.
1880 yılında Belçika’da kurulan Vandewiele, tekstil makineleri alanında yenilik, güvenilirlik ve saygı değerleri üzerine inşa ettiği köklü geçmişiyle bugün küresel tekstil endüstrisinin öncü markalarından biri konumunda yer alıyor. Şirket, dijitalleşme, yapay zekâ ve enerji verimliliği odaklı yatırımlarıyla sektörün dönüşümüne öncülük ediyor. Vandewiele Başkan Yardımcısı Philippe Van de Velde, “Think Forward” vizyonuyla şekillenen yenilikçi yaklaşımlarını, Türkiye’nin bu vizyondaki stratejik rolünü ve geleceğe yönelik hedeflerini Tekstil Teknoloji dergisine anlattı.
1880 yılında kurulan Vandewiele, tekstil makineleri alanında dikkat çekici bir evrim geçirdi. Günümüzde Vandewiele’i küresel ölçekte farklı kılan temel değerler ve vizyon nedir?
Vandewiele’in temel değerleri olan; Yenilik, Güvenilirlik ve Saygı kimliğimizin ve küresel faaliyetlerimizin derinlerine kök saldı. İnovasyon, vizyonla, ileriyi düşünerek ve tekstil üretimindeki gelecekteki ihtiyaçları öngörerek başlar. Bir makine üreticisi olarak müşterilerimizin dilini konuşmalı ve birlikte geleceği daha iyi hale getirmeliyiz.
Tekstil üreten çoğu ülkede, müşterilerimize daha yakın olmak ve onlara günümüzde talep edilen destek ve uzmanlığı sunmak için kendi servis ve satış merkezimizi açtık. Memnun bir müşterinin markamız için en iyi elçi olduğuna inanıyoruz. Onların başarısı bizim başarımızdır.
“Vandewiele Olarak Geleceği Öngörmeye Çalışıyoruz”
“Think Forward” sloganınız yenilik yaklaşımınızı özetliyor. Bu vizyon, ürün geliştirme süreçlerinizi ve Ar-Ge yatırımlarınızı nasıl yönlendiriyor?
“Think Forward” yalnızca bir slogan değil, aynı zamanda bir eylem çağrısı görevi görüyor. Her ekibi, lideri ve iş arkadaşını şu konularda cesaretlendiriyor:
- Mevcut durumu sorgulamak
- Değişimi proaktif olarak benimsemek
- Takip etmek yerine liderlik etmek
Biz geleceği öngörmeye çalışıyoruz. Teknolojik, ekonomik ya da çevresel her türlü değişime karşı hazırlıklı olmak için yenilik ve uyum kabiliyetine yatırım yapıyoruz. Bu vizyon, Vandewiele’in tekstil teknolojisinde sadece bir katılımcı değil, bir öncü olma arzusunu yansıtıyor. Ar-Ge çalışmalarımız; dijital dokuma sistemlerine, yapay zekâ destekli ekipmanlara ve enerji verimli makinelere odaklanıyor. Bunun en son örneklerini HST tufting makinelerimizde ve RCF halı dokuma tezgâhlarımızda görebilirsiniz.
Tekstil makine sektöründe dijital dönüşüm ve otomasyonun rolü her geçen gün artıyor. Vandewiele müşterilerini bu dönüşüm sürecinde nasıl destekliyor?
Vandewiele, Manufacturing MES (Üretim Yürütme Sistemi) uygulayarak müşterilerini Endüstri 4.0 sürecinde aktif biçimde yönlendiriyor. Yazılım şirketimiz BMSvision aracılığıyla bu sistem, gerçek zamanlı izleme, planlama ve takip olanaklarını geliştiriyor. Superba markamız, müşteri verimliliğini artırmak için robotik çözümler sunuyor. Örneğin KR1 bobinlerin taşınması, paketlenmesi ve etiketlenmesi için tasarlanmış, 7/24 çalışabilen otomatik bir robot olarak dikkat çekiyor.
Teknolojik yenilik alanında ise akıllı özelliklerle donatılmış, yapay zekâ entegrasyonuna sahip ve modüler tasarımlı dokuma, tufting ve ekstrüzyon sistemlerini geliştiriyoruz.
Grup bünyemizdeki çeşitli uzmanlık alanları ve şirketler sayesinde müşterilerimizi bu geçiş sürecinde yönlendirebiliyor ve gerekli tüm desteği sunabiliyoruz. Bu, müşterilerimiz için oyunun kurallarını değiştiren bir gelişme çünkü bir üretici olarak onlara gerçek anlamda yardımcı olabiliyoruz.
“ITMA Asia + CITME’de 3 Rapierli Kadife Dokuma Makinemizi İlk Kez Sergiledik”
Vandewiele’in halı, kadife ve tufting makine çözümleri kalite ve verimlilik açısından sektörde referans kabul ediliyor. Ürün portföyünüzdeki en yeni teknolojilerden bahseder misiniz?
