“Tekstillere Anti-Viral Bir Terbiye Kazandıran Yeni Bir Sono-Terbiye İşlemi Geliştirdik”
Verena Ruckh, Reklam ve Pazarlama Bölüm Başkanı
Tekstil Teknoloji dergimizde yer alan ‘Boya ve Terbiye Teknolojileri Özel Sayısı’ için Brückner’in Reklam ve Pazarlama Bölüm Başkanı Verena Ruckh ile bir röportaj gerçekleştirdik. Ruckh, pandemi sürecinin sektöre etkilerini, Brückner’in yol haritasını ve 2022 beklentilerini anlattı.
“Pandemi sürecinde şirketin esnek yapıya sahip olmasının önemli olduğunu öğrendik”
Firmanız pandemiden nasıl etkilendi? Brückner olarak pandemi sonrası dönem için ne gibi hazırlıklar yapıyorsunuz?
2020 yılı birçok açıdan diğer yıllardan oldukça farklıydı. Birçok müşterimiz, tüm dünyayı etkileyen pandemi nedeniyle müşterilerinin nasıl davranacağını bilemiyordu. Bu yüzden birçok sipariş ertelendi, hatta iptal edildi. Bu durum bizim için ileriye yönelik planlama yapmamızı neredeyse imkânsız hale getirdi. Bir diğer zorluk da, çalışmalarımızı çok kısa bir süre içinde eskisinden daha fazla dijitalleştirmemiz gerektiğiydi. Tüm personelimiz evden çalışma durumundaydı ve toplantılar sadece sanal olarak gerçekleşebiliyordu. Bu hepimiz için tamamen yeni bir deneyimdi ama üstesinden başarılı bir şekilde geldiğimize inanıyorum.
Salgın sırasında şirketin esnek bir yapıya sahip olmasının ne kadar önemli olduğunu öğrendik. Gelecekte müşteri gereksinimlerine daha hızlı ve daha esnek yanıt verebilmek için organizasyonumuzu dâhili olarak yeniden yapılandırdık. Pandemiden sonra da kesinlikle müşterilerimizle video konferans ve web toplantıları yapmaya devam etmeyi düşünüyoruz. Bu uygulama kullanıcılar arasında kabul gördü ve sonunda zamandan ve paradan tasarruf sağladı. Yine de büyük fuarları ve müşterilerimizle yüz yüze görüşmeyi dört gözle bekliyoruz.

“Teslimatların sekteye uğraması ve nakliye olanaklarının kısıtlılığı ile mücadele ediyoruz”
Pandemi sonrası dönemde tekstil sektöründe ihtiyaç duyulan ürünlerde, üretim modellerinde ve firmaların tedarik zincirlerinde bazı değişiklikler olacak. Sektör için ne gibi değişiklikler öngörüyorsunuz?
Zaten gerçekleşmiş olan bir değişiklik bulunmakta ve bu hepimiz için oldukça büyük bir zorluk gibi görünmekte. Tedarikçiler ve alt tedarikçilerden kaynaklanan teslimatların sekteye uğraması ve ayrıca nakliye olanaklarının kısıtlılığı ile uğraşmak durumundayız. Bunun elbette teslimat sürelerimize etkisi oluyor. Ek olarak, örneğin çelik veya bakır gibi hammaddeler için önemli fiyat artışlarıyla mücadele etmek zorundayız. Müşterilerin bu durumdan memnun kalmayacaklarını tahmin edebilirsiniz. Bu durum, bahsi geçen konuları müşterimizle açık ve dürüst bir şekilde konuşmayı daha da önemli hale getiriyor. Ama her nasılsa, bu o kadar kolay olmuyor.
Önümüzdeki yıllarda tekstil terbiye makinelerinde ne gibi yenilikler ve ilerlemeler bekleniyor?
Hem günümüzde hem de gelecekte karşılaşacağımız en önemli sorun sürdürülebilirliktir. Tekstil üretim zincirinin tümünde en enerji yoğun süreç olan terbiye sektöründe bu, daha da fazla enerji tasarrufu sağlayan ürünlerin piyasaya sürülmesi anlamına geliyor. Bu hedefe ısı geri kazanım ve hava temizleme sistemleri, biyofiltre, aktif karbon filtre veya kurutucu içindeki yeni hava akışı ve ısıtma teknolojileri ile ulaşılabilir.
Aynı zamanda, müşterilerimize sağladığımız uzaktan hizmeti daha da iyileştirmek üzerinde çalışıyoruz, çünkü pandeminin etkileri, makinelerin devreye alınması dâhil birçok şeyin çevrimiçi olarak yapılabileceğini gösterdi. Hatlarımızın önsezili olarak bakımlarının yapılması da gelecekte önemli bir konu olacak. Makinenin fiyatı ne olursa olsun, sadece çalışmadığı ve müşteriler üretim yapamayacak durumda olduğu durumlarda ekstra maliyete neden olur. Bu nedenle, uzaktan servislerle desteklenen sürekli ve uzman bakım, tekstil terbiye hatlarının geleceği için önemli bir standart olacaktır.

