DMS Dilmenler, Yatırımın Yavaşladığı Dönemde Geleceğe Teknoloji ve Ar-Ge ile Hazırlanıyor
Röportaj: Dilek HAYIRLI
Küresel yatırım iştahının zayıfladığı bir dönemde DMS Dilmenler Makina, Ar-Ge altyapısı, MEGAM boyahanesinin sunduğu saha deneyimi ve enerji verimliliği odaklı yeni nesil makine çözümleriyle geleceğe yönelik güçlü bir dönüşüm süreci yürütüyor.
Küresel belirsizliklerin, daralan yatırımların ve artan maliyet baskılarının damga vurduğu 2025 yılı, tekstil makine sektörü için önemli sınavları beraberinde getiriyor. Bu zorlu tabloda DMS Dilmenler Makina, yalnızca mevcut koşulları yönetmeye değil, geleceği mühendislik, Ar-Ge ve sürdürülebilirlik odağında yeniden kurgulamaya odaklanıyor. Dilmenler Makina Genel Müdürü İsmail Şengüler ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; küresel ve yerel pazarlardaki talep dinamiklerinden, Türkiye’de üretilen ilk rotasyon baskı makinelerine, MEGAM boyahanesinin Ar-Ge’deki kritik rolünden ITM 2026 hedeflerine kadar birçok başlığı ele aldık.
2025 yılı DMS Dilmenler açısından nasıl geçti? Hem Türkiye hem de ihracat pazarlarında boyama ve terbiye makineleri konusundaki talep ve beklentilerde gözlemlediğiniz değişiklikleri paylaşabilir misiniz?
2025 yılı, DMS Dilmenler açısından önceki dönemlerden çok daha farklı ve zorlu bir tablo ortaya koydu. Küresel ölçekte yaşanan talep daralması, pazardaki yatırım hızını hissedilir biçimde yavaşlattı; bu durum özellikle bizim gibi yatırım makineleri üreten firmalar için oldukça zorlayıcı bir sürece yol açtı. Pandemi döneminde artan talep, üretim kapasitesindeki genişleme ve buna paralel olarak yükselen yatırım iştahı sonucunda yaşanan talep patlaması, Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte yerini ciddi bir daralmaya bıraktı. Bunun yanı sıra, nihai alıcıların önceliklerinde yaşanan değişim ve daha temkinli, kendini korumaya yönelik yaklaşımlar, yatırım kararlarının ertelenmesine ve talebin belirgin şekilde düşmesine neden oldu. Ayrıca, birçok ülkenin kendi içinde yaşadığı bölgesel ve yerel sorunlar, ekonomik belirsizlikler ve devam eden savaşlar da küresel tekstil piyasasında talep daralmasını daha da derinleştirdi.
Tüm bu gelişmeler, sektörde önemli ölçüde ciro kaybı yaşanmasına ve yeni yatırımların ciddi şekilde azalmasına yol açtı. Türkiye özelinde değerlendirildiğinde ise; ülke içindeki ekonomik göstergeler, artan maliyetler ve Mısır pazarında gözlemlenen görece canlılık, boyama ve terbiye makineleri sektörünü olumsuz yönde etkiledi. Bu süreçte firmalar, yeni yatırımlardan ziyade mevcut kapasitelerini korumaya, eldeki imkânlarla faaliyetlerini sürdürmeye ve pazarda ayakta kalmaya odaklandı. Sonuç olarak, sektörde yatırım iştahı önemli ölçüde zayıfladı ve yeni yatırımların önünde ciddi bir engel oluştu.
“Yeni Geliştirdiğimiz Rotasyon Baskı Makinesi Yüksek Katma Değer Yaratma Potansiyeli Taşıyor”
Yeni geliştirdiğiniz rotasyon baskı makineleri, müşterilerin üretim verimliliğine, kalite standartlarına ve maliyet optimizasyonuna nasıl somut katkılar sağlıyor? Bu makinelerin sektördeki fark yaratan özellikleri nelerdir?

Yeni geliştirdiğimiz rotasyon baskı makineleri, Türkiye’de üretilen ilk örnekler olmaları nedeniyle sektörde önemli bir teknolojik yatırım unsuru olarak öne çıkıyor ve yüksek katma değer yaratma potansiyeli taşıyor. Her ne kadar mevcut konjonktürde tekstil sektöründe güçlü bir yatırım ortamından söz etmek zor olsa da; baskı, boyama ve terbiye prosesleri tekstilin ayrılmaz bir parçası olmaya devam ediyor ve gelişime açık, gelecek vadeden alanlar arasında yer alıyor. Rotasyon baskı, özellikle uzun metrajlı ve standart desenli kumaş üretiminde en ekonomik ve en verimli yöntemlerden biri olarak kabul ediliyor. DMS Dilmenler olarak geliştirdiğimiz rotasyon baskı makineleri ise sahip oldukları teknik özellikler sayesinde sektördeki mevcut çözümlerden ayrışıyor; daha stabil, daha kontrollü ve maliyet açısından daha avantajlı bir baskı prosesi sunma potansiyeli barındırıyor. Buna ek olarak, rotasyon baskı makineleriyle entegre şekilde geliştirdiğimiz lazer şablon yapma makinesi, doğru planlama ve uygun çalışma koşulları altında, sistem içerisinde sınırsız sayıda şablon oluşturma ve silme döngüsüne olanak tanıyor. Bu yapı, özellikle şablon sarfiyatını minimum seviyeye indirerek hem maliyet optimizasyonu hem de operasyonel verimlilik açısından önemli avantajlar sağlıyor.
