Superba: Güçlü Bir Modernizasyon Programı Başlattık

Superba firmasının Pazarlama ve İletişim Bölüm Başkanı Dr. Hubert Tretsch; “Superba, güçlü bir modernizasyon programı başlattı. Akış süreçlerine göre optimize edilmiş makineler üretebilmek için iki stoklu tam otomatik bir depo kurmak adına ana binamıza büyük eklentiler inşa ettik. Bu yeni organizasyon şekli Superba'nın daha verimli üretim yapmasını sağlayacak.” dedi.

Superba: Güçlü Bir Modernizasyon Programı Başlattık

Superba firmasının Pazarlama ve İletişim Bölüm Başkanı Dr. Hubert Tretsch

Superba firmasının Pazarlama ve İletişim Bölüm Başkanı Dr. Hubert Tretsch; “Superba, güçlü bir modernizasyon programı başlattı. Akış süreçlerine göre optimize edilmiş makineler üretebilmek için iki stoklu tam otomatik bir depo kurmak adına ana binamıza büyük eklentiler inşa ettik. Bu yeni organizasyon şekli Superba’nın daha verimli üretim yapmasını sağlayacak.” dedi.

Vandewiele ailesinin bir üyesi ve halı ipliği termofiksajı ve space-dyeing boyama alanında dünya lideri firmalardan biri olan Superba, 1992 yılından bu yana Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Superba, İstanbul’da bulunan Samoteks firması tarafından temsil ediliyor ve sahada kalıcı bir teknisyen ekibiyle hizmet veriyor. Geniş bir yedek parça stokuna sahip olan Gaziantep’teki ortağı Bilge Otomasyon ise orjinal yedek parça distribütörü olarak görev yapıyor.

Superba firmasının Pazarlama ve İletişim Bölüm Başkanı Dr. Hubert Tretsch ile Tekstil Teknoloji Dergimiz için bir röportaj gerçekleştirdik. Tretsch, halı ipliği sektöründeki yeni trendler, Superba firmasının en son yenilikleri, sektörün yaşadığı sıkıntılar ve 2020 yılı hedeflerini ve projelerini anlattı.

Firmanız, son zamanlarda termofiksaj, doku işleme ve bobinleme alanlarında yeni ve şaşırtıcı gelişmeler ortaya koyuyor. Yakın zamanda piyasaya sürdüğünüz MCD / 3’ü rakiplerinden farklı kılan özellikleri nelerdir? Sizce MCD / 3 piyasada hak ettiği ilgiyi elde etti mi?

Superba’nın yüzey boyama makinesi, kullandığı benzersiz boyama tekniği ile sadece MCD3 ünitemizde mevcut bulunuyor. Kimyasal boyar madde elyafın kalbine nüfuz edebilmesi için yüksek basınçla iplik katmanı üzerine püskürtülüyor. Boyar madde jetleri, renkli parçaların tasarımını iplik demetine aktarabilmek için yazılım kontrollü yüksek hızlı doğrusal piezo-elektrik tahrik edici devreleri kesintili şekilde kullanabiliyor. Bu rakibi olmayan eşsiz teknik, piyasadaki en küçük öbek uzunluklarıyla neredeyse sınırsız bir döngü metrajı sağlıyor. (tek yığın-tek-renk efekti). MCD3’e yakın zamanda eklenen yeni geliştirilmiş işlevler, artık iki renkli yazdırma veya ton üzerinde ton efektleri gibi arttırılmış özellikler sunuyor. Bu boyama işlemi halı tasarımcısına yenilikçi ürünler tasarlama konusunda sınırsız olanaklar sunuyor. Bu konuda tek sınırlama tasarımcının yaratıcılığı ve hayal gücüdür. MCD/3 makinesi artık piyasada iyi bir şekilde tanınıyor ve kullanılıyor.

Halı ipliği sektöründe hâlihazırda hangi trendleri gözlemlemektesiniz?

Büyük oranda polipropilen kullanımı zaten bir süredir polyester kullanımı haline dönüşmüş durumdaydı. Bu eğilim, özellikle düşük DPF polyester ve yeni ekstrüzyon yöntemleri ile artmaya devam ediyor. Bu elyaf esas olarak halıya kattığı yumuşak bir doku ve parlak bir görünüm gibi özellikler için kullanılıyor. Poliamid, lüks ürünler için standart olmaya devam ediyor. Tüfte veya dokuma halılarda kullanılan iplikler de 1200dTex’e ve hatta daha da altına inceldi. İnce iplik yüksek yoğunluklu halılar üretilmesini sağlıyor. Vandewiele dokuma makineleri günümüzde 1500 dokuma tarağını kolayca işletebiliyor.