Yeni ekipmanlarımızın dijitalleşmesi artık durdurulamaz bir süreç. Yeni teknolojiyle birlikte daha güvenilir yeni bir makine nesli geliştirdik. Halı dokuma ve tufting alanlarında şu anda pazardaki en yüksek üretim hızına sahip makineleri sunuyoruz. Tufting’de 2500 devir/dakika’ya, yüz yüze halı dokuma makinesinde ise 5 metre eninde 250 devir/dakika üretim hızına ulaşıyoruz. Yeni hızlı iplik besleme sistemimiz, iş gücü maliyetlerinde ciddi tasarruf, daha az duruş süresi, daha az iplik israfı ve daha yüksek halı kalitesi sağlıyor.
Singapur’da düzenlenen ITMA Asia + CITME Fuarı’nda 3 rapierli kadife dokuma makinemizi ilk kez sergiledik. Bu makine, hem kadife dokumada hem de teknik tekstillerde olağanüstü yeni uygulamalara imkân tanıyor. Geleneksel epengle kadife dokuma artık 8 kat daha yüksek üretim hızıyla yapılabiliyor; bu da Ar-Ge gücümüzü kanıtlıyor.
ITMA’daki diğer bir yenilik ise Bonas JiM olup, jakar makineleri ürün gamımızı tamamlıyor. Bu yeni nesil, enerji tüketimini daha da azaltarak pazardaki en düşük seviyeye getiriyor.
“Savio’yu Satın Almak Türkiye Pazarında Bize Yeni Fırsatlar Sundu”
İplikten bitmiş ürüne kadar uzanan bütüncül yaklaşımınız sektörde önemli bir fark yaratıyor. Bu entegre sistem müşterilerinize ne gibi avantajlar sağlıyor?
Buradaki en büyük avantaj M2M (machine-to-machine) yani makineden makineye iletişimdir; iplik üretimi, ekstrüzyon, dokuma, tufting ve terbiye süreçleri arasında kesintisiz entegrasyon sağlıyor.
Tüm makineler aynı dili konuştuğunda üretkenlik artıyor, iletişim kolaylaşıyor, israf ve duruş süreleri azalıyor.
Tüm süreç tek bir çatı altında yönetilip yürütüldüğü için parçalanma ortadan kalkıyor. Bu entegre yaklaşım, uygun maliyetli kişiselleştirilmiş üretimi mümkün kılarak müşterilere yüksek oranda özel tasarımlı ürünler üretme olanağı veriyor.
Savio’nun satın alınmasıyla iplik ve dokuma konusundaki uzmanlığımız daha da genişledi. Bu durum, her iki üreticinin de faaliyet gösterdiği Türkiye pazarında bize yeni fırsatlar sundu. Özellikle Savio’nun Lybra hava jetli iplik eğirme teknolojisiyle yeni olanaklar elde ettik.
Enerji verimliliği ve kaynak yönetimi tekstil sektöründe giderek daha önemli hale geliyor. Vandewiele bu konuda hangi çözümleri geliştiriyor?
Vandewiele, enerji verimliliği ve kaynak yönetimi ihtiyacına sürdürülebilir makine tasarımı, akıllı enerji yönetimi ve geri dönüştürülmüş malzeme kullanımıyla yanıt veriyor. Stratejimizin temelinde; atıkları azaltan, enerji tüketimini düşüren ve üretim sürecinin tamamını optimize eden Endüstri 4.0 entegrasyonuna sahip makineler geliştirmek yer alıyor.
Örneğin tüm makinelerimiz, piyasadaki en yüksek verimlilikle en düşük enerji tüketimini sağlayan bir Energy Bus System (enerji veri yolu sistemi) ile donatıldı. “Smart Drive” sistemi de güç tüketimini minimize eden bir başka örnek. Bu akıllı tahrik sistemleri; RCE2+ halı makinelerimizdeki shedding (açma-kapama), jakar tahrikleri ve HST tufting makinelerinde kullanılıyor. Döngüsel ekonomi ilkelerine ve çevre dostu üretime olan bağlılığımız markamızın ayırt edici özellikleri arasında yer alıyor.
“Sürdürülebilirlik Geleceğin En Önemli Faktörlerinden Biri, Hatta Belki De En Önemlisi”
Geleceğe baktığınızda, tekstil endüstrisinde sürdürülebilirlik odaklı hangi teknolojik dönüşümleri öngörüyorsunuz?
Bu gerçekten hem ilginç hem de zorlu bir soru! Sürdürülebilirlik geleceğin en önemli faktörlerinden biri, hatta belki de en önemlisi. Makinelerimizin çoğu, atıkları minimize etmek üzere tasarlanıyor.