DMS Dilmenler’in Ar-Ge çalışmalarında son yıllarda yaptığı yatırımlar nelerdir? Mevcut makinelerin modernizasyonu ve yeni teknolojilerin geliştirilmesinde hangi stratejileri benimsiyorsunuz?
Dilmenler bünyesinde faaliyet gösteren MEGAM boyahanesi, güçlü bir sinerji içerisinde, mevcutta üretilen makinelerin geliştirilmesine yönelik olarak her gün yoğun ve sistemli bir çalışma yürütüyor. MEGAM boyahanesi; pazarın nabzını tutmak, piyasadaki farklı kumaş türleri ve maliyet yapılarına hâkim olmak ve üretilen makinelerin bu kumaş kaliteleri üzerindeki etkilerini doğrudan gözlemlemek açısından Dilmenler için son derece önemli bir merkez konumunda yer alıyor. Aynı zamanda, daha iyi sonuçlar elde edilebilmesi adına hangi teknik iyileştirmelerin yapılması gerektiğinin belirlenmesinde de kritik bir rol üstleniyor.
Dilmenler açısından araştırma ve geliştirme, sonu olmayan ve her gün aktif olarak üzerinde çalışılan dinamik bir süreçtir. Planlanan veya gündeme gelen her türlü yenilik ve iyileştirme, öncelikle MEGAM boyahanesinde uygun zaman planlaması çerçevesinde test ediliyor; elde edilen sonuçlar detaylı şekilde analiz ediliyor ve sağlanan fayda net bir biçimde ortaya konuluyor. Bu değerlendirmeler sonucunda, maliyet–fayda dengesinde pozitif bir tablo oluşması hâlinde, söz konusu uygulamalar makine üretim süreçlerinde standart uygulamaya dönüştürülüyor. Bir makine imalatçısı için bu nitelikte bir test ve uygulama laboratuvarına sahip olmak, son derece kıymetli bir avantajdır ve gelişimin en önemli saç ayaklarından biridir.
Enerji tasarrufu ve çevre dostu üretim odaklı çözümleriniz, müşterilerinizin üretim süreçlerinde hangi somut avantajları sağlıyor? Bu alandaki yeniliklerinizden örnekler verebilir misiniz?
Enerji tasarrufu ve çevre dostu üretim odaklı çözümlerimiz, müşterilerimize daha düşük enerji tüketimi, daha stabil proses ve daha öngörülebilir işletme maliyetleri sağlıyor. Özellikle enerji yoğun proseslerde yapılan iyileştirmeler, birim üretim başına tüketimi düşürürken ürün kalitesinin sürekliliğini artırıyor. Bu kapsamda, optimize edilmiş ısı yönetimi sistemleri, yüksek verimli tahrik grupları ve otomasyon destekli proses kontrol çözümleri geliştiriyoruz. Yeni nesil makinelerimizde enerji geri kazanımı, ihtiyaca göre çalışan sistemler ve operatör hatasını minimize eden yazılımlar sayesinde hem karbon ayak izi azalıyor hem de bakım ve duruş süreleri ciddi şekilde kısalıyor. Bu yaklaşım, müşterilerimize yalnızca çevresel değil, aynı zamanda güçlü bir rekabet avantajı da kazandırıyor.
Yeni pazarlara açılma hedefiniz doğrultusunda, özellikle Bangladeş, Çin, Hindistan, Meksika ve ABD’de hangi stratejileri uyguluyorsunuz? Bu pazarlarda diğer üreticilerden farklı olarak sunduğunuz değer önerileri nelerdir?
Yeni pazarlara açılma hedefimiz doğrultusunda Bangladeş, Çin, Hindistan, Meksika ve ABD gibi farklı dinamiklere sahip pazarlarda tek tip bir satış modeli yerine, yerel ihtiyaçlara uyarlanmış stratejiler uyguluyoruz. Bu ülkelerde önceliğimiz; güçlü yerel iş ortakları, hızlı teknik destek ve sahaya yakın mühendislik yaklaşımıyla sürdürülebilir bir varlık oluşturmak. Bangladeş ve Hindistan gibi üretim hacmi yüksek pazarlarda enerji verimliliği, düşük işletme maliyeti ve proses stabilitesi ön plana çıkarken; Çin ve ABD de daha çok otomasyon seviyesi, dijital entegrasyon ve kalite standardizasyonu talep ediliyor. Meksika’da ise ABD pazarına yakınlık nedeniyle esnek üretim ve hızlı teslimat kabiliyeti kritik rol oynuyor. Bu pazarlarda bizi diğer üreticilerden ayrıştıran en önemli değer önerimiz; müşteriye özel mühendislik çözümleri, güvenilir yerli üretim kalitesi ve satış sonrası güçlü teknik destek sunabilmemiz. Dilmenler Makina olarak yalnızca makine tedarikçisi değil, müşterilerimizin üretim süreçlerinde uzun vadeli çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz.