Bugünlerde tekstil endüstrisindeki temel zorluklar olarak neleri görüyorsunuz?

Tekstil endüstrisi halen çevre kirliliğine sebep olan en büyük ikinci sektör konumundadır. Sentetik elyaflar, petrol temelli hammaddelerdir. Sürdürülebilirlik çok açık bir şekilde 21. yüzyılın en önemli ve en zorlu hedeflerindendir. Makinelerimizin, enerji tüketiminin üretim miktarına oranı büyük ölçüde geliştirildi ve 4.0 fabrika konsepti, hâlihazırda tekstil üretim süreçlerimizde verimliliği optimize etmek ve aynı zamanda atıkları azaltmak için kullanılmaktadır. Bunun da ötesinde, halı endüstrisi, çevresel etkisini en aza indirmek için daha yüksek oranda geri dönüştürülmüş sentetik elyaf kullanmayı planlamaktadır. Örneğin, geri dönüştürülmüş polyester kullanımı giderek artan bir eğilimdir.

Superba firması için dijitalleşme ne kadar önemlidir ve Superba Endüstri 4.0 için nasıl hazırlanıyor?

Dijitalleştirme ve Endüstri 4.0 konsepti en son geliştirilen ve üretilen makinelerimizde zaten kullanılıyor. Buna iyi bir örnek, gerçek bir teknolojik atılım olarak görebileceğimiz yeni B403 bobin sarma makinemizdir. Her bir uçta ayrı ayrı kullanılan mil motorları ve gerginlik sensörleri sayesinde, sabit bir gerginlikte bobinleme işlemi gerçekleşiyor ve aynı zamanda her bobin için dikkatli bir takip sağlıyor. Bobin sarma ünitesi, bulut iletişim aracılığıyla Vandewiele firması tarafından geliştirilen Texconnect küresel denetim sistemine bağlı durumdadır. Bu güçlü denetleme sistemi sayesinde, üretim sonrası süreçleri optimize etmek, üretkenliği en üst düzeye çıkarmak ve israfı azaltmak adına müşteriye hatalı bobinleri giderme imkânı veriliyor. Ekstrüzyondan nihai ürünlere kadar tüm üretim süreci çok yakında Texconnect’in denetimi altında olacaktır.

Dünya genelindeki temsilcileriniz ve ağırlıklı olarak ihracat yaptığınız ülkeler hakkında bilgi verir misiniz?

Superba, dünya çapında birçok ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. 5 kıtada da üretim hatlarımız bulunuyor. Bununla birlikte, Orta Doğu ve Orta Asya ve özellikle Türkiye, şu anda ana satış bölgelerimizdir. Yerel teknisyenler ve yedek parça envanteri ile Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’de kurduğumuz iştiraklerimiz bulunuyor. Türkiye’de etkin temsilciliklerimiz ve Gaziantep’te, yani müşterilerimizin hemen yanı başında, özel yedek parça distribütörümüz var.  Superba firmasının Belçika’daki ana şirketi Vandewiele ile birlikte dünyanın dört bir yanında çeşitli temsilcikleri yer alıyor.

2020 yılı için hedefleriniz, projeleriniz ve yatırımlarınızdan bahseder misiniz?

Superba güçlü bir modernizasyon programı başlattı. Akış süreçlerine göre optimize edilmiş makineler üretebilmek için iki stoklu tam otomatik bir depo kurmak adına ana binamıza büyük eklentiler inşa ettik. Bu yeni organizasyon şekli Superba’nın daha verimli üretim yapmasını sağlayacak.

Mevcut zorlu duruma rağmen Superba firması müşterilerine hizmet sunmaya devam etmiştir. Faaliyette bulunduğumuz alanımızın devam eden evrimine uyum sağlayabilmek adına müşterilerimize ve pazar gereksinimlerine her zamankinden daha fazla önem vermekteyiz.

Röportaj: Dilek HAYIRLI

COMMENTS