“Sektöre 45 Yılımı Verdikten Sonra Başka Ülkeye Gitmem”
Röportaj: Dilek Hayırlı
1985’te dokuma ve terbiye faaliyetleriyle yola çıkan Felin Tekstil; bugün ileri apre teknolojileri, güçlü makine parkuru, sürdürülebilir üretim ve özgün tuşe anlayışıyla fason apre alanında dünya devlerine hizmet vermeye devam ediyor.
Felin Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Dalman, geçmişten bugüne uzanan üretim serüvenini ve sektörün içinden geçtiği süreci Tekstil Teknoloji dergimize anlattı.
2 RAM MAKİNESİYLE BAŞLAYAN YOLCULUK GENİŞ MAKİNE PARKURUNA DÖNÜŞTÜ
Tekstil eğitimi almış bir sanayici olan Mustafa Dalman, sektöre adım attığı ilk yılları “işin mutfağından gelmek” olarak tanımlıyor. Küçük yaştan itibaren tekstil boyama ve terbiye tesislerinde çalışmaya başlayan Dalman, işin tüm inceliklerini öğrendikten sonra edindiği deneyimi kendi işinde kullanmaya karar vermiş. Felin Tekstil’in temellerini 1980’li yılların başında atan Dalman, ilk yıllarda tüm üretimini fason yaptırarak iç pazara yönelik fantezi kumaşlar sunmuş. Zaman içinde üretimin kontrolünü eline alma ihtiyacı doğunca, dokuma tezgâhları ve boya-terbiye yatırımları gündeme gelmiş. İstanbul’da kurulan tesisin 2003 yılında yaşadığı büyük yangın ise Felin Tekstil için yeni bir başlangıcın kapısını aralamış. Yangının ardından önemli bir karar alan Dalman, Ergene Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan bugünkü modern tesisin temellerini atmış. 2004 yılında faaliyete geçen yeni tesis, özellikle boyama ve terbiye yatırımlarıyla kısa sürede büyümüş. İki ram makinesi ile başlayan yolculuk, artan talep doğrultusunda dokuz adet ram makinesi, yıkama makineleri, 8 adet şardon makinesi, makas ve farklı tuşe sistemleriyle geniş bir makine parkuruna dönüşmüş. Toplam 22 dönümlük arazi üzerinde 14 bin metrekare kapalı alana sahip olan tesis, bugün 230 kişiye istihdam sağlıyor ve günlük 40 ton kumaş üretme kapasitesiyle çalışıyor.
ASKER VE POLİS KIYAFETLERİ İÇİN KUMAŞLAR ÜRETİYOR
Firmanın üretim gamında; kaban, etek, ceket, pantolon, takım elbise, bluz ve gömlekler için polyester viskon, elastanlı polyester viskon, yün, yün polyester, keten, keten karışımlı kumaşlar, %100 pamuklu düz, çizgili ve ekoseli kumaşlar bulunuyor. Yıllar boyunca kadın ve erkek dış giyim kumaşları ürettiklerini ifade eden Dalman, Felin Tekstil’in hiçbir zaman “herkesin yaptığını yapan” bir firma olmadığını özel koleksiyonlar hazırladıklarını vurguluyor. Takım elbiseliklerden pantolonluk ve kabanlık kumaşlara kadar uzanan ürün gamı; desen, tuşe ve finisaj detaylarıyla farklılaşıyor. Özellikle kalite beklentisi yüksek işlerde tercih edilen Felin Tekstil halen, kara kuvvetleri, jandarma ve polis kıyafetleri için kumaş üretimine devam ediyor.
DÖNÜM NOKTASI: POLVESTER- VİSKON KUMAŞTA YÜN TUŞESİNİ YAKALAMAK
Felin Tekstil’i sektörde farklılaştıran temel unsurun tuşe kalitesi olduğunu söyleyen Dalman, özellikle polyester-viskon kumaşlarda yün benzeri bir dokunuş elde etme hedefinin tüm yatırımlarını yönlendirdiğini söylüyor. Dalman, 2004 yılında yaptığı stratejik bir yatırımı ise sektördeki dönüm noktası olarak tanımlıyor: “O yıllarda yün çok pahalıydı, piyasa polyester- viskona yönelmişti ancak kumaşlar yünün o asil dokusundan uzaktı. Ben polyester- viskon kumaşa yün tuşesi nasıl verebilir? bunu araştırmaya başladım. Araştırmalarım sonucunda ‘Kade’ makinesinin bu işlemi başarıyla yaptığını buldum. Yerli bir firmadan kade makinesi satın aldım. Bu makine sayesinde polyester- viskon kumaşlara yün tuşesi kazandırdık. Bu hamle, bizim için piyasada büyük bir ayrıcalık ve büyüme ivmesi yarattı. O dönem meslektaşlarımız, arkadaşlarımız tesisimize gelip bu dokunun sırrını çözmeye çalışıyordu. Tabi sonra herkes bizi taklit etmeye başladı.”
“MAKİNEYİ KUMAŞA GÖRE SEÇERİM”
Makine yatırımlarında temel kriterinin hayalindeki kumaşı elde edebilmek olduğunu anlatan Dalman, “Kumaş kafamda bitmeden makine almam.” diyor. Ar-Ge ekibiyle birlikte yürütülen deneme süreçleri, müşteri taleplerinin doğru apreyle pazara sunulmasını sağlıyor.