Örneğin RCF halı dokuma makinesindeki Fast Creel teknolojisi iplik israfını önemli ölçüde azaltıyor. Diğer yandan, Energy Bus ve yapay zekâ destekli verimlilik teknolojileri sayesinde enerji tüketimi minimize ediliyor. Bu teknolojide gerçekten yeni bir aşamaya yaklaşıyoruz ve bu alanda lider olmayı hedefliyoruz; müşterilerimize daha düşük toplam üretim maliyeti sunarak.
Bonas Jacquard makinelerimiz hâlihazırda piyasadaki en düşük enerji tüketimine sahip.
“Türkiye ile Uzun Vadeli Bir İlişki Kurduk ve Bunu Uzun Yıllar Sürdürmeye Kararlıyız”
Vandewiele dünya genelinde birçok ülkede faaliyet gösteriyor. Türkiye pazarını bu küresel yapı içinde nasıl değerlendiriyorsunuz?
Burada anahtar kelime glokalleşmedir (küresel + yerel). Küresel bir şirketiz ancak yerel ihtiyaçlara ve taleplere odaklanıyoruz. Bu da müşteri odaklı yaklaşımımızın temelini oluşturuyor: “Önce müşteri.” Türkiye, halı dokuma, tufting, jakar, bobinleme ve hava jetli iplik eğirme dahil tüm ürünlerimiz için kilit pazarlarımız arasında yer alıyor.
Türkiye tekstil endüstrisi için bugün olduğu kadar gelecekte de önemli bir ülke olmaya devam edecek. İstanbul’da 20 yıldır bir servis merkezimiz, birkaç yıldır Bursa’da ve şimdi de Gaziantep’te iki merkezimiz bulunuyor. Gaziantep’te tüm ürün gruplarımıza odaklanan önemli bir yedek parça deposu, yeni showroomumuz, teknik destek ofisimiz ve eğitim merkezimizi açtık.
Türkiye ile uzun vadeli bir ilişki kurduk ve bunu uzun yıllar sürdürmeye kararlıyız.
Yapay zekâ, veri analitiği ve Endüstri 4.0 gibi kavramlar tekstil makine endüstrisinde bir devrim yaratıyor. Vandewiele bu dönüşüme nasıl hazırlanıyor?
Endüstri 4.0’ı yıllardır yakından takip ediyoruz. Şimdi bir sonraki adım, yapay zekâ (AI), veri analitiği ve otomatik, birbirine bağlı makine sistemlerini tüm tekstil makine portföyümüze entegre ederek dönüşümü gerçekleştirmek. Verimliliği artırmak, sürdürülebilirliği güçlendirmek ve müşterilerimize daha kapsamlı hizmetler sunmak amacıyla “Otonom, Bağlantılı, Elektrikli ve Akıllı (ACES)” makineler geliştirmeye odaklanıyoruz.
Müşterilerimize geleceği de sunan ekipmanlar geliştirmeliyiz. Özellikle Türkiye’deki halı üreticileriyle konuştuğumda hem hammadde hem de iş gücü maliyetlerinin arttığını görüyoruz. Bu nedenle iplik tüketiminde daha verimli, iş gücü maliyeti daha düşük makineler geliştirdik. Ayrıca bu makineler, vardiya başına %60 daha fazla halı üretebiliyor. Yapay zekâ, makine öğrenimi ve akıllı sistemler müşterilerimizin bu verimliliğe ulaşmalarına yardımcı olacaktır. Bu sadece halı dokumada değil, Superba’nın otomatik KR1 düğümleme robotu ve Savio’nun Lybra hava jet iplik eğirme sisteminde de önemli maliyet avantajları sağlamaktadır.
2025 ve sonrasında Vandewiele’i hangi yenilikler ve hedefler bekliyor?
Maliyetlerin sürekli artması ve deneyimli personel bulmanın zorlaşması nedeniyle, dokumacılara daha az bağımlı, dijital ve akıllı makineler üzerinde çalışıyoruz. Hedefimiz, son 50 yıldır yaptığımız gibi gelişmeye devam etmek. Grubumuzun elektronik, yapay zekâ uygulamaları, iplik ve tekstil konusundaki bilgi birikimi ve kendi elektronik üretim kapasitemiz sayesinde bunu sürdüreceğiz.
Singapur’daki ITMA Asia Fuarı’nda bu çabamızın ilk izlenimleri görüldü. Burada 3 rapier’li yeni VSi kadife makinemiz, kesik ve halka havlı üretim için HST yüksek hızlı tufting makinemiz, Superba KR1 düğümleme sistemi, yeni Bonas JiM jakar makinesi, Savio Lybra ve daha birçok yeniliğimizi sergiledik.