MEGAM Boyahanesi ve mühendis eğitim programlarınız, sektördeki yeni nesil teknisyen ve teknologların yetişmesine nasıl katkı sağlıyor? Bu eğitimlerin makine performansı ve müşteri memnuniyetine etkisi nedir?
Makinelerin en doğru şekilde kullanılması, en verimli halleri ile pazara sunulması ve kullanılması için eleman eğitimi çok önemlidir. MEGAM boyahanesi aynı zamanda bu amaca da hizmet ediyor. Şirketimizde istihdam edilmek üzere işe alınan mühendis ve teknisyenler oryantasyon eğitiminin önemli bir bölümünü MEGAM boyahanesindeki makinelerle yapılan çalışmalar ve araştırma geliştirme faaliyetleri içinde geçiriyor. Bu sayede teknik ekipler, makinelerin çalışma prensiplerini sahada deneyimleyerek öğreniyor ve verimli kullanım için uygulanması gereken stratejileri doğrudan pratikle pekiştiriyor. Makinelerin en yüksek verimle çalıştırılmasına yönelik geliştirilen bu yaklaşım, söz konusu ekipler aracılığıyla hem şirket içerisinde hayata geçiriliyor hem de müşterilere aktarılıyor.
“ITM 2026’da Enerji Verimliliği Artırılmış, Dijital İzlenebilirlik Sunan Yeni Çözümlerimizi Ön Plana Çıkaracağız”
ITM 2026 Fuarı’na yönelik hazırlıklarınız nasıl ilerliyor? Fuar kapsamında öne çıkarmayı planladığınız yeni ürünler veya teknolojik çözümler nelerdir?
ITM 2026 Fuarı’na yönelik hazırlıklarımız, Dilmenler Makina’nın teknoloji ve mühendislik vizyonunu net şekilde yansıtacak bir kurgu ile ilerliyor. Bu yıl fuarı, yalnızca ürün sergilediğimiz bir platform değil; verimlilik, sürdürülebilirlik ve proses kontrolü konularındaki yaklaşımımızı doğrudan göstereceğimiz bir vitrin olarak görüyoruz. Fuar kapsamında özellikle boyama, terbiye ve kontinü hatlara yönelik enerji verimliliği artırılmış, otomasyon seviyesi yükseltilmiş ve dijital izlenebilirlik sunan yeni çözümlerimizi öne çıkarmayı planlıyoruz. Daha düşük kaynak tüketimiyle daha stabil üretim sağlayan sistemler, kısa ayar süreleri ve operatör bağımlılığını azaltan teknolojiler öncelikli başlıklarımız arasında yer alıyor. ITM 2026’da hedefimiz; ziyaretçilere yalnızca yeni makineler değil, bugünün rekabet koşullarında fark yaratacak entegre üretim çözümleri sunmak ve Dilmenler Makina’nın sektördeki konumunu bir adım daha ileri taşımak.
“Odak Noktamız, Müşterilerimize Esnek ve Güvenilir Makine Çözümleri Sunmak”
2025 ve sonrası dönemde, yeni ürün geliştirme, yatırım ve Ar-Ge projeleri açısından öncelikleriniz nelerdir? Boyama, Terbiye, Baskı makineleri ve kontinü hatlarda hangi yenilikleri sektöre kazandırmayı hedefliyorsunuz?
2025 ve sonrası dönemde Dilmenler Makina olarak yeni ürün geliştirme, yatırım ve Ar-Ge önceliklerimizi; enerji verimliliği, proses kontrolü ve sürdürülebilir üretim ekseninde şekillendiriyoruz. Odak noktamız, müşterilerimizin hem kalite beklentilerini hem de artan maliyet baskılarını aynı anda yönetebilecek esnek ve güvenilir makine çözümleri sunmak. Boyama ve terbiye makinelerinde, daha homojen proses sağlayan gelişmiş akış ve ısı yönetimi sistemleri, kimyasal ve su tüketimini azaltan otomasyon çözümleri üzerinde çalışıyoruz. Özellikle kontinü hatlarda, hat bütününde veri toplayan ve prosesin anlık optimize edilmesine imkân veren dijital kontrol altyapılarını devreye almayı hedefliyoruz. Baskı makineleri tarafında ise daha kısa ayar süreleri, düşük fire oranı ve yüksek tekrar edilebilirlik sağlayan modüler tasarımlar ön plana çıkıyor. Bu sayede farklı üretim reçetelerine hızlı geçiş mümkün hale gelirken, işletme verimliliği de ciddi şekilde artıyor. Genel yaklaşımımız; teknoloji yatırımlarını yalnızca makine bazında değil, hat verimliliği ve toplam üretim performansı açısından ele almak. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz yeniliklerle sektöre, daha düşük kaynak tüketimiyle daha yüksek katma değer üreten çözümler kazandırmayı hedefliyoruz.





