Eton’un Yeniden Kullanım Pazarını Otomatikleştirmedeki Rolü
TMAS – İsveç Tekstil Makine Üreticileri Birliği – üyesi olan Eton Systems, ikinci el giysiler için tamamen otomatik bir iş akışı geliştirmeyi hedefleyen mevcut Microfactories System Innovation projesine katılıyor.
Eton, projeye malzeme taşıma için uzun süredir başarıyla kullanılan taşıma sistemini sunuyor. Proje aynı zamanda Borås’taki İsveç Tekstil Okulu, Mälardalen Üniversitesi’ndeki Automation Region inovasyon kümesi ve ulusal iş birliği platformu iHubs Sweden’dan uzmanları da içeriyor.
Yüksek Hacimler
ThredUp’ın 2025 Yeniden Satış Raporu’na göre, küresel ikinci el hazır giyim pazarının değeri bu yıl 256 milyar dolara ulaşmış durumda ve yıllık %10 büyüme ile 2029’da 367 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.
Buna ek olarak, yalnızca çevrimiçi yeniden satış segmentinin ise önümüzdeki beş yılda iki katına çıkarak yaklaşık 40 milyar dolara ulaşacağı ve %17 gibi daha yüksek bir büyüme oranı yakalayacağı öngörülüyor.
Eton Systems CEO’su Jan Molin, “Artık hacimler o kadar büyük ki, bunun işlemesi için süreçlerin otomatikleştirilmesi şart. Tekstillerin ayrı toplanmasını zorunlu kılan yeni AB düzenlemeleri etkili oluyor ancak bununla birlikte yeniden kullanıma yönelik giderek daha olumlu bir yaklaşım ve tekstil endüstrisinin çevresel etkisine dair artan bir farkındalık görüyoruz.” diyor.
Yapay Zekâ ile Sınıflandırma
Proje kapsamında, Science Park Borås’ta bir test tesisi kuruluyor. Burada giysiler, Eton Systems’ın konveyör sistemi içinde özel taşıyıcılara yerleştirilerek çeşitli istasyonlardan geçiriliyor.
Giysiler bir görüntüleme sistemi ile incelendikten sonra, üretici, model ve beden gibi parametrelere göre sınıflandırılmaları için yapay zekâ devreye giriyor. Herhangi bir hasar analiz ediliyor ve sistem olası tamiratlara yönelik öneriler de sunuyor.
Molin, “Müşteriden toplanan bilgiler, piyasa verilerine dayanarak satış fiyatı önerisi yapan bir hesaplama modeline aktarılıyor. Son aşamada giysi, pazarlama için fotoğraflanıyor ve satışa sunulmayı beklemek üzere depoya taşınıyor.” diye açıklıyor.
Tarihî Otomasyon
Eton’un malzeme taşıma sistemi, şirketin Borås yakınlarındaki Gånghester’deki kendi gömlek üretimi için 1960’lı yıllarda geliştirildi. O dönemde malzeme taşımanın üretim süresinin %80’ine kadarını oluşturduğu tahmin ediliyordu.
Şirketin Unit Production System (UPS) olarak bilinen sistemi, gömlekleri iş adımlarından tek tek geçiren tavana monte otomatik bir konveyör hattı olarak geliştirildi. Bu yenilik, şirketin seri üretimden tekli üretime geçmesini sağladı.
Molin, “Bu birçok fayda sağladı; daha kısa termin süreleri, büyük ölçüde azalmış malzeme taşıma süresi ve operatörler için daha iyi ergonomi. Kalite hatası maliyetleri de düştü çünkü hatalar parti bazında değil, ürün bazında tespit edilebiliyordu.” diyor.
UPS konsepti büyük başarı elde etti ve 1967’de, günümüzde Borås’ın Nordskogen bölgesindeki modern tesisinde faaliyet gösteren bağımsız otomasyon şirketi Eton Systems olarak ayrıldı. Şirketin müşterileri küresel olup giysi üretiminin yanı sıra ev tekstili ve mobilya üretimine odaklanıyor. Sistem ayrıca otomotiv endüstrisi için plastik parçaların taşınması ve işlenmesinde de kullanılıyor.
İsveç Endüstrisi İçin Fırsatlar
Tekstil endüstrisi, özellikle aşırı üretim nedeniyle büyük bir çevresel etkiye sahip. Giyim markaları genellikle üreticilerden büyük hacimlerde sipariş veriyor ve satılmayan ürünler indirimle elden çıkarılıyor ya da imha ediliyor.
Microfactories System Innovation projesi, ağırlıklı olarak küçük ölçekli, yerel ve ihtiyaca dayalı üretim geliştirmeye odaklanan önceki projeler üzerine inşa ediliyor. Şimdi ise odak, hızla büyüyen yeniden kullanım pazarında.
Molin, “İkinci elde muazzam bir potansiyel görüyoruz. Hızla büyüyen ve yeniliğe, yeni iş modellerine açık bir alan. Ayrıca diğer sektörlerden teknoloji transferi için de fırsatlar var.” diyor.
Projede çalışmalar 2024’te başladı ve dört yıl sürecek. Eton Systems için bu katılım, teknolojisinin yeni uygulamalarını test etme ve şirketin inovasyon kapasitesini güçlendirme fırsatı anlamına geliyor.
Molin, “Üniversiteler ve inovasyon ortamlarıyla iş birliği, bizi öncü olmaya teşvik ediyor. Tüm yükü tek başımıza üstlenmeden daha özgür ve vizyoner bir geliştirme sürecine katılabiliyoruz. Ancak hepsinden önemlisi, malzemelerin daha uzun süre ve daha akıllıca kullanılabildiği daha döngüsel bir endüstriye katkıda bulunmak.” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Döngüsel Sistemlerin Hızlanması
TMAS Genel Sekreteri Therese Premler-Andersson, “Birçok tüketicinin ikinci el pazarını, döngüsel sistemleri hızlandırmaya yönelik çabaların önemli bir parçası olarak benimsemeye giderek daha istekli olduğunu görmek son derece sevindirici. Eton gibi İsveçli şirketler tarafından geliştirilen otomasyon ve dijitalleşme çözümleri, hem bu pazarı hem de genel olarak tekstil üretim ve perakende sektörünü daha verimli ve sürdürülebilir hâle getirmek için yenilikçi yollar sunuyor.” diye ekliyor.
Microfactories System Innovation projesi, Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu, İsveç Ekonomik ve Bölgesel Büyüme Ajansı, Region Västra Götaland ve Region Västmanland tarafından finanse edilyor.