“Üretim Adımlarımızın Büyük Kısmını Otomatik Hale Getirdik”
Son zamanlarda gerçekleştirdiğiniz önemli fonksiyonel iyileştirmelerden ve bunun tekstil endüstrisine nasıl fayda sağlayacağından bahseder misiniz?
“Alman malı” trendimize ayak uydurmak adına Almanya’nın güneyindeki Bavyera’da yakın zamanda yeni bir üretim tesisi kurduk. Bu yeni üretim tesisinde gözle görülür şekilde daha hızlı ve daha esnek hareket edebiliyoruz. Büyük ve ağır makine bileşenleri çok daha kolay taşınabilir ve monte edilebilir durumda ve hatta test etmek ve işleri daha da geliştirmek için komple hatlar oluşturabiliyoruz. Ayrıca üretim adımlarımızın büyük bir kısmını da otomatik hale getirmiş durumdayız.
Pandemi döneminde, tekstillerin anti-viral ve anti-bakteriyel terbiyeleri her zamankinden daha önemli hale geldi. Prensipte bu tip bir tekstil terbiye işlemi yeni bir işlem değildir, ancak geleneksel terbiyenin bazı dezavantajları bulunuyor. Ortağımız olan iki şirketle birlikte, her tür tekstil kumaşına uygun ve tekstillere anti-viral ve anti-bakteriyel bir terbiye kazandıran tamamen yeni bir sono-terbiye işlemi geliştirdik. Bu yeni teknoloji ile çinko oksit nano parçacıkları tekstil yapısına mekanik olarak gömülür, böylece anti-viral ve anti-mikrobiyal özellikler çok uzun süre korunur.
Ayrıca bu işlem sırasında çevreye duyarlı kimyasal bağlayıcılar kullanılmakta ve bu kimyasalların kullanımı %50’ye varan oranda azaltılabilmektedir. Kalıcı ve güvenilir anti-viral etkiyi kanıtlamak için uluslararası tanınmış tekstil araştırma enstitüleri ile birlikte birçok deneme yapılmıştır. Bu teknolojinin geliştirme süreci halen devam ediyor ve geniş kapsamlı olarak kullanılır hale geldiğinde sağlık çalışanları için giysi terbiyesinde, hastanelerde ve bakım evlerinde bulunan çamaşırhanelerde, otellerde ve hijyen ve enfeksiyon kontrolünün kritik olduğu diğer birçok alanda optimum bir çözüm haline gelecek. İlgilenenler, Stuttgart yakınlarındaki Leonberg’de bulunan teknoloji merkezimizde deneme üretimi yapabilirler. Müşterilerimizi kendi ürün geliştirmeleri süreçlerinde desteklemekten her zaman mutluluk duyacağız.
Yıllık bazda düşünüldüğünde makinelerinizin yüzde kaçını ihraç ediyorsunuz? Coğrafi olarak en iyi pazarlarınız hangileridir?
Makinelerimizin ihracat oranı yaklaşık %95’tir. En büyük pazarlarımız Uzak Doğu, özellikle Hindistan, Bangladeş, Pakistan, Çin, Endonezya, ayrıca Türkiye, Özbekistan, Brezilya ve tabii ki Almanya, Portekiz, Belçika, Fransa ve İngiltere gibi Avrupa pazarlarıdır.
Brückner olarak 2021 ve 2022’den beklentileriniz nelerdir? Tekstil sektörüne yönelik yeni ürün piyasaya sürme planlarınız var mı?
Önümüzdeki yılların ana trendi dijitalleşme, Endüstri 4.0, yapay zekâ ve sürdürülebilir üretim olacak. Enerji ve kaynak kullanımı açısından hâlihazırda çok sayıda verimli çözümler sunuyoruz. Ar-Ge departmanımız her zaman yenilikçi teknolojiler, sanal makineler, izlenebilirlik, uzaktan kontrol ile veri alışverişi ve akıllı kullanıcı arayüzlerine odaklanmaktadır. Sürdürülebilirlik konusuyla ilgili olarak, enerji verimliliğindeki iyileştirmelerimiz bahsetmeye değer durumdadır. Günümüzün Alman tekstil makineleri 10 veya 15 yıl öncesine göre yaklaşık %30 daha az enerji kullanmaktadır. ITMA 2023 sunumumuz için bizi takip etmeye devam edin!
Röportaj: Dilek Hayırlı