“SON 5 YILA KADAR AVRUPA VE AMERİKA DÂHİL PEK ÇOK ÜLKEYE İHRACAT YAPIYORDUM”
Uzun yıllar boyunca Avrupa’nın pek çok ülkesi başta olmak üzere Rusya, Ukrayna gibi Doğu Bloku ülkeleri ve Amerika dâhil farklı coğrafyalara yönelik yoğun bir ihracat gerçekleştirdiğini dile getiren Mustafa Dalman, son beş yıldır kumaş üretiminden bilinçli olarak uzaklaştığını belirtiyor. Dalman; “Uzun yıllar iç ve dış piyasada aktif olarak çalıştım. Ancak son beş yıla gelindiğinde, kumaş üretiminin gerek fiziksel gerekse zihinsel açıdan son derece yıpratıcı ve stresli bir alan olduğunu net bir şekilde hissettim. Bu nedenle kumaş üretimini bırakma kararı aldım. Bugün yalnızca fason terbiye hizmetlerine odaklanıyorum; yıkama, boyama, apre ve şardon hizmetleri sunarak; farklı üreticilerin kumaşlarını pazara hazır hale getiriyoruz.” diye konuşuyor.
“GERİ DÖNÜŞÜM SİSTEMİ SAYESİNDE SU TÜKETİMİNİ YARI YARIYA AZALTTIK”
Inditex Group (Zara), Marks & Spencer, Primark gibi global markaların yanı sıra Koton, LC Waikiki ve DeFacto gibi yerli markaların tedarik zincirinde yer alıyor. Bu iş birlikleri kapsamında düzenli denetimler, çevresel raporlamalar ve atık yönetimi uygulamaları titizlikle yürütülüyor. Dünya devlerinin üretim standartlarına uyum sağlamanın artık bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Mustafa Dalman, çevreci yatırımlarıyla da dikkat çekiyor. Su geri dönüşüm sistemleri sayesinde su tüketimini yarı yarıya azalttıklarını belirten Dalman, bu sayede doğalgaz, buhar ve elektrik sarfiyatında da ciddi tasarruf sağladıklarını söylüyor. Atık yönetimi, baca filtreleri ve çevresel raporlamalar ise düzenli olarak takip ediliyor.
“BİZİM AMACIMIZ ORTA SEGMENTİN KALİTELİ GİYMESİNİ SAĞLAYACAK KUMAŞLAR ÜRETMEK”
Mustafa Dalman’a göre günümüz tekstil pazarında ekonomik koşullar tüketici davranışlarını ve temel dinamikleri değiştirmiş durumda. Artık odak noktası yüksek fiyatlı moda yerine, pahalı görünen ama ulaşılabilir maliyetle kaliteli ve şık kumaşlar üretmek. Dalman, stratejilerini “orta segmenti şık giydirmek” üzerine kurduklarını belirtiyor. Tasarım ve Ar-Ge ekibiyle birlikte, maliyet baskısına rağmen yüksek kaliteli görünen ancak ekonomik olan kumaşlar geliştirdiklerini ifade eden Dalman şunları söylüyor: “Lüks segmentin payı belli, biz orta kesimin daha kaliteli giyinmesini sağlamaya çalışıyoruz. Deseni, tuşesi ve bitimiyle pahalı bir kumaş hissi veren ama ulaşılabilir olan ürünler sunuyoruz.”
“ZORLU EKONOMİK SÜRECİ, KADROMUZU VE MAKİNE PARKURUMUZU KORUYARAK ATLAMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Türkiye tekstil sektörünün son yıllarda ciddi bir maliyet baskısı altında olduğunu vurgulayan Mustafa Dalman, döviz kuru ile üretim maliyetleri arasındaki makasın ihracatı zorlaştırdığını dile getiriyor. Felin Tekstil’in bu süreç için stratejisi belli: Türkiye’de kalmak, mevcut altyapıyı ve nitelikli iş gücünü korumak. “45 yıl verdikten sonra başka ülkeye gitmem” diyen Dalman, “45 yılımı bu işe verdim, Türkiye’de kalmaya ve sonuna kadar direnmeye kararlıyım. Üretim kalitemiz dünyada parmakla gösterilecek seviyede. Ancak işçilik ve enerji maliyetleri ile döviz kuru arasındaki dengesizlik bizi fason üretime yöneltti. Biz mevcudu korumak, iş bilen kadromuzu ve güçlü makine parkurumuzu ayakta tutmak için stratejimizi belirledik.” şeklinde konuşuyor.
“İTALYA’DAN DAHA İYİ KUMAŞ ÜRETİYORUZ”
Türkiye’nin tekstildeki gücüne olan inancını bir anısıyla pekiştiren Mustafa Dalman, şunları anlatıyor. “Bir dönem müşterimiz yaptığımız kumaşı beğenmedi. Biz de İtalya’nın en ünlü kumaş uzmanlarından birini tesisimize davet ettik. Uzun saatler çalıştıktan sonra İtalyan usta bir kumaş üretti, ancak onun yaptığı kumaşı müşteri beğenmedi, bizim yaptığımıza geri döndük. Biz kumaşta da dikişte de en güzelini yapıyoruz.”
“TEKSTİL BU ÜLKEDE BİTMEZ”
45 yıllık tecrübesiyle sektöre net bir mesaj veren Mustafa Dalman’a göre, tekstil Türkiye’nin, vazgeçilmez bir üretim alanı olmaya devam edecek. İtalya örneğini hatırlatan Dalman, “Tekstil bu ülkede bitmez; belki butikleşir, belki kabuk değiştirir ama İtalya örneğinde olduğu gibi her zaman var olmaya devam eder. Türkiye’nin üretim bilgisi, teknik kapasitesi ve insan kaynağı bunun en büyük güvencesi.” diyor.





